Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'Terörsüz Türkiye' sürecinde çerçeve yasanın bir an önce çıkarılması gerektiğini belirtti. Ayrıca İran'ın Kürt bölgelerine saldırılarını kınadı ve ekonomik krize dikkat çekti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili yasal düzenlemelere ilişkin, "Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır. Yeni bir döneme geçmek için kullanacağımız bir kapıdır. Bu kapıdan geçmek için çerçeve yasa hemen çıkarılmalıdır." dedi.

Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına değinerek, İran'ın bu saldırılara güçlü tepki vermek yerine Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) Kürtlere saldırarak ABD'ye cevap verdiğini, İran'ın ABD-İsrail saldırılarına uğradıkça öfkesini Kürtlerden, Irak'taki Kürt kentlerinden çıkarmaya çalıştığını söyledi.

Bu saldırılarda bazı peşmergelerin hayatını kaybettiğini ifade eden Bakırhan, "Saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz. Kürtlere saldırının İran'a ne yararı var? Bu saldırılar verse verse İran'a büyük zarar verir. İnsan biraz haysiyetli olur. Kürtler, İsrail ve ABD İran'a saldırdığı zaman tarafsızlıklarını korudu. Silahlarını konuşturmadılar. 'Bu savaşın ortağı değiliz.' dediler. Buna saygı göstermek yerine coğrafyasını bombala! Bundan İran'ı vazgeçmeye çağırıyoruz. Başka bir ülkenin sınırları içerisinde olan federal Kürdistan bölgesini bombalayarak kimse bir yere varamaz." diye konuştu.

Türkiye'nin en temel meselelerinden birisinin ekonomi olduğunu dile getiren Bakırhan, milyonlarca vatandaşın hayat pahalılığı altında ezildiğini, vatandaşların yaşamını kredi kartı ve tüketici kredileriyle sürdürmeye çalıştığını savundu.

Temmuz ayı itibarıyla bireysel kredi ve kredi kartı borçlarındaki artış oranına değinen Bakırhan, "Üç büyük şehirde ortalama kira 28 bin lira olmuş. 6 emeklinin maaşını bir araya getirseniz yoksulluk sınırına ancak ulaşabiliyor. Yoksulluk sınırı 117 bin liraya varmış. Buyurun size karanlık tablo. Bu tablonun arkasını çevirdiğinizde ne görüyoruz biliyor musunuz? Bu hükümet faize bir dakikada 199 asgari ücret ödüyor. Sofralar boşalmaya, umutlar azalmaya devam ediyor. Haziran ayı itibarıyla açlık sınırı 36 bin liraya, yoksulluk sınırı ise 117 bin liraya ulaşmış durumda. Buna rağmen 5 milyon emekli 20 bin lira, 8 milyon emekli 28 bin lira gelirle yaşam mücadelesi veriyor." şeklinde konuştu.

Bakırhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni eleştirdi.

Teklifle en düşük emekli aylığının 23 bin 500 liraya çıkarıldığını anımsatan Bakırhan, emeklilere insan onuruna yakışır bir yaşam için maaş zammı verilmesi gerektiğini söyledi.

"Ortak bir yol haritası çıkarılmalı"

Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılan çalışmaları hatırlatarak, demokratik Türkiye'nin inşasının kalkış noktasının "çerçeve yasa" olduğunu belirtti.

"Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır. Yeni bir döneme geçmek için kullanacağımız bir kapıdır. Bu kapıdan geçmek için çerçeve yasa hemen çıkarılmalı, uygulamaya başlanmalıdır." diyen Bakırhan, "Eş zamanlı olarak taraflar ve kamuoyunun mutabık olacağı ortak bir yol haritası çıkarılmalıdır. Demokratikleşme süreci başlamalı ve demokratik entegrasyon inşa edilebilmelidir." ifadelerini kullandı.

Sürecin hızlanması için gerekli siyasi ve hukuki düzenlemelerin geciktirildiğini, yöntem hatasının sürece zarar verdiğini savunan Bakırhan, buna rağmen iktidar temsilcileri ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptıkları görüşmelerde sürecin devam etmesi yönündeki ortak duruşu olumlu bulduklarını kaydetti.

Çerçeve yasanın zamanlaması, içeriği ve yönteminin sürecin ruhuna uygun olması gerektiğini dile getiren Bakırhan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Çerçeve yasa kapsayıcı olmalıdır. Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim koşullarını sağlamalıdır. Öcalan'ın statüsü artık düzenlenmelidir. Çerçeve yasa silahsızlanma süreci için mekanizmalar içermelidir. Demokratik entegrasyon yasalarına zemin hazırlayacak şekilde siyasi ve hukuki zeminde bir yol temizliği yapmalıdır. Parlamentodan çıkması muhtemel çerçeve yasayla eş zamanlı olarak siyaset kurumu da toplumsal uzlaşma ve ortaklığı esas alarak bir yol haritası çıkarmalıdır. Artık yürütme erki barış sürecinde iklimin pozitife dönmesi için üstüne düşeni oynamalıdır. İlk adım olarak da hemen kayyumlar geri çekilmeli, halkımızın seçmiş olduğu temsilciler yerel yönetimleri yönetmelidir. Nusaybin Kamışlı sınır kapıları açılmalıdır. Bu, hem barış sürecine hem de iki ülke ekonomisine hem Suriye'nin iktisadi ve siyasi istikrarına katkı sağlar."

Kaynak: AA / Adem Balta
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.