8. Etnospor Festivali 21-24 Mayıs'ta İstanbul'da
"Gelenlerin 7'den 70'e, nesiller arası paylaşımın da çok canlı olduğu bir ortamda keyifle vakit geçireceğimiz festivalimiz olacak" - "Son dönemde Ukrayna'daki savaş, Filistin'deki soykırım ve İran'da devam eden savaş... Bunlarda spor otoriteleri aynı standartları uygulayamadı. Ümit ediyorum ki bu işlerden çıkılır" - "Fenerbahçe, futbolcusuna ve teknik ekibine destek olan bir ekosistemi güçlü tutabilirse inşallah başarı gelecektir" - "Gençlerimiz bu dünyanın rekabetine güçlü hazırlandıkları takdirde inanıyorum ki bu millet 21. yüzyıla, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına Türkiye olarak damgasını vurur"
Dünya Etno spor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 21-24 Mayıs'ta İstanbul'da düzenlenecek 8. Etno spor Kültür Festivali'ni ziyaret edecek vatandaşların yapılacak aktivitelerle nesiller arası paylaşımın çok canlı olduğu bir ortamda keyifle vakit geçireceğini söyledi.
Erdoğan, Anadolu Ajansının (AA) İstanbul'daki Uluslararası Haber Merkezi'nde gerçekleştirilen Spor Masası programına konuk oldu.
Etno spor Kültür Festivali'nde her yıl bir milyonun üzerinden fazla ziyaretçiyi ağırladıklarını belirten Bilal Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 8. festivalimizi düzenleyeceğiz. Burada öncelikle Anadolu'nun geleneksel sporlarında müsabakalar ve gösterileri vatandaşlarımız izleyebilecek. Ziyaretçilerimiz bunları keyifle izleyebilecek. Anadolu'daki geleneksel sporları üçe ayırabiliyoruz. Birisi binicilik sporları, birisi güreş sporları, birisi de atıcılık sporları. Bunların hepsini görebilecekler. Güreşte mesela sadece atlı güreş yok. Karakucak var, şalvar güreşi var, kuşak güreşi var. Binicilikte sadece cirit yok, atlı okçuluk var. Atıcılıkta da hedef okçuluğu, menzil okçuluğu... Tabii okçulukta biz mümkün olduğunca gelen insanların bir ok atmasını ve at binmesini istiyoruz. İstanbul gibi yerde çocukların yüzde biri acaba ata binmiş midir? Ama bu at binmenin bir kere hayvan sevgisiyle, hayvanlarla iletişim kurmaya ilişkin güzel bir yönü var. Diğer taraftan da 'Biz at üstünde yükselen milletmişiz' diyorlar. Atlı okçuluk seyir keyfi de muhteşem olan çok da zor bir spor. Muazzam. Tabii ki her sene yurt dışından misafir ülkelerimiz ve misafir sporlarımız olacak. Bu sene Rusya'dan, Litvanya'dan ve Azerbaycan'dan olacak. Onun dışında tabii el sanatları var. Atölyelerde üstat sanatçıların neyi nasıl yaptığını görecekler. Sadece Anadolu'nun lezzetleri olmayacak. 160 bin aşure, 200 bin Özbek pilavı, belediyelerin yöresel ikramları, TİKA'nın evrensel tatlar bölümünde yurt dışından gelen aşçıların yaptığı lezzetler paylaşılacak. Ayrıca dünya kahvelerini deneyimleme fırsatı olacak. Gelenler Özbek pilavının da bakır kazanlarda nasıl yapıldığını görecek. Sahnede halk oyunları... Sadece Anadolu'nun bölgelerine ait değil, Orta Asya'ya, iki sene önce mesela İtalya'dan halk oyunları da gelmişti. Halk oyunlarının ötesinde müzik, hani biraz popüler sanatçılar, biraz da popüler sanatçıların yanında misafir sanatçılar olacak. Orada çok zengin bir şeyimiz var. Mesela Japonya'dan bu sene Taiko grubu gelecek. Taiko çok büyük davullarla bir ritim etkinliği. Çok etkileyici gerçekten. Türkiye'de bundan önce bu büyüklükte bir gösteri de yaptıklarını bilmiyorum doğrusu. Bir sürü bakanlığımızın toplulukları da olacak. Bu sene en sürprizi Kazakistan'dan Dimash. Hani dünyaca ünlü, çok genç ve güçlü bir ses. Onu da Kazakistan'daki dostlarımızın sponsorluğu ve desteğiyle Türkiye'ye getirmiş olacağız. Büyük ses getireceğine inanıyorum. Cumartesi günü sahne alacak. ve sayamadığım bir sürü çocuk oyunları. Çocukların gelip çok güzel zaman geçirmesini istiyoruz."
