DHA YURT BÜLTENİ - 22 - Haberler
Haberi Paylaş

DHA YURT BÜLTENİ - 22

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
DHA YURT BÜLTENİ - 22

Kızını taciz edeni öldüren babaya 12 yıl hapis KAHRAMANMARAŞ'ta, kızını taciz ettiğini öne sürdüğü Tamer Çetin'i (34) öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Kadir Işık (48) hakkında karar verildi.

Kızını taciz edeni öldüren babaya 12 yıl hapis

KAHRAMANMARAŞ'ta, kızını taciz ettiğini öne sürdüğü Tamer Çetin'i (34) öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Kadir Işık (48) hakkında karar verildi. Savcı mütalaasında Işk'ın 'kasten yaralama' suçundan cezalandırılıp tahliye edilmesini talep ederken, mahkeme heyeti, Işık'ı 'kasten adam öldürme' suçundan önce müebbet, sonra 12 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Kararı duyan Işık'ın eşi Nazil Işık adliye koridorunda fenalaşırken, avukatı ve yakınları da karara tepki gösterdi.

İsmetpaşa Mahallesi Egemenlik Caddesi'ndeki lokantanın ikinci katında, 5 Haziran 2018'de, Kadir Işık, kızı Z.I.'yı (25) taciz ettiği öne sürülen Tamer Çetin'e ruhsatlı tabancasıyla ateş etti. Işık daha sonra yere düşen Çetin'e çekiçle vurdu. Gelen sağlık ekiplerince hastaneye götürülen Tamer Çetin hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Kadir I. sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Başlatılan soruşturmada, Kadir ışık hakkında 'kasten adam öldürme' suçundan müebbet hapis istemiyle Kahramanmaraş 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın karar duruşması bugün görüldü.

SAVCI, TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Duruşmada mütalaasını veren savcı, Tamer Çetin'in yaralı olarak kaldırıldığı hastanedeki doktor ve tanıkların ifadelerine göre Çetin'in hayati tehlikesi bulunmadığını, kan kaybının olmadığını, bacağında kırık olduğu ve yürümeye çalıştığı, ameliyat için hazırlık yapılırken birden kalbinin durduğu, Çetin'in ölümüne ise kalpte ritim bozukluğunun neden olduğunun düşünüldüğünü belirterek, toplanan deliller ve tanıkların ifadelerine göre suç vasfının değiştiğini söyledi.

Yine delil ve tanık ifadelerinde Tamer Çetin'in Kadir Işık'ın ailesini sürekli tehdit ettiğini belirten savcı, "Maktulün yaşadığı İstanbul'dan Kahramanmaraş'a gelmesinin maktulün tehdit fiillerinin icra aşamasına geçtiğine dair sanıkta haklı endişe meydana getirdiği, yine ülkemizde son yıllarda eski eş, eski sevgili, eş ve sevgililerin kıskançlık, ayrılmayı veya barışmanın reddini kabullenmeme ve sair sebeplerle işlediği kadın cinayetlerinin maktulün tehditleri ile büyük benzerlik gösterdiği de nazara alındığında sanığın haksız tahrik altında fiili işlediğinin kabulünün somut olaya uygun düştüğü" değerlendirmesinde bulunarak Kadir Işık'ın 'kasten yaralama' suçundan cezalandırılmasına ve haksız tahrik indirimlerinin uygulanıp Işık'ın tahliye edilmesini talep etti.

Çetin'in ailesinin avukat ise Kadir Işık'ın planlayarak adam öldürdüğünü öne sürüp 'adam öldürme' suçundan cezalandırılmasını talep etti.

