Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu Eskişehir'de

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu Eskişehir'de

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, "Türkiye'de Bir Türban Sorunu Yoktur" Dedi.

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu Eskişehir'de

Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, "Türkiye'de bir türban sorunu yoktur" dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Eskişehir Şubesi tarafından Anadolu Üniversitesi'nde (AÜ) düzenlenen konferansta konuşan Kanadoğlu, Türkiye'nin önemli bir dönemden geçtiğini belirterek, "Bir hafta içinde öyle bir dönem geçirdik ki, bu dönemin başlıca aktörlerini ve Türk ulusunun kırılmış, incinmiş olan kutsal onurunu herhalde ne Türk milleti unutacaktır, ne de tarih affedecektir" diye konuştu. Sabih Kanadoğlu, devlet organları ve kurumlarının birbiriyle kavgalı hale geldiğini savunarak, şunları söyledi:

"Bu, herhalde Türkiye'nin yararına olan bir durum değildir. Bir sorun teşkil etmemekle beraber, gençleri dahi birbirine düşürecek, aralarında gerginlik oluşturacak bir kaos ortaya çıkarabilmek, ancak siyasetçilere mahsus olsa gerek. Siyaset, sorun çözme sanatıdır. Biz de ise siyaset, sorun oluşturma sanatı haline gelmiştir." Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu, ulusal bir iradenin eseri olmayan anayasanın ömrünün bir iktidar kadar olacağını, anayasa değişikliğinin kısa süre sonra tekrar gündeme geleceğini ileri sürdü. Sabih Kanadoğlu, "Anayasanın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişikliklerle türbanın serbest bırakıldığı iddiası ortaya atılmıştır. Türkiye'de bir türban sorunu yoktur. Türkiye'de iki sorun vardır. Türkiye devamlı olarak dinin siyasete alet edileceği ve bundan siyasi çıkar sağlanacağı bir ülke olarak kalacak mıdır? Yoksa laik cumhuriyetin gereği mi yerine getirilecektir? İkinci sorun, Türkiye hukuk devleti olmaya hak kazanmış mıdır? Hukukun üstünlüğü geçerli midir? Yoksa Türkiye, hukuk devletiyle ilgisi olmayan ve güçlünün her türlü isteğini yerine getirebildiği bir ülke olarak mı kalacaktır? Sorun budur. Türban sorunu, Türkiye'nin bu iki konusuna sarılan bir bez parçasından ibarettir" ifadelerini kullandı. Anayasa değişikliğinin, başörtüsünü serbest bıraktığının 'yalan' olduğunu iddia eden Kanadoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü, anayasanın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişikliğin, malumu ilandan ve eski metinden hiç bir farkı yoktur. 17. maddeyi ortadan kaldırmadan, ya da 17. maddeye herhangi bir ek yapmadan, ya da ek bir madde çıkarmadan türbanı üniversitelerde serbest bırakma olanağı yoktur. Cehalette sınır yoktur. Bunu cehaletle adlandırmanın da yeri yoktur. Bu bir art niyettir. Aslında türban takan genç kızlarımızla da sorunumuz yoktur. Sorunumuz, bu inancı doğru ya da yanlış kullanarak, bundan siyasi bir çıkar sağlamaya çalışan siyaset adamlarıdır. Bunlara siyaset adamı ifadesini söylemek bile fazladır." Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Azmi Kerman, konuşmasının ardından Kanadoğlu'na hediye verdi. Sabih Kanadoğlu, konferansın ardından "Alaturka Demokrasi" adlı kitabını imzaladı. Bu arada, Kanadoğlu'nun yanına gelen bir öğrenci, ''Yerleşkede türbanlı öğrenciler geziyor. Bu tür giyinen öğrencileri üniversitede görmek istemiyoruz. Bu sorunu rektöre iletmenizi istiyoruz'' dedi. Sabih Kanadoğlu ise, bu tür olayların provakasyon olabileceğini ve dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Konferansı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, YÖK Üyesi Prof. Dr. Engin Ataç ve çok sayıda öğrenci takip etti.

(OÖ-OK-Y)