Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada İran'da yaklaşan bir krizin dünyanın birçok yerini etkileyebileceğini belirtti. Ayrıca Türkiye'deki depremzedelerin durumu ve hükümetin ekonomik politikalarına eleştiriler getirdi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "İran yönünden bir tufan yaklaşıyor. İran'da çıkacak bir tufan bölgenin tamamını vurabileceği gibi bütün dünyayı da sarsacaktır." dedi.

Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3'üncü yılı nedeniyle partisinin bölgede vatandaşlarla birlikte olduğunu hatırlattı.

Depremin ilk gününde Hatay'a gittiğini, bölgede aylarca kaldığını dile getiren Hatimoğulları, bölgeye ilk yardımların belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarından gittiğini, devletin ise bölgede olmadığını ileri sürdü.

Hatimoğulları, depremin ardından 3 yıl geçtiğini anımsatarak, resmi rakamlara göre Adıyaman'da 40 bin, Hatay'da ise 150 binin üzerinde insanın halen konteynerlerde yaşadığını iddia etti.

Deprem konutlarının depremzedelere ücretsiz verilmesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, olası İstanbul depremine işaret ederek gereken önlemlerin alınmasını istedi.

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Hatimoğulları, yoksulluk ve barınma sorunlarının ülkenin en yıkıcı sorunları olmaya devam ettiğini savundu.

İktidarın bu gerçeğin üstünü örtmeye çalıştığını ancak bunun nafile bir çaba olduğunu iddia eden Hatimoğulları, "İnsanlar açlığı ve yoksulluğu iliklerine kadar yaşıyor, yoksulluk ve işten çıkarmalar diz boyu." dedi.

Reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein dosyalarına değinen Hatimoğulları, Epstein'in sadece bir birey olmadığını, dünya sistemini ve ticaretini etkileyen, güç, para, iktidar ve ülkelerin istihbarat teşkilatlarıyla ortaklık ve cinsel istismarın kesiştiği küresel bir ağın parçası olduğunu vurguladı.

Epstein dosyalarında Türkiye'den bazı isimlerin de bulunduğunu ileri süren Hatimoğulları, adı geçenlerle ilgili yargının harekete geçmesini istedi.

ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilime değinen Hatimoğulları, şöyle konuştu:

"İran yıllarca kendi siyasi, toplumsal ve ekonomik krizini görmezden geldi, yok saydı. İran meselesine baktığımızda, bir tarafta öldürdükleri binlerce insanın bedeni üzerinden varlığını sürdürmeye çalışan köhne bir iktidar, diğer yanda ülkelerin iç çelişkilerinden siyasal ve ekonomik kazanç elde etmek isteyen emperyalist güçler var. Bu ikisinin arasında ise siyasi baskılar, ekonomik koşullar altında can çekişen bir toplum var. Bu coğrafya büyük bir yıkımı kaldıramaz. Bir kuşağın daha savaşlara kurban edilmesine göz yumamayız, bunu kabul edemeyiz. Şöyle bir gerçeklik söz konusu, İran yönünden bir tufan yaklaşıyor. İran'da çıkacak bir tufan bölgenin tamamını vurabileceği gibi bütün dünyayı da sarsacaktır. İranlı yetkililer bu sözümüzü önemsesin. İran'da halklara sıkılan her kurşun, dış müdahalelere zemin hazırlıyor. Çözüm ne halklara kurşun sıkmak ne de dış müdahaledir. İran rejimi artık halkın taleplerini görmezden gelmeyi bırakmalı. İran'da demokratik dönüşümü sağlayacak özgürlüklerin alanları genişletilmelidir."

Hatimoğulları, ABD heyeti ile İran arasında Umman'da başlayan görüşmelere de değinerek bu sürecin diplomatik yollarla çözülmesini canı gönülden istediklerini aktardı.

Suriye hükümeti ve terör örgütü YPG arasında yapılan mutabakatı anımsatan Hatimoğulları, uluslararası topluma düşen görevin bu mutabakatın sağlıklı bir şekilde hayata geçmesine katkı sunmak olduğunu söyledi.

Hatimoğulları, Türkiye'ye ise çok daha büyük görev ve sorumlulukların düştüğünü, bu konunun hem Suriye hem de Türkiye'nin geleceği için hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.

"Yapıcı adımların atılmasını beklemekteyiz"

TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarına işaret eden Hatimoğulları, ortak rapor yazım sürecinde sona gelindiğini, artık siyasi ve hukuki bir çerçevenin ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Hatimoğulları, "Komisyon raporu Türk Ceza Kanunu (TCK), Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ve İnfaz Kanunu'nda kapsamlı değişiklikleri önermelidir. TMK, demokratik siyaseti kriminalize eden bir araç olmaktan çıkarılmalıdır. İnfaz rejimi toplumsal barışı güçlendirmeli." ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ardından çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplayan Hatimoğulları, bir gazetecinin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın terör örgütü PKK'nın Irak'taki varlığıyla ilgili, "Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var." açıklamasına yönelik değerlendirmesinin sorulması üzerine, şu yanıtı verdi:

"Adeta haritadan bakarcasına 'Yeni arızalar nasıl yaratılabilir, yeni yokuşlar nasıl üretilebilir?' diye bakılıyor. Yaptığı bu açıklamayı sürecin ruhuna uygun görmüyoruz. Biz bölgesel düzeyde barışın ilerlemesi için daha yapıcı adımların atılmasını beklemekteyiz."

Kaynak: AA / Adem Balta - Politika
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.