Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

Akar, İzmir'de bulunan Gözetleme Koordinasyon Merkezinde (GKM) incelemelerde bulundu Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, İzmir'de bulunan Gözetleme Koordinasyon Merkezinde (GKM) incelemelerde bulundu Görüntü Dökümü-Akar'ın görüntüsü Haber: İZMİR...

Dha Yurt Bülteni-6

Akar, İzmir'de bulunan Gözetleme Koordinasyon Merkezinde (GKM) incelemelerde bulundu 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, İzmir'de bulunan Gözetleme Koordinasyon Merkezinde (GKM) incelemelerde bulundu 

Görüntü Dökümü

-Akar'ın görüntüsü 

Haber: İZMİR  

==================================

Akçaabat'ta şarbon şüphesi üzerine çok sayıda kişi hastaneye başvurdu

TRABZON'un Akçaabat ilçesinin Ağaçlı Mahallesi'nde oturan M.A., 10 gün önce ineğini kesip, etini komşularına dağıttı. Yaklaşık bir hafta sonra mahalle sakinlerinden Fatma Çakır (39) rahatsızlanarak gittiği hastanede yaşamını yitirdi, 73 kişi de 'halsizlik, mide yanması ve yüksek ateş' gibi şikayetlerle acil servise başvurdu. Yapılan incelemede, Çakır'da şarbon virüsü şüpheli olduğu belirlendi. Akçaabat Kaymakamı Soner Şenel, vatandaşların kontrol amaçlı hastaneye gittiğini ifade ederek, mahallede kesilen et örneklerinin ise ilgili laboratuvara gönderildiğini söyledi.

Akçaabat'a bağlı Ağaçlı Mahallesi'nde oturan M.A., geçen 31 Ocak'ta kendisine ait ineği keserek etini de mahalle sakinlerine dağıttı. Dağıtılan etten aldığı iddia edilen Fatma Çakır, geçen çarşamba günü rahatsızlanınca Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'ne kaldırıldı. Çakır, hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yapılan incelemede, Fatma Çakır'da şarbon virüsü şüphesi ortaya çıktı. Bunun üzerine muhtarlık, mahallede dağıtılan etten kimlerin aldığı ve yediği yönünde araştırma yapıp, liste çıkardı. Dün akşam saatlerinde de 73 mahalle sakini, 'halsizlik, mide yanması ve yüksek ateş' gibi şikayetlerle aynı hastanenin acil servisine başvurdu. Rahatsızlanan kişiler, acildeki tedavilerinin ardından taburcu edildi. Şarbon şüphesi üzerine İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. Ekipler mahallede inceleme, tarama ve ilaçlama yaptı.

'ŞARBON ŞÜPHESİ VAR'

Konuyla ilgili konuşan Ağaçlı Mahallesi Muhtarı Yüksel Altın, mahallede bir karantina durumunun olmadığını belirterek, "Şu an ortada net bir şey yok, şarbon şüphesi var. Sonuçlar gelmedi. Birkaç gün önce Fatma Çakır adlı kişi vefat etti. Hastane raporlarında şarbondan öldüğü yönünde yazılmış. İneği biri kesmiş, dağıtmış, bu ineğin etinden bu kişi de yemiş. Belki de kendi ineğinin etinden yemiş, tam belli değil. Bu et yiyenleri bulduk, listeyi verdik. Çok kişi akşam hastaneye başvurdu. İnşallah ciddi bir olumsuzluk yaşanmaz" dedi.

Akçaabat Kaymakamı Soner Şenel ise vatandaşların kontrol amaçlı hastanelere gittiğini ifade ederek, mahallede kesilen et örneklerinin ise ilgili laboratuvara gönderildiğini söyledi.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI 

Konuyla ilgili Trabzon Valiliği'nce de yazlı bir açıklamada bulunuldu. Konunun araştırıldığı ve endişe edilecek bir durumun olmadığı belirtilen açıklamada şöyle dendi: "İlimiz Akçaabat İlçesi Ağaçlı mahallesinde henüz tanısı kesin olmayan bir rahatsızlığı sebebiyle bir adet büyükbaş hayvanın sahibi tarafından kesilerek dağıtılması ve bunlardan tüketen bazı vatandaşlarımızda bir takım rahatsızlıkların belirmesi üzerine ilgili kurumlarımızca gerekli tüm tedbirler alınmış olup, konu ile ilgili endişe edilecek bir durum bulunmamaktadır. Kamuoyuna duyurulur"

