Bakan Dönmez: Bu Yıl Sonuna Kadar Doğal Gaz Gitmeyecek Hiçbir Şehrimiz Kalmayacak

Bakan Dönmez: Bu Yıl Sonuna Kadar Doğal Gaz Gitmeyecek Hiçbir Şehrimiz Kalmayacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, doğal gazı olmayan şehirler için müjdeli bir haber verdi. Türkiye 2023 Zirvesi'nde konuşan Bakan Dönmez "Bu yıl sonuna kadar doğal gaz gitmeyecek hiçbir şehrimiz kalmayacak" dedi.

Bakan Dönmez: Bu Yıl Sonuna Kadar Doğal Gaz Gitmeyecek Hiçbir Şehrimiz Kalmayacak

Türkiye 2023 Zirvesi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Bu yıl sonuna kadar doğal gaz gitmeyecek hiçbir şehrimiz kalmayacak" dedi.

Türkiye 2023 Zirvesi İstanbul 3. Havaalanında gerçekleşti.Zirveye, Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Berat Albayrak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, Enerji Bakan Yardımcısı Mithat Cansız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ASELSAN Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün ve birçok iş adamı katıldı. Zirvede konuşan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, madenlerde yeni bir döneme geçildiğini belirtti.

"BU YIL SONUNA KADAR DOĞAL GAZ GİTMEYECEK HİÇBİR ŞEHRİMİZ KALMAYACAK"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "70 yıllık demokrasi tarihimizde ekonomide, siyasette, güvenlikte, dış politikada pek çok inişli çıkışlı zamanlar yaşadık. Yerli ve milli bir duruş sergileyerek Türkiye'yi büyütme gayreti içerisinde olanların çabalarına hep birlikte şahit olduk. Adeta mevcut düzene meydan okuyarak Türkiye'yi küresel bir güç haline getirmek için atılan her adımın karşısında olanların çabalarına da Türkiye'nin enerjide yakın tarihine baktığımızda net bir şekilde görebiliyoruz. Türkiye uzun yıllar zayıf koalisyon hükumetlerinin elinde köhnemiş bir siyaset anlayışına maruz kaldı. 2002 seçimlerinin ardından yepyeni bir dönem başladı. Türkiye her alanda yenilenme dönemine girmiş oldu. Halkın gerçek manada iktidarı da bu dönemde başladı. En büyük atılımlardan biri de enerji sektöründe yaşandı. Enerji alt yapımız her yönüyle modernize edildi. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için yerli ve yenilenebilir kaynakların payı da arttırıldı. Türkiye'nin 65 yıllık rüyası nükleer enerjide somut adım yine bu dönemde atıldı. Kendi gemilerimizle denizlerimizde arama ve sondaj faaliyetleri de yine bu dönemde başladı. Bor cevherini ileri teknoloji ürünlere dönüştürecek süreci de başlatmış olduk. Bu yıl sonuna kadar doğal gaz gitmeyecek hiçbir şehrimiz kalmayacak" dedi.

"ARTIK PATİNAJ YAPACAK ZAMANIMIZ YOK"

Enerjide yerli ve milli olmanın milli bağımsızlıkla yakından ilişkili bir durum olduğunu söyleyen Bakan Dönmez, "Bizler bunun için 2 yıl önce milli enerji ve maden politikamızı açıklarken bağımsız enerji güçlü Türkiye sloganıyla yola çıktık. Bağımsız enerji güçlü bir ekonominin güçlü diplomasinin güçlü bir güvenlik politikalarının temel taşlarından birisidir. Her türlü dış ve iç engellemelere rağmen Türk ekonomisi 16 yılda büyük bir başarıya imza attı. Dinamik, güçlü ve güven veren bir ekonomik alt yapı oluşturuldu. Şimdi artık bu başarıyı daha yukarıya taşıma zamanı geldi. Bizlere sorun teşkil edebilecek her türlü meseleyi bir an önce çözerek hızlı bir yükselişe geçmek zorundayız. Artık patinaj yapacak, duracak ya da bekleyecek zamanımız yok" diye konuştu.

