TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulu

AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, "Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmalıyız. Çevrenin kirlenmesini önlemek için üzerimize düşen görevleri mutlaka yapmalıyız." dedi.

TBMM Genel Kurulu

Milletvekili , "Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmalıyız. Çevrenin kirlenmesini önlemek için üzerimize düşen görevleri mutlaka yapmalıyız." dedi.


TBMM Genel Kurulu, başkanvekili Ahmet Aydın Başkanlığında toplandı.


Gündemdışı söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili Ilıcalı, 5 Haziran'ın, 1972 yılında "Dünya Çevre Günü" olarak kabul edildiğini anımsattı.


Çevrenin, toprağın, suyun, havanın, değişik nedenlerden dolayı kirlendiğini belirten Ilıcalı, "Bundan dolayı da burada yaşayan insanlar büyük ölçüde zarar görüyor." diye konuştu.


Teknolojinin ilerlediği, nüfusun ve insanların ihtiyaçlarının her geçen gün arttığını vurgulayan Ilıcalı, şöyle devam etti:


"Bunları yaparken doğaya zarar vermemek, toprağımızı korumak, suyumuzu kirletmemek, zaten çok az olan su kaynaklarını en iyi şekilde kullanmamız gerekiyor. 50 yılda tropik ormanların ve doğal otlak alanların yok olma pahasına tarım alanları 1,4 milyar hektardan 1,5 milyar hektara ulaştı. Her yıl 51 kilometrekare toprak erozyonla kaybediliyor ve Avrupa'da her bir saatte 11 hektar tarım alanı binalarla örtülerek kullanılmaz hale getiriliyor. Çöpe atılan gıda, bugün dünya çapında yetersiz beslenen 842 milyon insana yetecek miktarda."


Ilıcalı, gelecek nesillere iyi bir çevrenin bırakılmasını isteyerek, şunları kaydetti:


"Çevrenin kirlenmesini önlemek için üzerimize düşen görevleri mutlaka yapmalıyız. Sadece bir hafta boyunca değil, her gün bu bilinçte olmamız lazım. Tüm insanların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı vardır. Bu hakkı vermek için de siyasetçiler olarak, akademisyenler olarak gerekli çalışmaları yapalım."


CHP İstanbul Milletvekili , son 14 yılda hükümetin parasız kamusal sağlık hizmetlerinden tamamen çekildiğini bildirdi.


Bugün yürürlükte olan Sağlıkta Dönüşüm Programı'yla, Türkiye'de hastanelerin ticarethaneye, hastaların müşteriye, doktorların müşteri temsilcisine dönüştürüldüğünü öne süren İlgezdi, "Sağlık kurumlarının kar amacı gözeten ticarethanelerden hiçbir farkı kalmadı." ifadesini kullandı.


Sağlık hakkının, toplumun geniş kesimleri için ulaşılması zor, lüks bir tüketim aracı haline geldiğini savunan İlgezdi, "Sağlığın bir kamu hizmeti olduğunu unutanlara bir kez daha hatırlatmak isterim ki parasız ve kaliteli sağlık hizmeti sadaka değil, temel haktır." sözlerini sarfetti.

Kaynak: AA

Manşet

Haberler