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Hastane detayları

Köyden görüntüler

Detaylar

HABER KAMERA: OSMAN ŞİŞKO-SELÇUK BAŞAR/ TRABZON  

=============================================

İki kardeşini inşaat işçisinin kurtardığı Abdülkadir bebek yangında öldü

ANTALYA'da, 2 katlı gecekonduda çıkan yangında, 1.5 yaşındaki Abdülkadir Aksoy, yanarak can verdi, 2 kardeşi ise bir inşaat işçisi tarafından kurtarıldı.

Muratpaşa ilçesi Kızılarık Mahallesi 2763 Sokak'ta Ökkeş ve Nesra Aksoy'un 3 çocuğuyla yaşadığı 2 katlı gecekondudaki yangın, saat 10.30 sıralarında çıktı. İnşaatta sıva ustası olarak çalışan Ökkeş Aksoy (24) sabah saatlerinde işe giderken, anne Nesra Aksoy (21) ise çocukları Murat (3), Ayşe (4) ve Abdülkadir'i evde bırakıp ekmek almaya gitti. Bu sırada odun sobasından düşen közün halıyı tutuşturması nedeniyle yangın çıktı.

Gecekondudan duman ve alev yükseldiğini görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Çağrı üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık görevlileri aynı anda sevk edildi. Kurtarma ekipleri gelmeden önce yangını fark eden inşaat işçici Tuncay Kanbak, gecekondunun kapısını kırarak eve girdi. Kanbak, çocuklardan Murat ve Ayşe'yi kucaklayarak dışarı çıkarmayı başardı.

Kısa süre sonra olay yerine gelen polis ekipleri sokağı trafiğe kapatarak güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Yaklaşık bir saat süren çalışma sonunda yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Ekipler evde yaptıkları incelemede Abdülkadir Aksoy'un yanmış cesedine ulaştı.

ANNE VE BABA GÖZYAŞI DÖKTÜ

Bir süre sonra eve gelen anne Nesra ve olayı haber alarak gelen baba Ökkeş Aksoy, gözyaşı döktü. Sağlık ekipleri ve çevredekiler çifti sakinleştirmeye çalıştı. İncelemeden sonra Abdülkadir Aksoy'un cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderildi.

Yangından iki çocuğu kurtaran Tuncay Kanbak, "Yakındaki inşaata çalışırken yangını fark ettim. Koşarak olay yerine geldim. Önce elektrik şartelini kapattım. Çevredekiler içeride çocuklar olduğunu söyledi. Ben de kapıyı kırıp içeri girdim. Evdeki 2 çocuğu kucaklayıp dışarı çıkardım. Üçüncü bir çocuğun olduğunu bilseydim tekrar içeri girer ve onu da kurtarırdım" dedi.

Görgü tanıklarından Meltem Yeni ise dışarı çıktığında evden duman yükseldiğini gördüğünü söyledi. Ev sahibi Nesra Aksoy'a olayı haber verdiğini anlatan Meltem Yeni, "Bu sıra bir kişi yardıma geldi. Ona içeride çocukların olduğunu söyledim. Kapıyı kırıp içeri girdi. İki çocukla dışarı çıktı. Ancak bebeği görmemiş" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------

-İtfaiye ekiplerinin çalışması 

-Polis ekiplerinin çalışması

-Yanan evden genel görüntü

-Kalabalık vatanda görüntüsü

-Anne ve babanın gözyaşı dökmesi

-Meltem Yeni isimli görgü tanığı röp

-Çocukları kurtaran Tuncay Kanbak röp

-Kurtarılan kardeşlerden görüntü

-Yaşamını yitiren Abdulkadir Aksoy'dan fotoğraf

-Detaylar

Haber-Kamera- Haber: Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,'DHA)

===================================================

Telefonla ulaşılamayan kadın evinde ölü bulundu (2) - Yeniden

 

'Evinde boğazı kesilerek öldürüldü' başlıklı haberimizi kaynağından düzelterek yeniden veriyoruz.