IŞIK: ÖLDÜRECEK OLSAM DEVLETTEN SÜREKLİ YARDIM İSTEMEZDİM

Duruşmada son sözü sorulan Kadir Işık ise maksadının öldürmek olmadığını söyledi. Tamer Çetin'in kızını taciz edip kendisi ve ailesini sürekli tehdit ettiğini belirten, bunun için da adli mercilere gerekli başvuruları yaptığını kaydeden Işık, "Benim kastım değil konuşmaktı. Öldürme kastım olsa çekiçle biber gazını yanıma neden alayım? Öldürme kastım olsa sürekli devletten yardım istemez kafasına sıkardım. Bir baba öldürmek istese kızına adamı evine çağırtıp kafasına sıkardı. BİMER'den CİMER'e kadar şikayet etmediğim yer kalmadı. Askerde olduğum için doğumunda, cezaevinde olduğum için de nişanında yanında olmadım kızımın. Yakında düğünü olacak ve düğününde yanında olmak istiyorum. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum" dedi.

ÖNCE MÜEBBET SONRA 12 YIL 1 AY

Kadir Işık'ın avukatı da suç vasfının değiştiğini, bu nedenle müvekkilinin tahliye edilmesi gerektiğini belirtip benzer davalarla ilgili Yargıtay kararlarını okudu. Tarafların dinlenmesinin ardından mahkeme başkanı duruşma salonu boşalttı ve kararı salonda sadece avukatlar varken açıkladı. Mahkeme heyeti, Kadir Işık'ı önce 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, haksız tahrik indirimi ve duruşmadaki saygılı tavrından dolayı cezada indirime gidip Kadir Işık'ı 12 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı.

Adliye koridorunda bekleyen Kadir Işık'ın eşi Nazile Işık, kararı duyunca koridorda bayıldı. Nazile Işık, sağlık görevlilerinin müdahalesinin ardından adliyeden gözyaşları içinde ayrıldı.

Davanın ardından Kadir Işık'ın avukatı Kadir Bastırmacı da açıklama yaptı. Mahkeme heyetinin ilk duruşmadan karar duruşmasına kadar tutumunu hiç değiştirmediğini söyledi. Karara itiraz edeceklerini kaydeden Bastırmacı, şöyle konuştu:

"Yaklaşık bir yıl boyunca bütün hukuki girişimlere girmiş, her hukuki yolu denemiş ancak netice alamamış bir babadan bahsediyoruz. Daha yılbaşında hükümetimiz tarafından çıkartılan yeni kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik genelge yayınlandı. Daha üzerinden bir gün dahi geçmemişken mahkeme heyetinin sanki kadına yönelik şiddetin önünü açarcasına, yani 'size ve ailenize karşı saldıran insanlara siz müdahale etmeyin, hukuka da başvurun, hukuk da gerekeni yapmazsa siz de gerekeni yaparsanız biz de sizi bu şekilde cezalandırırız' anlamına gelecek bir ceza ile karşı karşıya kaldık. Bu hukuk mantığı vicdanları çok derinden yaralamıştır. Müvekkilim duruşmada anlattı, kamuoyunun vicdanını derinden sarsan Münevver Karabulut cinayeti, Özgegan cinayeti, Emine Bulut cinayeti gibi cinayetlerin önüne geçebilmek adına müvekkilim kendi ailesinin önüne siper olmuş, eşi ve çocuklarını korumak için bu şahsa müdahale etmiştir. Ailesine gelmesini önlemek istemiştir ve bunun için de bir yıl beklemiştir. Çeşitli hukuki yollara başvurduktan sonra eline bir şey geçmeyince kendi hakkını kendi aramak zorunda kalmış. İstemediği bir şekilde yaralama ile kalacak iş hastanede geçen sürenin sonunda ölüm neticesi meydana gelmiş."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------

-Sağlık personelinin adliyeye girmesi

-Adliye önünde kalabalık

-Kadir Bastırmacı'nın açıklama yapması

-Kadir Işık'ın yakınlarının karara tepki göstermesi

-Nazile Işık'ın adliyeden ayrılması

-Ağlayarak otomobile binmesi

Haber -Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-

==============================

Çorum'da yangın: 1 kişi öldü, 9'u çocuk 15 kişi dumandan etkilendi

ÇORUM'da, apartman dairesinde çıkan yangında, 1 kişi hayatını kaybetti, dumandan etkilenen 9'u çocuk 15 kişi hastanede tedaviye alındı.

