İFM: İstanbul lojistik merkez oldu

İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, İstanbul'un 20 yıllık yatırımlarla dünya çapında lojistik merkez haline geldiğini belirtti. İFM'de finansal hizmet ihracatı, bölgesel ofisler, sınır ötesi ticaret ve finansal teknolojiler destekleniyor.
İstanbul Finans Merkezi (İFM) Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem, İstanbul'un ticaret ve lojistiğin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen yatırımlarla birlikte dünya çapında tanınan bir lojistik merkez haline geldi." dedi.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştiriliyor.
İFM Genel Müdürü Erdem, zirve kapsamında yaptığı " Türkiye'nin Katılım Finans Ekosistemi ve Sermayenin Harekete Geçirilmesi: Sermaye Çekmede Finans Merkezlerinin Rolü" başlıklı konuşmasında, İslami finansın dünya için alternatif bir yaklaşım sunduğunu söyledi.
Küresel belirsizliklere dikkati çeken Erdem, "Özellikle finans sektörü ve sermaye, her zamankinden daha fazla istikrar, operasyonel verimlilik ve destekleyici bir düzenleyici çerçeve arayışında. Finans merkezleri de tam bu noktada öne çıkıyor." diye konuştu.
Erdem, finans merkezlerinin fiziksel altyapının yanı sıra bir ekosistemi de bünyesinde barındırdığını belirterek, bu merkezlerin uzun vadeli karar alma ve planlama imkanı sunduğunu, finans sektörü için güvenli bir faaliyet alanı oluşturduğunu ve çoğu zaman uzun vadeli vergi teşvikleri ile taahhütlerle desteklendiğini aktardı.
Uluslararası bir finans merkezi olarak İFM deneyimlerini paylaşan Erdem, İFM'nin bir devlet projesi olduğundan, buraya yönelik hazırlık çalışmalarının yaklaşık 20 yıl öncesine dayandığından bahsetti.
Ahmet İhsan Erdem, İFM'de dört temel faaliyet alanının cazip teşvik mekanizmaları ve operasyonel kolaylıklarla desteklendiğine değinerek, "Bunlardan ilki finansal hizmet ihracatı faaliyetleri. İkincisi, finansal hizmetler sektörünün dışında faaliyet gösteren ve bölgesel merkezlerini İFM'ye taşıyarak buradan hizmet sunan nitelikli bölgesel ofisler. Üçüncü önemli faaliyet alanını sınır ötesi ticaret oluşturuyor. Son olarak finansal teknolojiler de İFM'de desteklenen önemli alanlar arasında yer alıyor." açıklamasını yaptı.
Bir finans merkezinin ülkenin temel yetkinlikleri üzerine inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Erdem, Türkiye'nin bu açıdan sahip olduğu temel unsurlara ilişkin şunları söyledi:
"Bunlardan ilki konum. İstanbul her zaman ticaret ve lojistiğin önemli merkezlerinden biri oldu. Son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gerçekleştirilen yatırımlarla birlikte dünya çapında tanınan bir lojistik merkez haline geldi. İkinci unsur ise Türkiye ekonomisi. Türkiye ekonomisi oldukça çeşitli bir yapıya sahip. Ekonomik faaliyetler tek bir alana ya da sektöre dayanmadığı için ortaya çıkabilecek şoklara karşı daha dirençli bir yapı sergiliyor.
Üçüncü unsur insan sermayesi. Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 86 milyon ve nüfusun yarısı 33 yaşın altında bulunuyor. Bu nedenle insan sermayesi, bir finans merkezinin oluşturulmasında en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Son unsur ise İstanbul'un kendisi. İstanbul dünyanın en çok ziyaret edilen ve en canlı şehirlerinden biri. Zengin kültürü ve tarihi mirasının yanı sıra, hem üst düzey yöneticilerin hem de uluslararası profesyonellerin yaşamlarını sürdürmeleri ve işlerini kolaylıkla yürütebilmeleri için gerekli altyapıyı da sunuyor."











