Dha Yurt Bülteni-13

25.09.2017 18:03 | Son Güncelleme: 25.09.2017 18:03
Dha Yurt Bülteni-13

SP lideri Karamollaoğlu: Bizi saraylara mahkum edip fikirlerimiz elimizden alınırsa, bu doğru bir gidişat olmazSAADET Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saraylarda hizmet verenlerin, sarayın hakimine ve sahibine bağlı olduğunu belirterek, "Kendi inisiyatifini kullanamaz,...

SP lideri Karamollaoğlu: Bizi saraylara mahkum edip fikirlerimiz elimizden alınırsa, bu doğru bir gidişat olmaz

SAADET Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saraylarda hizmet verenlerin, sarayın hakimine ve sahibine bağlı olduğunu belirterek, "Kendi inisiyatifini kullanamaz, dışarıda bulunan en fakir insan saraydakine nazaran hürdür, fikrini rahatlıkla söyler. Ama saraydaki onu yapamaz. Bizi saraylara mahkum edip fikirlerimiz elimizden alınırsa, bu doğru bir gidişat olmaz"dedi.

Mardin'e gelen Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Öğretmenevinde STK temsilcileri ile bir araya geldi. Burada konuşan SP Genel Başkanı Karamollaoğlu, Irak Bölgesel Kürt yönetiminde yapılan referandum ile ilgili konuşurken, "Dışarıdan gelenler bir gün gidecek, kalıcı olan bölge insanıdır. Bizim çalışmalarımız, bölgede gerginliği artıracak mahiyette olmamalı kanaatindeyim. Bu bölgeye dışarıdan müdahaleler oldukça huzur ve barıştan endişe ediyoruz. Bu bölgede emelleri olanlar bu bölgede yaşayan insanların refahı, huzuru ve barışı için buraya müdahale etmiyorlar, kendi menfaatlerini her şeyin önünde tutuyorlar. Onun dışında bu bölgede meydana gelecek bütün gelişmeleri bu bölgede yaşayan ülkeler, bu bölgede yaşayan insanlar karar vererek görmeli bundan dolayı da ben böyle bir hareket meydana geldiğinde Türkiye'nin, İran'ın, Irak'ın da ve Suriye'nin de bu bölgede yaşayan insanların da kardeşlerimizin de bir araya gelerek çözüm bulmalarının isabetli olacağını kanaatindeyim. Bundan dolayı dışarıdan yapılacak müdahalelerle eğer böyle bir şey gerçekleşirse, kendi kendimize vereceğimiz kararla aynı noktada birleşse bile ikisinin arasında fark meydana gelir. Bu bölgede yaşayan insanlar olarak bu bölgenin huzurunu, barışını bizler temin etmek mecburiyetindeyiz. Bu da ancak iyi bir diyalog kurulursa mümkün olabilir"dedi. SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Türkiye'nin birinci ve en önemli meselesinin kamplaşma ve kutuplaşma olduğunu söyleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"TERÖR SADECE SİLAH İLE ÇÖZÜLMEZ"

