Bakan Çelik'in Kızı Büşra 'Mihmandar' Olacak

Bakan Çelik'in Kızı Büşra 'Mihmandar' Olacak

Milli Eğitim Bakanlığı Tarafından Hayata Geçirilen "Gönül Köprüsü Projesi" Kapsamında Bakan Hüseyin Çelik'in 8. Sınıf Öğrencisi Kızı Büşra Vuslat Çelik de, Doğu İllerinden Gelecek Bir Öğrenciyi Evinde Misafir Edecek.

Bakan Çelik'in Kızı Büşra 'Mihmandar' Olacak

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Gönül Köprüsü Projesi" kapsamında Bakan Hüseyin Çelik'in 8. sınıf öğrencisi kızı Büşra Vuslat Çelik de, doğu illerinden gelecek bir öğrenciyi evinde misafir edecek.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, MEB Şura Salonu'nda Gönül Köprüsü Projesi'ne ilişkin düzenlenen töreninin ardından basın yayın kuruluşlarının Ankara temsilcileri ve eğitim muhabirleriyle öğle yemeğinde biraraya geldi. Yemekte İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Murat Odabaş da yer aldı. Başkent Öğretmenevi'ndeki yemeğin ardından Bakan Çelik, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Çelik, bu yıl son kez yapılacak olan OKS sınavlarındaki son durumun sorulması üzerine, "Biliyorsunuz OKS bu yıl son kez yapılıyor ve gelecek sene OKS olmayacak. SBS yeni müfredata göre yapılıyor. Bunların detayları eğitim muhabirleri arkadaşlarımız tarafından biliniyor" dedi.

Çelik, bir gazetecinin Gönül Köprüsü Projesi'nde bir sıkıntı yaşanıp yaşanmayacağını sorması üzerine mihmandar aileler, mihmandar öğrencilerin aileleri olacağını belirterek, "Bunlar sıradan aileler olmayacak. Muğla'ya Iğdır'dan öğrenci gidiyor. Iğdır'dan Muğla'ya gidecek öğrenci sayısı bellidir. Muğla'da da onlara mihmandarlık yapacak ve ev sahipliği yapacak çocuklar bellidir. Iğdır'daki çocuğumuz lise birinci sınıfta ise Muğla'daki çocukta lise birinci sınıfta olacak. Bunu İl Milli Eğitim Müdürlükleri gönüllük esasına göre belirlediler. Gönül köprüsünde hiçbir şey zorunlu olmayacak. Öğrenci gönüllü olacak, aile gönüllü olacak" dedi.

"ÖZELLİKLE KENDİ ŞEHİRLERİ DIŞINA ÇIKMAMIŞ ÖĞRENCİLER SEÇİLECEK" Bakan Çelik, öğrencilerin Kredi Yurtlar Kurumu'na bağlı yurtlarda kalacağını ifade ederek, mihmandar ailelerin ise öğrencilere 2 gün boyunca bulundukları yerleri gezdireceklerini söyledi. Çelik, ayrıca her grubun başında bir idareci ve iki öğretmenin bulunacağını kaydetti. Çanakkale'ye de her yıl 10 bin öğrenci gönderdiklerini hatırlatan Bakan Çelik, bu konuda ciddi tecrübelerinin bulunduğunu söyledi. 100 bin öğrencinin dağıtımının 2 aya yayılacağını belirten Çelik, "Para konusunda bir sıkıntımız yok.

Taşıma giderlerini onlar karşılıyor. Çocuklarımızın kalma giderlerini, ek öğün yemeklerini de siz valililer ile kendi imkanlarımızla halledeceğiz" diye konuştu.

Bir gazetecinin Gönül Köprüsü kapsamına alınacak öğrencilerin hangi kriterlere göre seçileceğini sorması üzerine Bakan Çelik, özellikle kendi şehirleri dışına çıkmamış öğrencilerin seçildiğini söyledi. Çelik, seçim yapılırken maddi durumu iyi olmayan, yatılı okulda okuyan ve başarı durumlarının kıstas olarak alındığını belirterek, "Batıdan doğuya giderken de ailelerin istemesi lazım. Yani ben çocuğumu bu geziye göndermek istiyorum demesi lazım. Ve yine orda başarıyı ödüllendiren bir yapı olacak" dedi.

Turcell'in söz konusu projeye ne kadar kaynak aktardığının sorulması üzerine Bakan Çelik, "Maliye Bakanı'nın duymaması için gizli tutuyoruz. Ama kocaman bir para olduğunu biliyorum, gerisi önemli değil. Para da iş mi?" şeklinde konuştu.

Projenin çok kolay bir iş olmadığını kaydeden Çelik, ücretsiz kitap dağıtımına dikkat çekti. Çelik, "Önümüzde harita var. 60 bin noktaya kitap ulaştıracaksınız düşünebiliyor musunuz? Kaç noktaya gazete dağılır il ve ilçelere ve bunun için kurulmuş koca koca firmalar var. Bu ondan çok daha büyük bir şey. Bu ücretsiz kitap meselesi ama görmemişler ne olacak ki, kitap melesi diyorlar" diye konuştu.