"SON 10 YILDA ENERJİ İTHALATINA 40 İLA 50 MİLYAR DOLAR AYIRMAK ZORUNDA KALDIK"

Türkiye'nin cari açığında en büyük kalemlerinden birinin enerji ürünlerinin ithalatı olduğunu belirten Bakan Dönmez, "Son 10 yılda enerji ithalatına yıllık ortalama 40 ila 50 milyar dolar ayırmak zorunda kaldık. Bunun için de yapacağımız tek şey var. Yerli ve yenilenebilir kaynakların enerji sepetindeki ağırlığını artırmak. Dışa bağımlı olduğumuz kaynaklarda kontrol edilebilir bir düzeye gelmek zorundayız. Dünyanın 10 büyük ekonomisinden birisi olmayı hedefliyoruz. Bu hedefe dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme ile ancak ulaşabiliriz. Bu büyümenin temel dinamiği ise uygun maliyetli, kaliteli ve farklı kaynaklarla desteklenen enerji arzı olarak önümüzde durmaktadır" şeklinde konuştu.

"GÜNEŞ ENERJİSİ KURULU GÜCÜMÜZ BUGÜN 5 BİN MEGAVATI AŞMIŞ DURUMDA"

Son iki yılda yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payını yüzde 50'nin üzerine çıkardıklarını ifade eden Dönmez, "Dünyada yenilenebilir enerjide kurulu gücü en fazla ülkelerden birisi oldu Türkiye. Son 10 yılda yenilenebilir enerjideki kurulu güç değişimimiz aslında bunu gösteriyor. Hidroelektrik santrallerinde yüzde 50, rüzgar, jeotermal ve biokütlede yüzde 95 oranında artış sağladık. Güneş enerjisi kurulu gücümüz bugün 5 bin megavatı aşmış durumda. Toplam yenilenebilir enerji kurulu gücümüzün yaklaşık yüzde 70'ini de son 10 yılda gerçekleştirdik. Yerli kömür üretimine verdiğimiz destek ve teşviklerle başarı yakaladık. Rezervimizi 18 milyar tonun üzerine çıkardık. Yıllık kömür ithalatının yarısını yerli kaynaklarla üreteceğiz" diye konuştu.

"NÜKLEER ENERJİNİN NİMETLERİNDEN YARARLANACAĞIZ"

Yerli ve milli olmanın her şeyden önce kendi kaynaklarına sahip çıkmak olduğunu söyleyen Bakan Dönmez, "Bugün Avrupa'da yapımı devam eden 30'a yakın santral var. Türkiye yıllarca nükleerden uzak durdu ya da durduruldu. Çeşitli sebeplerle. Nükleer enerji belli ülkelerin tekelinde kaldı. Çünkü nükleer enerji sadece enerji üretmek anlamına gelmiyor. İleri teknoloji, gelişmişlik göstergesi olarak görülüyor. Barındırdığı yüksek teknolojiyle sağlık, endüstri, ulaştırma, haberleşme, uzay teknolojileri gibi pek çok alanda da çığır açıcı gelişmelere de hep ön ayak olmaktadır. Türkiye Akkuyu ile bu alanda ilk adımı atmış oldu. Bunun devamı da gelecektir inşallah. Sadece elektrik üretiminde değil, diğer alanlarda da nükleer enerjinin nimetlerinden yararlanacağız" ifadelerini kullandı.

"MADENLERDE DE YERLİ ÜRETİM AR-GE VE İNOVASYON DÖNÜŞÜMÜNÜ BAŞLATMIŞ BULUNUYORUZ"

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Dönmez, madenlerde yeni bir döneme başladıklarını belirterek, "Madenlerde de yerli üretim Ar-Ge ve inovasyon dönüşümünü başlatmış bulunuyoruz. Biz bu güne kadar madenlerimizi çoğunlukla hammadde olarak ihraç ediyorduk. Teknoloji eksikliğinden dolayı bu hammaddeyi işleyerek katma değeri daha yüksek uç ürünlere maalesef dönüştüremiyorduk. Madenlerde yeni bir dönüşümle yeni bir döneme başlıyoruz. Madenin işlenmesi için gerekli bütün teknolojik alt yapı ve yatırımlar artık burada yapılacak. Maden sahalarımızı yarı mamül ve nihai ürün üretecek fabrikaların kurulması şartıyla ihale etmeye başlıyoruz. Fabrika kurulumu ve Ar-Ge yapılmasını zorunlu kılan bir sistemi hayata geçiriyoruz. Artık hammaddeyi 1'e satıp dışarıdan 100 katına 200 katına geri alma dönemini geride bırakmamız gerekiyor" dedi.