Sinop’ta pazarcı esnafı satış yapamamaktan ve hayat pahalılığından yakındı: "İnsanların durumu iyi değil"

Sinop'ta pazartesi ve perşembe günleri kurulan halk pazarında tezgah açan pazar esnafı, satış yapamamaktan ve hayat pahalılığından yakındı. Pazar esnafı Egemen Yiğit Osma, "Biz Samsun'dan Sinop'a geliyoruz. Mazot fiyatları pahalı. İnsanların alım gücü de yok. 50 kilo mal alıyorsam artık 25 kiloya düştü bu rakam" dedi.
Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - Sinop'ta pazartesi ve perşembe günleri kurulan halk pazarında tezgah açan pazar esnafı, satış yapamamaktan ve hayat pahalılığından yakındı. Pazar esnafı Egemen Yiğit Osma, "Biz Samsun'dan Sinop'a geliyoruz. Mazot fiyatları pahalı. İnsanların alım gücü de yok. 50 kilo mal alıyorsam artık 25 kiloya düştü bu rakam" dedi.
Sinop'ta pazartesi ve perşembe günleri kurulan halk pazarında tezgah açan pazar esnafı, maliyetlerin yüksekliğinden ve satış yapamamaktan yakındı. Egemen Yiğit Osma, şöyle dedi:
"Biz satıştan memnun değiliz. Alıştan da memnun değiliz. Alışlar pahalı. Biz Samsun'dan Sinop'a geliyoruz. Mazot fiyatları pahalı. İnsanların alım gücü de yok. 50 kilo mal alıyorsam artık 25 kiloya düştü bu rakam. 300 kilogram alıyorsam 100 kiloya düştü. Niye? İnsanların durumu iyi değil. İnsanlar 50 liraya alıyorsa geçen sene bu sene de 50 liraya alamıyor. 40 lira olur mu? 30 lira olur mu? ya da Mısır'da 6 tane 100 lira satıyorsak '7 tane 100 lira olur mu, 8 tane 100 lira olur mu', böyle gidiyor. Halk parasını harcayamıyor. İnsanların alış durumları, satış durumları kötü. Allah herkese kolaylık versin."
"İŞLER DURGUN, İYİ DEĞİL"
Hamit Açıkgöz, "İşlerimiz ite kaka gidiyor, kötü. Zorla satıyorsun müşteriye onlar da haklı, biz de haklıyız da satılmıyor. Geri götürmeyeceksen, mecbur veriyorsun. 50 lira mı 25 liraya veriyorsun. İşler durgun, iyi değil. Bu ürünü şimdi 100 lira diyorsun 50 lira olmaz mı diyor. O da haklı biz de haklıyız. Masamdan kimseyi geri çevirmemişimdir. Ne yapalım? Onlar da haklı. Yapacak bir şey yok" diye konuştu.
"TEK EMEKLİ MAAŞI YETSE BURAYA GELİR MİYİM?"
Ayten Gördal, "Bu ara satışlar yine durdu. Hep memnun olsan ne olacak? Sonunda tüketici mahvoluyor. Tüketicinin gözüne bakıyoruz. Sabah bibere 100 lira dedim. Alım gücü yok. Tuttum 50 lira dedim. İncire 250 lira dedim. Alım gücü yok. Tuttum 100 lira dedim. Veren de var ama bize hep fakirle düşüyor herhalde. Benim cebimde olsa seni niye mağdur bırakacağım? Tabii ki fakirlik var. Tek emekli maaşı yetse buraya gelir miyim? Benim bir minibüsüm var 16 kişilik. Bundan 3 sene 5 sene önce ayak koyacak yer yoktu. Hala bir yere bir sap olamadık. İki kişi o çalışmaya rağmen. Yani masraf da yok ama hala ipin ucunu bir araya getiremiyoruz. Karın tokluğu yani başka bir şey değil" ifadelerini kullandı.
"BUGÜNKÜ ŞARTLARDA TRAKTÖRLERE YAKIT ALMAKTAN ÇOK ZORLANIYORUZ"
Talip Yıldırım, "10 yıl önceki kazancımız daha iyiydi. Ekonomi biraz daha iyiydi ama git gide geriledik. Benim iki çocuğum var. Bir eşim. Biz dördümüz aile ailecek ve o parayla kazancımızdan bir ev aldık. İki de traktörümüz var. Bugünkü şartlarda traktörlere yakıt almaktan çok zorlanıyoruz. Bugün olmuş akaryakıt 90 küsur lira. Yılbaşından sonra 100 lirayı aşar. Ben emekliyim ama bu pazarda alışkanlık var. Bırakamıyoruz. Emekli paramız da bize zor zar yetiyor zaten. Aldığımız 23 bin küsur lira."