----------------

Telefonla ulaşılamayan kadın evinde ölü bulundu

İZMİR'in Karşıyaka ilçesinde, Ayşe Keltek (65) evinde ölü bulundu. Boğazında bir kesi olan Keltek'in evdeki camlı kapıya çarparak yaralandığının sanıldığı belirtildi.

Olay, dün saat 20.00 sıralarında Bostanlı Mahallesi 1783 sokakta bulunan bir apartmanda meydana geldi. Gün boyunca telefona cevap vermeyen Ayşe Keltek'in evine gelen oğlu, kapıyı açan olmayınca durumdan şüphelendi. Bunun üzerine polis ekiplerine bilgi verildi. İhbar üzerine gelen polis, çilingire kapıyı açtırdı. Oğluyla birlikte eve giren polis ekipleri, yüzü kanlı olan ve boğazında bir kesi bulunan Keltek'in kanlar içindeki cansız bedeniyle karşılaştı. Evin kapısının arkadan kilitli olduğu, anahtarın da üzerinde bulunduğu belirlendi.

Eşi öldükten sonra yalnız yaşayan Ayşe Keltek'in cesedi, savcının ve polisin evdeki incelemelerini tamamlamasının ardından otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Keltek'in, evdeki camlı olan kapıya çarpması nedeniyle boğazında kesi oluştuğunun sanıldığı belirtildi.

Haber: Mehmet GÜNEY/ İZMİR, - 

================================================

Vergi Dairesi Başkanlığı'ndaki patlamayla ilgili Suriyeli kadına gözaltı

ANKARA'nın Çukurambar semtinde geçen 1 Şubat'ta, Vergi Dairesi Başkanlığı'nda meydana gelen patlamayla ilgili soruşturma kapsamında, gözaltındaki şüphelilerle bağlantılı olduğu değerlendirilen Suriyeli bir kadın, Aksaray'ın Ortaköy ilçesinde gözaltına alındı. Özel ekipler tarafından kadının evinde yapılan aramada bomba düzeneğinin bulunduğu öğrenildi.

Başkentin Çukurambar semtinde bulunan Vergi Dairesi Başkanlığı'nda 1 Şubat Perşembe akşamı saat 20.00 sıralarında meydana gelen patlamada 3 kişi hafif yaralandı, 17 katlı binanın zemin katı büyük hasar gördü. Valilik tarafından yapılan açıklamada, söz konusu patlamanın, bomba düzeneği kullanılarak gerçekleştirildiği yönünde bulgular elde edildiği belirtildi. Olayla ilgili soruşturma başlatan Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 8 kişiyi gözaltına aldı.

EVİNDE BOMBA DÜZENEĞİ BULUNDU

Polis, şüphelilerin verdiği bilgiler doğrultusunda onlarla bağlantılı olduğu değerlendirilen ve ismi açıklanmayan Suriyeli bir kadını Aksaray'ın Ortaköy ilçesinde gözaltına aldı.

Ankara ve Aksaray Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri ile jandarmaya bağlı bomba arama ekipleri, şüphelinin evinde ve Ekecik Dağı bölgesinde arama yaptı. Yapılan aramada, evde bomba düzeneği bulundu, patlayıcı bir maddeye rastlanmadı. Ekecik Dağı'nı da güvenlik çemberine alan polis, özel eğitimli dedektör köpeklerle arama yaptı. Yaklaşık bin dönüm arazide yapılan aramada herhangi bir patlayıcı izine rastlanmadı.

Aksaray'da polisteki sorgusu devam eden şüphelinin Ankara'ya gönderileceği belirtildi.

