Bakan Şimşek: Varlık Barışı kara para aklamayı kapsamıyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Varlık Barışı düzenlemesinde kara para aklama ve terörizmin finansmanına muafiyet tanınmadığını belirtti. Enflasyonun düştüğünü, KKM'nin kapandığını ve üretimde kurumlar vergisinin yüzde 12,5'e indirildiğini açıkladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kanunda Varlık Barışı ile kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde istisna ve muafiyet tanınmadığını belirterek, "Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5'e indirdik ama yabancıya değil, herkese." dedi.
Şimşek, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Kur korumalı mevduatın (KKM) koşullu bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, KKM'nin kapandığını ve Türkiye'nin bilançosunun sadece KKM üzerinden 143 milyar dolar iyileştiğine işaret etti.
Şimşek, deprem bölgesi için bütçeden bugünkü fiyatlarla şu ana kadar 4,1 trilyon lira harcama yapıldığını bildirdi.
Şoklara karşı toplantılar yaparak kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlediklerini söyleyen Şimşek, şu ifadeleri kullandı:
"Bütçede alanımız var dedik. Cumhurbaşkanı'mızın takdiriyle eşel mobil sistemini devreye aldık. Öyle dönemler yaşadık ki petrol fiyatları 118 doları buldu. Ankara'da savaştan bir gün önce, mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 lira, benzinin de 59 lira civarı. Bu şoku tam yansıtsaydık mazot 95 liranın üstüne çıkacaktı, benzin de 80 lira civarına. Eşel mobil sistemini devreye aldık, hem vatandaşımızı hem esnafımızı hem ihracatçımızı bu şoka karşı büyük oranda koruduk."
"Enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi önemli"
Şimşek, Bakan olarak kendisinin şahsi enflasyon tahmini olmayacağını bildirerek, "Çünkü doğru olmaz. Kurumsal kapasiteye inanıp sorumlu kurumlarımızın, kuruluşlarımızın, örneğin Merkez Bankasının, ürettiği tahminleri referans alırız. Merkez Bankamız enflasyonu yıl sonunda yüzde 26 olarak öngörüyor. Piyasa, biraz daha yüksek görüyor. 28-29 civarı beklentiler var. Burada önemli olan yön." diye konuştu.
2023 sonunda enflasyonun yaklaşık yüzde 65 olduğunu anımsatan Şimşek, geçen yıl sonunda yüzde 31'e indiğine işaret etti. Bu yıla yönelik enflasyona ilişkin ise Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çok büyük petrol şokuna, savaşa rağmen ve nispeten yılın ilk birkaç ayındaki olumsuz hava koşullarına rağmen, geçen seneki kuraklığın etkilerine rağmen şu anda enflasyon yüzde 32,6. Bizim için önemli olan enflasyonun aşağı yönlü trendine devam etmesi. Bunun için gerekli olan para ve maliye politikası duruşu bozulmadı."
"Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor"
Şimşek, petrol fiyatları düşünce olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye'nin olduğunu ifade ederek, beklentilerin iyileşeceğini söyledi.
Enflasyonun düşüş trendine devam edeceğine işaret eden Şimşek, "Kötümser olmak için sebep yok, enflasyon düşüyor. Tabii ki dünyaya göre hala yüksek. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık gerektiriyor, devamlılık gerektiriyor." ifadesini kullandı.
"Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner"
Şimşek, ülke genelinde konut kampanyaları yürüttüklerini anlatarak, "İnşallah ilave bir 750 bin-800 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu, konuta erişim büyük oranda çözülecek. Sene sonu itibarıyla büyük ihtimalle kira enflasyonu yüzde 30-35 civarına iner." dedi.
Manşet enflasyondaki düşüşe işaret eden Şimşek, "İnşallah yüzde 20'lerde bitireceğiz. Devam edeceğiz çünkü bu mücadeleyi bırakamazsınız. Milletimiz hayat pahalılığıyla mücadele için bize yetki vermiş. Bu konuda kararlıyız ve inanın siyasi sahiplenme çok güçlü." diye konuştu.
" Programda ilerleme sağladık"
Şimşek, reel sektörün finansmana erişimde sıkıntısının olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hafifletmek için yoğun çaba içinde olduklarını anlattı.
Sektörlere ve yatırımlara yönelik verilen desteklere değinen Şimşek, "Türkiye'nin potansiyeline inanıyoruz. Bunu başaracağız ama bazı konularda da temkinli olmamız lazım. Finansmana erişim konusunda serzenişler var. Saygı duyuyorum ama birçok üretim kesimini kapsayan, bütçe imkanları çerçevesinde, Merkez Bankasının bilançosunun ve işsizlik fonunun imkanlarının elverdiği ölçüde seferberlik anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu program olmasaydı onlar açısından her şey güllük gülistanlık olacak. Böyle bir dünya yok." değerlendirmelerinde bulundu.
Yapısal kırılmaların olduğunu, programın bir tedavi gibi düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, "Yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz? Bizim programın amacı Türkiye'nin makroekonomik sorunları, cari açığı, bütçe açığını, enflasyonu, verimlilik sorununu yapısal dönüşümlerle, köklü çözümlerle çözmek. İlerleme sağladık, sadece zaman alıyor. Bu da normal." dedi.
