Dtso Başkanı Kaya: 2025'te İlk Defa Kapanan Şirketlerin Açılan Şirketlere Oranı Yüzde 40'lara Ulaştı
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, kentte ciddi şirket kapanmaları yaşandığını belirterek, “2025’te ilk defa kapanan şirketlerin açılan şirketlere oranı yüzde 40’lara ulaştı. Bu, yaşadığımız krizin derinliğini gösteriyor” dedi.
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) – Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, kentte ciddi şirket kapanmaları yaşandığını belirterek, "2025'te ilk defa kapanan şirketlerin açılan şirketlere oranı yüzde 40'lara ulaştı. Bu, yaşadığımız krizin derinliğini gösteriyor" dedi.
DTSO Gastronomi Merkezi'nde düzenlenen "2025 Ekonomi Değerlendirme ve 2026 Beklentiler" toplantısına, DTSO Başkanı Mehmet Kaya'nın yanı sıra Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan, Diyarbakır Tekstil OSB Başkanı Sezai Ayas, Karacadağ OSB Başkanvekili Mehmet Beşir Yılmaz, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda gazeteci katıldı. Toplantı öncesinde katılımcılar, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladı.
DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır'daki şirketlerin mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
"26 bin üyeli bir odayız. 2024 ile 2025 şirket açılıp kapanma karşılaştırmasını yaptığımızda doğrusu bugün farklı bazı durumları yaşıyoruz. Bu net olarak çıkıyor. Özellikle kentimizde en fazla kapanan şirketlerin tekstil sektöründe ve özel e-ticaret ile birlikte de beyaz eşya satıcıları gibi gruplarda olduğunu görmekteyiz.
2025'te ilk defa kapanan şirketlerin açılan şirketlere oranı yüzde 40'lara vardı. Normalde, şahıs şirketlerinin limited şirketlere veya anonim şirketlere dönüşümü seyriyle ortalama yüzde 20 civarında seyrederken, 2025 yılında hem bu dönüşüm hem yaşanan genel kriz şirket kapanmalarına net olarak yansımakta ve açılan şirket kapanan şirket oranı yüzde 40'a yakın bir orana yaklaşmış durumda. Bu da yaşadığımız krizin derinliğini gösteriyor."
"2025'te konkordato sayısı son 5 yılın toplamını geçti"
Son beş yıllık konkordato verilerini de paylaşan Kaya, 2025 yılının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak, "2025 yılındaki konkordato sayımız, Türkiye'deki sayıya baktığımızda düşük gibi görünse bile, genel sayılarımızda son 5 yılın toplamı kadar konkordato 2025 yılında ilan edildi. Yani toplamda son 5 yılda konkordato ilan eden firma sayımız 8 iken, 2025'te 9 firmamız konkordato ilan etti" dedi.
"Faizler düşmezse 2026 daha zor olacak"
Kaya, şunları kaydetti:
"Enflasyonda gözle görülür düşüşler olsa bile halen faiz oranlarına yansımayan ve faiz oranlarının yüksekte olduğu bir dönemden geçiyoruz. Endişemiz odur ki 2026 yılında aynı şekilde enflasyon düşse bile faiz oranları o ölçekte düşmediği takdirde bu oranların daha da artacağını söyleyebiliyoruz.
"2025'te 104 firma merkezini batıya taşıdı"
Kentimizden özellikle firmaların merkezlerini batıya taşıma sayıları son dönemlerde artan şekilde devam ediyor. Bunun temelinde yatan neden, finansmana erişimde bölgeye negatif anlamda bankalar tarafından uygulama olduğunu söyleyebiliriz. İlk defa 2025'te bu rakam 100 sayısını aştı. 2025'te 104 firmamız merkezini batıya taşımak zorunda kaldı.
İkinci önemli neden de tabii ki bildiğiniz gibi Kürt sorununun ve bölgedeki sürecin halen iyiye evrilmemesinden kaynaklı özellikle bölge merkezi firmaların batıdaki ihalelerde ayrımcılığa uğradıklarını ileri sürerek merkezlerini batıya taşıdıklarını ifade etmektedirler."