Görüntü dökümü:

-----------------------------

Dedektör köpeklerle yapılan arama

Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ AKSARAY DHA))

===========================================================

Bakan Fakıbaba: Proje, herkese bedava koyun verilecek anlamına gelmiyor

GIDA, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, köye geri dönüşleri sağlamak için 300 koyun ve asgari ücret maaş projesiyle ilgili olarak, "Bu proje herkese bedava koyun verilecek anlamına gelmiyor. Bizim düşüncemiz de 'Herkese koyun verelim' değil. Merası olacak, barınağı olacak, bu işle iştigal etmiş olacak, kredibilitesi olacak. Herkese vereceğiz diye bir kaide yok" dedi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bolu Valiliği'ni ziyaret etti. Valilik önünde Fakıbaba'yı Bolu Valisi Aydın Baruş, AK Parti Bolu Milletvekilleri Ali Ercoşkun ve Fehmi Küpçü, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Ak Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay karşıladı. Fakıbaba, Valilik binasında bulunan Abant Toplantı Salonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Fakıbaba, 'Köye Geri Dönüş Projesi' kapsamında destek olarak verilecek 300 koyun ve asgari ücret maaşla ilgili soruya şöyle cevap verdi: "Projeyle birlikte et ithali de önlenecek. Köye geri dönüş desteği olarak verilecek 300 koyun projenin bir başlangıcı. Et ithalinin nedeni anaç yetiştirilmemesidir. 500 bin anaç koyun diyoruz. Bu sayı 5 yıl sonra ez az 5 milyon olacak. İthalatı durduracağız derken bunun belirli sebeplerine bakıyoruz. Neden et ithal ediyoruz? Genelde insanlarımız kolay yoldan para kazanmaya kaçıyor. Besi yapmak daha basit geliyor. Beside bir bakıyorsunuz bir yılda iki kez para kazanabiliyorsunuz. Anaç yetiştirmek en azından 18 ayınızı alıyor. Bu çok önemli bir tespit. Bir hekim olarak hastalık varsa önce sebebine bakmanız lazım. Bizim et ithal etmemizdeki en önemli sebep anaç olmaması. Ana olmadığı için çocuk yok. Biz bunları artırmayı hedefliyoruz. Bu sene özellikle büyükbaşlarda düve küçük başlarda da anaç koyun teşviklerimiz olacak"

ASGARİ ÜCRETTEN ÇOK DAHA FAZLA GELİR

Fakıbaba, projeden yararlanacak kişilerin asgari ücretten çok daha yüksek bir gelir elde edebileceklerini ifade ederek şöyle devam etti:

"Vatandaşlarımız asgari ücretini gidip de şehirde arayacağına, hastanede temizlik işçisi olacağına, doğayla baş başa, tertemiz havada, kendi sütünü, tereyağını yapıyor. Asgari ücretin çok çok üzerinde bir gelir elde ediyor. Hem kendini kalkındırıyor, hem ülkeyi kalkındırıyor, hem ithalatı önlüyor hem de ihracatın önünü açıyor"

HERKESE BEDAVA KOYUN YOK

Proje kapsamında herkese koyun verileceği gibi bir yanlış anlaşılmanın olduğunu kaydeden Fakıbaba, "Bu proje herkese bedava koyun verilecek anlamına gelmiyor. Bizim düşüncemiz de 'Herkese koyun verelim' değil. Merası olacak, barınağı olacak, bu işle iştigal etmiş olacak, kredibilitesi olacak. Herkese vereceğiz diye bir kaide yok. Bizim amacımız anaç hayvan sayısını artırarak, hayvan sürümüzün sayısını artırmaktır. Burada hem büyükbaşta hem de küçükbaşta bunu yapacağız. Bizim amacımız şu anda 45 milyon olan küçükbaş hayvan sayısını istediğimiz seviyeye getirmek, 16 milyon olan büyükbaş sayımızı da bir seviyeye getirmek. Bunu için de bu işi bilen, yapan, bu işle iştigal eden, ahırı olan kişilere destek vereceğiz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Bakan Fakıbaba'nın açıklamaları

-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

=====================================================

Alaşehirlilerden 'Komando Andı'

MANİSA'nın Alaşehir Belediyesi'nin hazırladığı videoda 7'den 70'e kent sakinleri, 'Zeytin Dalı Harekatı'nda görev alan Mehmetçikler için 'Komando Andı'nı söyledi.