Akkent Mahallesi 2'nci Cadde üzerinde bulunan 5 katlı bir apartmanın birinci katında Nafiz Kaymak'a ait dairede akşam saatlerinde henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yoğun duman kısa sürede tüm apartmanı sardı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Yangına müdahale eden itfaiye ekipleri bir üst katta bulunan ve dumandan etkilenen, 9'u çocuk 15 kişiyi itfaiye aracının merdiveniyle kurtardı. Dumandan etkilenen 15 kişi ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ekiplerin müdahalesi ile söndürülen yangının ardından içeri giren ekipler, Nafiz Kaymak'ın cansız bedenine ulaştı.

Yangını haber alarak olay yerine gelen Kaymak'ın çocukları, "Babamız nerede" diye yetkililere sordu. Polis ve itfaiye ekiplerinin uzun süre acı haberi veremediği Kaymak'ın çocukları, daha sonra babalarının öldüğünü öğrenince göz yaşlarına hakim olamadı. Kaymak'ın cenazesi savcılık incelemesinin ardından hastane morguna kaldırıldı.

Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-İtfaiye ekiplerinin mahsur kalan vatandaşları indirmesi

-Dumandan etkilenen küçük çocuk ve yaşlıların ambulanslara taşınması

-Polis ve itfaiye ekiplerinden görüntü

-Babalarını yangında kaybedenlerin ağlaması

-Olay yeri inceleme ekipleri

-Detaylar

Haber -Kamera: Yusuf ÇINAR/ÇORUM,

============================

Datça'da 'kaçak kazı' yapanlara suçüstü: 5 gözaltı

MUĞLA'nın Datça ilçesinde, kaçak kazı yapan 5 şüpheli, polis ekiplerince suçüstü yakalanarak gözaltına alındı.

İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri, Mandalya mevkisindeki tepelik bir bölgede, kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine harekete geçti. Bölgede geniş güvenlik önlemi alan ekipler, Çekek Yeri Tepesi'ne öğle saatlerinde operasyon düzenledi. Operasyonda, kaçak kazı yaptıkları tespit edilen A.Ç. (43), E.G. (42), Ş.Ç. (23), C.T. (46) ve Y.A. (33) suçüstü yakalanarak gözaltına alındı.  Şüphelilerin kazıda kullandıkları jeneratör, iki hilti kırıcı, kazma, kürek ve balyoz da ele geçirildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Şüphelilerin, emniyet otosundan indirilmesi görüntüsü

Haber : Mehmet Çil/ DATÇA(Muğla),

====================================

Sokakta deve kesimi işkenceye döndü, zabıta ceza kesti (2)

IRAKLI KASABIN İŞ YERİ 3 GÜNLÜĞÜNE MÜHÜRLENDİ

Şanlıurfa'da, Irak uyruklu kasabın iş yerinin önünde kestiği devenin dakikalarca can çekişmesi görüntülerinin tepki toplamasının ardından ayrıca hijyen koşullarına uymadan kaçak ve izinsiz kestiği hayvanın etlerini kilosu 25 TL'den satışa sunduğu da ortaya çıktı. Bunun ardından ihbar üzerine iş yerine giden Eyyübiye Belediyesi Zabıta ekipleri 215 TL para cezası kesip, iş yerini mühürledi.

