Saadet Partili Çalık: Boş tencere iktidarı devirir

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Saadet Partili Faik Çalık, Rize'de esnaf ziyaretlerinde bulunarak ekonomik krizin toplumun her kesimini etkilediğini, emekli, esnaf, genç ve çiftçilerin ortak derdinin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi. Ayrıca gençlerin umutsuzluk yaşadığını, uyuşturucu ve alkol kullanımının arttığını belirtti.

Haber: Gençağa Karafazlı

(RİZE) - Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Faik Çalık, Rize ve ilçelerinde esnaf ziyaretlerinde bulundu. Çalık, "Toplumun her kesiminin ekonomik krizden etkilendiğini görüyoruz. İnsanlar artık maaş aldığı günü değil, maaşının ne zaman tükendiğini konuşuyor. Emeklinin, esnafın, gençlerin ve çiftçilerin ortak derdi geçim sıkıntısı. Artan hayat pahalılığı ve borç yükü ciddi sosyal sorunlara yol açıyor" dedi.

Çalık, partisinin Rize İl Başkanı Muhammet Kaçar ve teşkilat üyeleriyle birlikte esnaf ziyaretlerinde bulundu, ardından Saadet Partisi Rize İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenledi.

Toplumun her kesiminin ekonomik krizden etkilendiğini belirten Çalık, "İnsanlar artık maaş aldığı günü değil, maaşının ne zaman tükendiğini konuşuyor. Emeklinin, esnafın, gençlerin ve çiftçilerin ortak derdi geçim sıkıntısı. Artan hayat pahalılığı ve borç yükü ciddi sosyal sorunlara yol açıyor" diye konuştu.

Vatandaşlara "Derdiniz nedir?" diye sorduklarında karşılarına ilk olarak ekonomik sorunların çıktığını ifade eden Çalık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rize'de de Erzincan'da da diğer illerimizde de insanların temel gündemi tencerenin kaynamaması, sofranın bereketini kaybetmesi olmuştur. Ülkemizin ana gündemi artık ekonomidir. Bugün en düşük emekli maaşıyla geçinmek neredeyse imkansız hale gelmiştir. Evi kira olmayan bir emekli bile temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Biz emeklilerimizin en az asgari ücret seviyesinin üzerinde maaş alması gerektiğini savunuyoruz. Ayrıca bayram ikramiyelerinin de göstermelik rakamlar yerine bir maaş tutarında verilmesi gerektiğini düşünüyoruz."

"GENÇLER ÜLKEDEN KAÇMAK İSTİYOR"

Ziyaretleri sırasında gençlerle de görüştüklerini aktaran Çalık, özellikle genç nüfusun gelecek umudunu kaybettiğini ifade etti. Gençlerin yaşadıkları şehirleri, hatta fırsat bulmaları halinde ülkeyi terk etmek istediklerini belirten Çalık, şu değerlendirmede bulundu:

"Genç kardeşlerimiz kahvehanelerde ellerinde telefonlarla vakit geçiriyor. İşsizlik ve gelecek kaygısı gençleri umutsuzluğa sürüklüyor. Özellikle Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gençler artık bulundukları şehirlerde bir gelecek göremiyor, başka şehirlere gitmek istiyor; hatta, fırsat bulmaları halinde ülkeyi terk etmek istiyorlar. Bir genç kardeşimiz bana, 'Yurt dışında çalışıyorum, çocuklarımı da götürmek için işlemleri tamamlamaya geldim' dedi. Ben de 'Böyle güzel bir vatan bırakılır mı?' diye sordum. Ancak bana, 'Çocuklarımın geleceği adına burada umut göremiyorum' cevabını verdi. İşte bugün gençliğin yaşadığı en büyük problem budur."

"ALKOLLE TANIŞMA YAŞI DÜŞTÜ, UYUŞTURUCU İLKOKUL SEVİYESİNE İNDİ"

Gençlerin alkolle tanışma yaşının düştüğünü, uyuşturucunun ilk okul seviyelerine indiğini anlatan Çalık, şunları kaydetti:

"Bugün öyle eksik bir sistem kuruldu ki kesintisiz eğitimle, taşımalı eğitimle köyler boşaltıldı. Gençlerimiz diplomalı ama vasıfsız bireyler haline getirildi. Sonra diyoruz ki gençlerin alkolle tanışma yaşı düştü, uyuşturucu ilkokul seviyelerine indi, ahlaki yapımız bozuldu. Büyükler artık küçükleri koruyabilecek ortamı kaybetti. Gençler evlerde kendi odalarına çekilerek 'ev gençliği' dediğimiz yaklaşık yüzde 15-20'lik bir kesim oluşturdu. Eskiden evlerde sadece hanım kardeşlerimiz bulunurdu. Şimdi ise odasına çekilen, internet üzerinden dünyayla bağlantısını sürdüren asosyal bir gençlik yetişmeye başladı. Maalesef ülkemizin en büyük sorunlarından biri de budur. Bakıyorsunuz bu gençler farklı etkilerle yönlendiriliyor. Maraş'taki hadiseler gibi olaylarda, anne babasını nasıl öldürebileceğini araştıran bir gençlik ortaya çıkıyor. Okula gidiyor, arkadaşlarına silah doğrultabiliyor. 15-16 yaşındaki gençler böyle bir psikolojiye sürükleniyor. Anayasa'nın 58. maddesinin ikinci fıkrasında gençleri uyuşturucudan, alkolden ve ahlaki bozulmalardan korumanın devletin yükümlülüğü olduğu açıkça yazıyor. Maalesef bugün televizyon programları, diziler ve bazı özel yayın kanallarıyla alkol, uyuşturucu ve silah kullanımı teşvik edilir hale geldi. Rol model olarak sunulan insanların uyuşturucu operasyonlarıyla gündeme gelmesi de milletimizin özünü ve kültürünü temsil etmediklerini göstermektedir."

