Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi:
- "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz" "İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor" "Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleri ile bölgenin tamamı ödemektedir" "Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz" "Türkiye olarak, her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Türkiye'ye hizmet mücadelesini yoğun bir mesaiyle sürdürdüklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden, bütün kurum ve imkanlarla koşturduklarını söyledi.
"Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin işbirlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü haline getirmeye çalışıyoruz." diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma, milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk, hız kesmeden devam ediyor."
Erdoğan, milletin sadece duasının ve desteğinin değil, umutlarının da kendileriyle olduğunun idrakinde olduklarını dile getirerek, kendisine, iktidarlarına ve ittifaklarına yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacaklarını kaydetti.
"Bizim için en büyük makam, millete hizmetkarlık makamıdır"
Vatandaşların, kendileri için insanın, siyasetlerinin de icraatlarının da özü olduğunu çok iyi bilmesini isteyen Erdoğan, "Bizim için en büyük makam, millete hizmetkarlık makamıdır. Ne yapıyorsak insanımızı rahat ettirmek, mutlu etmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan, popülizme meyil etmeden, başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza, kendi potansiyelimize güvenerek, yolumuzda kararlılıkla ilerleyeceğiz." diye konuştu.
Kabine'nin 69. toplantısını yaptıklarını bildiren Erdoğan, "Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken, enerjide Türkiye'yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik." dedi.
Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın son yılların en sancılı günlerini yaşadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail'in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleri ile bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria'da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleri ile bölgenin tamamı ödemektedir.
Örneğin, bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil, maalesef küresel piyasalarda doğal gazdan gübreye, dizelden petrol kimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak, her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz."
"İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 5 milyar liraya yükselttik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte üreticiyi, ihracatçıyı ve reel sektörü desteklemeyi ihmal etmediklerini vurgulayarak, "İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkanı sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık." ifadelerini kullandı.
Çiftçi ve esnafı da yalnız bırakmadıklarını belirten Erdoğan, "Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkanı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz." diye konuştu.
Önlerinde yoğun bir çalışma dönemi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ekonomi yönetimimiz bir yandan Orta Vadeli Program'ımızı hazırlarken, diğer yandan Meclis'e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyel sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece Allah'ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir."
(Sürecek)












