Ekonomi paketi yasalaştı: CHP'den 'denetim terörü' eleştirisi
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen ekonomi paketi yasalaştı. Pakette, varlık barışının kapsamı girişim sermayesi yatırım fonlarıyla genişletilirken CHP Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu, vergi denetimlerine ilişkin "Bütün Türkiye'de gerçekten böyle bir denetim terörü var" eleştirisinde bulundu. Yüz binlerce küçük esnafın dükkanlarını kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Tanrıkulu, "Kan kusuyorlar gerçekten. Evlerine akşam bir ekmek götürecek paradan bile yoksun hale geldiler bu denetimler yüzünden" dedi.
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen ekonomi paketi yasalaştı. Pakette, varlık barışının kapsamı girişim sermayesi yatırım fonlarıyla genişletilirken CHP Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu, vergi denetimlerine ilişkin "Bütün Türkiye'de gerçekten böyle bir denetim terörü var" eleştirisinde bulundu. Yüz binlerce küçük esnafın dükkanlarını kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Tanrıkulu, "Kan kusuyorlar gerçekten. Evlerine akşam bir ekmek götürecek paradan bile yoksun hale geldiler bu denetimler yüzünden" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, "varlık barışı" ile ilgili düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları sağlayan, ayrıca SGK'ya borç taksitlerinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını öngören Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesi tamamlandı.
"İLLALLAH ETTİRDİNİZ"
Teklifin ikinci bölümü üzerine söz alan CHP Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu, yürütülen vergi politikalarını, denetimleri ve yargı uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. 15 maddelik torba yasanın 17 ayrı konuda ve 7 kanunda değişiklik öngördüğünü belirten Tanrıkulu, "Gerçekten insanlara bu vergi bakımından illallah ettirdiniz, illallah; bu denetimler konusunda özellikle" ifadelerini kullandı.
Küçük esnafın denetimler ve vergi usulü değişiklikleri nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayan Tanrıkulu, Diyarbakır'da karşılaştığı bir örneği şu sözlerle aktardı: "Geçen gün Diyarbakır'da bir kasap dükkanına gitmiştim, 2 kişi oturuyor. Sordum, 'Bunlar kim?' Dediler ki: 'Vergi denetmeni.' Ortağı gibi yani kasabın ortağı gibi orada oturmuş, sekiz saat boyunca ne geldi, ne gitti diye. Ya, bu fakir esnaftan ne istiyorsunuz? İnsanlar zaten zor geçiniyor. Bu, sadece Diyarbakır'da değil, bütün Türkiye'de gerçekten böyle bir denetim terörü var"
"ESNAF KAN KUSUYOR"
Yüz binlerce küçük esnafın dükkanlarını kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Tanrıkulu, "Kan kusuyorlar gerçekten. Evlerine akşam bir ekmek götürecek paradan bile yoksun hale geldiler bu denetimler yüzünden" dedi. Görüşülmekte olan teklifle dokuzuncu kez "varlık barışı" düzenlemesi getirildiğine dikkati çeken Tanrıkulu, mülkiyet hakkı ve yargı bağımsızlığı ihlal edildiği sürece dışarıdan sermaye gelmeyeceğini savundu. Tanrıkulu, "O nedenle bu yasa teklifine 'hayır' oyu vereceğiz" diyerek konuşmasını tamamladı.
