Prof. Dr. Mete Gündoğan’dan fon krizi sonrası yeni finans sistemi önerisi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Fon krizinin ardından finans sisteminin yeniden ele alınması gerektiğini savunan Prof. Dr. Mete Gündoğan, tasarrufların üretime yönlendirilmesi, borca dayalı para sisteminin değiştirilmesi ve altının yeniden ekonomik dolaşıma katılması önerilerini gündeme getirdi. Gündoğan, finansman sisteminin üretimin hizmetinde olması gerektiğini belirtti.
- Prof. Dr. Mete Gündoğan, fon sorunlarının yalnızca bazı fonların yönetimiyle sınırlı görülmemesi gerektiğini ve Türkiye'nin finansman sisteminin yeniden ele alınmasını önerdi.
- Gündoğan, tasfiye edilen fonlarda para hareketlerinin incelenmesini ve fon-şirket-ortak-yönetici ilişkilerinin gerçek faydalanıcılara kadar ortaya çıkarılmasını savundu.
- Gündoğan, TL'nin yanında gram altının da hesaplarda bulunabilmesi ve ödemelerde kullanılabilmesini önerdi.
Prof. Dr. Mete Gündoğan, fon piyasasında yaşanan sorunların yalnızca bazı fonların yönetimiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek Türkiye’nin finansman sisteminin yeniden ele alınmasını önerdi. Gündoğan, tasarrufların üretime yönlendirilmesi, borca dayalı para sisteminin değiştirilmesi ve altının yeniden ekonomik dolaşıma dahil edilmesi gibi öneriler sundu.
Mirat Haber'de yayımlanan “Fon Krizinden Yeni Bir Finans Sistemine” başlıklı yazısında Prof. Dr. Mete Gündoğan, Türkiye’de yaşanan fon sorunlarını finansman sisteminin bütünü üzerinden değerlendirdi. Gündoğan, fon krizinin yalnızca bazı fonların yanlış yönetilmesi şeklinde görülmemesi gerektiğini, bunun Türkiye’nin finansman sistemini yeniden düşünmesi için bir fırsat oluşturabileceğini ifade etti.
FONLARDA ŞEFFAFLIK VURGUSU
Gündoğan, tasfiye edilen fonlarda para hareketlerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi ve fon-şirket-ortak-yönetici ilişkilerinin gerçek faydalanıcılara kadar ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.
Yatırımcının yalnızca fonun ne kadar getiri sağladığına bakmaması gerektiğini belirten Gündoğan, fonlarda gerçek likidite, ekonomik fiili dolaşım ve ilişkili taraf yoğunlaşması gibi göstergelerin açık şekilde ortaya konulmasını önerdi. Ayrıca stres altında tasfiye değerinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
“FİNANSMAN ÜRETİMİN HİZMETİNDE OLMALI”
Yazıda asıl sorunun daha geniş bir çerçevede “borca dayalı para sistemi” olduğunu savunan Gündoğan, mevcut finansal yapının reel ekonomiden uzaklaşabileceğini belirtti.
Gündoğan, tasarrufların finansal varlıkların fiyat artışına dayalı yapılarda değerlendirilmesi yerine yatırım, üretim, istihdam, gelir ve gerçek kâr döngüsüne yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda finansman sisteminin temel amacının üretimi desteklemek olması gerektiğini vurgulayan Gündoğan, “Finansman, üretimin hizmetinde olmalıdır” yaklaşımını öne çıkardı.
YENİ “PARA OTORİTESİ” ÖNERİSİ
Gündoğan'ın önerileri arasında yeni bir “Para Otoritesi” kurulması da yer aldı.
Bu yapının bankaların oluşturduğu kaydi para, kredi parası, kamu tarafından üretilen para, dijital ödeme araçları ve para fonksiyonu gören diğer sistemleri birlikte izlemesini öneren Gündoğan, para üretimi ile mal ve hizmet üretimi arasında işlevsel bir denge kurulması gerektiğini savundu.
ALTININ DA TEDAVÜLDE OLMASI ÖNERİSİ
Yeni finansal sistem önerisinin bir diğer ayağını ise “Altın Tedavül Sistemi” oluşturdu.
Gündoğan, bunun TL’nin kaldırılması veya klasik altın standardına dönülmesi anlamına gelmediğini belirterek, TL’nin yanında altının da para gibi kullanılabilmesini önerdi. Buna göre vatandaşların hesaplarında TL'nin yanı sıra gram altın bulunabilmesi ve ödemelerde kullanılabilmesi hedefleniyor.
“BORÇ YERİNE ORTAKLIK”
Finansman modelinin de değiştirilmesi gerektiğini savunan Gündoğan, borç ve faiz merkezli yapı yerine sermaye, ortaklık, üretim, kâr-zarar ve paylaşım esaslı bir modelin geliştirilmesini önerdi.
Fonların spekülatif fiyat artışlarının yerine fabrika, teknoloji, enerji, tarım ve ihracat gibi alanların finansmanında kullanılmasını savunan Gündoğan, tasarrufların doğrudan üretime yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mete Gündoğan
KAMU FİNANSMANI VE BÜTÇE VURGUSU
Yazıda devletin finansman ihtiyacının her durumda borçlanmayla karşılanmasının zorunlu olmadığını savunan Gündoğan, kamu tarafından üretilebilen paranın da sistem içerisinde değerlendirilmesini önerdi.
Bunun sınırsız para basılması anlamına gelmediğini özellikle belirten Gündoğan, sınırın üretim kapasitesi, mal ve hizmet arzı, fiyat istikrarı ve toplam para miktarı tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Gündoğan'a göre sistemin merkezinde ise bütçe bulunmalı. Vergiler, harcamalar, yatırımlar, para üretimi yoluyla sağlanan finansman, garantiler ve borçların bütçede görünür olması gerektiğini savunan Gündoğan, TBMM’nin kaynakların nereye kullanılacağı konusunda karar vermesi gerektiğini belirtti.
YENİ FİNANSAL MİMARİ NASIL OLACAK?
Gündoğan'ın önerdiği modelde TBMM ve bütçe demokratik yetki ve kaynak tahsisini sağlayacak. Para Otoritesi para üretimi ile reel ekonomi arasındaki dengeyi gözetirken, TCMB, SPK ve BDDK gibi kurumlar kendi alanlarında finansal sistemin güvenliğini sağlayacak.
Modelin diğer unsurlarını ise altın tedavülü, fonksiyonel muhasebe ve ortaklık finansmanı oluşturacak. Böylece kamu finansmanının sürekli “açık-borç-faiz-yeni borç” döngüsüne bağlı kalmaması hedefleniyor.
Gündoğan, fon krizinin yalnızca fonların tasfiye edilmesiyle ele alınması halinde daha geniş bir fırsatın kaçırılabileceğini belirterek, finans sisteminin üretimin hizmetine verilmesi ve para, borç, gelir ve harcamaların bütçe içerisinde daha görünür hale getirilmesi gerektiğini savundu.