"Referandumda çıktık, herkesten farklı olarak evet demedik. Bir ülkenin yönetiminde tek sesin, tek kişinin bütün yetkileri elinde toplamasının isabetli bir tercih olmayacağını ifade ettik. Prensip itibariyle başkanlık sistemine karşı değiliz. Ancak, denetlenmeyen, kontrol edilmeyen her kararı tartışmasız uygulanır hale gelen bir başkan olduğunda, bir hata olduğunda sistem o hatayı telafi edecek bir yapıya sahip değilse, o hatayı benimsemek mecburiyetinde kalır. Ayrıca adalet gibi önemli mekanizmaları kesinlikle iktidarın etkisi altında kalmamalı. Bugün kabul etsek de etmesek de Türkiye'de bir terör meselesi var. Uzun zamandır ısrarla söylüyorum. Terör sadece silahla çözülmez. Bölgenin ekonomik, sosyal, eğitim meselelerini, demokratik haklar konusundaki hususları ve psikolojik durumu mütalaa etmeden böyle bir problemin üstesinden gelmek mümkün olmaz. Onun için biz bu meselenin kucaklayıcı bir üslupla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.  Bu iş kolay mıdır? Hayır zordur. Güzeli, iyiyi, doğru başarmak her zaman kolay değildir. Fedakarlık ister çaba ister, arayış ister. İrtibat kanallarını oluşturmak ister farklı fikir ve gruplara sahip insanlar arasında. Yapılan anketlere göre Türkiye'de adalete ciddi manada güvenin azaldığını görüyoruz. Türkiye'de yaşayanlar adaletin yürütmenin etkisi altında olduğunu düşünüyor ve yüzde 85'i adalete güvenmediğini belirtiyor. Bu akılalmaz bir iş, tasavvur edilemez. Adaleti tesis eden hakim ve savcıların ise yüzde 80'i kendi verdiği kararın adaletli olmadığını düşünüyor. Türkiye'nin meselelerinin hepsi bir numara aslında sadece kamplaşma vs. değil. Terörle mücadele de bir numaralı mesele, adaletin tesisi de bir numaralı mesele öbür taraftan ekonomi de bir numaralı meselemiz. Eğer Türkiye yatırımlarıyla ayağa kalkmıyor, güçlenmiyor diğer devletlere karşı rekabet edecek bir yapıya kavuşmuyorsa bu ekonomik politikaların yanlışlığındandır. Refah içerisinde yaşamak için uçağı, otomobili, giyim-kuşamı, yiyecek-içeceği kendimiz üretmeyip, dışarıdan alırsak Allah muhafaza refah içerisinde yaşayan köle durumuna düşeriz." SP Genel Başkanı Karamollaoğlu, saraylarda hizmet verenlerin sarayın hakimine, sahibine bağlı olduğunu da ifade ederek, "Kendi inisiyatifini kullanamaz, dışarıda bulunan en fakir insan saraydakine nazaran hürdür, fikrini rahatlıkla söyler. Ama saraydaki onu yapamaz. Bizi saraylara mahkum edip fikirlerimiz elimizden alınırsa, bu doğru bir gidişat olmaz. Bir memleketin kendisine zarar verecek tehditlere karşı kendisini müdafaa etmesi ekonomik gücüyle alakalıdır. Ama bu rakamlarla ifade edilen sadece bir güç olmakla biz güçlenmiş sayılmayız. Güç üretimle ilgilidir. Bir ülke ihtiyaç duyduğu her şeyi üretebiliyorsa güçlü demektir"diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Toplantıdan görüntüler

-Karamollaoğlu'nun konuşması

-Genel ve detay görnütüler

Haber-Kamera: Nezir GÜNEŞ/MARDİN,

============================================

Türk balına kimliklendirme çalışması

TÜRKİYE Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye'de üretilen balı kimliklendirme çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Kestane, geven, ayçiçeği, pamuk ve narenciye balımızın kimliklerini çıkartıyoruz. Bu kimlikler çıkartılınca artık Türkiye'deki bu ballar da devletimiz tarafından Kodeks'e girmesi lazım. Kodeks'e girdikten sonra Türkiye'deki bal arzı rahatlayacaktır" dedi.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından Serik'e bağlı Belek turizm merkezindeki Maritim Pine Beach Otel'de düzenlenen Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi başladı. Kongreye yerli ve yabancı 70 davetli katıldı.

'DÜNYADA ARI SAYISI AZALIYOR'

Uluslararası Arıcılar Birliği Federasyonu Başkanı Philip McCabe, gazetecilere yaptığı açıklamada, dünyanın kuzey bölgelerinde arı sayısının azaldığını, güney bölgelerinde ise artış varmış gibi göründüğünü, ancak bunun yanıltıcı olduğunu söyledi. Philip McCabe, "Aslında dünyanın güney bölgelerinde bal üreten arıcılar şu anda arı üretiyor. Bal üretimini bırakıp arıyı çoğaltmak için bir çaba içerisindeler. Arıları da çoğaltıp Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne gönderiyorlar. Genel anlamda dünyada arı sayısı azalıyor. Dünyanın bazı bölgelerindeki arıcılar bal ve arı ürünlerinden ziyade arı üretir duruma geldi" dedi.

