CHP Ankara Milletvekili Sarıhan Açıklaması

CHP Ankara Milletvekili Sarıhan Açıklaması

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, 12 Mart ve 12 Eylül deneyimleri gözönünde bulundurularak, hukuk yollarından ayrılmanın ve şiddeti seçmenin, tüm ülkeye verdiği zararın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Gün, halkın birliğini bozucu her türlü eylem ve işlemden vazgeçilme günüdür" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Sarıhan Açıklaması

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, 12 Mart ve 12 Eylül deneyimleri gözönünde bulundurularak, hukuk yollarından ayrılmanın ve şiddeti seçmenin, tüm ülkeye verdiği zararın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Gün, halkın birliğini bozucu her türlü eylem ve işlemden vazgeçilme günüdür" dedi.     

Sarıhan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 12 Eylül 1980 darbesine ilişkin davanın iki sanığının da şu an yaşamadığını, ancak Türkiye tarihine, bu davada sanıkların nihayet yargılandıklarının ve mahkum edildiklerinin yazılacağını belirtti.

Ülkenin şimdi yeni bir süreçte bulunduğunu dile getiren Sarıhan, "12 Eylül'ün yarattığı tahribatın ürünü olan iktidar, 13 yıllık baskıcı ortamına karşı itirazı içeren 7 Haziran seçim sonuçlarını aşabilmek ve tek başına iktidar olabilmek hırsıyla ülkeyi yeniden kan gölüne çevirdi" iddiasında bulundu.

"12 Eylül öncesinde iktidarda bulunanların yanlı ve ayırımcı uygulamalarıyla ortaya çıkan çatışma ortamı, bugün daha vahim bir biçimde devam ediyor" görüşünü savunan Sarıhan, "Daha önce siyasi düşünce farklılıkları nedeniyle çatışan taraflar, bugün içeride ve dışarıda etnik köken ve dinsel inançları bahane edilerek vuruşturuluyor. Dün olduğu gibi bugün de hepimizin çocukları ölüyor" ifadesini kullandı.

Şenal Sarıhan, "Her ölümün arkasından yükselen şiddet, özellikle Kürt ve Türk kökenli yurttaşlar arasında kardeşliği, birliği yok edici sonuçlar yaratmaya gebedir" değerlendirmesinde bulundu.

Son günlerde yaşanan olguların, kardeşliğe büyük ölçüde zarar verdiğini belirten Sarıhan, şunları kaydetti:

"Bugün 12 Mart ve 12 Eylül deneyimlerinden dersler çıkararak, hukuk yollarından ayrılmanın, şiddeti seçmenin bütün bir ülke halkına verdiği zararı bir kez daha değerlendirerek, halkın birliğini bozucu her türlü eylem ve işlemden vazgeçme günüdür. Demokrasi ve özgürlüklerin yolu, demokrasi için hak arama yolu şiddetten geçmez. Şiddete yönelenler, ister devlet güçleri, bireyler ya da gruplar olsun, mutlaka kendi uyguladıkları şiddetin mağduru olurlar. 12 Eylül 1980'den 35 yıl sonra çağrım, şiddete 'hayır', barışa 'evet'tir."

Sarıhan, 12 Eylül davasının düşüp düşmediğine ilişkin bir soru üzerine Sarıhan, ana davanın düştüğüne ilişkin herhangi bir yargı kararının şu anda resmen tebliğ edilmediğini aktardı.

İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarla ilgili soruşturmaların devamının zorunlu olduğunu ifade eden Sarıhan, "Çünkü bu suçlar, bireye karşıdır elbette ama esas olarak mağduru insanlıktır. Bu yanıyla hem Anayasa Mahkemesinde, hem AİHM'de, hem de diğer uluslararası alandaki yargı sistemlerinde bu davayı hukukçu arkadaşlarımız özenle izleyeceklerdir. O sebeple bu 'dava bitti' denemez" diye konuştu.

Kaynak: AA