ZABITA MÜDÜRÜNDEN AÇIKLAMA

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Eyyübiye Belediyesi Zabıta Müdürü Feyyaz Çelik, "Burada bir şahıs tarafından sokakta deve kesildiği ihbarı üzerine ekiplerimiz söz konusu adresse yönlendirdik. Gerekli yasal işlemleri başlattık. İş yeri ekiplerimiz tarafından mühürlendi. Cezai işlem de uygulandı. Yine belediyemizin daimi encümeni tarafından bir limit ceza daha sonra tebliğ edilecek. Bu tür kesimlerin önüne geçebilmek için ekiplerimiz sık sık kasaplara uyarıda bulunuyor. Bu esnafımız Irak vatandaşı ruhsatı var ama burada kesim yapması doğru aldı. Encümenden çıkacak sonuca göre burası süresiz de kapatma cezası da alabilir" diye konuştu.

Deve kesimi sırasında olay yerinde bulunan çevredeki esnaf ise kesim yapılmadan önce kasabı uyardıklarını ancak bu uyarıları dikkatte almayıp deveyi kestiğini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------------

Zabıta ekipleri tarafından mühürlenen kasap

Deve kesimi hakkında açıklamada bulunan vatandaşlar

Zabıta Müdürü Feyyaz Çelik açıklamada bulunması

Devenin kesilmesi

Genel ve detay görüntüler

Haber : Ali LEYLAK-Kamera: Ömer ŞULUL -ŞANLIURFA -

====================================

Alev alan tinerin kıyafetine sıçramasıyla tutuşan işçi, ağır yaralandı

KÜTAHYA'nın Gediz ilçesinde, işçi İsmail Bozdemir, atölyede çalıştığı sırada yanındaki tinerin alev alarak kıyafetine sıçraması sonucu ağır yaralandı.

Olay, öğlenden sonra Gediz Sanayi Sitesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Demir doğrama atölyesinde işçi olan İsmail Bozdemir'in, iddiaya göre çalıştığı sırada yanındaki tiner bir anda alev aldı. Sıçrayan alevler Bozdemir'in kıyafetlerini tutuşturdu. Atölyeden çıkan Bozdemir, koşarak çevredekilerden yardım istedi. Akaryakıt istasyonuna doğru ilerleyen Bozdemir'i görenler, müdahale etmek için yanına gitti. Akaryakıt istasyonu çalışanları, ellerindeki sularla müdahalede bulunup, Bozdemir'i alevlerden kurtardı.

VÜCUDUNUN YÜZDE 70'İNDE YANIK OLUŞTU

İhbar üzerine gelen sağlık görevlilerince ilk müdahalesi yapılan Bozdemir'in vücudunda yüzde 70 oranında yanık oluştuğu belirlendi. Gediz Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Bozdemir, ardından İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Bozdemir'in hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

Gediz'de tinerin alev alması sonucu elbisesi tutuşan işçi yandı.

Alevler arasında ne yapacağını şaşırarak koşan İsmail Bozdemir'in görüntüsü

Haber - Kamera: MEHMET ALTINTAŞ/ GEDİZ(KÜTAHYA) -

======================================

TED Başkanı: Çocuğun anayasal öğrenme hakkını vermeyen hiç kimseyle çalışmayız

TÜRK Eğitim Derneği (TED), Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde yapılacak kolej için belediye ile protokol imzaladı. TED Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, " Türk Eğitim Derneği'nin bir tane batan okulu yoktur. Türk Eğitim Derneği'nde maaşını alamamış bir tane öğretmen yoktur. Ancak, çocuğun anayasal hakkı olan öğrenme hakkını veremeyen hiç kimseyle de çalışmayız" dedi.

Çorlu'da yapılması planlanan TED Koleji için Çorlu Belediyesi ve Can Sağlık Tesisleri İşletme ve Ticaret A.Ş. tarafından 'arazi üst hakkı tahsis edilmesi' protokolü, belediye binasında yapılan tören ile imzalandı. TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, 'TED' deyince herkesin aklına kolej geldiğini ama TED'in aslında bu ülkenin kurmuş olduğu ilk sivil toplum örgütü olduğunu söyledi.

