Erdoğan, Yatırımcılara Seslendi

Erdoğan, Yatırımcılara Seslendi

2007 Yılı Sonu İtibariyle İhracatta 3 Haneli Rakama Ulaşacağız. Bu Hedefi Koymak Güzel. Bize Ne Düşüyorsa Onu Yapacağız.

Erdoğan, Yatırımcılara Seslendi

2007 yılı sonu itibariyle ihracatta 3 haneli rakama ulaşacağız. Bu hedefi koymak güzel. Bize ne düşüyorsa onu yapacağız. ithalatımızın ihracattan fazla olması cari açığa neden olmaktadır. Bizim sadece ithalatımızda 29 milyar dolar enerji ithalatından kaynaklanıyor. Bu yüksek bir seviye. 20 milyar dolar makine ve teçhizat tutuyor. Bu iki kalem 49 milyar dolar. Göreve geldiğimiz zaman petrolün varilinin 22 dolar olduğunu düşünecek olursak ve bu rakamın dönemimiz içersinde 70 milyar dolarlara çıktığını hesap edersek ithalat yükümüzün ne kadar fazla olduğunu anlamakta zorlanmayız. Bu kendi tasarrufumuz altında olan bir şey değil. Fiyatı biz belirlemiyoruz, ama bu enerjiyi ithal etmek durumundayız. Cari açığı yakından izliyoruz. Bu açığın finansı noktasında da en önemli kaynağımız turizm gelirlerimiz. Bu konuda hassasiyetimiz aynen devam ediyor. 2005-2006 turizm gelirlerimizde beklediğimizi elde edemedik. Ağustos'taki terör hadisesi maalesef bizi biraz rahatsız etti. Yüzde 5,5-6 gibi bir düşüşümüz söz konusu" dedi. İstanbul'un turizmde yükselişinin devam ettiğini dile getiren Erdoğan, Şubat ayı sonunda uluslararası turizm şurasının Antalya'da toplanacağını söyledi. Şuraya bizzat kendisinin katılacağını dile getiren Erdoğan, "Bu turizm şurasıyla gerek iç turizmde gerek uluslararası mahiyetteki turizmde eksiklerimiz nelerdir, neler yapmamız gerekiyor. Uluslararası dayanışmamız hangi noktada, nasıl olacak? Turizmde ne yapacağız orada ele almak suretiyle neler yapacağımızı konuşacağız" dedi.

"GÖREVE GELDİĞİMİZDE TÜRKİYE'NİN GSMH BORÇ STOKU ORANI YAKLAŞIK YÜZDE 78. 7'Dİ. ŞİMDİ YÜZDE 50'LERE İNDİ"

Göreve geldiklerinde Merkez Bankası'nın döviz rezervinin 26 milyar dolar olduğunu ifade eden Erdoğan, şu anda Merkez Bankası'nın döviz rezervinin 61 milyar doları bulduğunu söyledi. Erdoğan, "Eğer Mayıs, Haziran sıkıntılarını çok ciddi boyutta etkilenmeden atlattıysak işte bu Merkez Bankasının duruşunu, gücünün bu noktada olmasından kaynaklanmaktadır. Borç devamlı söyleniyor. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin GSMH borç stoku oranı yaklaşık yüzde 78. 7'di. Şimdi yüzde 50'lere indi. Ama ne dilorlar bakın efendim borç miktarı şu. Borcun miktarı değil, Senin GSMH oranın nedir. Yani cüsse ile borçlanma bu çok önemli. Bunlar bunu görmemezlikten gelip halkı bazı manipülasyonlarla nasıl aldatırız bunun içine giriyor. Bizim Anadolu tabiriyle "borç yiğitin kamçısıdır" diyorlar, onu bundan dolayı diyorlar. Yani siz imkanlarınız itibariyle güçlüyseniz o zaman borçlanmada da size bu tür borçlanma olumsuz etki yapmaz" dedi.

"ARTIK TÜRKİYE İSTİKRAR ÜLKESİDİR. ARTIK TÜRKİYE GÜVEN ÜLKESİDİR"

Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti: "Son 4 yıl içersinde özellikle Türkiye'deki doğrudan yatırıma baktığımız zaman küresel sermayenin bu tırmanışı çok önemli. 2006 itibariyle geldiğimiz rakam 19 milyar doları bulmuştur. 10 yıla bakıyorsunuz, ortalaması 1 milyar dolar. Buraya çıkması Türkiye'de bir şeyi ortaya koyuyor. Artık Türkiye istikrar ülkesidir. Artık Türkiye güven ülkesidir. Bu istikrar, bu güven olmasa küresel sermaye buraya gelmez.

