Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretindeyiz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

2026 yılının ilk kabine toplantısını biraz önce gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, güvenlik, dış politika, ekonomi ve sosyal politikalar başta olmak üzere birçok kritik meseleyi etraflıca değerlendirdiklerini, milletin hayrına olacak önemli kararlar aldıklarını ifade etti.

Son üç haftada millete hizmet yolunda neler yapıldığını paylaşan Erdoğan, 16 Aralık'ta barış, istikrar ve refah üreten dış politika temasıyla düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı'nda dünyanın dört bir yanında devleti başarıyla temsil eden büyükelçilerle bir araya geldiklerini söyledi.

Erdoğan, belirsizliğin arttığı, çıkar kavgasının kızıştığı mevcut küresel konjonktürde hem diplomatik zeminde hem de diğer alanlarda güçlü bir varlık gösterdiklerini, hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden ülkenin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunduklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan beş dakikacık ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza beş dakikalık bir görüşme için yalvarmıyoruz. Büyük bir milletin ve büyük bir devletin mensubu olduğumuzun bilinciyle her yerde dik duruyor ama diklenmiyoruz. Biz ne kuru hamaset, ne ucuz polemik peşindeyiz. Ne de rol kapma, rol çalma derdindeyiz. Biz, Türkiye Cumhuriyeti'ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz. Türkiye, her alanda dünyanın dikkatle, takdirle, çoğu zaman gıptayla ve hayranlıkla takip ettiği bir atılım gerçekleştiriyor. Bunun önünü kimse kesemeyecek. Uzak olmayan bir gelecekte inşallah daha güçlü, daha müreffeh, hemen her alanda daha itibarlı bir ülkede hep beraber yaşayacağız.

Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır. Gazze'den Suriye'ye, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. İlkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız. Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin Amerika'ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir. Ana muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir."

"Tek bildikleri hükümetimize karşı çıkmak, bizim ak dediğimize kara demek"

Son yıllarda bölgede cereyan eden hadiseleri ve bunlara karşı CHP'nin yaklaşımının gözden geçirilmesini isteyen Erdoğan, CHP Genel Başkanı'nın isabetli tek bir öngörüsünün bulunamayacağını söyledi.

Muhalefetin ne Karadeniz'de ne Doğu Akdeniz'de ne Gazze soykırımında ne Libya ne de Suriye konusunda tutarlı, vicdanlı, omurgalı hiçbir duruşunun olmadığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tek bildikleri hükümetimize karşı çıkmak, bizim ak dediğimize kara, doğru dediğimize yanlış demek. Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde şimdi karşılarında süklüm püklüm oldukları güç odaklarının işaretiyle hükümetimizi eleştirenler bunlardı. Suriye'nin devrik lideri ülkesinden kaçarken 'Esad'la görüşülmeli' diyenler bunlardı. Karabağ'ın 44 günlük vatan muharebesinde Ermeni diasporasıyla söz birliği içinde can Azerbaycan'ı desteklememize karşı çıkanlar bunlardı. Gazze soykırımında Filistin direnişine terör yaftası vuranlar bunlardı. Yıllarca Türkiye'yi DEAŞ'a destek vermekle suçlayanlar bunlardı. Avrupa'ya Türkiye'yi şikayet turları düzenleyenler bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler bunlardı. Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, milli menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardı. Bugün bize ahkam kesen ana muhalefet yöneticileriydi. Şimdi çıkmışlar akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama bunun adı yüzsüzlüktür."

"Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz"

Muhalefetin "iktidar yıpransın da Türkiye'ye ne olursa olsun" mantığıyla hareket edemeyeceğinin, böyle bir sorumsuzluğun içinde olamayacağının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dahası bu kadar basiretsizlikten sonra bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini, bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir. Şurası da çok enteresan. Ülkemizden 11 bin kilometre ötede Türkiye ile yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede müessif bir hadise yaşanıyor. CHP Genel Başkanı'nın aklına ilk gelen bize saldırmak, bize sataşmak oluyor. Çeşitli fotoğraflar üzerinden bize mesaj vermek oluyor. Allah aşkına, bu patolojik bir ruh halinin işareti değilse nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provokatif üslupla mı azaltacaksınız? İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde Türkiye'nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız?

Biz tabii ki bunlara kulak asmayacak, çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz. Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını büyük ve güçlü Türkiye'ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var. Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Biz iç politikayı da dış politikayı da ilkelerle yapan, akılla ve vicdanla yapan bir hükümetiz. Böyle bir kadroyuz. Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayretindeyiz."

"Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki dost ülke olarak zor günlerde dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdiklerini bugün de aynı anlayışla hareket ettiklerini kaydetti.

(Sürecek)