"BOŞ TENCERE İKTİDARI DEVİRİR"

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, "Boş tencere iktidarı devirir" sözünü hatırlatan Çalık, "Eğer bugün tencere kaynamıyorsa bu hükümet için de gidiş zamanı gelmiş demektir" ifadesini kullandı.

Çalık, hükümet yetkililerinin geçen günlerde dünya para piyasasını kontrol eden önemli isimlerle görüşmeler yaptığını belirterek, "Varlık barışı adı altında yurt dışından sıcak para getirilmesi ve bunun üzerinden rant elde edilmesi hedefleniyor. Seçim öncesi ekonomiyi geçici olarak rahatlatıp yeniden seçim kazanma stratejisi uygulanıyor. Ama sahada görüyoruz ki milletimiz ciddi bir arayış içerisinde. Anketlerde yüzde 30'lara varan kararsız seçmen oranı bunun göstergesidir. Peki neden bu kararsız seçmen Saadet Partisi'ne yönelmiyor? Çünkü milletimiz gerçek alternatifi görmekte zorlanıyor. Ana akım medya sürekli iki kutuplu bir siyaset varmış algısı oluşturuyor, 'Ya bu tarafa oy vereceksin ya öbür tarafa'. Millet ise artık kararsız. 'Bu tarafa oy verdim olmadı, öbür tarafa verdim yine olmadı' diyor" şeklinde konuştu.

"ABDULLAH GÜL GÜNDEMİMİZDE DEĞİL"

Çalık, tarımın bitirildiğini, köylerin boşaldığını, gençlerin köylerden uzaklaştırıldığını anlatarak, "Çünkü tarımdan kazanamıyorlar. Gübre fiyatları ortada. Çay fiyatları tartışılıyor. Biz Milli Görüşçüler olarak bu milletin alın terinin daha fazla değer görmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Türkiye'nin et ithal eder hale geldiğine işaret eden Çalık, tarım ve hayvancılığın ikinci, üçüncü plana atıldığını söyledi.

Çalık, şöyle konuştu:

"Bunları söylediğimizde 'Bayrak inmez, ezan dinmez, vatan bölünmez' söylemleriyle ekonomik eleştiriler bastırılmaya çalışılıyor. Oysa kararsız seçmen artık bu iki yapıya da oy vermek istemiyor. Alternatif arıyor. Bu nedenle Saadet Partisi Genel Başkanımız Mahmut Arıkan Bey'in de ifade ettiği gibi üçüncü bir alternatif oluşturmak için çalışıyoruz. Türkiye'de mevcut seçim sistemiyle bir partinin tek başına iktidar olması çok zor. Bu yüzden herkes ittifak arıyor. Biz Saadet Partisi olarak milletimize yeni bir alternatif sunmaya çalışıyoruz. Genel merkezimizin farklı siyasi partilerle görüşmeleri sürüyor. Biz Saadet Partisi olarak bu süreci ilkeler üzerinden yürütmeye çalışıyoruz. Milletimizin değerleri etrafında buluşabilecek bütün siyasi partilerle iş birliği yapabiliriz. Muhalefet kendi adaylarını konuşuyor, iktidar kendi ittifakını korumaya çalışıyor. Biz ise kararsız seçmen için üçüncü bir yol olma hedefindeyiz."

Çalık, bir gazetecinin "Abdullah Gül'ün ittifak adayınız olacağı iddia ediliyor" sözleri üzerine Çalık, "Kayserili bir genel başkan cumhurbaşkanı adayı olacaksa, elbette kendi genel başkanımızın aday olması bizi mutlu eder. Ancak şu an Saadet Partisi'nin gündeminde böyle bir durum bulunmuyor" dedi.

Doğaya uyumlu projeler adı altında yapılan bazı uygulamalarla doğanın tahrip edildiğine şahit olduklarını belirten Çalık, "Madenler elbette kullanılmalı ama bu kaynaklar milletin faydasına kullanılmalı. Yer altı kaynaklarımızı dışarıya gönderip işlenmiş halde geri almak doğru değil. Vatandaşlarımızın tepkisi de buradan kaynaklanıyor. İnsanlar çıkarılan madenler gerçekten milletin yararına kullanılacaksa, belki evini bile gözünü kırpmadan teslim eder. Ama doğal dengeyi ve sosyal yapıyı bozacak her türlü uygulamaya karşı olmak zorundayız. Bugün vahşi madencilik çalışmaları doğayı tahrip ediyor, insanları toprağından kaçmaya zorluyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil" ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.