"GÖNÜLLERDEKİ BÖLÜNME TOPRAK BÖLÜNMESİNDEN DAHA TEHLİKELİDİR" "Ben şuna inanıyorum. Ben Türkiye'de toprak bölünmesi olacağına inanmıyorum" diyen Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Birlik bütünlüğümüz diyoruz ya. Bence gönüllerdeki bölünme toprak bölünmesinden daha tehlikelidir. Bu açıdan herkesin bu konuda şapkasını önüne alıp düşünmesi lazım. Bu kolay da değil. Şimdi bakın biz bu gayretlerle bir şey yapmaya çalışıyoruz. Bu memleketin insanını kaynaştırmaya çalışıyoruz. Bu son derece önemli, siz bir taraftan kürekle kuyu kazmak gibi bir atmosfer oluşturmaya, bir imaj oluşturmaya çalışıyorsunuz, ama bir bakıyorsunuz ufak bir fırça darbesiyle o imaj alt üst olabiliyor. Dolayısıyla bu konularda çok dikkatli olmamız lazım." Bakan Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv ve kendisinin ortak noktasının 'yatılı okuldan' gelmeleri olduğunu belirterek, "Batıda fakir çocuklar için yatılı okul yoktur. Oradaki okullar daha çok hali vakti yerinde olanların çocukları disipline edilsin diye açılan okullardır ve oralara ciddi paralar ödenir. Bizdeki gibi devlet parasız yatılı okulları yoktur. Biz devlet parasız yatılı okullarına gitmeseydik, ben şahsen yatılı okula gitmeseydim, babamın köyünde ilkokul da yoktu. Ben ilkokula bile gidemezdim. Süreyya Bey'in hikayesi ortada, Sayın Başbakan'ın hikayesi ortadadır" dedi.

"TÜRKİYE'NİN HER YERİNDE COŞKUYLA KARŞILANAN TEK LİDER 'BAŞBAKAN'DIR" Bir gazetecinin, Bakan Çelik'in Gönül Köprüsü Projesi'nin tanıtım toplantısında, proje isminin Başbakan Erdoğan'la yaptığı gezilerden esinlenerek verildiğini söylediğini hatırlatması üzerine Çelik, "Biz tabii Sayın Başbakanımızla batıdan doğuya, güneyden kuzeye gerek açılışlar dolayısıyla, gerek siyasi faaliyetler dolayısıyla ülkenin her tarafına gittik. Bunu bir propaganda amacıyla söylemiyorum. Bir tespitin, bir gerçeğin ifadesidir. Türkiye'de bundan önce olmamıştı. İç Anadolu'nun tipik 5 vilayetini alın, Kayseri'yi, Yozgat'ı, Çankırı'yı alın. Öte taraftan Diyarbakır'ı, Şanlıurfa'yı, Batman'ı alın. Buranın demokratik yapısı belli, insanların eğilimleri de belli. Fakat ilginç olan; her ikisinde de bugün Türkiye'de aynı sevgiyle, aynı coşkuyla, aynı heyecanla karşılanan, ağırlanan, uğurlanan, alkışlanan bir tane siyasi lider var o da Sayın Başbakan'dır. Bunun aksini söyleyebilecek bir arkadaşımız var mıdır? Bu şu demektir; eğer bir Başbakan 81 ilin Başbakanı olabilirse, 7 ilin Başbakanı olabiliyorsa, bir siyasi parti 7 bölgesinin, 81 ilin partisi olabilirse işte Türkiye o zaman kenetlendi demektir. Sayın Başbakan'ın bu yapısı da Türkiye için büyük şans ve fırsattır" dedi.

BAKAN ÇELİK'İN KIZI BÜŞRA DA MİHMANDAR OLACAK Bir gazetecinin, projeye nerede ve nasıl katılacağını sorması üzerine Bakan Çelik, "Benim 8. sınıfta bir kızım var. İki oğlum üniversite öğrencisidir. Kızım da nereden gelecekse, Milli Eğitim Müdürlüğü kimi bize havale ederse bir öğrencinin mihmandarı olacak. Benim kızım da birine ev sahipliği yapacak. Onu eve getirecek, Ankara'da gezdirecek. Kendisi 2 gün boyunca ne yapıyorsa onu birlikte yapacaklar" yanıtını verdi.

Bir başka gazetecinin Bakan Çelik'in kızı Büşra'nın da doğuya gidip gitmeyeceğini sorması üzerine Çelik, kendi kızının sürekli gittiğini ve doğuda görmediği çok az ilin bulunduğunu söyledi. Cizre'de bir öğrencinin sınıf başkanlığından alınması üzerine haksızlık yapıldığını belirterek bir kampanya başlatmasının hatırlatılması üzerine Çelik, "Sivil itaatsizliğe erken başlamış. İşte bizim demokrasi eğitimi de bu işte. Kimse kendini çoban, vatandaşı koyun gibi görmesin. Vatandaş, demokratik toplum her ne kadar kendisinin idare edilmesine izin verir ama güdülmesine müsaade etmez" dedi.

(DUY-CC-CC-Y)