Kendilerine 92 yıl önce 3 tane misyon verildiğini anlatan Pehlivanoğlu, şöyle konuştu:

"Bunlardan biri Türkiye'nin her tarafında okullar açmamız. Bugün hala faaliyette olan 40 okulumuz var. Bugün, 42'nci okulumuzun imza törenindeyiz. Önümüzdeki süreçte tabi ki dikkatli bir şekilde büyüyecek yapı içindeyiz okullar bazında. Bir de kaliteli, oturmuş bir üniversiteye sahibiz. İkinci bize verilmiş olana göre, 'sokakta simit satan çocuğun gözündeki pırıltı sizin çocuğunuzla adaletli bir şekilde olmazsa sizin çocuklarınız sokaklarda yürüyemez' gerçeğiyle alakalıdır. Bu ülkede maalesef yapılan bütün araştırmalar, yoksulların yoksul kalmaya çoğunlukla mahkum edildiği bir süreçtir. Ben, Türk Eğitim Derneği'nin genel başkanı olarak ulusal kanallarda da söylüyorum, benim babam Rize'nin Fındıklı ilçesinden kalkıp ilkokulda Ankara'da Kızılay Şefkat Yurdu'nda kalmasa ben burada değildim. Onun için bizim yapmamız gereken şey eşit bir eğitim, olamıyorsa da adaletli bir eğitimi anası babası parası olmayanlar için de sağlamaktır."

'ÇOCUKLARIN ÜLKENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEĞİNE DAİR HAYALİMİZ VAR'

Pehlivanoğlu, Türk Eğitim Derneği'nin çok büyük bir kaynakla, bugün Türkiye'nin her tarafında yatılı olan okulları da dahil olmak üzere hem ilkokul 5,6,7'den kendi okullarında okumak üzere, hem de devlet okullarında 9'uncu sınıftan başlayarak nitelikli burs verildiğini söyledi. Türk Eğitim Derneği'nin yaptığı sınavda, ilkokul 5'te, Yozgat'ın köyünden bir kızın birinci olduğunu ve böyle yüzlerce örneklerinin olduğunu söyleyen Pehlivanoğlu, "Benim bursiyer olduğum çocuklardan birinin babası garson, kardeşi down sendromlu şu an California'da. Bu çocuklar, emin olun bu ülkenin kaderini değiştirecekler. Türk Eğitim Derneği olarak şöyle bir hayalimiz var, 10 bin çocuğa bu şekilde burslar verebilirsek, bu 10 bin çocuk kendi yaşamsal süreçlerinde 1 milyon çocuğun hayatını değiştirecek. 'Demokrasiye, kültürüne, inancına, çağdaşlığa ve cumhuriyetine inanan ama ülkeyi ileriye taşıyacak olan bu çocuklar, ülkenin kaderini değiştirecektir ve suyu doğru dere yatağına sokacaklardır' diye bir hayalimiz var" diye konuştu.

'AKILLI TAHTALAR YERİNE AKILLI ÖĞRETMENLERLE, MUTLU BİR ÜLKE'

Pehlivanoğlu, üçüncü misyonlarının ise bir sivil toplum örgütü olmaları olduğunu ifade ederek, "Şunu sakın unutmayın, 21'inci yüz yılda yaşıyoruz. Savaşlar silahlarla değil, beyinlerle yapılıyor. Araştırmaya göre günde 150 kez cep telefonunu açıyoruz. Her sabah telefonumuzu açtığımız zaman, onlarca beynimize göre yönlendirilmiş şirketlerin gönderileriyle muhatap oluyoruz. Şunu net olarak söyleyelim, biz bunu Türk Eğitim Derneği olarak çok seslendiriyoruz, genç nüfus bir fırsat değil böyle giderse bir tehdittir. Yetkin müdürlerle, yetkin öğretmenlerin olmadığı, devlet memuru oldum buradan mezun oldum emekli oldum mantığıyla ülkeyi ileri götürmeniz mümkün değildir. Çok tehlikeli bir yığınla karşı karşıya kalabiliriz. Burada Türk Eğitim Derneği olarak amacımız, okulların merkeze alındığı, akıllı tahtalar yerine akıllı öğretmenlerin olduğu ve Türkiye'yi ileriye taşıyacak nitelikte çocukların yetiştirildiği, herkesin üniversite mezunu olduğu değil ama herkesin mutlu bir insan olduğu ülke yaratma gayreti içindeyiz" dedi.

