Dervişoğlu, 'Kaşıkla verilen zam kepçeyle geri alınıyor' diyerek vergiyi eleştirdi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Dervişoğlu, 'Kaşıkla verilen zam kepçeyle geri alınıyor' diyerek vergiyi eleştirdi
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, Ankara'daki Emek Çalıştayı'nda 'Kaşıkla verilen zam, kepçeyle geri alınıyor' dedi. Dervişoğlu, vergi dilimlerinin güncellenmediğini, dolaylı vergilerin toplam vergideki payının yüzde 62 olduğunu ve kriz faturasının dar gelirliye yüklendiğini söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Kaşıkla verilen zam, kepçeyle geri alınıyor. Bunun üstüne KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler eklendiğinde, krizlerin faturası, doğrudan dar gelirlinin sırtına yükleniyor. Türkiye'de toplam verginin yüzde 62'si dolaylı vergilerden geliyor" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara'da düzenlenen 'İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı'nın kapanış programına katıldı. Dervişoğlu, çalıştayda emeğin sorunlarının ele alındığını belirterek, "Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdik. Emeğin tüm bileşenlerini bir araya getirerek, 'Bu ülkede alın teri, hakkını ne zaman alacak' sorusunun cevabını, çalışma hayatımız, emek dünyamız ve akademik birikimimizin, yeterliliği asla tartışılamayan en yetkin isimlerle birlikte aradık. TÜRK-İŞ'ten HAK-İŞ'e, DİSK'ten Memur-Sen'e, KESK'ten Hür-Sen'e, TİSK'e kadar, farklı görüşlerden, farklı geleneklerden gelenler aynı masanın etrafında oturdu. Şu hususta mutabık kaldık; bu düzen, alın terine karşı haksızdır. ve bu haksızlık, sürdürülemez" dedi.

'BUNUN ADI BÜYÜME DEĞİL'

Türkiye ekonomisindeki büyüme rakamlarını değerlendiren Dervişoğlu, "Türkiye ekonomisi kağıt üzerinde büyüyor. Kişi başına milli gelir rekor diye ilan ediliyor. Ama büyümenin meyvesi, çalışanın sofrasına değil, doğrudan doğruya malum çevrelerin kasasına akıyor. Bu iktidardan önce, emeğin milli gelirden aldığı pay yaklaşık yüzde 52 ile tarihi zirvesini görmüştü. TÜİK'in açıkladığı son büyüme verisinde emeğin payı yüzde 38'e geriledi. Bunun adı büyüme değil, bölüşüm şokudur. Modern iktisadın kurucusu sayılan Adam Smith, 'Üyelerinin büyük çoğunluğu yoksul ve sıkıntı içinde olan hiçbir toplum, gerçekten müreffeh ve mutlu olamaz' der. Türkiye'de bugün yaşanan, tam da bu mutsuzluk halidir. Kaynakları yoksuldan zengine aktaran bu düzen, rakamlara sığınarak bize sanal bir zenginlik masalı anlatıyor. Ama hakikatte olan ise orta direğin çöküşü, nitelikli istihdam yaratma kabiliyetimizin ağır yara almasıdır" diye konuştu.

'KAYIRMACILIĞA SON VERİLMELİDİR'

Dervişoğlu, "Bu adaletsizlik, kamu hizmetinin niteliğini ve kamu kurumlarının itibarını içten içe çürütmektedir. Kamuya girişte temel yöntem, objektif ve denetlenebilir sınav olmalıdır. Mülakat yoluyla kayırmacılığa artık son verilmelidir. Görevin nitelikleri sebebiyle mülakat uygulanmak zorunda olan, istisnai alanlarda ölçütler önceden açıklanmalı, süreç kayıt altına alınmalı ve yargısal denetime açık olmalıdır. Devletin ölçüsü, siyasi sadakat değil, liyakat ve ehliyet olarak belirlenmelidir. Kadrolu, sözleşmeli, sürekli işçi ve diğer statüler arasındaki karmaşa mutlak suretle giderilmelidir. Aynı işi yapan çalışanlar arasında objektif gerekçeye dayanmayan ücret ve özlük hakkı farklılıkları ortadan kaldırılmalıdır" dedi.

'MAAŞ, AYLAR İLERLEDİKÇE BUHARLAŞIYOR'

Asgari ücret ve gelir vergisi dilimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, "Enflasyon durdurulamazken asgari ücretliyi yılda tek artışa mahkum eden sistem, alım gücünü bütünüyle eritiyor. Asgari ücret artık koruyucu bir taban değil; çalışanların yarısından fazlasının hapsedildiği bir tavana dönüştü. Ama bu tablonun sömürü çarkı, gelir vergisi dilimlerinde dönüyor. Dilimler, bilerek gerçek enflasyon oranında güncellenmiyor. Gelirler, kağıt üzerinde artıyor gibi görünüyor ama işçi de memur da daha yaz gelmeden kendini, çok kazananların ödemesi gereken üst vergi dilimlerinde buluyor. Ocakta alınan maaş, aylar ilerledikçe buharlaşıyor. Kaşıkla verilen zam, kepçeyle geri alınıyor. Bunun üstüne KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler eklendiğinde, krizlerin faturası, doğrudan dar gelirlinin sırtına yükleniyor. Türkiye'de toplam verginin yüzde 62'si dolaylı vergilerden geliyor. Bordrolu çalışanın maaşından kesilen Gelir Vergisi, bütün şirketlerin ödediği Kurumlar Vergisi'ni geride bırakıyor. Yandaş şirketlerin borcu bir gecede af ile ya da yasal düzenleme ile sıfırlanırken, emekçinin vergisi daha maaşı yatmadan bordrosunda kesiliyor" diye konuştu. Vergi sisteminde düzenleme yapılması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Asgari ücret, refah payı gözetilerek düzenlenmelidir. Gelir Vergisi dilimleri, gerçek enflasyon oranında belirlenmelidir. Temel ihtiyaç mallarındaki dolaylı vergi yükü azaltılmalıdır. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınan adil bir düzen kurulmadan, bu sömürü çarkı kırılamaz" dedi.

'HER ÖNERİ KANUN TEKLİFİMİZ OLACAKTIR'

Çalıştayda ortaya çıkan önerilerin Meclis gündemine taşınacağını belirten Dervişoğlu, "Dün söylediğimi bugün de tekrarlıyorum ve sizlerin huzurunda milletimize ve emek dünyamıza taahhüt ediyorum. Bu çalıştaydan çıkan her öneri, Meclis'te kanun teklifimiz, bütçede değişiklik önergemiz, yurt sathında mücadele başlığımız olacaktır. Bu öneriler iktidarımızda, hükümet programımızın emek başlığını oluşturacaktır. Hedefimiz; emeği esnekleştirerek sömürenlerin değil, alın teri döken milyonların insanca yaşayacağı gerçek bir üretim ekonomisi kurmaktır. Ekonomimizde üretilen değeri hakça bölüşeceğimiz bir refah düzeni artık sadece bir siyasi tercih değil; ülkemiz için bir mecburiyet ve bir varoluş meselesidir" diye konuştu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.