Konya'da Şeb-i Arus Törenleri

Konya'da Şeb-i Arus Törenleri

Hz. Mevlana'nın 734. Vuslat Yıldönümü Etkinliklerinin Son Gününde Yapılan Şeb-i Arus Törenlerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Köksal Toptan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal ve Çok Sayıda Bakan Katıldı.

Konya'da Şeb-i Arus Törenleri

Hz. Mevlana'nın 734. Vuslat Yıldönümü etkinliklerinin son gününde yapılan Şeb-i Arus törenlerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Köksal Toptan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal ve çok sayıda bakan katıldı.

Mevlana Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenin açılış konuşmasını yapan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, doğumunun 800. yılında bütün dünyada Hz. Mevlana'nın konuşulduğunu belirterek, "Şimdi de onun vuslata ermesinin 734. yılını kutluyoruz. Konya bir Mevlana kentidir ve bu kent yüzyıllardır bu törenlere ev sahipliği yapmıştır, bununla da onur duymuştur. 734 yıl önce insanlara ışık tutan Hz. Mevlana, 734 yıl sonra bile tüm insanlığı aydınlatmaya devam etmektedir" dedi. Konya Valisi Osman

Aydın ise, hangi ırka ve dine mensup olursa olsun insanlığın bu abide şahsiyeti müşterek bir şuurla bağrına bastığını dile getirdi.

Daha sonra kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, başta Mevlana olmak üzere Hacı Bektaş ve Yunus Emre gibi şahsiyetlerin ahlaki temel değerlerini derinden etkilediğini ve doğru yere yönlendirdiklerini ifade ederek, "Mevlana 'Ben Kur'an'ın kölesiyim. Peygamber efendimizin yürüdüğü yolun tozuyum' demiştir. Ama Hz. Mevlana, İslamiyet dışında yer alan birçok insan için de bir çekim merkezi haline gelmiştir. Ünlü düşünür Hegel, 'Mevlana, gelmiş geçmiş en büyük şairlerden birisidir' der. O ki İslamiyet

içinde tasavvufu zirveye çıkaran isimlerin başında gelir. O, Allah ile kul arasında, varlık ile yokluk arasında bütünselliği kavrayan bir insandır. O ki 72 milleti eşit bilmiştir. Çünkü ibadetin temelinde korku ve çıkar değil, sevgi ve aşk vardır. Bizim İslamiyet anlayışımız Talibanları yetiştiren değil, Hz. Mevlana'yı, Hacı Bektaş'ı yetiştiren bir İslam anlayışıdır. İbadetin özünde yaradanla yaradılanın bütünleşmesi vardır. Hz. Mevlana hakkında farklı inançlardaki insanların tümü aynı değerlendirmeleri

yapmaktadır ve onunla birlikte olmak isteyenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Onu bütün dünyaya anlatmak bizim görevimizdir ve bu konudaki eksikliğimizi bir an önce gidermeliyiz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, 734. Vuslat Yıldönümü'nde Hz. Mevlana'yı hürmetle yad ettiklerini ve bu gece sayesinde bu cennet ülkenin ruh köklerine eğilme ve kültürel miraslarına sahip çıkma fırsatı bulduklarını ifade ederek, "Bizler mumun etrafındaki pervaneler gibi, onunla birlikte Allah kelamının nuruna sevgi ile koşuyoruz. İslam ilimdir, fazilettir, yüksek ahlaktır. İslam ile terör yan yana olamaz. Bu sevgi pınarından istifade edebilmek için yüreklerimizi, zihinlerimizi bu büyük hikmet güneşine

çeviriyoruz. Onun mesajları bütün insanlığa, aşkı bütün mahlukatadır. Onun 'Gel' çağrısı bütün yeryüzünde yankılandığı için herkes ona gelmektedir. Ancak 'Geldiğin gibi git' değil, 'Gel ama bir şeyler alarak dön' çağrısıdır bu. Ne mutlu bizlere ki böyle bir mirasın sahibiyiz" diye konuştu. 2007 yılının Mevlana Yılı ilan edilmesinin bütün dünyada adalet ve barış arayışlarına bu toprakların ne büyük katkısı olduğunun bir işareti olduğunu da vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Kim, hangi şer odakları ne kadar çaba

sarf ederse etsin, barış, sevgi ve adalet her zaman galip gelecektir. Bu ülkenin hamuru her türlü haksızlığı, aşırılığı, bölücü ve ayrıştırıcı tezgahı bertaraf edecektir. Mevlana'nın birlik ve bütünlüğünü sonsuza dek koruyacak, verilen kardeşlik yeminini bozmayacaktır. Kendi ürettiklerinin esiri olan hiçbir ruh, ölüm gecesini vuslat gecesi olarak yaşayamaz. İnsanlığı istatistiklerle, rakamlarla anlamaya çalışanlar yanılırlar. İnsanı ve toplumu anlatırken asıl olan sayılar değil, keyfiyettir, özdür. Çünkü

sonunda gideceğimiz yer iki metreküplük bir mezardır" ifadelerini kullandı.

Daha sonra kürsüye TBMM Başkanı Köksal toptan geldi. Toptan konuşmasında, Mevlana'dan sadece bir isminin kaldığını ancak o ismin içinde büyük bir hazinenin de kendilerine miras kaldığını ifade ederek, "Mevlana'nın öğretileri bütün insanlık için derslerle doludur. Onun öğretisi çağlar aşarak 800 yıl sonra bile bize ışık tutuyor. Mevlana; güzeli, doğruyu, iyiyi, aşkı, sevgi ve hoşgörüyü arayanlara müjdeler veren bir sestir. Mutluluk arayanlara yol gösteren bir güneştir. Dünya, Mevlana'nın 'Gel' çağrısına

kulak vermelidir" dedi.

Kürsüye son olarak gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise, fani dünyadan ayrıldıktan 734 yıl sonra hala böyle anılmanın bir fani için büyük bir saadet olduğunu belirterek, "Onun bütün insanlık için inşa ettiği eserleri anlamaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Yaşadığımız dünya siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan insanlığın tarih sahnesindeki bir trajedisine sahne oluyor. Bu toprağın sofrası yüzyıllar boyunca gelen bütün misafirlerine açık olmuştur. Çünkü bu gönül keyfini biz Hz. Mevlana'dan

aldık. Bütün dünya olarak yeniden başlamak için geç kalmış değiliz. Bütün dünyanın sorunlarını barış ve sabırla çözebiliriz" diye konuştu.

Konuşmaların ardından konsere geçildi.

(MÇ-FM-OK-Y)