SETA tarafından Avrupa güvenlik mimarisini konu alan rapor yayımlandı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

SETA tarafından yayımlanan 'Avrupa Güvenlik Mimarisi' raporu, Avrupa ülkelerinin Rusya, göç ve istikrarsızlık gibi farklı tehdit algılarıyla NATO 2026 Ankara Zirvesi'ne parçalı bir savunma yapısıyla girdiğini ortaya koyuyor. Raporda, ABD'ye askeri bağımlılığın azaltılması gerektiği ancak kısa vadede tam otonominin mümkün olmadığı vurgulanıyor.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından yayımlanan "Avrupa Güvenlik Mimarisi: Ayrışan Tehditler, Askeri Gerçeklikler ve NATO 2026" başlıklı raporda, bölge ülkelerinin tehdit algıları ile stratejik ve askeri dinamikleri ele alındı.

SETA tarafından Avrupa'nın güvenlik algısı, askeri stratejileri ve kapasitesini konu alan "Avrupa Güvenlik Mimarisi: Ayrışan Tehditler, Askeri Gerçeklikler ve NATO 2026" başlıklı rapor yayımlandı.

Raporda, Avrupa'nın NATO 2026 Ankara Zirvesi'ne ortak bir güvenlik anlayışından ziyade farklı tehdit algıları, ekonomik kapasite farklılıkları ve ulusal önceliklerle şekillenen parçalı bir savunma yapısıyla girdiğine işaret edildi.

Avrupa ülkelerinin 2022 sonrasında yayımladığı ulusal güvenlik belgelerinde Rusya'yı ortak tehdit olarak tanımladığı vurgulanan raporda, kıta genelinde üç farklı güvenlik yaklaşımının öne çıktığı ifade edildi.

Raporda, Finlandiya, Estonya ve Letonya dahil Doğu ve Baltık ülkelerinin, olası bir Rus saldırısını acil ve yakın bir askeri tehdit olarak değerlendirdiği belirtildi.

Tehdit algısının coğrafi hatlar boyunca keskin bir şekilde ayrıştığına dikkat çekilen raporda, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi Batı Avrupa ülkelerinin aynı tehdidi yönetilebilir ve sistemik bir sınama olarak çerçevelediğinin altı çizildi.

Raporda, İtalya ve İspanya dahil Güney Avrupa ülkelerinin ise düzensiz göç, Akdeniz'deki istikrarsızlık ve Afrika kaynaklı güvenlik risklerini öncelikli tehdit olarak değerlendirdiği kaydedildi.

ABD'ye bağımlılık müzakere edilerek azaltılmalı

Ekonomik gücün her devletin sahaya sürebileceği kapasitenin üst sınırını belirlediği ifade edilen raporda, büyük ekonomilerin kapsamlı konvansiyonel hazırlık hedeflediği, orta ölçekli ülkelerin zorunlu askerlik ve topyekun savunma modellerine yöneldiği, daha küçük ülkelerin ise niş alanlarda uzmanlaşmayı tercih edebildiği belirtildi.

Raporda, gönüllü askerlik sisteminin Avrupa genelinde personel ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığı ve bunun kıta genelindeki profesyonel orduların ortak sorunu olduğu aktarıldı.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından satın aldığı askeri ekipmanların yüzde 78'inin Birlik dışından, yüzde 63'ünün ise ABD'den tedarik edildiği bilgisi verilen raporda, bunun Avrupa'nın kendi kendine yetebilmesini engellediği değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, Fransa ile İngiltere'nin toplam nükleer kapasitesinin Rusya'nın stratejik cephaneliğinin gerisinde kaldığı ve Almanya ve Polonya'nın da genişletilmiş nükleer paylaşıma ilgi duyduğu kaydedildi.

Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinin AB'nin endüstriyel girişimleri, gönüllüler koalisyonu ve NATO'dan oluştuğuna işaret edilen raporda, yine de ABD'nin stratejik intikal, istihbarat ve hava savunması kapasitelerine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Raporda, "Ortaya çıkan tablo stratejik otonomi değil kontrollü bir bağımlılıktır: Yakın vadedeki gerçekçi hedef ise tam bir otonomi inşa etmekten ziyade Amerikan güvenlik garantisi varlığını sürdürürken bağımlılığın müzakere edilerek azaltılmasıdır." ifadeleri kullanıldı.

NATO 2026 Ankara Zirvesi'nin Avrupa'daki güvenlik ayrışmalarını gidermesinden ziyade bölge ülkelerinin ABD'ye bağımlılığının geleceğine yön verecek çerçeveyi belirlediği kaydedilen raporda, zirvenin farklı güvenlik önceliklerine sahip ülkeler arasında köprü oluşturması bakımından önem taşıdığının altı çizildi.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.