"Rekabetin üst düzeyde olduğu bir faaliyet yapmak istiyoruz"
Bilal Erdoğan, 8. Etno spor Kültür Festivali'nde müsabaka zevkinin ve rekabetin üst düzeyde olmasını hedeflediklerini kaydetti.
Birçok kıtadan sporcunun kendi sporunda yarışacağını aktaran Erdoğan, "Müsabaka zevkinin ve rekabetin üst düzeyde olduğu bir faaliyet yapmak istiyoruz. Her kıtadan kendi sporunda yarışmak için sporcu gelmiş olacak. Rekabet daha üst düzeyde olacak. Gelenler yarışma formatında olacak. Bölgesel elemelerin yapıldığı, ondan sonra Etno spor'a katılma hakkı kazanılan, kıyasıya sportif müsabakaların ön planda olduğu bir şey olacak." diye konuştu.
Gazze'deki çocuklar unutulmayacak
Başkan Erdoğan, 8. Etno spor Kültür Festivali'nde Gazze'de soykırımdan etkilenen çocukların da unutulmayacağını belirterek, şunları söyledi:
"Bu olurken Gazze'de ailesiyle mutlu huzurlu bir şekilde oynayamayan çocukları da gelen herkese bir şekilde hatırlatıyoruz. O imkanı bulamayan insanları da hatırlamamız lazım. En azından dua etmek, dua etmekten sonra belki boykota katılmak, bu anlamda yapılan etkinliklere destek vermek gibi. İnsani yardım anlamında zaten halkımız en ön safta bugüne kadar dünyanın her tarafındaki mazlumlara kucak açtı. Bununla ilgili de bir gündemimiz olacak. ve sayamadığım nice etkinlik. Gelenlerin 7'den 70'e, nesiller arası paylaşımın da çok canlı olduğu bir ortamda keyifle vakit geçireceğimiz festivalimiz olacak. O bomba sesleri altında insanlar nasıl yaşıyor, onu da empati kurabilsinler diye insanlar biraz tecrübe etsin istedik. Tabii artık o sahneleri göre göre hissizleşmeye de başladık. Bu da bizim iletişimin bu kadar güçlü olmasının belki bir handikapı. Bir yandan görüp üzülmek, o acıyı fark etmek ama bir yandan da bu iş böyle üç yıl sürünce artık hissizleşmek, o acı sahneleri görmenin normalleşmesi. Anadolu Ajansı da 'Kanıt' ve 'Tanık' eserleriyle bütün bunları videolarla ve fotoğraflarla delillendirdi. Bütün dünyaya da bunları paylaştı. Bu soykırım hala devam ediyor. İnsanlık vicdanının bir yerde bunu bitireceğine de inanıyorum."