TÜRK BALI MEŞHUR

Türkiye'de üretilen bal kalitesinin meşhur olduğunu ve tanındığını aktaran Philip McCabe, Türkiye'nin ikliminin arıcılığa çok uygun olduğunu ve 4 mevsim bal üretilebildiğini kaydetti. Dünyada sahte bal üretiminin fazla olduğunu vurgulayan McCabe, Türkiye'de üretilen değerli balların iyi duyurulup, iyi pazarlanmasının önemine işaret etti.

'TÜRKİYE'DE YAPILMASINI DESTEKLİYORUM'

Özellikle Almanya'nın İstanbul'da 29 Eylül- 4 Ekim tarihleri arasında yapılacak Dünya Arıcılık Kongresi'ne katılacaklara Türkiye'nin güvensiz olduğu yönünde girişim olduğunu aktaran McCabe, "Bu bir çöp. Öyle bir şey yok. İstanbul dünyanın en güvenli bölgelerinden biri ve çok beğendiğim bir şehir. 2 yıldır İstanbul'da yapılacak Dünya Arıcılık Kongresi için dünyanın her yerinde reklam ve tanıtım çalışmaları yapıyorum. Ben bu tarz etkinliklerin Türkiye'de yapılmasını destekliyorum" diye konuştu.

'BALIMIZIN KİMLİKLERİNİ ÇIKARTIYORUZ'

Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, sahte balın üreticinin rekabet gücünü kırdığına işaret etti. Sahte balla mücadele konusunda büyük firmaların kendilerine destek vermesi gerektiğine işaret eden Şahin, şöyle devam etti: "Bu konuda Türkiye Arıcılar Birliği'nin 2 projesi var. Birincisi sözleşmeli arıcılık modelleri, diğeri de Türk ballarının kimliklendirilmesi. Bu projenin 1.5 milyon Euro'luk bütçesi var. Bu bütçeyle biz 3 yıl sonunda ticarete konu olan kestane, geven, ayçiçeği, pamuk ve narenciye balımızın kimliklerini çıkartıyoruz. Bu kimlikler çıkartılınca artık Türkiye'deki bu ballar da devletimiz tarafından Kodeks'e girmesi lazım. Kodeks'e girdikten sonra Türkiye'deki bal arzı rahatlayacaktır. Enzimlerin önüne geçmemiz lazım. Bala değişik enzim kullananlara müeyyide uygulanması lazım."

'TÜRKİYE'NİN BAL İTHALİNE İHTİYACI YOK'

Türkiye'deki bal üretiminin istatistiklere göre yıllık 103 bin ton olduğunu, ancak bunun daha fazlasının üretildiğini kaydeden Şahin, "Petek ballarımızı da bunun içerisine koyarsak Türkiye'nin bal ihtiyacı yok. İthalat bizim için çok acındıracak bir laftır. 11 bin 800 bitki florasının olduğu bir yerde bal ithal edemeyiz. Ancak üretim desenini genişletmemiz gerekiyor" dedi.

"BÜYÜK BİR SAHTECİLİK VAR"

Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi Eşbaşkanı Etienne Bruneau, "Dünyada arı ürünlerinde sahtecilik konusunda durum çok kötü. En büyük problem balda görünüyor ama aynı zamanda balmumunda ve arı sütünde de büyük sahtecilik var. Avrupa'da satılan balın yüzde 25 ile 30'unun gerçek bal olmadığını biliyoruz" diye konuştu.

'BAL DIŞINDA HİÇBİR ARI ÜRÜNÜNÜN MEVZUATI YOK'

Uluslararası Bal Komisyonu Kongresi Eşbaşkanı Aslı Elif Tanuğur Samancı da şunları söyledi: "Balda sahtecilik konusu sadece ülkemizde değil, dünyada ciddi sorun. Bal adı altında sayılan ürünlerin yaklaşık yüzde 25'inin sahte olduğunu araştırmalarda görüyoruz. Bizim bu yıl 'propolis' ile ilgili yaptığımız bir araştırma var. Dünyanın her yerinden 60 adet propolis adı altında satılan numuneyi topladık. Bunlar Kore'den Japonya'ya, ABD'den Avrupa'ya, Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye 60 tane propolis adı altında satılan ürün. Bunların yüzde 95'i propolis çıkmadı. Sadece 60 örnekte 3 örnek gerçek çıktı. Ülkemizde propolis, arı sütü, bal ve polenle ilgili yasa- yönetmeliklerin geliştirilmesi çok önemli. Bal dışında hiçbir arı ürününün mevzuatı yok."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-----------------------------

