Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü 2-B Düğümünü Çözüyor:

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü 2-B Düğümünü Çözüyor:

Yüksel: "2-B Düğümünün Baş Sorumlusu 1980 Darbesidir!"

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü 2-B Düğümünü Çözüyor:

Geçtiğimiz cumartesi günü yönetim kurulu toplantısı düzenlenen Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü'nün ilk oturum maddesi 2-B arazileri ve İSKİ su havzaları oldu. Şu sıralar hükümetin birincil gündem maddelerinden olan 2-B konusunda yaşanan yasal krizin çok eskiye dayandığını dile getiren enstitü başkanı Av. Ali Yüksel: "Orman kıyımının baş sorumlusu 1980 darbesidir"

Hukukta çok önemli bir yeri olan Gayrimenkul Hukuku alanındaki bilgi eksikliğinin önüne geçmek amacıyla Avukat Ali Yüksel başkanlığında Türkiye'nin ilk 'Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü'nün genel kurul toplantısı önceki gün Taksim'deki CVK Otel'de gerçekleştirildi. Son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri olan 2-B arazilerinin yasal durumunun birincil konu olduğu toplantıya gayrimenkul dünyasının önemli isimleri katıldı.

Yüksel: "İlk Gündem Maddemiz 2-B Arazileri!"

Açılış konuşmasıyla toplantıyı başlatan enstitü başkanı Av. Ali Yüksel, "3 aydır faaliyet gösteren bir enstitü olarak kısa sürede önemli çalışmalara imza attık. Türkiye'de gayrimenkul hukuku alanında meydana gelen en son gelişmeleri takip ederek gündeme oturacak önemli adımlar attık. Hükümetin ve muhalefetin yakından ilgilendiği 2-B arazilerinin yasal durumu ile ilgili yaşanan akıl karışıklıklarını engellemek adına 2-B arazileri ile ilgili yapılan tüm hukuki değişiklikleri kapsayan bir kitapçık yayınladık. Enstitümüzün ilk yayını olan bu kitapçık özellikle 2-B arazilerinden beklentisi olanları yakından ilgilendiriyor. Bu konuda Eylül ayında İstanbul Aydın Üniversitesi'nde kapsamlı bir sempozyum düzenleyeceğiz" diye konuştu.

"2-B Konusundaki Girişimlerin Sebebi Af Beklentisi!"

2-B arazilerinin korunmasının önündeki engellerin 1982 Anayasası ile yumuşatıldığının altını çizen Yüksel, "Darbe sonrasında 31.12.1981 tarihine kadar yakılan, kesilen yok edilen orman alanlarını anayasaya madde eklenerek affedildi ve 2-B arazileri üzerinden rant sağlamaya çalışanlar cesaretlendirildi. Orman arazilerini çıkarları doğrultusunda kullanmaya ve talan etmeye çalışanları 1981 öncesinde hapis cezası beklerken yapılan değişiklikler ile affedilmiş oldular" dedi.

Orman katliamlarının altında yatan sebebin 1980 darbesi sonrasında çıkarılan af yasası olduğunun altını çizen Yüksel, "Bugün de hala devam eden orman ve arazi katliamı maalesef yeni bir anayasa ile af gelir düşüncesinin ürünü. 1960 darbesinden sonra da çıkarılan anayasada orman ve arazi talancılarına af gelmişti. Türkiye'de yaşanan darbeler sonrasında orman talanını desteklemek bir gelenek haline geldi. Şimdiki hükümet anayasa değişikliği ile 2-B konusunda çevreci bir tutum izlemelidir" diye konuştu.

"2-B Yasası ve 'Kanal İstanbul' İle İlgili Anayasa Değişikliği Önerisi Hazırlıyoruz"

Av. Ali Yüksel, Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü'nün 2-B arazileri konusunda hem devletin hem de vatandaşın haklarını koruyacak bir anayasa değişikliği önerisi üzerinde çalıştığını dile getirerek, "Enstitü olarak anayasa değişikliğinde orman ve 2-B arazileri, hazine arazileri, yeşil alanlar, sit alanları ile ilgili hem devletin hem de vatandaşın haklarını koruyacak bir anayasa değişikliği önerisi sunmaya hazırlanıyoruz. Önümüzdeki aylarda 'Kanal İstanbul' projesinin de su havzaları ve çevresel etkileri konusunda da dosya hazırlayıp hükümete ve kamuoyuna sunacağız" dedi.

Ayanoğlu: "2-B Konusunda Verilen Sözler Tutulmalı!"

2-B arazileri konusunda uzman olan İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Ayanoğlu da 2/B arazilerin hukuki durumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Son dönemde hükümetin önemli gündem maddelerinden biri olan 2-B arazileri konusunda atılması gereken birçok adım olduğunun altını çizen Ayanoğlu, "Hükümet 2-B konusunun seçim sonrasında üzerine eğileceği ilk konu olduğunu dile getirmişti. Bu konuda verilen sözler tutulursa beklentisi olan herkes sonuç odaklı bilgi sahibi olabilir" dedi.

Erdinç: "İki Taraf da Mağdur Olmamalı!"

Oturumun ikinci bölümünde Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tahsin Erdinç ve Duran Anarat da İSKİ havzaları konusunda konuşma yaptı. İSKİ su havzalarının korunması konusunda atılan yeni adımların ne toplumu ne de İSKİ'yi mağdur etmeyeceğinin altını çizen Erdinç, "Önemli olan su havzalarının gerektiği gibi korunabilmesi. Yöre halkının ve İSKİ'nin çıkarları yasalarla koruma altına alınıyor" diye konuştu.

Oturum sonrasında enstitünün yönetim ve denetleme kurullarının yeni üyelerine oy birliği ile karar verildi.