Alaşehir Belediyesi, Afrin'deki Mehmetçikler için özel bir video hazırladı. Videoda, Alaşehirli vatandaşlar, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin'e yönelik düzenlenen 'Zeytin Dalı Harekatı'nda görev alan Mehmetçikler için 'Komando Andını' söyledi. Gencinden, yaşlısına herkes katıldı, Alaşehir tek yürek oldu.

ŞEHİT AİLESİ UNUTULMADI

Alaşehir Belediyesi tarafından hazırlanan projede, terör örgütü PKK'yla mücadelede terhisine 1 ay kala şehit olan askerlerden Onbaşı Evren Kara'nın annesi Menduha Kara ve babası Galip Kara da yer aldı. Killik Mahallesi'nde yaşayan Kara ailesi, projede kendilerini de unutmayan Alaşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.

Mehmetçik için daha önce 50 bin paket kuru üzüm gönderen Alaşehir Belediyesi'nin MHP'li Belediye Başkanı Gökhan Karaçoban, sosyal projelerin devam edeceğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Videodan görüntü

Haber- Kamera: Nurettin DOĞAN/ ALAŞEHİR (Manisa),

======================================================

Hastaneye doktor görevlendirilmesi için imza kampanyası başlattılar

KOCAELİ'nin Dilovası ilçesinde 50 yatak kapasiteli Dilovası Devlet Hastanesi'nde sadece 2 poliklinikte doktor bulunması nedeniyle vatandaşlar hastaneye doktor gönderilmesi için imza kampanyası başlattı.

Dilovası'nda 2014 yılında açılan 50 yatak kapasiteli Dilovası Devlet Hastanesi'nde doktor yetersizliği nedeniyle imza kampanyası başlatıldı. Hastanenin acil servisinde pratisyen hekimler görev yaparken, hastanede dahiliye ve diş polikliniğinde doktor olması nedeniyle hastanenin kantininde imza kampanyası başlatıldı. 2 günde yaklaşık 200 imza toplanırken, vatandaşlar muayene olmak için gelen hastaların doktor olmaması nedeniyle çevredeki hastanelere sevk edildiklerini söyledi. İlçe olarak hastanede yeterli oranda doktor olmamasının sıkıntısını yaşadıklarını söyleyen Mustafa Adıyaman, "Bir imza kampanyası başlattık. Bir tane dahiliye doktorumuz ve bir tane diş doktorumuz var. Biz buraya doktorların gelmesini bekliyoruz. Buraya farklı branşlarda hastalar geldiğinde yakında bulunan Gebze Fatih Devlet Hastanesi veya Derince Eğitim Araştırma Hastanesi'ne sevk ediliyor. Başlattığımız imza kampanyasına halkımız destek verdi. 2 günde 200'e yakın imza topladık ve toplamaya da devam edeceğiz. İmzaları başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğü, Kocaeli milletvekillerine, belediye başkanımıza, valimize göndereceğiz" dedi.

Hastanenin doktor eksiği olduğunu belirten Öznur Yalçın, "Hastanemiz çok güzel, fakat hastanemizde doktor eksiği var. Büyüklerimizden bir şeyler yapmalarını bekliyoruz. İnşallah buraya doktor gönderirler" diye konuştu.

Ertun Kaçan ise hastaneye gelen vatandaşların başka hastanelere yönlendirildiğini ifade ederek, "Hastanemiz aktif olmasına rağmen doktorlar gelmiyor. Doktor gelmediği için de millet burada perişan halde kalıyor. Sadece dahiliye doktorumuz bir de diş doktorumuz var. Burası da çok büyük bir hastane bütün Dilovası halkı buraya geliyor. Buradan başka hastanelere gidiyor doktor eksikliği olduğu için. Bu hastaneye acilen doktor istiyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Dilovası Devlet Hastanesi görüntüsü

-Acil Servis girişi

-İmza kampanyasına imza atanlar

-Vatandaşlarla röp

HABER: ERGÜN AYAZ-KAMERA: ALİŞAN KOYUNCU-DİLOVASI-

============================================================

Kumluca'dan zirai ilaç tepkisi

ANTALYA'nın Kumluca ilçesindeki sera üreticileri ve yerel yöneticiler yaş sebze üretimiyle ilgili çıkan olumsuz haberlere tepki gösterdi. Ürünlerin bambus arıları ve faydalı böceklerle yetiştirildiği belirtilirken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün yaptığı denetimlerde yüzde 99 başarı elde edildiği ve herhangi bir kimyasal ve ilaç kalıntısının olmadığı vurgulandı.

