Afrika'nın Genç Nüfusu: Potansiyel ve Zorluklar

Afrika'nın Genç Nüfusu: Potansiyel ve Zorluklar
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Afrika, dünyanın en genç nüfusuna sahip kıtası olarak büyük bir potansiyel taşıyor; ancak gençler işsizlik, eğitim ve göç gibi sorunlarla mücadele ediyor. Uzmanlar, bu potansiyelin fırsata dönüşmesi için eğitim ve istihdam politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Dünyanın en genç nüfusuna sahip Afrika kıtasında, gençler, ekonomik ve sosyal dönüşüm açısından önemli potansiyel taşırken işsizlik, eğitim, finansmana erişim ve göç gibi sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 1999'da aldığı kararla 12 Ağustos, gençlerin karşılaştığı sorunlara dikkati çekmek ve toplumsal hayattaki rollerine ilişkin farkındalık oluşturmak amacıyla "Uluslararası Gençlik Günü" olarak kutlanıyor.

BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesinin (UN DESA) haziranda güncellenen "Dünya Nüfusunda Gençlik 2026" raporunda, gençlerin sürdürülebilir kalkınmanın en önemli itici güçlerinden biri olduğu vurgulandı.

Raporda, Afrika'nın dünyanın en genç nüfusuna sahip bölgesi olmayı sürdürdüğü belirtilirken, BM Nüfus Fonunun (UNFPA) 2024 tarihli "Afrika Demografik Fırsat Atlası"nda kıta nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ını 25 yaş altındakilerin oluşturduğu ortaya konuluyor. BM projeksiyonlarına göre mevcut demografik eğilimlerin sürmesi halinde 2050 yılında dünyadaki her üç gençten biri Afrikalı olacak.

Uluslararası Gençlik Günü dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Afrikalı gençlerin oluşturduğu Africa Without Borders hareketinin Başkanı, gazeteci ve Pan-Afrikanist yazar Moussa Hissein Moussa ile İslami Finans ve Endüstriyel Politikalar Uzmanı Dr. Abdoul Maguidou Sawadogo, Afrikalı gençlerin sahip olduğu potansiyeli, karşı karşıya bulunduğu temel sorunları ve çözüm önerilerini anlattı.

Fas'ın Sebte sınırında yaşanan düzensiz göç girişimleri

Yakın zamanda, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte (Ceuta) kentine geçmeye çalışan çok sayıda Afrikalı gencin görüntüleri, kıtada gençlerin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal sorunları yeniden gündeme getirdi.

Dr. Sawadogo, çok sayıda Afrikalı gencin daha iyi bir yaşam umuduyla Avrupa'ya yöneldiğini belirterek, "Çoğu genç Avrupa'ya geçmek istiyor. Yeni bir hayat için Avrupa'ya gitmek istiyorlar." dedi.

Bu göç hareketlerinin temelinde işsizlik ve fırsat eksikliğinin bulunduğuna işaret eden Sawadogo, "Eğer bu göçü durdurmak istersek, eğitim anlamında, iş anlamında tamamen yeni politikalar geliştirmemiz gerekiyor. Bu potansiyeli gerçekten fırsata çevirmemiz gerekiyor." ifadesini kullandı.

Sawadogo, Afrika'nın dünyanın en genç nüfusuna sahip kıtası olmasının büyük bir avantaj olduğunu ancak bunun doğru politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Afrika dünyanın en genç nüfusa sahip kıtasıdır. Bu gençlik, Afrika'nın kalkınması için büyük bir potansiyel, büyük bir avantajdır. Bu nedenle bu potansiyeli fırsata çevirmemiz gerekiyor." dedi.

Afrika'daki gençlerin kıtadaki ülkeler açısından büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Sawadogo, "Ama ülkeler hala bu fırsatı nasıl değerlendireceklerini bilmiyorlar. Birincisi işsizlik sıkıntısı var, siyasi istikrarsızlık var, pek çok problem var." diye konuştu.

Afrika'nın kalkınmasının temelinin eğitim olduğunun altını çizen Sawadogo, genç nüfusun ekonomik kalkınmaya katkı sağlayabilmesi için eğitim, finansman ve sanayi politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Sawadogo, "Potansiyelimiz var, bu potansiyeli finanse etmemiz gerekiyor. Ülke kalkınmasının temeli zaten eğitimdir. Eğitimsiz kalkınmak zor." ifadelerini kullandı.

