'Türban TBMM'de de Serbest Olmalıdır' Demedim

'Türban TBMM'de de Serbest Olmalıdır' Demedim

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, 'Türban TBMM'de de Serbest Olmalıdır' Diye Bir İfadem Olmamıştır' Dedi.

'Türban TBMM'de de Serbest Olmalıdır' Demedim

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, ''Türban TBMM'de de serbest olmalıdır' diye bir ifadem olmamıştır'' dedi.

Egemen Bağış, bazı basın yayın organlarında kendisine atfen yayınlanan ' 'AKP'li Bağış'a göre türban Meclis'te de serbest olmalı'' haberlerin gerçekleri yansıtmadığını ifade etti. Bağış, şunları kaydetti:

''Ocak ayı sonunda özel bir ziyaret için bulunduğum Almanya'da söylediğim sözler kurgulanmıştır. Yine bu kurgunun sözde haberi, TBMM'deki anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında maksatlı biçimde medyaya servis edilmiştir. Burada maksat, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ve Hükümet'i zan altında bırakmak, zihinleri bulandırmak ve toplumsal gerilim yaratmaktır.

Ülkemizde bu tür kurgulanmış senaryolar yakın geçmişimizde de yaşanmıştır, yeni değildir. Tekrar tekrar sergilenen ve artık kolayca fark edilmesi gereken çirkin bir oyunu yeniden izlemekteyiz. Oyun baştan sona kışkırtmadır, provokasyondur. Sözlerim bir yemek sırasında söylenmiştir. Söylediğim genel sözler, içine yorum katılarak, başlığına yorum eklenerek paketlenmiştir.

'Türban TBMM'de de serbest olmalıdır' diye bir ifadem olmamıştır.''

''Durum böyle iken'', ''AKP'li Bağış'a göre türban Meclis'te de serbest olmalı'' şeklinde kurgulanmış bir haber yapıldığını belirten Egemen Bağış, şunları söyledi:

''Bu ifadeler benim değil, bu kurguyu kaleme alanların yakıştırmasıdır. 'Bağış'a göre' diyor. Bunu diyen, ben değil, bu senaryoyu yazanın yakıştırmasıdır.

Yine dolaylı cümleyle 'serbest olmasını savundu' ifadesi de senaryo yazarının yakıştırmasıdır.

Savunduklarım; demokrasidir, fikir ve inanç özgürlüğüdür, insan haklarıdır. 'Mini etekle başörtüsünün özgürlüğüdür, ortak kardeşliğidir ve birbirine hoşgörüsüdür'. Bunları tekrar tekrar savundum. Savunmaya devam ediyorum.

Adı geçen Almanya konuşmamda 'Parti olarak herhangi bir görüşümüz yok' dedim. 'Baştan sona yaptığım konuşma kişisel görüşlerimdir' dedim. Oradaki muhabirlere 'Şimdi siz bu söylediklerimi çarpıtırsınız' dedim. 'Millet neyse, vekili odur' diyerek genel bir doğruyu tekrarladım.

Eğer şüphesi olan varsa, TBMM, onu seçen milletinin yansımasıdır. Bu da 23 Nisan 1920'den beri Türkiye'nin gerçeğidir.

Sözlerimin komplo, tuzak ve paranoya penceresinden değil, 'Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' penceresinden okunması gerekmektedir.''