Babacan: "Adımlarımız Aslında Laikliği Güçlendirmeye Yönelik"

Babacan: "Adımlarımız Aslında Laikliği Güçlendirmeye Yönelik"

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, "Yaptığımız Reformlar Laiklikten Geri Adım Atmaya, Zayıflatmaya Değil Laikliği Aslında Daha da Güçlendirmeye Yöneliktir" Dedi.

Babacan:

Ahmet Görmez bildiriyor - Dışişleri Bakanı Ali Babacan, "Yaptığımız reformlar laiklikten geri adım atmaya, zayıflatmaya değil laikliği aslında daha da güçlendirmeye yöneliktir" dedi.


Babacan, AB reformların hızına ilişkin olarak, "Bu büyük bir değişim süreci. Bu yolda büyük bir çaba harcıyoruz ama yargı aynı yargı, aynı polis, aynı bürokrasi, aynı kurumlarla çalışıyoruz. Güçlü bir siyasi irade ve güçlü bir kamuoyu desteğiyle bunların da üstesinden geleceğiz" diye konuştu.


İngiliz Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsü'nde konuşan


E-muhtıra olarak anılan Genelkurmay Bildirisi'ne ilişkin bir soru üzerine "Geçen yıl demokrasiye bazı tehditler yaşadık. Ancak daha sonra seçimlerde Türk demokrasisi başarısını kanıtladı" şeklinde konuşan Babacan, "Bu bir sınavdı ve bunu başarıyla geçtik. Bu yıl yeni bir sınavla karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor.Ancak eğer açık bir sistem ve özgür bir tartışma olan bir ülkede aklı selim kazanacaktır" dedi.

-"KAPATMA DAVASI REFORMLARI RAYDAN ÇIKARAMAYACAK"-

Babacan, AKP'ye yönelik kapatma davasının AB reform sürecini etkileyip etkilemediğine ilişkin bir soru üzerine şu yanıtı verdi:


"Birbirine paralel üç ayaklı bir süreçten söz edebiliriz. Birinci ayağında mahkemeye savunmamızı hazırlıyoruz. İkinci olarak anayasal değişiklikler yaparak sistemi AB standartlarına getirme çabamızı sürdürüyoruz, son olarak da AB reformlarını sürdürüyoruz. Son olayların dikkatimizi bu çabalardan başka yöne kaydırmasına ve reformları raydan çıkarmasına izin vermeyeceğiz."


Babacan, sivil-asker bu ilişkilerinin Türkiye'de geçmişte kendine has gariplikleri olduğunu söyledi. Babacan, birkaç defa demokrasini kesintiye uğradığını, sorunlar yaşandığında sanki müdahalelerin, istikrarı getireceğine ilişkin bir algılama olduğunu belirtti. Babacan, "Ama attık yeni bir Türkiye, güçlü bir demokrasi, şeffaf ve açık bir toplum var. Halkın gücü söz konusu. Şimdi artık bambaşka bir ülkeden söz ediyoruz" dedi.

-"TSK AB'Yİ DESTEKLİYOR"-

Babacan, "Bu ironik gelebilir ama örneğin TSK, Avrupa Birliği'ni destekliyor hatta müzakerelerin bazı ilgili başlıkların görüşmelerine katılıyor" şeklinde konuştu.


Türkiye Anayasası'nda, ülkenin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olduğunun yazılı olduğunu belirten ve Anayasanın değiştirilemez maddeleri olduğunu vurgulayan Babacan, "Bunları değiştirmeye kimsenin niyeti yok" dedi.


Bütün bu tartışmaların kalbinde "laiklik nedir?" tartışmasını yattığını belirten Babacan, Anayasa'da laikliğin tam bir tanımı olmadığını kaydetti. Babacan, "Biz laikliği din ve devler işlerinin birbirinden ayrılması olarak algılıyoruz ama laiklik aynı zamanda din özgürlüğüdür. Yaptığımız reformlar laiklikten geri adım atmaya, zayıflatmaya değil laikliği aslında daha da güçlendirmeye yöneliktir" şeklinde konuştu.


Anayasa Mahkemesi'ndeki dava ile ilgili olarak sorulan bir soru üzerine de "Savunma hazırlıyoruz, yargı süreci işliyor, aklıselim ve halkın sağduyusuna güveniyoruz" dedi.

-AB ÜYELERİNE TERÖR TEPKİSİ-

İngiliz Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsü'nde yaptığı konuşmada terör konusuna da değinen Babacan, PKK'nın en ciddi güvenlik sorunu olduğunu belirtti. Türkiye'nin yakın tarihte Avrupa'nın güvenliğine çok ciddi katkılarda bulunduğunu belirten Babacan, buna rağmen bazı Avrupa Birliği ülkelerinin terörle mücadele konusunda Türkiye ile yeterince işbirliği yapmadığını kaydetti.


PKK'nın, özellikle Irak'ın işgalinin ardından Kuzey Irak'ı "kurtarılmış bölge" gibi kullandığını ifade eden Babacan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır ötesi operasyonlarda sadece terörist unsurları hedef aldığını, hedefin asla Irak ya da Irak halkı olmadığını kaydetti. Babacan, başka operasyonların olup olmayacağına ilişkin bir soru üzerine de mevcut hükümetin tezkere ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sınır ötesi operasyon yetkisi verdiğini hatırlatarak, "Türk Silahlı Kuvvetler gerek görürse başka operasyonlar da olabilir. Tüm seçenekler masada" dedi.


Babacan, Fransa'nın Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik muhalefetinin hatırlatılması üzerine ise Fransa meclisinde bir süre önce geçen sözde soykırıma ilişkin tasarıyı hatırlattı. Henüz senato tarafından onaylanmayan tasarının yasalaşması halinde Ermeni soykırımı iddialarını reddetmenin suç olacağını hatırlatan Babacan, araştırmaları sonucunda soykırım iddialarının gerçeği yansıtmadığını bulan bir profesörün bunu Paris'te sunması halinde para ve hapis cezası alacağını söyledi. Babacan, AB üyesi bir ülkede, bir insanın söylediklerinden ötürü hapse girmesinin ilginç olduğunu kaydetti. (ANKA)


(AG\GB)