"Amacımız yatırım çekmek"
Dünyada ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede önemli kırılmalar olduğunu belirten Şimşek, " Türkiye Yüzyılı : Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın" detaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şimşek, amaçlarının yatırım çekmek olduğunu bildirerek, "Kurumlar vergisi oranını üretimde yüzde 12,5'e indirdik ama yabancıya değil, herkese. Dolayısıyla sadece yabancıya alan diye bir şey yok. Eğer, dünyada birileri başka bir yerde bir şey üretecekse veya bizimkiler dünyanın bir köşesinde bir şey üreteceklerse burayı tercih etsinler. Dışarıya gitmesinler, dışarıdan da bize gelsinler." dedi.
Çok uluslu şirketlerin Türkiye'de nitelikli yönetim merkezi kurması amacıyla vergi istisnası sunduklarına işaret eden Şimşek, "Yaptığın küresel hizmetin yüzde 80'ini dışarıda veriyorsan, birden çok ülkede faaliyetin varsa, bu faaliyetin hizmet merkezini Türkiye olarak seçersen vergi istisnası sunuyoruz. Zaten şu anda öyle bir vergi almıyoruz. Buraya nitelikli insan çekelim, nitelikli mezunlarımız orada çalışsın. Esnafımız faydalansın. Bu arada o nitelikli hizmet merkezlerinde çalışacak olanlar Türkiye'de herhangi bir şeyi tüketirlerse vergiye tabidir, KDV'sini, ÖTV'sini ödeyecek. Vatandaşımız hangi vergileri veriyorsa o da verecek." dedi.
Yerli, yabancı ayrımı olmaksızın son 3 yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayanlar Türkiye'ye gelirlerse yurt dışından elde ettikleri kazançlardan 20 yıl boyunca vergi almayacaklarını belirten Şimşek, şunları kaydetti:
"Türkiye'den bir gelir elde ederlerse, Türkiye'de bir şey tükettikleri zaman o vergiye tabi. Bir yer kiraladıkları zaman stopaj ödenecekse stopaj. Mevduatları varsa stopaj ödeyecekler. Türkiye'de çalışırlarsa gelir vergisi ödeyecekler. Türkiye'den elde edecekleri gelirler vergiye tabi Türk vatandaşlarımız olduğu gibi. Sadece yurt dışından kazandığını biz vergi almayacağız."
"Olay sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi"
Daha önce Türkiye'de yerleşik olmayan Türk vatandaşlarına da bu kapının açık olduğunu anlatan Şimşek, "Yunanistan ve İtalya benzer programı uyguluyor. Yıllardır bunu yapan başarılı ülkeler var ve imrenerek bunları yazıyorlar. Biz yapınca herhalde birileri bunlara yazdırıyor." ifadelerini kullandı.
Şimşek, milyonerlerin geleceğine inandığını, olayın sadece vergi değil, bir ekosistem meselesi olduğuna işaret ederek, ekosistemi iyileştirdiklerini söyledi.
Bütün bürokrasiyi minimize edecek yapılanmaya gittiklerini dile getiren Şimşek, ayrıca Atatürk Hava Limanı'nı dünyada teknoloji "start-up" yani teknolojik girişimlerin merkezine dönüştürdüklerini belirtti. Şirketlerin ister fiziki ister dijital olarak yönetilebileceğinin altını çizen Şimşek, hem Türk vatandaşlarına hem de küresel girişimcilere açık olduğunu vurguladı.
"Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalışıyoruz"
Şimşek, Türkiye'ye sermaye ve yetenek çekmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Varlık barışı bizim vatandaşlara yönelik, yabancılara yönelik değil. Sisteme giren kaynağın kısa süre içinde çıkarılması halinde yüzde 5 vergi uygulanacak. Ancak kaynak sistemde tutuldukça vergi oranı kademeli olarak düşecek. Dolayısıyla yüzde 5 vergi aslında vergisiz demek değildir. Bizim çifte vergilendirme anlaşmalarımız var. Bazı ülkelerle sıfır, bazı ülkelerle yüzde 10. Ortasını bulduk yüzde 5. Bunu yaparken 4 ilkeye dikkat ettik. Ne ilkeleri var? FATF diye bu OECD bünyesinde kara para aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadele eden bir yapı var. Biz 2024'te reform yaptık ve gri listeden çıktık. O konuda çok hassasız. FATF'ın bu tür varlık barışlarına yönelik 4 tane temel ilkesi var. Biz bu ilkelere elimizden geldiğince harfiyen bu yasanın uymasını sağladık. Bu düzenlemenin amacı bir vergisel kolaylıktır. Kanunda yazıyor, eleştirenler bu konuda haksızlar. Kanunda kara para aklama, terörizmin finansmanı gibi düzenlemelerde bir istisna tanınmıyor, bir muafiyet tanınmıyor. Kara para aklama, terörizmin finansmanı konusundaki çerçeve düzenlemelerin hakkı saklı tutuldu, kanunda var bu. İki, takibi yapılabilmeli diyor. Sadece beyanname ver demiyoruz, getir banka sistemine koy diyoruz."
(Bitti)
















