Kadın Dağcı Uludağ'dan Alpler'e Uzandı

Yurt içi ve yurt dışında bugüne kadar 100'ü aşkın zirve tırmanışı gerçekleştiren 42 yaşındaki Ayşe Arabacı, Uludağ tırmanışlarıyla başladığı dağcılık serüvenini Alpler'in Grandes Jorasses Dağı'nın 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper ve 4 bin 208 metrelik Pointe Walker zirveleriyle taçlandırdı.

Kadın Dağcı Uludağ'dan Alpler'e Uzandı

MİRAÇ KAYA - Yurt içi ve yurt dışında bugüne kadar 100'ü aşkın zirve tırmanışı gerçekleştiren 42 yaşındaki Ayşe Arabacı, Uludağ tırmanışlarıyla başladığı dağcılık serüvenini Alpler'in Grandes Jorasses Dağı'nın 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper ve 4 bin 208 metrelik Pointe Walker zirveleriyle taçlandırdı.

Bursa Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübünün yönetim kurulu üyesi de olan Ayşe Arabacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 yaşındayken ailesiyle Bulgaristan'dan Bursa'ya göç ettiklerini söyledi.

Ayşe Arabacı, dağcılığa tesadüfen başladığını ifade ederek, "Doğaya olan sevgim bunda çok etkili oldu. Önceleri dağcılığın ne olduğunu dahi bilmiyordum. Tesadüf sonucu bir kulübün eğitimine katıldım. Orada aldığım eğitimlerde çok güzel insanlar tanıdım ve onların yaptığı şeyin çok güzel bir şey olduğunu gördüm." dedi.

Eğitimlerini tamamladıktan sonra günübirlik yürüyüşlere katıldığını anlatan kadın dağcı, ilk denemesinde bir arkadaşı rahatsızlandığı için Uludağ'a çıkamadıklarını, bu durumun motivasyonunu artırdığını dile getirdi.

Türkiye Dağcılık Federasyonunun eğitimlerine ve tırmanış etkinliklerine de katıldığını aktaran Ayşe Arabacı, şöyle devam etti:

"Ağrı Dağı'na 6 defa tırmandım. Son tırmaşımda Ağrı Dağı'nın zirvesini görmeyi başardım. Geçen yaz iki defa gittim; biri Iğdır diğeri Doğubeyazıt tarafından. Her iki taraftan da görmüş oldum. Onun dışında Türkiye'deki bütün dağlara gittim sayılır. Belli bir noktadan sonra 3 bin metrenin altındaki dağlara gitmek istemiyorsunuz. Bir de hedefleriniz yüksek olunca ona göre antrenman yapmak, çalışmak gerekiyor. Şu ana kadar 100'ü aşkın tırmanış gerçekleştirdim. Bir dağa bir defa gitmekle yetinmiyorum. Doğayı sevdiğim için fırsat bulduğum her an gidiyorum. Hasan Dağı'na ve Süphan Dağı'na 5 kez çıktım. Orada olmak benim için çok keyifli."

"Her dağa, her noktaya sınırsız gidebilirim"

Ayşe Arabacı, antrenmanlarını Uludağ'a tırmanarak yaptığını belirtti.

Dağcılığın kendisine çok şey kattığını vurgulayan Ayşe, "Bir dağa her gün çıksanız dahi hava aynı da olsa sizin ruh haliniz aynı olmuyor ve siz orada her seferinde farklı bir şey yaşıyorsunuz. Hiçbir zaman 'buraya daha önce gittim, tekrar gitmeme gerek yok' diyemiyorum, çünkü ruh halim değişiyor, hep farklı şeyler hissediyorum. O yüzden benim için kısıtlama yok. Her dağa her noktaya sınırsız gidebilirim." ifadelerini kullandı.

Ciddi bir tımanışa hazırlanırken Uludağ'da koştuğunu anlatan Ayşe, bunun yanı sıra beslenmesine dikkat ettiğini aktardı.

Ayşe Arabacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fiziki anlamda baktığımızda erkeklere göre daha güçsüz görünebiliyoruz ama bugüne kadar gittiğimiz hiçbir dağda malzememi kimse taşımadı. Malzeme paylaşımımızı ona göre yapıyoruz. Herkes payına düşeni taşıyor. Zor oluyor, ağır yükler taşıyoruz. Hele ki benim gibi minyon bir insan zaman zaman zorlanabiliyor. Bu işin temelinde her işte olduğu gibi çok sevmek ve çok fazla özveri gerekiyor."

"Türk bayrağını orada dalgalandırmak çok güzel bir duygu"

Yurt dışındaki ilk tırmanışını Gürcistan'ın Kazbek Dağı'nda yaptığını dile getiren Ayşe, o dönem kansızlık sorunu yaşadığı için göremediği zirveye daha sonra kış mevsiminde çıktığını söyledi.

Fransa-İtalya sınırında Alpler'deki Grandes Jorasses Dağı'nın en zorlu zirvelerinden 4 bin 208 metre yüksekliğindeki Pointe Walker ve 4 bin 184 metrelik Pointe Whymper'e de tırmandığına dikkati çeken kadın dağçı, İran'daki bazı zirvelere de çıktığını belirtti.

Ayşe Arabacı, Grandes Jorasses Dağı tırmanışıyla ilgili şunları kaydetti:

"Biz bu zirvenin ilk Türk tırmanışını yaptık. Müthiş bir coğrafyası var, çok etkilendim. O zirve dönüşünde etrafı seyrederken karşımızda Grandes Jorrases Dağı duruyordu ve 'buraya çıkmalıyız' diyerek, orada bunun planını yapmıştık. Bir yıl sonra hazırlanıp oraya gittik ve Pointe Walker, Pointe Whymper zirvelerine tırmanmış olduk. İlk defa bir Türk ekibi olarak oradaydık zirve yapmıştık. Bu daha da heyecan verici bir şeydi. Aşağıya indiğimizde dağ evindeki görevli bize, 'bugüne kadar burada hiç Türk görmedim' dedi. Türk bayrağını orada dalgalandırmak çok güzel bir duygu. Alpler çok başka, ben galiba Alpler'e aşığım. O coğrafya beni inanılmaz büyüledi. İmkanım olsa her yıl orada tırmanmak isterim."

YORUMLAR
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.