"HALK DÜŞMANI VERGİ POLİTİKALARINI REDDEDİYORUZ"
Teklifin 8'inci maddesi üzerine söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, ekonomi paketindeki vergi indirimlerini eleştirerek düzenlemenin halkın değil, sermayenin çıkarlarını gözettiğini savundu. Konukçu, şöyle konuştu:
"Türkiye'de milyonlarca yurttaş asgari ücretle yaşam mücadelesi verirken, çiftçiler borç batağında üretimden çekilirken, küçük esnaf yüksek vergiler ve zamlarla ayakta kalmaya çalışırken büyük şirketlere vergi indirimi sağlanması açıkça patronlara kaynak transferidir. Ayrıca, üretim faaliyeti gerekçesiyle yapılan bu indirim, istihdam artırma ya da ücretleri iyileştirmek şartına bağlanmadığı için şirketlerin bu avantajı işçiye değil, doğrudan kendi kar hanesine yazması kaçınılmazdır. İşçiler düşük ücret, güvencesiz çalışma ve sendikasızlaştırma politikalarıyla karşı karşıyayken patronlara vergi kıyağı sunmak açıkça patron yanlısı bir tercihtir. Biz bu ülkeyi, bu doğayı, bu bütçeyi var edenlerin yani işçilerin, kadınların, çiftçilerin yanındayız. Sermayeyi ve tekelleri gözeten bu neoliberal halk düşmanı vergi politikalarını reddediyoruz. Çözüm, holdinglerin vergisini düşürmek değil, artan oranlı servet vergisi getirmek, emekten alınan vergileri sıfırlamak ve bütçeyi halkın doğrudan ihtiyaçları için demokratikleştirmektir ve böyle bir düzen kurulana kadar, adil bir vergi düzeni kurulana kadar da mücadelemize devam edeceğiz."
"KAYNAĞI BELİRSİZ VARLIKLARI SORGUSUZ BİÇİMDE SİSTEME KATMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ"
Teklifin 8'inci maddesi üzerine söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler ise pakette yer alan varlık barışı düzenlemesine eleştiriler yönelterek, bu uygulamanın dürüst vergi mükelleflerini mağdur ettiğini savundu. Genel Kurul kürsüsünden iktidarın ekonomi politikalarını ve varlık barışı uygulamasını hedef alan Çiler, "Bugün yapmaya çalıştığınız, adına ne derseniz deyin helal olmayan paranın aklanması ya da kara paranın aklanması ya da 'Para nereden gelirse gelsin, helal sayarım.' dediğiniz varlık barışından bahsetmek istiyorum. Yurt dışındaki kaynağı belirsiz varlıkları sorgusuz sualsiz biçimde sisteme katmaya çalışıyorsunuz" diye konuştu.
Çiler, "Amacınız üretim ve yatırım çekmek mi, yoksa seçim için sıcak para akışını sağlamak mı? Neden varlık barışından faydalanan kesimleri açıklamıyorsunuz? Lütfen açıklayın, herkes bilsin. Yıllardır düzenli vergi ödeyen dürüst mükellefi korumak bu mudur acaba?" dedi.
GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARI DA KAPSAMA ALINDI
Kanun teklifinin varlık barışı uygulamalarını içeren 10'uncu maddesi üzerinde AK Parti milletvekilleri tarafından kritik bir değişiklik önergesi verildi. Kabul edilen önergeyle Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 19'uncu maddenin altıncı fıkrasında düzenlemeye gidildi. Banka ve aracı kurumlara bildirilen varlıkların belirli sürelerle Türkiye'de tutulmasını teşvik eden indirimli vergi uygulamasının kapsamı genişletildi. Buna göre; söz konusu varlıklar mevcut hesapların, devlet iç borçlanma senetlerinin ve kira sertifikalarının yanı sıra artık girişim sermayesi yatırım fonlarında da tutulabilecek. Değişiklikle birlikte yatırımcıların işlemlerini kolaylaştıracak mali bir muafiyet de yürürlüğe girdi. Maddenin ilgili fıkrasına eklenen yeni hükümle, bildirilecek varlıkların elde tutulmasına ilişkin süreçte verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmaması kararlaştırıldı. Düzenlemenin gerekçesinde ise, bankalara ve aracı kurumlara bildirilen varlıkların belirli sürelerle Türkiye'de tutulmasını teşvik eden indirimli vergi uygulamasının kapsamına girişim sermayesi yatırım fonlarının dahil edildiği belirtildi.
TBMM Genel Kurulu'nda "varlık barışı" düzenlemeleri, İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları ile SGK borç taksitlerinin 72 aya çıkarılmasını öngören kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, kanun teklifinin oylamasını sonrasında birleşimi 2 Haziran Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.