'BİR NEVİ MODERN ROBİN HOOD'LUK YAPIYORUZ'

Okullarından kazandıkları paraları ihtiyaç sahiplerine aktardıklarını belirten Pehlivanoğlu, şunları söyledi:

"Bugün, onurla söylüyorum ki, evet okullarımızdan bir miktar para kazanıyoruz ama kazandığımız her kuruşu bu yoksul çocuklara aktarıyoruz, ülkenin geleceğine aktarıyoruz. Yani bir nevi aslında modern Robin Hood'luk yapıyoruz. Biz kazandığımızı kendimize değil, ülkeye geri ödüyoruz. Çünkü sakın unutmayın ki bu ülke için yüz binler, milyonlar kendini şehit etti. Bu ülkenin geleceğini, bayrağımızı dalgalandırmayı, kardeşliğimizi çok renkliliğimizi bir kardeşlik havasına sokacağımız, demokrasiyi şahlandıracağımız ileriye gideceğimiz bir ülkede yaşamak istiyoruz. En azından bizim çocuklarımızın yaşamasını istiyoruz. Bizlerin mezarları başında da dedelerine ettikleri kadar dua etmelerini istiyoruz. Türk Eğitim Derneği'nin asıl fonksiyonu budur. Biz Türkiye'nin bu ülkenin toplumuna, ulusuna, milletine ait bir sivil toplum örgütüyüz ve Çorlu'da olmaktan da onur ve gurur duyuyoruz. Belediye başkanı ve meclis üyelerine de bu kapıyı açtıkları için çok teşekkür ediyorum. Türk Eğitim Derneği'nin bir tane batan okulu yoktur. Türk Eğitim Derneği'nde maaşını alamamış bir tane öğretmen yoktur. Ancak, çocuğun anayasal hakkı olan öğrenme hakkını veremeyen hiç kimseyle de çalışmayız."

Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, TED okulunun Çorlu'ya güzel bir hava getireceğini ve güzel eğitim öğretim vereceğini söyledi. Sarıkurt, TED Koleji'nin Çorlu'ya gelmesi için ilk önce prosedürleri aştıklarını belirterek, "Eğitim kurumları ve sağlık kurumları söz konusu olduğunda belediye kanunu ve mevzuatı çerçevesinde arazi tahsisi yapılabiliyor. Biz de şehrimizde TED Koleji'nin var olması için Can Sağlık Tesisleri İşletme ve Ticaret A.Ş. ile uzun bir yolculuğa çıktık. İlk önce meclis üyelerimizin tamamının oy birliğiyle bu işe girdik. Çorlu'muza hayırlı olsun" dedi.

Can Sağlık Tesisleri İşletme ve Ticaret A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Murat Dayanıklı da, Çorlu Belediyesi ve Türk Eğitim Derneği ile bir arada olmaktan ve bu projeye imza atmaktan mutlu olduklarını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Protokol törenine katılanlar

-Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt'un konuşması

-Murat Dayanıklı'nın konuşmas

-Selçuk Pehlivanoğlu'nun konuşması

-İmzaların atılması

-Pasta kesimi

-Törene katılanlar

-Detaylar

Haber -Kamera: Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),

==================================


Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri

Haberi Kaydet
/beğendim
/alkışladım
/beğenmedim
/güldüm
/üzüldüm
/sinirlendim
/şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title