Türkiye'nin en önemli yaş sebze üretim merkezlerinden Kumluca'da, başta domates ve biber olmak üzere çok sayıda ürün yetiştiriliyor. Örtü altında üretilen sebzeler Türkiye pazarının yanı sıra ihracatta da önemli yer tutuyor. İlçedeki sebze üreticileri son dönemde yetiştirdikleri ürünler hakkında çıkan olumsuz söylem ve haberlerden rahatsız. Üretimde kimyasal kullanıldığı ve bunların zararlı olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan üreticilere, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi.

'ASLA KABUL ETMİYORUZ'

Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan, Kumluca'nın seracılığın başkenti olduğunu belirtirken, "İhracat ve iç piyasaya çok miktarda ürün göndermekteyiz. Faydalı böceklerle ürettiğimiz ürünlerle ilgili bazı kanallarda 'kimyasal kullanılıyor' gibi şeyler söylenmektedir. Asla kabul etmiyoruz. Bu tür haber yapanların Kumluca'ya gelip seralarımızı inceleyip, öyle yapmalarını istiyoruz" dedi. 

'BAMBUS ARISI VE FAYDALI BÖCEK KULLANIYORUZ'

Ak Parti İlçe Başkanı ziraat mühendisi Arif Yavuzer, "Seralarda hastalık ve zararlıların içeri girmesini engellemiş ve koruma altına almış oluyoruz. Bölgemiz mikro klima iklim özelliğine sahip olduğu için hava sıcaklıkları çok fazla düşmüyor. Hava sıcaklığı düşmediği için kışın da üretim yapma imkanına sahip oluyoruz. Yaptığımız üretimde bambus arısı ve faydalı böcek kullanıyoruz. Böceklerle zararlıları kontrol altına alıyoruz. Bambus arılarıyla da çiçeklerde tozlanmayı yani döllenmeyi sağlıyoruz. Herhangi bir kimyasal kullanmıyoruz" diye konuştu.

'KİMYASAL VE İLAÇ KALINTISI YOK'

Toplanan ürünlerin paketleme tesislerinde de işlem gördüğünü aktaran Arif Yavuzer, şöyle dedi:

"Paketlenirken hangi çiftçiden alındığı yazılıyor. Kontrollü üretim yapıyoruz. Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerimiz belli periyotlarda hal girişlerinde numune alıyor. Örnek sebze alıp tahlil yapıyor. Tahliller sonuncunda görülüyor ki Kumluca'da yüzde 99'un üzerinde başarı elde etmişiz. Tahlillerde ürünlerimizde herhangi bir kimyasal ve ilaç kalıntısı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz." 

'DOĞAL VE KALINTISIZ'

Kumluca Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Ahmet Kaya, "Sebzelerimiz arı ve böcekle üretilmiştir. Doğal ve kalıntısızdır. Herkes gönül rahatlığıyla yiyebilir" dedi.  

Üretici Havva Macit (47), "Domatesleri boy boy ayırıyoruz. Domateslerde çiçeklerin meyve tutması için bambus arısı kullanıyoruz" diye konuştu.

'ÇOCUK GİBİ YETİŞTİRİYORUZ'

Üretici Şükrü Macit (52) ömürlerini serada çalışarak geçirdiklerini anlatırken, şöyle dedi:

"Sebzelerimizi çocuk gibi yetiştiriyoruz. Ama emeğimizi çalanlar var. Yanlış bilgilendiriyorlar. Herhangi bir kalıntı bırakmadan yetiştiriyoruz. Sadece Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sadece domatese ruhsatlandırılmış ilaçlar kullanıyoruz. Hasat sürelerine dikkat ediyoruz. Biyolojik mücadele yapıyoruz. Son çare kimyasal ilaç kullanıyoruz. Bunu da ziraat mühendislerin vermiş olduğu reçete karşılığında kullanıyoruz. Sera ürünlerimizi biz kendimiz de çocuklarımıza yediriyoruz. Tüketicilerimiz gönül rahatlığıyla yesin. Çünkü bizi Tarım İlçe Müdürlükleri ve Tarım Bakanlığı yetkilileri beklenmedik zamanlarda gelip denetliyor. Şartlara uymazsak ürünlerimizi söküyorlar, bedel ödetiyorlar, ceza kesiyorlar. Bir sürü masraf ediyoruz. Biz bu riski göze alamayız. O kadar masraf karşısında risk almak aptallıktan başka bir şey değildir." 

