Hayırseverler ve Gönüllüler Darülaceze Sakinleri İçin Buluştu

Hayırseverler ve Gönüllüler Darülaceze Sakinleri İçin Buluştu

Hayırsever iş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasiler ile yaşlı ve bakıma muhtaçlar için gönüllü çalışanlar, Darülaceze sakinleri için bir araya geldi.

Hayırseverler ve Gönüllüler Darülaceze Sakinleri İçin Buluştu

Hayırsever iş insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasiler ile yaşlı ve bakıma muhtaçlar için gönüllü çalışanlar, Darülaceze sakinleri için bir araya geldi.

Okmeydanı'ndeki Darülaceze Başkanlığı toplantı salonununda gerçekleşen "Darülaceze Buluşması"nda kurumun yapmayı planladığı yurt ve Arnavutköy'de inşa edilecek yeni Darülaceze binasının projeleri hakkında bilgi verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, hayırseverin yardım etmelerini sağlamak için hazırlanan kamu spotlarının görsel sunumunun ardından toplantıda yaptığı konuşmada, kurumun taleplerine olumlu cevap vermek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Darülaceze ailesinin bireyleri ve onlarla ilgilenen hayırsever ve gönüllülerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Baraçlı, herkesi kendisine emanet edilen veya emanet bırakılana sahip çıkmaya çağırdı.

Türk anlayış ve kültüründe, Darülşifalar, Darülacezeler, vakıflar ve bunlara benzer kurumlar olduğunu hatırlatan Baraçlı, "Topluma hizmet edebilmenin sadece bir devlet anlayışı içinde değil de bir birlik anlayışı içerisinde, sivil toplum dayanışması içerisinde yapıldığını biliyoruz. Ecdadımızın geride bıraktığı ve tespit edilen vakıfların sayısı 26 bin civarında. Osmanlı'nın bir vakıf ve sosyal devlet olduğunu unutmamamız gerekir." dedi.

İnsanlığa hizmet etmenin Hakk'a hizmet olduğu anlayışının toplumda bulunmasından ötürü bir bereket oluştuğunu dile getiren Baraçlı, şöyle konuştu:

"Türkiye'ye yapılan saldırıların en temel noktasında, bizim bu anlayışımızı ortadan kaldırma düşüncesi var. Son ekonomik saldırılar bunu gösteriyor. Bizler, bu saldırıların altından çok rahat bir şekilde kalkacağız. Birlik ve beraberlik ruhu içerisinde hareket ettiğimizde, bu saldırıları bertaraf etme şansımız var. Tabii bunların ötesinden bizlerin de bir şey yapması gerekiyor. Şu andan yastık altında tuttuğumuz birikimlerimizi ekonomiye kazandırmamız şart. Sadece maddi yönü değil manevi yönüyle de üzerimize düşeni yapmalıyız. Şu anda bu kurum olmak üzere her şey bize emanettir. Bize emanet edilenleri, bizden sonrakilere sağlam bir şekilde bırakarak görevimizi yerine getirmemiz gerekiyor."

"Birçok projeyi hayata geçirmeye çalışıyoruz"

İBB'nin faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi aktaran Baraçlı, Türkiye'nin en büyük kenti İstanbul'u kolay erişilebilir ve mutlu yaşanabilir bir yer haline getirmek için birçok projeyi hayata geçirmeye çalıştıklarını anlattı.

Belediyenin yaşlı ve bakıma muhtaç insanlar için pek çok proje yürüttüğünü, Kayışdağı'ndaki bakımevinin bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu hatırlatan Baraçlı, "Biz burada hizmet anlayışımızı benzer bir modelle yürütüyoruz. Tüm arkadaşlarıma Darülaceze'yi ziyaret ederek empati yapma fırsatı yakalamaları tavsiyesinde bulunuyorum. İBB'nin hizmetleri toplumda farklı boyutlarda devam ederken, evde sağlık, kadın ve çocuk sağlık hizmetleri ve gençlikle ilgili birçok projemiz var. Dünyada ödül almış modelleri farklı ülke ve illere aktarabilecek şekilde geliştirmeye çalışıyoruz. Darülaceze'nin İBB'den tabii ki talepleri oluyor. Ne tür talepleri varsa bunları karşılamaya hazırız. Kurumun, ruhsat ve imar ile ilgili isteklerini de hızlandıracağız." ifadelerini kullandı.

Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci ise kurumda yapılanlar hakkında bilgi verdi. Göreve geldiği dönemde kurumun pek çok biriminin perişan halde olduğunu, tel tel dökülen binaları, tarihi yapılarına sadık kalarak elden geçirdiklerini anlatan Cebeci, "Dışarıdan geçerken görülen 300 metre uzunluğundaki yüksek duvarların arkasında bir tarih, bir medeniyet ve bir insanlık var." dedi.

"Biz boş durmuyoruz, kendi kendimize iş çıkartıyoruz." diyen Cebeci şunları kaydetti:

"Buraya ayda ortalama 10 bin ziyaretçi geliyor. Eğer birileri gelmezse, biz çağırıyoruz. Eskiden burada x-ray cihazlarından geçilerek kuruma girilirdi. Burası askeri bir alan veya cezaevi değil. Hepsini kaldırdık. Kapıları şeffaf hale getirdik. Kasamızda paramız var. Önemli projeleri artık kendimiz yapacağız. Sosyal projelerimizi ise hayırsever zenginlerimiz yapacak inşallah. Bu konularda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çok büyük katkıları oldu."

Gönüllülerden Asuman Karaşabanoğlu ise "Biz gönüller olarak yapılan her etkinlikte burada olmaya çalışıyoruz. Gönüllülük yıllarla tarif edilen ve kimsenin 'Bu da bir görev midir?' diyemeyeceği konularda bile istikrarlı, düzenli ve disiplinle günlük hizmetlere yardım etmektir. Buraya iyilik mabedi diyorum." diye konuştu.

Darülaceze'de kalan insanlara hizmet etmenin bir sevgi işi olduğuna dikkati çeken Karaşabanoğlu, duygularını şu sözlerle dile getirdi:

"En uzak mesafe, ne Kaf Dağı'nın ardı ne Çin ne Fizan'dır. En uzak mesafe iki kafa arasıdır. Birbirini anlamayanlar, ister bir yastığa baş koysun, ister aynı evde ve aynı gök kubbenin altında yaşasın, eğer içleri aynı şeyler için titremiyorsa yapılacak hiçbir şey yok. Burada oluşan, bu iklimde kardeşliği, el ele tutuşmayı, kucaklaşmayı ve bir hedefe bakabilmeyi Allah bu memlekete nasip etsin. Bu kritik günlerde, bizim sıcaklığımız Misak-i Milli'nin her tarafına yayılsın."

Toplantı, hayırsever ve gönüllülere yaptıkları katkı ve hizmetlerinden ötürü hediyelerin sunulmasının ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.