ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: "Fon skandalının ekonomik ve siyasi faturası olacak"

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'ın kaleminden Haftalık Ekonomi Analizi: 'Fon skandalının ekonomik ve siyasi faturası olacak'
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İktidar, yatırım fonlarında yaşanan büyük skandalın çıkaracağı fatura için çalışmalara başladı. Özellikle fonlardaki küçük yatırımcılar, biran önce ödeme yapılmasını beklerken, ekonomi kurmayları hala çıkacak faturayı hesaplamaya çalışıyor. Son günlerde üst üste düzenlenen toplantılarda, yapılacak ödemelerin yöntemi, miktarı ve zamanlaması konularında çalışmalar yapıldığı görülüyor.

Erdal Sağlam

(ANKARA) - İktidar, yatırım fonlarında yaşanan büyük skandalın çıkaracağı fatura için çalışmalara başladı. Özellikle fonlardaki küçük yatırımcılar, biran önce ödeme yapılmasını beklerken, ekonomi kurmayları hala çıkacak faturayı hesaplamaya çalışıyor. Son günlerde üst üste düzenlenen toplantılarda, yapılacak ödemelerin yöntemi, miktarı ve zamanlaması konularında çalışmalar yapıldığı görülüyor.

Bu arada fon skandalının çıkaracağı büyük ekonomik faturanın yanı sıra iktidara siyasi fatura çıkaracağı da konuşulmaya başladı. YENİ Parti Sözcüsü, eski bakanlardan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşinin 6 ayda, biri yurt dışı 4 hesap üzerinden, bu fonlar kanalıyla fahiş gelirler elde edip çıktığını, hesap numaraları vererek açıkladı.

Bunun yanı sıra cumhur ittifakının ortağı MHP'nin Genel Sekreteri İsmet Büyükataman'ın, bir parti toplantısında, fon soruşturması ile ilgili yaptığı "Zannediyorum, şahit olacağımız daha önemli gelişmeler olacak" sözleri merak konusu oldu. Bu gelişmeler ekonomik faturanın yanı sıra siyasi faturanın da çıkacağı iddialarını doğrularken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda nasıl bir tavır takınacağı da merakla bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bakanların, ABD dönüşü ardından hemen fon toplantılarına başladıkları görülüyor. Toplantılardan sızan ilk haberlere göre, fonlarda parası bulunan 1 milyon TL'nin altındaki tasarrufçulara öncelik verilmesinin planlandığı söyleniyor. Bunun yanında değişik şirketlere bağlı fonlardan bazılarının maddi imkanlarının daha iyi olduğu, bu nedenle bazı fonların tasfiye programından çıkarılmasının düşünüldüğü de belirtiliyor.

SEÇİMİN ÖDEMELERE ETKİSİ

Yatırım fonu uygulamalarını iyi bilen bankacılarla konuştuğumuzda, "küçük tasarrufçu paralarının ödenmesinin, siyasi olarak tercih edilen bir yol olabileceğini" söylediler. Bunun yönteminin ilk aşamada 250 bin TL, ardından 500 bin TL'ye kadar alacaklılar, daha sonra 1milyon TL'lik alacaklar olarak belirlenebileceği görüşündeler. Bu yolla 455 bin kişilik alacaklının büyük bölümünün memnun edilip, siyasi faturanın azaltılacağı konuşuluyor.

Ancak bu noktada ödenecek fon bedellerinin hangi tarihe göre hesaplanacağı ve ödemelerde tanınacak başka öncelikler olup olmayacağı da tartışılıyor. Risk derecesi 1- 2 olan para piyasası fonlarına yatırım yapanların öncelikli olması doğal sayılacak. Bu fonların borçlu serbest fonlardan alacaklarının öncelikli ödenmesi halinde para piyasası fonlarına yatırım yapanların kısa sürede, biraz indirimli de olsa, paralarını alabileceği belirtiliyor.

Bu arada üzerinde önemle durulan konulardan biri, fon alacaklarının ödenmesinde kamu kaynaklarının kullanılıp kullanılmayacağı. Mevcut koşullarda, para piyasası fon yatırımcıların, hisse senedi teminatlarının miktarına bağlı olarak, normalin biraz altında paralarını geri alabilecekleri belirtiliyor.

Risk derecesi 6-7 olan serbest fonlara yatırım yapanların ise, normal koşullarda asıl ağırlığı oluşturan hisse senedi fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak, çok daha düşük oranda tahsilat yapabilecekleri konuşuluyor. Bazı hisse senetlerinin tasfiye kararından bu yana yüzde 50-60 oranında değer kaybettiği tahmin edilirken, serbest fondaki yatırımcıların zararının büyük olması bekleniyor.

KAMU KAYNAKLARI KULLANILACAK MI?

İşte bu aşamada, yaklaşan seçimlerin de etkisiyle "siyasi otoritenin fon mağdurlarına ödeme için kamu kaynaklarının kullanımı yoluna gidip gitmeyeceği" tartışma konusu. Tabii ki mağdur olanlar kamu kaynağı kullanılmasını isteyeceklerdir ama fonlara ödeme için kamu kaynağının kullanılması, "bilerek risk alan tasarrufçulara Hazineden kaynak transferi" yani halkın parasının buraya verilmesi anlamına gelecek.

Kamunun ödemeleri hızlandırmak için oluşacak havuza destek verebileceği ama sonradan bunu tahsil etmesi gerekebileceği belirtiliyor. Aksi takdirde "hisse senedi yatırımları için de kamu güvencesi" izlemini verileceği, bunun piyasa ekonomisi içerisinde sisteme tümüyle ters olacağı belirtiliyor.

Ekonomik koşulların son yıllarda ne kadar ağır yaşandığının ortada olduğu belirtilerek, geniş toplumsal kesimlerin rahatlatılması için kamu kaynakları seferber edilmezken, buraya kaynak aktarılmasının tepki çekebileceği ortada.

Son dönemde artan hayat pahalığı ile emeklilerin intihar haberlerini hatırlatan bankacılar bile, böyle bir ortamda riskli alanlara yatırım yapan tasarrufçulara kamu kaynağının aktarılmasının, siyasi olarak tercih edileceğini sanmadıklarını söylüyorlar.

Fonlarda ödemelerin yakında başlayabileceği ama tasfiyenin bir hayli uzun süreceği anlaşılıyor. Siyasi iktidar seçim sürecinde, fon mağduru sayısını azaltmaya çalışacaktır. Ancak ortaya çıkacak mağduriyet ve çok büyük kazanç sağlayan isimlerin ortaya çıkması iktidar için sorun olacağa benziyor.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.