Deva Partili Şahin: Türkiye Hukukun Üstünlüğünde 10 Yılda 38 Sıra Geriledi, Hukuksuzlukta Avrupa'da Şampiyonuz

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Dünya Adalet Projesi'nin 2025 verilerine göre Türkiye'nin hukukun üstünlüğünde 143 ülke arasında 118’inci sıraya düştüğünü belirterek, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2025 yılı raporunda, dünya genelinde AİHM önünde bekleyen her üç dosyadan 1'i kime ait biliyor musunuz? Türkiye'ye, 18 bin 464 dosyayla ihlal kürsüsünden inmiyoruz; Rusya'yı, Ukrayna'yı geride bıraktık. Hukuksuzlukta Avrupa'da şampiyonuz; iktidar bunun övünebilir" dedi.

(ANKARA) - DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Dünya Adalet Projesi'nin 2025 verilerine göre Türkiye'nin hukukun üstünlüğünde 143 ülke arasında 118'inci sıraya düştüğünü belirterek, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2025 yılı raporunda, dünya genelinde AİHM önünde bekleyen her üç dosyadan 1'i kime ait biliyor musunuz? Türkiye'ye, 18 bin 464 dosyayla ihlal kürsüsünden inmiyoruz; Rusya'yı, Ukrayna'yı geride bıraktık. Hukuksuzlukta Avrupa'da şampiyonuz; iktidar bunun övünebilir" dedi.

Şahin, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'de hukuk sisteminin ciddi bir gerileme yaşadığını söyledi. Dünya Adalet Projesi'nin 2025 yılı verilerini alıntılayan Şahin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Dünya Adalet Projesi'nin 2025 yılı verileri Türkiye'de hukukun bir karakter aşınması değil, kurumsal bir DNA hasarını yaşadığını yüzümüze çarpıyor. Değerli milletvekilleri, rakamlar yalan söylemez, 143 ülke arasında 118'inci sıraya düşmek demek bu memlekette mülkün temelinin sarsıldığını tüm dünyaya ilan etmektir. 2015'te 80'inci sıradaydık, on yılda tam 38 basamak aşağıya yuvarlandık. Hani 'On yılda demir ağlarla ördük.' diye sevindiğimiz o cumhuriyetin on yılına bakın, bir de 2015'ten 2025'e. Evet, adaletin 38 basamak birden geriye düştüğü bir yerde kimse kalkıp da istikrardan, adaletin yüzyılından bahsetmesin. Bu bir serbest düşüştür ve bu düşüşün faturası 85 milyon vatandaşımız tarafından ödenmektedir. Bu gerileme rastgele bir alanda değil devletin en hassas yerinde yaşanıyor."

"Adalet artık bir hak arama yolu değil içine girenin bir daha çıkamadığı bir labirente dönüştü"

Hükümet Yetkilerinin Sınırlandırılması başlığında 136'ncı sıradayız. Bu ne demek biliyor musunuz değerli milletvekilleri? Hükümet üzerinde denetimin olmadığını, dengenin bulunmadığını, artık fren sisteminin yok olduğunu göstermektedir. Yasamanın ve yargının yürütme üzerindeki murakabe gücü bizzat bu iktidar eliyle tasfiye edilmiştir. Temel haklara gelince 143 ülke arasında 134'üncü sıradayız. Kendi coğrafyamızda, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da sonuncuyuz maalesef, yanı başımızdaki ülkelerin bile gerisine düştük. İfade özgürlüğü susturulmuş, örgütlenme hakkı zincire vurulmuşsa bilin ki o ülkede hukukla birlikte insan onuru da saldırı altındadır. Şunu açıkça söylüyorum: Özgürlük bu topraklarda kimsenin cebinde taşıdığı bir bahşiş değildir. Vatandaşın hakkını bir lütufmuş gibi pazarlayanlar aslında bu milletin onuruna göz dikmişlerdir. Siz değil bu milletin anasının ak sütü gibi helal hakkı olduğunu unutanlar o hakkın hesabını er ya da geç bu millete ödeyeceksiniz değerli milletvekilleri.

Sayın milletvekilleri, vatandaş mahkemeye niye gider? Hakkını almak için ama bugün medeni yargı göstergesinde 127'nci sıradayız. Adalet artık bir hak arama yolu değil içine girenin bir daha çıkamadığı bir labirente dönüştü. Mahkeme kapılarını garibanın çıkmaz sokağı yapan bu düzen, adaleti, mülkün temeli değil imtiyazın kalkanı haline getirmiştir. Makul sürede yargılanmaysa artık sadece hukuk kitaplarında kalan bir cümle. Pratikte böyle bir hak yok, davalar yıllarca sürüyor. İnsanlar beraat ettiklerinde bile hayatlarından çalınan on yılları geri alamıyorlar. İnsanların adalet beklerken yaşlandığı, hakkını almadan toprağa girdiği bir düzende reformdan bahsetmek milletin aklıyla alay etmektir. Bakınız, bir de madalyonun diğer yüzü var: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2025 yılı raporunda dünya genelinde AİHM önünde bekleyen her üç dosyadan 1'i kime ait biliyor musunuz? Türkiye'ye, 18 bin 464 dosyayla ihlal kürsüsünden inmiyoruz; Rusya'yı, Ukrayna'yı geride bıraktık. Hukuksuzlukta Avrupa'da şampiyonuz; iktidar bunun övünebilir.

"Bu aziz millete hukuksuzluk şampiyonluğu yaşatarak tarihe kara bir leke olarak geçmiştir"

Avrupa'da hak ihlali kürsüsünden inmeyen bu yönetim, bu aziz millete hukuksuzluk şampiyonluğu yaşatarak tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Bu sadece bir istatistik değil içeride kapattığımız adalet kapılarının dışarıdaki utanç vesikasıdır. Ceza adaletinde de durum aynı vahamette, adalet terazisine siyasetin gölgesi düştüğünde o terazi artık suçluyu değil sesini çıkaranı, hakkını arayanı tartmaya başlar. Masumiyet karinesini rafa kaldıranlar bilsin ki bir ülkede hukuk, siyasetin sopası haline gelmişse orada güvenlik bitmiş, korku iklimi başlamıştır.

Değerli milletvekilleri, netice itibarıyla, hukuk dediğin güçlü olanın zayıfı ezdiği bir sopa değil mazlumun sığınacağı son kaledir ama bugün bakıyoruz, adaletin terazisi milletin hayrına değil bir avuç imtiyazlı azınlığın çıkarına göre tartıyor. Kendi evladını dünyada hukukun en dibine mahküm edip, sonra da adalet nutukları atanlar şunu bilsin ki milletin vicdanında karşılığı olmayan hiçbir hükmün insanlık vicdanında da karşılığı yoktur.  Dünya Adalet Projesi'nin 2025 yılı raporuna göre Türkiye hukukun üstünlüğünde 143 ülke arasında 118'inci sıraya geriledi, on yılda 38 sıra düştük. İşte o yüzden diyoruz ki araştırma önergemize gelin, destek verin ve hukukun intikam için değil adalet için olduğunu hep birlikte gösterelim, birlikte araştıralım."

Kaynak: ANKA / Güncel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.