Afrika'nın geleceğinin gençlerin elinde olduğunu dile getiren Sawadogo, "Hep birlikte yeni bir gelecek inşa edeceğiz. Afrika aynı yerde kalamaz. Afrika'nın kalkınması gerekiyor ve bu kalkınmayı hep birlikte gerçekleştirebiliriz." dedi.

"Bu potansiyeli fırsata çevirmemiz gerekiyor"

Moussa ise Afrikalı gençlerin Avrupa'ya yönelmesinin temel nedenlerinden birinin istihdam eksikliği olduğunu vurgulayarak, "(Avrupa'ya yönelme) Afrika ülkelerinde yeteri kadar istihdam olmadığını bize gösteriyor. Gençlerin kendilerini geliştirmeleri ve kendi işlerini kurabilmeleri için yeteri kadar iyi koşullar sağlanmıyor." diye konuştu.

Moussa, gençlerin kendi ülkelerinde gelecek kurabilmeleri için uzun vadeli kamu politikalarına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Bu gençleri kendi yerlerinde, ülkelerinde tutmak için acilen projelerin ve vizyonların geliştirilmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Son yıllarda Batı ve Doğu Afrika'da yaşanan siyasi ve toplumsal gelişmelerde gençlerin belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Moussa, "Afrika gençliği toplumun büyük kısmını oluşturuyor. Son yıllarda yaşanan gelişmeler de gençlerin toplumları dönüştürebilecek önemli bir güç olduğunu gösterdi." dedi.

Bu gücün doğru yönlendirilmesinin kritik önem taşıdığının altını çizen Moussa, asıl sorunun Afrika ülkelerinin ve liderlerinin gençleri kalkınmanın merkezine koyacak uzun vadeli vizyon ortaya koyup koyamayacağı olduğunu ifade etti.

Africa Without Borders'ın 44'ten fazla Afrika ülkesinden gençlerin oluşturduğu bağımsız bir hareket olduğunu belirten Moussa, örgütün temel hedefinin Afrikalı gençleri ortak projeler etrafında bir araya getirerek kıtanın ortak sorunlarına ortak çözümler üretmek olduğunu söyledi.

Göç kararını yalnızca ekonomik nedenlerle açıklamanın yeterli olmayacağına işaret eden Moussa, Avrupa'nın medya ve sosyal medya aracılığıyla idealize edilen yaşam biçiminin de gençler üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Moussa, "Avrupa'da hayatın çok kolay olduğu, paranın rahat kazanıldığı yönünde oluşturulan bir algı da gençleri etkiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlerin doğru politikalarla desteklenmesinin yalnızca ekonomik değil, güvenlik açısından da önemli olduğunu belirten Moussa, "Gençlik aslında şekillendirilebilir bir çelik gibidir. Siz onu hangi yöne yönlendirirseniz o yönde şekillenir." ifadesini kullandı.

Bazı silahlı örgütlerin özellikle gençleri hedef aldığına dikkati çeken Moussa, Somali'deki Eş-Şebab terör örgütünün adının dahi Arapçada "gençlik" anlamına geldiğini hatırlatarak bunun durumun ciddiyetini ortaya koyduğunu söyledi.

"Türkiye deneyimi Afrika'nın kalkınmasına katkı sağlayabilir"

Türkiye'de yaşayan Afrikalı gençlerin önemli bir avantaj elde ettiğini belirten Moussa, bu gençlerin Türkiye'nin son yıllardaki sosyal ve teknolojik dönüşümünü yakından gözlemleme fırsatı bulduklarını vurguladı.

Türkiye'deki güçlü Afrika diasporasının kıtanın geleceği açısından önemli bir insan kaynağı oluşturduğunu ifade eden Moussa, "Burada eğitim alan ve dönüşümü bizzat yaşayan gençler, edindikleri bilgi ve tecrübeleri ülkelerine taşıyarak Afrika'nın kalkınmasına daha kolay katkı sağlayabilir." diye konuştu.

Teknolojiden sosyal bilimlere kadar birçok alanda eğitim gören diaspora gençlerinin gelecekte Afrika'nın kalkınmasında önemli roller üstleneceğini dile getiren Moussa, gençlere şu çağrıda bulundu:

"Hiçbir başarı kendiliğinden gelmez. Harekete geçmek gerekiyor. Büyük başarılar küçük adımlarla başlar ve o küçük adımları atmak gerekir."

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.