"1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı" İstanbul'da başladı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kadın ve Demokrasi Vakfınca (KADEM) İstanbul Ticaret Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen "1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı", Türkiye ve Özbekistan'da ailenin güçlendirilmesi temelli devlet politikaları temasıyla gerçekleştiriliyor.

Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kadın ve Demokrasi Vakfınca (KADEM) İstanbul Ticaret Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen "1. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı", Türkiye ve Özbekistan'da ailenin güçlendirilmesi temelli devlet politikaları temasıyla gerçekleştiriliyor.

KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı, yaptığı açılış konuşmasında, aile kurumunun toplumun en temel yapı taşı olduğunu söyledi.

Sarı, "Türkiye'de ve Özbekistan'da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları temalı bu konferansta sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Akademi dünyası, kamu kurumları ve sivil toplum temsilcilerinin ortak bir hedef doğrultusunda, aynı zeminde buluşması, bu toplantıyı daha da önemli kılıyor." dedi.

Türkiye ile Özbekistan arasındaki tarihsel köklere dayanan kardeşlik bağlarının bugün daha güçlü bir iradeyle yeni işbirliklerine dönüştüğüne değinen Sarı, ortak geçmişten beslenen bu yakınlığın geleceğe dair sorumlulukları da birlikte düşünmeyi gerekli kıldığını kaydetti.

Sarı, bu sorumluluk bilincinin, iki ülkenin yalnızca ekonomi ya da diplomasi alanlarında değil, toplumsal yapıyı ayakta tutan temel değerlere ve aynı hedeflere yöneldiğini gösterdiğine dikkati çekerek, "Toplumun en temel yapı taşı olan aile, ortak gündemimizin merkezinde yer alıyor. Biliyoruz ki, aileyi güçlendirmeye yönelik her adım toplumun tamamına yapılan uzun vadeli bir yatırımdır." diye konuştu.

Bugün aile kurumunun, küresel ölçekte yaşanan çok boyutlu dönüşümlerin etkisi altında olduğunu vurgulayan Sarı, şöyle devam etti:

"Ekonomik belirsizlikler, savaşlar, zorunlu göçler ve toplumsal krizler ailenin dayanıklılığını ciddi biçimde zorluyor. Dijitalleşmenin hızlanması, değer dünyasında yaşanan aşınma, kuşaklar arası aktarımın zayıflaması ve toplumsal bağların gevşemesi, bu süreci daha da derinleştiriyor. Doğurganlık oranlarındaki düşüş ise aile kurumunun geleceğine dair kaygıları artırıyor. Tüm bu gelişmeler şunu açıkça gösteriyor ki aileyi güçlendirme meselesi, bölgesel işbirliklerini, ortak aklı ve uluslararası dayanışmayı gerektiren stratejik bir alan."

Sarı, Türkiye'nin son yıllarda aileyi koruma ve güçlendirme konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu, aileyi merkeze alan politikaların geliştirilmesi, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal dayanıklılığın artırılması yönünde önemli adımlar atıldığını söyledi.

Türkiye'de bu alanda atılan adımların aileyi yalnızca korunması gereken bir yapı olarak değil, toplumun geleceğini inşa eden temel bir değer olarak ele alan yaklaşımın yansıması olduğuna işaret eden Sarı, "Aileyi güçlendirme hedefini, kadın hakları mücadelesiyle birlikte ele alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadının güçlenmediği, haklarının güvence altına alınmadığı, fırsat eşitliğine erişemediği bir toplumda, aileyi güçlü kılmak da mümkün değildir. Bu nedenle KADEM, aileyi güçlendirmeyi eğitimden istihdama, hukuki güvenceden şiddetle mücadeleye kadar geniş bir perspektifle değerlendirmektedir." ifadelerini kullandı.

Kadın Araştırmaları Dergisi başta olmak üzere, akademik kongreler, çalıştaylar ve konferanslar aracılığıyla bilimsel üretimi desteklediklerini dile getiren Sarı, şunları kaydetti:

"Bu konferans, güçlü ve çok boyutlu bir hazırlık sürecinin ürünü. İstanbul'da hazırlık çalıştayıyla başlayan süreç, Özbekistan'da düzenlenen çalıştayla daha da derinleşti. Böylece iki ülke arasında aile politikaları alanında ortak bir düşünme zemini oluştu. Yine bu çalıştaylar, Türkiye ve Özbekistan'ın aile politikalarına dair tarihsel birikimlerini, hukuki altyapılarını, kurumsal tecrübelerini ve uygulama modellerini değerlendirme imkanı sundu. Bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz oturumlarda, kamu yönetimi ve uygulama modellerinden aile rollerine, toplumsal dönüşümden kültürel sürekliliğe, aile ve ruh sağlığından hukuki düzenlemelere kadar çok geniş bir çerçevede değerlendirmeler yapılacaktır."

2025 yılı "Aile Yılı"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile Enstitüsü Genel Müdürü Ayşenur Çoban ise 2025 yılının "Aile Yılı" olarak ilan edildiğini hatırlattı.

Çoban, "Aile ve Nüfus On Yılı, aile ve nüfus politikaları alanında güçlü adımların atılması için önemli bir dönüm noktası teşkil ediyor. Bakanlığımız koordinesinde 'Aile ve Nüfus On Yılı'yla ilgili vizyonu, hedefleri ve standartları ortaya koyacak önümüzdeki 10 yıla yön verecek stratejinin çalışmalarını sürdürüyoruz." dedi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek de ailenin, bireyin dünyayla ilk temas kurduğu, değerlerin aktarıldığı, psikolojik dayanıklılığın ve toplumsal uyumun temellerinin atıldığı en önemli sosyal yapı olduğunu dile getirdi.

Prof. Dr. Şimşek, "Bugün başlayan ve yarın da devam edecek konferans programımız çerçevesinde 'aile' müessesesi, farklı disiplinlerden uzmanların katkı sunduğu bildiriler aracılığıyla çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alınacaktır. Konferansımıza toplam 180 bildiri başvurusu yapılmıştır. Gerçekleştirilen titiz bilimsel değerlendirme süreci neticesinde 85 bildiri sunulmak üzere kabul edilmiştir." bilgisini verdi.

Açılışa, Özbekistan Bilim ve İnovasyon Bakanlığı Yükseköğretim Dairesi Başkanı Mohabbat Mirsolieva ile Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslamova da katıldı.

Türkiye ve Özbekistan örnekleri ele alınacak

"Türkiye'de ve Özbekistan'da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları" temasıyla gerçekleştirilen konferansta akademisyenler, kamu temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının buna yönelik güncel politikaları Türkiye ve Özbekistan örnekleri üzerinden ele almaları amaçlanıyor."

Konferansın, Türkiye ve Özbekistan arasında aile politikaları alanındaki dayanışmayı güçlendirmesi ve politika yapım süreçlerine katkı sunması hedefleniyor.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.