"Ne kadar güzel bir kültürel etkileşim, biz bunu başarıyoruz"
Etno spor Forumu'nda çok sayıda ülkenin spor bakanlarının bir araya gelmesinin kültürel etkileşim anlamında önemine vurgu yapan Bilal Erdoğan, şu görüşleri paylaştı:
"Antalya'daki Etnospor Forumu'na Rusya Spor Bakanı ve İran Spor Bakanı katılıyor. İran daha önce bakan yardımcısı düzeyinde katılmıştı. Bu kez bakan katıldı. Van'dan Antalya'ya geldi. Gelmesinin zor olduğu ve savaşın devam ettiği ortamda geldi. Orada kendi derdini ve hikayesini anlatmaya geldi. Aslında spor diplomasisinin bir ortamını sağlamış olduk. 20'den fazla ülkenin spor bakanı, geleneksel sporları güçlendirmeyle ilgili niyet belgemizi imzalamış durumdalar. Bu hareket büyüyerek devam ediyor. Asya ile Afrika'nın spor bakanlarının yollarının kesişmesi Dünya Kupası'nda olabiliyor. Çok fazla beklenmedik sinerjileri getiren... Arjantin'in pato diye bir sporu var. Bizim de Orta Asya'da kökbörü diye bir sporumuz var. İkisi de at üstünde. Bu iki spor birbirine benziyor. Arjantinliler ile Kazaklara kökbörü ve pato oynattık. Ne kadar güzel bir kültürel etkileşim. Biz bunu başarıyoruz."
"Sporun barışa hizmet eden yönü ciddi erozyona uğradı"
Bilal Erdoğan, son 3 yılda sporun barışa hizmet eden yönünün ciddi erozyona uğradığını vurguladı.
Her ülkenin sporcularına aynı standartların uygulanmamasını eleştiren Başkan Erdoğan, "Son dönemde Ukrayna'daki savaş, Filistin'deki soykırım ve İran'da devam eden savaş... Bunlarda spor otoriteleri aynı standartları uygulayamadı. Bir ülkenin sporcularına farklı, diğer ülkenin sporcularına farklı bir muamele. Bu bakımdan sporun barışa hizmet eden yönü son üç yıllık dönemde de çok ciddi erozyona uğradı. Ümit ediyorum ki bu işlerden çıkılır. Bu genç atletler kazanmak, yarışmak, kendilerini göstermek ve başarılı olmak için yaşayan insanlar. Bunları siyasi ve uluslararası meselelerin mağduru haline getirmek o gençlere çok büyük haksızlık." şeklinde görüş belirtti.
"İzlemede favori sporum atlı okçuluk"
Geleneksel sporlarda en çok atlı okçuluğu takip ettiğini anlatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"İzlemede favori sporum atlı okçuluk. Eğer yaparsam tabii ki geleneksel okçuluk yapıyorum. Ancak kendi hayatımda oynayacak olursam çeşitli etkinliklerin tanıtımı için futbol oynamış oluyoruz. İşte en son böyle bir şöhretler karmasıyla TÜGVA'nın halı saha turnuvasının tanıtımı için yapmıştık. Dolayısıyla oynarsak futbol oynuyoruz. Ama ilk Okçular Vakfı'nı kurduğumuz zaman lisanslı bir okçu olduğum bir dönem olmuştu. Bir müsabakaya katılmadım ama o zaman daha fazla ok atıyordum doğrusu. Şimdi Ramazan ayında bir sahur kupası düzenleniyor okçular tekkesinde. Ona katılıyoruz, orada yarışıyoruz. Ama benim izlemedeki favori seyir zevkini hissettiğim atlı okçuluk."