'AÇIK ALANDA DOMATES ÜRETME ŞANSIMIZ KALMADI'

Kumluca Belediye Başkanı Ak Partili Hüsamettin Çetinkaya da sera ürünlerinin kontrol edilebilen ve toprakta yapılan üretim olduğunu vurguladı. Ürünlerin her türlü denetime açık olduğuna dikkati çeken Başkan Çetinkaya, şöyle devam etti:

"Üreticimizin kucağında çocuğu domates yiyor. Üretici ürettiğini önce kendi yiyor. Bütün mesele güven oluşturmamız lazım. Tüm mesele sofrasına konulan ürünün nasıl yetiştirildiğini bilinmemesinden kaynaklanıyor. Bu bilinmemeyi yanlış ve konunun yabancısı olan insanlar dile getirdikleri zaman çok farklı boyutlarda, insanların beslenmesini de olumsuz etkileyecek bir pozisyon ortaya çıkıyor. Bu hem üretici hem de tüketici açısından mağduriyettir. Türkiye'nin hangi bölgesine giderseniz gidin serayla karşılaşıyorsunuz.  Kış aylarında Kumluca gibi sahil bölgelerinde, yazın da Anadolu'nun diğer bölgelerinde seracılık var. Bundan sonra açık alanda üretim yapmak çok zor. Çünkü zararlılara karşı açık alanda üretim yapılamaz duruma geldik. Açık alanda zararlılardan korunmak için daha çok ilaç kullanmak zorundayız. Denetlenemez duruma geliyor. Nerede denetlenebiliyor? Seralarda. Açık alanda domates üretme şansımız kalmadı. Çünkü 'Tuta' diye bir zararlı var. Serada 'Tuta'yı dışarıdan içeri almıyorsunuz. İçindekini de mekanik yollarla yok ediyorsunuz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Serada çalışan vatandaştan görüntü

Sera içinde inceleme

RÖP 1: Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan

RÖP 2: Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Ahmet Kaya 

RÖP 3: Ak Parti İlçe Başkanı Arif Yavuzer 

Üreticilerle röportaj

RÖP 4: Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya

HABER- KAMERA: Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA (Antalya),

===============================================

Tokat'ta erik ağaçları çiçek açtı

TOKAT'ta merkeze bağlı Güryıldız beldesinde erik ağaçları hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle mevsim yanılması sonucu erken çiçek açtı.

Tokat'ta 6-15 derece arasında seyreden sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde olması bölgede ağaçlarda mevsim yanılmasına yol açtı. Güryıldız beldesinde erik ağaçları erken çiçek açtı. Beldede çiftçilik yapan Sedat Demircan (26) fidanlıkta çeşitli meyve ağaçlarının olduğunu fakat havaların sıcak gitmesinden dolayı, erik ağaçlarının çiçek açtığını ifade ederek, "Bu çiçeklerin hiç biri yazın meyve vermeyecek. Şu an bile baktığımızda çiçeğin içerisinde ki tomurcuklar yanmış durumda. Bundan sonra havalar her ne kadar sıcak gitse, çiçekler açsa bile önümüzde bir mart ayı var. Havalar tekrar soğuyacak. Bu ağaçların çiçekleri hepsi dökülecek. Meyvesini kaybedecek. Normalde erik ağaçlarının nisan ayında çiçek açması lazım. Yazın hasat zamanında kalite ve verim anlamında düşüş olacaktır" dedi.

Görüntü Dökümü:

-Beldedeki fidanlıktan görüntü

-Çiçek açan erik ağaçları

-Çiftçinin konuşması

-Detaylar

Haber-Kamera:  Fatih YILMAZ/TOKAT,

========================================