"Suriye'de çatışmaların sonlanması en fazla Türkiye'ye faydası olacak"
Suriye'deki çatışmaların ekonomiye etkisine dikkati çeken Kaya, şunları söyledi:
"Bugün Suriye ile olan ihracat rakamımızın yüzde 100 arttığını, yüzde 99 oranında arttığını ifade ettik. Nusaybin kapısı 13 yıldır kapalı. İşte hemen yanında Ceylanpınar kapısı kapalı. Şimdi bu kapıların açıldığını düşünün ve Suriye'de çoğulculuğa dayanan doğru dengeli bir yönetimin oluşması demek, yani çatışmaların sonlanması, orada bir barışın sağlanması, Türkiye'de Kürt sorunun çözülmesi demek en fazla Türkiye'ye faydası olduğu kadar bölgeye faydası olacaktır.
Geçmişte Irak'la ilgili güvenlik politikalarını öne çıkaran, beka sorununu öne çıkaran politikanın ne kadar yanlış bir uygulama olup süreç içerisinde bugün Irak Kürdistan bölgesi ile Türkiye'nin yakaladığı işbirliğine baktığımız zaman 1990'lı yılların söylemini bugün Suriye'de ifade ettiğimizi görüyoruz. Ama biz Irak'ta önemli bir pazarı hızla kaybediyoruz."
"Güvenlik politikaları pazarı kaybettirdi"
Irak ve Suriye örneklerini veren Kaya, Türkiye'nin pazar kaybına uğradığını belirterek, "Bakın Türkiye 2014 yılında Irak'ın ithalatında birinci ülke konumundaydı. Bugün 3'üncü sıraya düştük. Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin önümüze geçti. Yani biz güvenlikle uğraşırken başkaları gelip bizim pazarı elimizden aldı" ifadelerini kullandı.
Kaya, Suriye'de barışın sağlanmasının bölge ekonomisine katkı sunacağını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Doğru bir politika uyguladığınız zaman güvenlik değil, kardeşlik, dostluk ve birlikte ticareti önümüze koyduğumuz zaman yaratacağımız ticari ilişkiler barışın da kalıcılaşmasını sağlayacak. O nedenle biz burada özellikle iş camiasını temsil eden kuruluşlar olarak Türkiye'nin Suriye politikasında Suriye'nin çoğulcu bir temsiliyetini ve hızlı bir şekilde barışın sağlanıp hızlı bir şekilde ekonomik İlişkilerin geliştirileceği yeni bir yöntemi hayata geçirmesini buradan özellikle belirtmek istiyoruz. Aksi takdirde ne kadar ekonomik anlamda adım atarsak atalım istediğimiz rakamları yakalama şansımız yok."
"Diyarbakır Havalimanı'ndaki sorun kabul edilemez"
Diyarbakır Havalimanı'ndaki pist ve ILS sorununa da değinen Kaya, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na çağrıda bulunarak, "Maalesef gerek yurt dışı gerek yurt içi uçuşlarda Diyarbakır Havalimanı istediğimiz randımanı sağlayamadı. Havalimanında iki önemli pist olmasına rağmen bir tanesinin bakıma alındığını ve maalesef sisli havalarda uçağı indiren ILS cihazının onarıma alınan pistte olduğunu öğrendik. ve bu onarımın da en az 2 yıl süreceğini öğrendik. Diyarbakır'a gelen uçağın çevre illere inmesi bu kente yakışan bir durum değil. Yetkilileri bu sorunu acilen çözmeye davet ediyoruz" dedi.
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "Sanayici üvey evlat muamelesi görüyor"
Toplantıda konuşan Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ise sanayicinin son yıllarda geri plana itildiğini belirterek, "Son zamanlarda sanayici hep ikinci plana atıldı. Artık sanayiciye üvey evlat muamelesi yapılıyor. Eskiden üreticinin bir değeri vardı ama bugün geldiğimiz noktada üreticinin değeri kalmadı. Yüksek faizlerle sanayicinin üretimini çevirmesi mümkün değil" dedi.
Fidan, "Barışın Türkiye'ye ve özellikle Diyarbakır'a katkısı çoktur. En başta insanlarımız ölmeyecek. İkinci olarak sanayi gücü ve üretim artacak. Savaşa harcanan paralar üretime döndüğünde sanayinin gücü de artacaktır" ifadesini kullandı.













