AB'den Türkiye ekonomisine destek vurgusu
AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis, Türkiye'nin ekonomik reformları ve dezenflasyon sürecinin ekonomik dayanıklılık için önemli olduğunu belirtti. Gümrük Birliği modernizasyonu ve ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi görüşüldü.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, "Türk hükümetinin ekonomik reform gündemi ve dezenflasyon süreci, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı açısından önemli." dedi.
Dombrovskis, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinde (TÜSİAD) düzenlenen basın yuvarlak masa toplantısında yaptığı açıklamada, mevcut ekonomik görünüm ile jeopolitik gelişmeler çerçevesinde ekonomilerin gücü, dayanıklılığı ve rekabetçiliğini artırmaya yönelik politika adımlarını değerlendirdiklerini söyledi.
AB'nin rekabetçilik gündemini de ele aldıklarını aktaran Dombrovskis, sadeleştirme ve bürokrasinin azaltılmasının Birlik açısından öncelikli başlıklar arasında yer aldığını kaydetti.
Dombrovskis, Türk hükümetinin ekonomik reform gündemi ve dezenflasyon sürecinin Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı açısından önemli olduğunu belirterek, görüşmelerde AB ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesine yönelik somut girişimlerin de değerlendirildiğini söyledi.
Türkiye'nin Tek Avrupa Ödeme Alanı'na (SEPA) katılım başvurusunu memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Dombrovskis, AB ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin temelini Gümrük Birliği'nin oluşturduğunu vurguladı.
Dombrovskis, "Gümrük Birliği modernizasyonu için Avrupa Komisyonu'nun müzakerelere başlayabilmesi adına AB üyesi ülkelerden yetki alması gerekiyor." diye konuştu.
Bu yetkilendirmenin üye ülkelerin oy birliğini gerektirdiğini dile getiren Dombrovskis, komisyonun talep ettiği yetkinin mevcut aşamada henüz verilmediğini söyledi.
Dombrovskis, Gümrük Birliği'nin yasal çerçevesinin son olarak 1997 yılında güncellendiğini anımsatarak, "O tarihten bu yana dünya önemli ölçüde değişti. Bu gelişmelere ayak uydurabilmek için teknik güncellemelerin yapılması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut çalışmaların kapsamlı bir Gümrük Birliği modernizasyonundan ziyade daha sınırlı ve hedef odaklı teknik güncellemeleri içerdiğini belirten Dombrovskis, Gümrük Birliği kapsamındaki bazı mevzuatın değişen koşullar doğrultusunda gözden geçirilmesi ve güncellenmesi gerektiğini söyledi.
Dombrovskis, Türk ürünlerinin sanayi hızlandırıcısı kapsamındaki faaliyetler, kamu destekleri ve kamu ihalelerine erişimi konularının da görüşmelerde ele alındığını belirterek, kamu alımları alanında karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesinin kendileri açısından önem taşıdığını kaydetti.
2025 itibarıyla Türkiye ihracatının yüzde 42,8'i AB ülkelerine yapıldı
Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyaloğu (HLED), 29 Kasım 2015'te düzenlenen AB-Türkiye Zirvesi'nde ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve iş dünyası temsilcilerinin ortak bir platformda bir araya getirilmesi amacıyla hayata geçirildi.
İki bölümden oluşan diyalog mekanizmasının bakanlar düzeyindeki toplantılarında Türkiye ve AB ekonomilerinin görünümü, ekonomik reformlar ve iş birliği imkanları ele alınırken, iş zirvesi bölümünde Avrupa Komisyonu, Türkiye hükümeti ile Türk ve Avrupalı iş dünyası temsilcileri ticaret ve yatırımların geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuyor.
Avrupa merkezli uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri de toplantılara katılıyor. Son toplantı Nisan 2025'te düzenlenirken, bu süreç Kasım 2023 Ortak Bildirisi kapsamında ilişkilerin yeniden canlandırılması yönünde önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı, en büyük yatırımcısı ve en büyük mali destek sağlayıcısı konumunda bulunuyor. İki taraf arasındaki ekonomik entegrasyonun temelini 1996 yılından bu yana yürürlükte bulunan Gümrük Birliği oluşturuyor. Sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerini kapsayan Gümrük Birliği sayesinde ticaret hacmi son yıllarda önemli ölçüde artış gösterdi.
2025 itibarıyla Türkiye'nin ihracatının yüzde 42,8'i AB ülkelerine yapılırken, ithalatının yüzde 31,7'si AB'den gerçekleştirildi. Aynı dönemde Türkiye ile AB arasındaki toplam ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaşarak rekor seviyeye çıktı. Türkiye, AB'nin birlik dışındaki ülkeler arasında beşinci büyük ticaret ortağı olmayı sürdürdü.
Yatırım tarafında da AB, Türkiye'nin en önemli ortağı olmayı koruyor. 2025 yılında AB ülkelerinden Türkiye'ye 5,34 milyar avro tutarında doğrudan yabancı yatırım gelirken, AB kaynaklı yatırımların toplam yabancı yatırımlar içindeki payı yüzde 66'ya yükseldi.
Türkiye'nin yurt dışındaki doğrudan yatırımlarının yaklaşık yarısı da AB ülkelerine yöneldi. Türk şirketleri başta otomotiv, bankacılık, sigorta, enerji, yenilenebilir enerji, perakende ve tüketim ürünleri olmak üzere birçok sektörde Avrupa tedarik zincirlerine entegre şekilde faaliyet gösteriyor.
Avrupa Yatırım Bankası (EIB) da Türkiye'deki faaliyetlerini yeniden başlatarak toplam 200 milyon avroluk iki finansman anlaşmasına imza attı. Söz konusu kaynakların karbon emisyonlarının azaltılması, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, iklim değişikliğine uyumun artırılması ve yeşil istihdamın desteklenmesi amacıyla kullanılması öngörülüyor.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ise 2025 yılında Türkiye'de 54 projeye toplam 2,7 milyar avro yatırım yaptı. Finansman ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji, elektrik şebekeleri, enerji verimliliği, sürdürülebilir altyapı ve deprem sonrası yeniden yapılanma projelerine yönlendirildi.
Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası da uygun fiyatlı konut, sağlık, eğitim, KOBİ destekleri ve deprem sonrası iyileştirme çalışmalarına finansman sağlamayı sürdürüyor.
AB'nin 2022'de oluşturduğu Türkiye Yatırım Platformu kapsamında ise 317 milyon avroluk garanti desteğiyle 2027 sonuna kadar yaklaşık 2,4 milyar avroluk yatırımın harekete geçirilmesi hedefleniyor.
Platform, karbonsuzlaşma, sürdürülebilir altyapı, dijitalleşme, yenilikçilik ve özel sektörün geliştirilmesine yönelik projeleri desteklerken; temiz enerji, sürdürülebilir ulaşım, şehirlerin dönüşümü, yeşil finansman ile kadınlar, gençler, göçmenler ve KOBİ'lere yönelik kredi programlarına da kaynak sağlıyor.