"Fenerbahçe evinin içini toparlayabilirse başarı gelecektir"
Bilal Erdoğan, taraftarı olduğu Fenerbahçe'nin futbolda 2014'ten bu yana lig şampiyonluğu yaşayamamasıyla ilgili şunları kaydetti:
"Çok iyi puan topluyoruz, ikinci sıraya geliyoruz. Kıl payı şampiyonluğu kaybediyoruz. Futbolcu bir maçtaki moral durumuyla şampiyonluğu kaybetmiş oluyor aslında. Bir maç, bir beraberlik, bir gol ve futbolcunun moralini etkileyen etkenlerin biraz ortadan kaldırılması ve yönetilmesi lazım. Fenerbahçe'de artık taraftar, yönetim ve futbolcu gergin. Bundan etkileniyoruz. Kadrolar kuruluyor, iyi hocalar getiriliyor, iyi puanlar toplanıyor. Oradaki fark şu, bizim okçulukta son oka kalır birçok müsabaka. Son okta da merkeze yakın olan kazanır. O tek oktaki farkı düşünün. İki sporcu da belki birbirinden iyi. Ama işte o anda biraz daha soğukkanlı olan sporcu o maçı kazanıyor, madalyayı alan o oluyor. Madalyayla madalyasızlık arasındaki fark bir ana kalıyor. Futbolda da bu moral motivasyon ve dış etmenler çok önemli. Yani kulüpte huzur olması ve insanların inanması lazım. Mesela futbolcu bir yanlış pas veriyor, tribünler yuhalamaya başlıyor. Herhangi bir futbolcunun hatasız oynaması mümkün olabilir mi? Ama sen o futbolcuyu yuhalayarak bitirdin. Sadece o maçta değil, belki birkaç maç daha futbolcuyu kaybetmeye yol açtı bu. Onun için taraftarıyla, yöneticileriyle, medyasıyla... Moral vermeye çalışan, her türlü destekleyen, o 'Milletim benim arkamda, taraftarım benim arkamda, yöneticilerim benim arkamda' dedirten motivasyon desteğini biz bu genç çocuklarımızdan ve kahramanlarımızdan esirgememeliyiz diye düşünüyorum. Fenerbahçe de biraz bu bence evinin içini toparlayabilirse, futbolcusuna, teknik ekibine destek olan bir ekosistemi güçlü tutabilirse başarı gelecektir inşallah."
"Gençlerimizin elinden hiçbir iş kurtulmaz"
Son olarak gençlere tavsiyelerde bulunan Bilal Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gençler, gelecek kaygısını en yüksek taşıyan kesim. Ben ne olacağım? Nerede yaşayacağım? Ne iş yapacağım? Kiminle hayatımı birleştireceğim? Kaç çocuğum olacak? Ne imkanlara sahip olacağım? Bunlar çok geçerli. Hayatta kaygı düzeyinin belki de en yüksek olduğu dönemler gençlik dönemleri. Bu kaygıları yönetirken etraflarında onları destekleyecek çok fazla imkanın, kurumların, sporların olduğunu, bakanlıklarımızın çeşitli kampanyaları, gençliği etkileyen çeşitli projelerinin olduğunu daha fazla takip etmelerini, daha fazla farkında olmalarını özellikle vurgulamak istiyorum. Spor yapmak isteyen gençlerimiz o sporu yapabilecekleri yerden habersiz oluyorlar. Ekipman arayan gençlerimiz o ekipmanın onlara sağlandığını bilemeyebiliyorlar. Yüzmek isteyen gencimiz işte o yakınındaki yüzme havuzuna aslında rahatlıkla girip oradan istifade edebileceğini bilemeyebiliyor. Bakanlığımızın gençlik merkezlerinden haberdar olmayabiliyorlar. Şu anda Türkiye'de gerçekten gençliğe hitap eden altyapımız çok güçlü. Spor tesislerimiz, gençlik tesislerimiz, işte gençlik yurtlarımız çok güçlü. Gençlerimiz onlara sunulan bu imkanları sonuna kadar kullansınlar. O kaygılarını giderecek donanım düzeyine ulaşmak için hem aktif bir hayat tarzı ile spor yapan insan olmak hem de akademik olarak veya yetkinlik olarak kendilerini desteklemek anlamında fırsatları gecikmeden kullansınlar. Gençlerimiz bu dünyanın rekabetine güçlü hazırlandıkları takdirde inanıyorum ki bizim gençlerimizin elinden hiçbir iş kurtulmaz ve bu millet 21. yüzyıla, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye olarak damgasını vurur. İnşallah."
(Bitti)




