Para civa gibidir, kendisi için uygun yer bulur oraya kaçar. Onun için kimse paraya renk uydurmasın. Kimse paraya bu paranın dini ne, milleti ne, ırkı ne bunu sormasın. Ama tutturmuşlar bir yeşil, yeşil diye. Yeşil Sermaye. Dolar da yeşiş ne yapacaksınız? Böyle saçmalık olur mu? Biz dengelir alt üst ettik, bunları kabul etmiyoruz. Adını da değiştirdik. Eskiden yabancı sermaye diyorlardı, biz bunu Türkiye'de adını küresel sermaye olarak değiştirdik."

Yatırım ortamını iyileştirme koordinasyon kurulunun 2002 yılı sonundan itibaren işler hale geldiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye'de iş ortamına ilişkin politikaların belirlenmesinde ve uygulanmasında iş alemini temsil eden sivil toplum kuruluşlarının da katılımını sağlayan çok önemli bir platform olmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının kurulduğunu kaydeden Erdoğan, "Bunu niye çıkardık? Türkiye'de yatırım yapmak isteyen girişimci müracaatını yaptığı zaman aylarca bunu kovalıyordu. Çünkü bürokratik oligarşinin gereği buydu. Onun kendine ait bazı özellikleri vardı. Bunu aşabilmek için böyle bir kuruluşu oluşturalım, bu direk bana bağlı. Ankara ve İstanbul'da olmak üzere çalışanlar var. Aynı zamanda dünya piyasasında değişik ülkelerde temsilcilerimiz var. Onlar oradan buraya girişimcileri getirecekleri gibi buradaki arkadaşlarımız da bu girişimcileri gerek havalimanıdan alarak gidecekleri yere götürmek, gerekirse işlemlerini ilgili bakanlıklarda yürütecek. Aylar filan olmayacak. Bu kadar zaman kaybına tahammülümüz yok. Bakan arkadaşlarımızın hepsine talimat verdim. Bu ajansın başkanı, üyeleri benim adıma size geliyorlar onun için müsteşarlarınıza talimatlarınızı verin bu arkadaşlarımıza engel çıkarmasınlar, duvar örmesinler. Örüldüğü andan hesaplaşmayı ben yaparım. Ajans Türkiye'nin tanıtılmasında, imkanlarının anlatılmasında önemli rol oynayacaktır. Türkiye yatırım portalını kurduk. Hazine müsteşarlığı tarafından kurulan portalın kapsamlı içeriği bulunmaktadır. Yatırım ortamını iyileştirmek amacıyla yaptığımız bir önemli çalışma da yatırım danışma konseyi olmuştur. Benim başkanlığımda 3 kez Türkiye'de toplanmıştır. Bu konseyde uluslararası yatırımcıların görüş ve eleştirileri alınmıştır. Konseyin içinde Dünya Bankası Başkanı, IMF Başkanı var. 3 toplantıdan bugüne kadar belirlenen konularla ilgili önemli çalışmalar yapıldı" dedi.

"2006 YILINDA YÜKSELEN PİYASALAR ARASINDA EN ÇOK DOĞRUDAN KÜRESEL SERMAYE ÇEKEN 7. ÜLKE OLDU"

Erdoğan, "Dünya Ekonomik Formu 2006-2007 küresel rekabet endeksine göre, ülkemiz 25 ülke arasında 59. sıraya yükselmiştir. Aynı endekste Türkiye geçen sene 117 ülke arasında 71. sırada yer almıştır. Bu yüksek sıçramada AB üyelik sürecine girilmesiyle yaptığımız reformların da katkısı şüphesiz büyük olmuştur. Geçen yılki endekste AB üyeleri ve aday ülkeler arasında en sonda yer alan Türkiye bu yılki sıralamada AB'ye yeni katılmış Romanya ki 68 ve Bulgaristan'ın 72 önünde yer almıştır. 2006 yılında yükselen piyasalar arasında en çok doğrudan küresel sermaye çeken 7. ülke oldu. BM ticaret ve kalkınma konferansının açıkladığı 2006 yılı dünya yatırım raporuna göre Türkiye 35. sıradan 22. sıraya yükselerek bu anlamda gelecek vaad eden ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye uluslarararası yatırımcılar için son derece cazip bir ülke haline böylece gelmiştir. İstikrarla büyüyen ülkemiz var. Bu daha iyi olacaktır. Ülkemizi dünyada bir cazibe merkezi haline getirmenin mücadelesini sizlerle birlikte sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Türkiye dinamik ve eğitimli nüfusu ile ham madde ve pazara yakınlığıyla yatırımcılara mutlaka kazandıran bir ülke olacaktır" şeklinde konuştu.