Kongreden detay

Uluslararası Arıcılar Birliği Federasyonu Başkanı Philip McCabe konuşması

Türkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, konuşması

Haber- Kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK(Antalya),  

============================================

Oriflame'dan Kuşadası'na bin zeytin ağacı

 

İSVİÇRE merkezli dünyaca ünlü kozmetik firması Oriflame'nin 50'nci kuruluş yıl dönümü ve Türkiye'deki 25'inci yılına özel olarak Aydın'ın Kuşadası İlçesi'ne bin zeytin fidanı dikildi.

Bugün sabah saatlerinde Kuşadası Limanı'na yanaşan 'C. Silhoute' ve 'C. Reflection' adlı iki gemiyle, aralarında Oriflame'in kurucusu Robert Af Jocknick, Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Af Jocknick'in bulunduğu 6 bin kişi ilçeye geldi. 160 tur otobüsü ve 70 özel minibüs ile limandan çıkış yapan şirketin 20 ülkedeki üst düzey yöneticileri ile en çok satış yapan bayilerinin bulunduğu misafirler, Kuşadası çarşısını gezdi. Kuşadası Belediye Başkanı CHP'li Özer Kayalı, şirketin üst düzey 25 yöneticisi onuruna Kuşadası'nın simgesi Güvercinada'da bir kokteyl verdi. Konuklarıyla tek tek ilgilenen Başkan Kayalı, "Bu ziyaret Kuşadası'nın tanıtımına büyük bir katkı. Konuklarımız çarşıda rahatça gezip, alışveriş yapan Kuşadası'nın güzelliklerini görme, sosyal medyada paylaşma olanağı buldu. Konuklarımızı her karışı tarih ve kültür kokan Kuşadası'nda 20 ülkeden misafiri ağırlamak bizi gururlandırdı" dedi. Oriflame Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Af Jocknick de Türkiye'nin kalplerinde farklı bir yeri olduğu için Kuşadası'na gelmeyi tercih ettiklerini söyleyerek, "50'inci yılımızı iki kruvaziyer gemisiyle 6 bin liderin katılımıyla kutuluyoruz. Şirketimizin 65 ülkede 3 milyon aktif çalışan danışmanı var. ve bu 3 milyon arasında en başarılı 15 kişi arasında 3 Türk kadın yer alıyor. Dolayısıyla bizim en eski ve başarılı marketimiz burası" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı, Oriflame Yönetim Kurulu Başkanı Alexander Af Jocknick, Türkiye yöneticileri ve danışmanlarına marka elçisi Ceyda Düvenci'nin de eşlik ettiği etkinlikte, ziyaret anısına Kirazlı Köyü'nde zeytin fidanı dikildi. Mülkiyeti Kuşadası Belediyesi'ne ait olan arazi üzerinde oluşturulan zeytinlikte ilk fidanları Ceyda Düvenci, Kayalı ve Jocknick dikti. Dikilen zeytinlerin tüm geliri Kirazlı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'ne bağışlanacak. Hem çevre bilinci için farkındalık yaratılmak istendiğini hem de bölgenin kalkınmasına destek verileceğini dile getiren Ceyda Düvenci, ailenin de simgesi olan zeytin ağacı dikilmesi nedeniyle çok mutlu olduklarını ifade etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

-Gemilerin limana yanaşmasından görüntü,

-Güvercinada'daki kokteylden görüntü,

-Ağaç dikiminden görüntü,

-Konuşmalardan görüntü.

Haber - Kamera: Latif SANSÜR/ KUŞADASI (Aydın),

============================================

Yalova Üniversitesi'ne atanan Rektör Vekili Prof. Dr. alkan görevine başladı

YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından 21 Eylül itibariyle Yalova Üniversitesi'ne Rektör Vekili olarak atanan Prof. Dr. Güler Bilen Alkan, görevine başladı.

