Türkiye'de 2024'te coşan palamut miktarı geçen yıl düştü

Türkiye'de 2024'te coşan palamut miktarı geçen yıl düştü
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, 2025 yılında palamut avcılığında yaşanan ciddi düşüşü ve bunun arkasındaki çevresel etkenleri gündeme getirdi. Karadeniz ekosistemindeki değişimlerin balık stoklarını olumsuz etkilediği belirtiliyor.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, önceki yıl ülkedeki palamut miktarının oldukça yüksek seyrettiğini, 2025'te ise balık stoklarında belirgin bir düşüş yaşandığını bildirdi.

Türkiye'deki denizlerde avlanan en önemli balık türlerinden biri olan palamut hem balıkçılar hem de tüketiciler açısından "stratejik ürün" olma özelliği taşıyor. Karadeniz başta olmak üzere birçok bölgede avlanan palamut, bolluk yaşandığı dönemlerde tezgahların en erişilebilir balığı olmasıyla dikkati çekiyor.

Son yılların en verimli sezonlarından biri olarak kayıtlara geçen 2024 yılında özellikle Karadeniz'deki palamut bolluğu av miktarlarında belirgin bir artışa neden olurken balıkçılar sezonu erken kapatacak düzeyde bereketli dönem yaşadı.

Palamuttaki bu artış İstanbul'daki miktarlara da yansıdı.

Gürpınar Su Ürünleri Hali'ne, 2024 yılında toplam 15 bin 325 ton palamut getirildiği belirlendi.

Ancak geçen yıl palamut avcılığında ciddi düşüş yaşandı.

Bu durum hem balıkçıların sezon beklentilerini aşağı çekti, hem de palamut arzında daralmaya yol açtı.

Bu kapsamda, 2025'te Gürpınar Su Ürünleri Hali'ne sadece 947 ton palamut getirildiği kayıtlara geçti.

İÜ Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firdes Saadet Karakulak, AA muhabirine, geçmişten günümüze Türkiye balıkçılık sektörünün gelişen, büyüyen ve ihracat yapan bir yapıya kavuştuğunu, coğrafi avantajlara rağmen ekosistemdeki değişimlerin balık stokunu ciddi biçimde etkilediğini söyledi.

Türkiye'nin çok avantajlı bir coğrafyada yer aldığını, balıkların ana göç yolları üzerinde bulunulduğunu belirten Karakulak, "Göçmen balıklar özellikle Ege ve Marmara denizlerinden Karadeniz'e üremek amacıyla göç eder. Karadeniz'de üreme sonrası tekrar yapılan göç sırasında ise yoğun avcılık yapıldığını biliyoruz." dedi.

Prof. Dr. Karakulak, Türkiye için en önemli balık türlerinin Karadeniz'de hamsi, palamut ve lüfer olduğunu, Akdeniz ve Karadeniz Havzası'nda en fazla palamut ve lüfer avlayan ülkelerin başında Türkiye'nin geldiğini kaydetti.

Bizans döneminde dahi İstanbul'un önemli geçim kaynaklarından birinin balıkçılık olduğunu dile getiren Karakulak, "Sikkelerin üzerinde ton balığı ve palamutun yer aldığını biliyoruz. Haliç'in 'Altın Boynuz' olarak adlandırılmasının da palamut bolluğuyla ilişkilendirildiği bilinmektedir." diye konuştu.

Karakulak, zaman içinde palamut avcılığında ciddi düşüşler yaşandığını aktararak, "2005 yılında yaklaşık 70 bin ton palamut avcılığı yapılırken günümüzde bazı yıllar bu miktar 49 bin tona, bazı yıllar ise 2 bin ton seviyelerine kadar düşmektedir." ifadelerini kullandı.

"Bu değişimler balık stoklarını olumsuz etkiliyor"

Palamut miktarının düşmesi arasında birçok nedenin bulunduğunun altını çizen Karakulak, şöyle devam etti:

"2024'te Türkiye'de palamut miktarı oldukça fazlaydı ancak 2025 yılında düşüş yaşandı. Bu düşüşün temel nedeni Karadeniz ekosisteminde yaşanan değişimler. Bu değişimler balık stoklarını olumsuz etkiliyor. Bunun başında balıkçılık baskısı geliyor. Göç sırasında özellikle palamutlar yoğun ve aşırı şekilde avlanıyor. Deniz kirliliği, yabancı istilacı türlerin ekosisteme girmesi, iklim değişikliğine bağlı su sıcaklığı artışı, yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklıklar ve yağışlar balık stoklarını etkiliyor. Palamudun av miktarlarını incelediğimizde her 4-5 yılda bir dalgalanmanın ve sonra tekrar düşüşün olduğunu görüyoruz. Bu 4 yılda bir dalgalanmada balık kendini yenilemeye, stokunu arttırmaya çalışıyor. Fakat arttırdığı dönemde balıkçılarımız çok fazla avladığı takdirde ertesi yıl ciddi oranda düşüş var."

Prof. Dr. Karakulak, palamut üreme döneminde özellikle yaz aylarında su sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve aşırı yağışların üreme periyodunu olumsuz etkilediğini ifade etti.

Bu sene çingene palamudunu göremediklerini aktaran Karakulak, yavru bireylerin olmamasının üremenin başarısız olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Karakulak, 2022 yılından itibaren Karadeniz'de devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı'nın da ekosistem üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, Ukrayna'daki Kakhovka Barajı'nın bombalanması sonucu baraj sularının Karadeniz'e dökülmesinin birçok türü etkilediğini kaydetti.

Türkiye'nin Akdeniz ve Karadeniz havzalarında palamutu en fazla avlayan ülke olduğunu anımsatan Karakulak, sürdürülebilir balıkçılık için bunun yönetiminde yeni kurallara ihtiyaç olduğunu da sözlerine ekledi.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.