Yalova Üniversitesi'nin akademik yıl açılışında Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Erbaş'ın Diyanet İşleri Başkanı olarak atanması nedeniyle rektör vekili olan Prof. Dr. Cengiz Tomar, konuşmasında, "Şahsen ben de kendimi çok layık görmüyorum bu işe. Ben Edinburgh Üniversitesi'nde okudum. Orada hoca olamadımö demişti. CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce de, "Hocam üzülmeyin, iyi üniversitelerde hoca olamamışsınız. Bu ülkede Pavarotti'yi konservatuvara almadık biz, sesi yetersiz diye. Hiç canınızı sıkmayın. Bak ben de genel başkan olamadım. Ben moralimi bozuyor muyum? Sen niye bozuyorsun'ö diye konuşmuştu. Açılıştan 3 gün sonra ise rektör vekili Tomar, değiştirilerek yerine YÖK tarafından İskenderun Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güler Bilen Alkan atandı.

Bugün itibariyle de Yalova Üniversitesi'ne gelerek görevine başlayan Prof. Dr. Güler Bilen Alkan, yaptığı açıklamada, Yalova Üniversitesi'ne Rektör Vekili olarak atanmış olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek kendilerine tevdi edilen bu görevi layıkıyla yerine getirme gayreti içinde olacağını belirtti.

 

Haber: Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA,  

============================================

Erzincan Lisesi'nin 600 mezunu Pilav Günü'nde buluştu

 

ERZİNCAN Lisesi'nin 600 mezunu, bu yıl ilki düzenlenen 'Pilav Günü'nde buluştu.

Erzincan'da 1905 yılında açılan ve 2010 yılından beri Anadolu Lisesi statüsünde eğitim veren Erzincan Lisesi bugüne kadar 14 bin 175 mezun verdi. Erzincan Lisesi Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan valiler, milletvekilleri, profesörler, belediye başkanları, şairler, yazarlar, ressamlar, araştırmacılar, iş adamları ve gazeteciler yetiştirdi. Lisenin bahçesinde düzenlenen Pilav Günü'ne Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün, Erzincan Baro Başkanı Avukat Adem Aktürk ve 600 mezun katıldı.Tarihi lisenin Pilav Günü'ne katılan mezunlar, hasret giderip, eski günleri andı. Milli Eğitim Müdürü Aziz Gün, etkinlikte yaptığı konuşmada Erzincan Lisesi'nden mezun olanların yıllar boyu önemli görevlerde ve yerlerde bulunmalarından dolayı mutlu olduklarının belirtti. Aziz Gün, "Tanışmalar heyecan, ayrılıklar ise acı verir. ya kırılan kalbinizin bir parçasını bıraktırır orada ya da çok güzel anılarla ayrılırsınız. Sizler hayat kitabınızın bir sayfasını burada kapatıp, yeni limanlara yelken açtınız. Sizler mevsimlik açan çiçekler gibi burada çiçek açtınız, ondan sonra yurdun farklı güzel yerlerine gittiniz. Biliyoruz ki gittiğiniz yerlerde yeni açan çiçeklere fırsatlar verdiniz" diye konuştu. Erzincan Lisesi Müdürü İbrahim Salar, mezunların yılda bir kez Erzincan dışında toplandığını, bu yıl ilk kez düzenlenen Pilav Günü'ne de 600 mezunun katıldığını belirtti. Salar, eski öğrencilere gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür etti. Konuşmalardan sonra sahneye çıkan eski mezunlar, duygu ve düşüncelerini aktardı. Mezunlardan bazıları şiir okudu, bazıları da anılarını paylaştı. Müzik dinletisinin ardından, mezunlara etli pilav ve ayran ikram edildi. Eski mezunlar yıllar sonra okudukları sınıfları gezerek eski günlerini yeniden yaşama imkanı buldu.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

-Lise girişinden görüntü

-Okul bahçesinden görüntü

-Eski mezunlardan genel detay görüntü

-Okul müdürünün konuşması

-Milli eğitim müdürünün konuşması

-Müzik dinletisi ve pilav ikramı

-Eski mezunların okulu gezmeleri

Haber-Kamera: Coşkun MENEK/ ERZURUM,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Dha Yurt Bülteni-13 - Erzincan
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 20.10.2020 19:24:54. #1.14#
title