Önder Aksakal: "Hiçbir Devlet Halkını, Yoksulluk Sınırını Geçtik, Açlık Sınırının Altında Yaşatamaz Yaşatmamalıdır. DSP Olarak 24 Bin Lira Öneriyoruz"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, en düşük emekli maaşlarıyla ilgili olarak, "Hiçbir devlet halkını yoksulluk sınırını geçtik, açlık sınırının altında yaşatamaz, yaşatmamalıdır. 2025 Aralık ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı olarak belirlenen ekonomi düzeyi 30 bin 145 lira olarak belirlenmişken, yıllarını devletine vermiş ve emekli olmuş yurttaşlarımızın maaşlarından kesilen sosyal güvenlik kesintilerinin neması olarak en azından asgari ücret düzeyinde, yani 28 bin 75 lira verilmelidir. Bu gerçekleşir mi diye sorarsanız, bütçe olanaklarının buna izin vermeyeceği gerekçesi ortaya konulacaktır, bu da doğrudur ama en azından buna biraz daha yakın bir miktar parlamentoda ortak bir anlayışla belirlenmelidir. DSP olarak bu rakamın 24 bin lira olarak belirlenmesinin daha hakkaniyetli olacağını düşünüyor ve öneriyoruz" dedi.

(TBMM) - Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, en düşük emekli maaşlarıyla ilgili olarak, "Hiçbir devlet halkını yoksulluk sınırını geçtik, açlık sınırının altında yaşatamaz, yaşatmamalıdır. 2025 Aralık ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı olarak belirlenen ekonomi düzeyi 30 bin 145 lira olarak belirlenmişken, yıllarını devletine vermiş ve emekli olmuş yurttaşlarımızın maaşlarından kesilen sosyal güvenlik kesintilerinin neması olarak en azından asgari ücret düzeyinde, yani 28 bin 75 lira verilmelidir. Bu gerçekleşir mi diye sorarsanız, bütçe olanaklarının buna izin vermeyeceği gerekçesi ortaya konulacaktır, bu da doğrudur ama en azından buna biraz daha yakın bir miktar parlamentoda ortak bir anlayışla belirlenmelidir. DSP olarak bu rakamın 24 bin lira olarak belirlenmesinin daha hakkaniyetli olacağını düşünüyor ve öneriyoruz" dedi.

DSP İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İstanbul'da Atlas Çağlayan cinayetiyle ilgili olarak Aksakal, "Kim ne derse desin, hiçbir gerekçe, hiçbir bahane böyle bir hadiseyi izah edemez. Çocuklarımızın, başta aileler olmak üzere kendilerini emanet ettiğimiz eğitim kurumlarınca yeterli düzeyde bir eğitime tabi tutulmadıklarını, bir boş vermişliğin bir vurdumduymazlığın girdabında gençliğimizin, dolayısıyla geleceğimizin göz göre göre yok oluşa doğru gittiğini görmek belki de üzerinde en çok düşünmemiz gerekecek konu olmalıdır" dedi.

Aksakal, bu tür olayların temelinde yatan sebeplerden bir tanesi eğitimdeki eksiklikler ve toplum kesimleri arasında oluşan ekonomik gelir orantısızlığı olduğunu belirterek, "Ekonomideki dengesizliklere acilen çözümler bulunmalı ve Cumhuriyetimizin güvencesi gençlerimizin bu savrulmuşluklardan kurtarılması sorumluluğu yerine getirilmelidir" ifadelerini kullandı.

"Hükümetimizin dış politikada uyguladığı bu politikalar başından beri destekledik"

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinen Aksakal, komisyonun iyi niyetli bir çalışma yürüttüğüne ifade ederek şöyle konuştu:

"Demokratik Sol Parti olarak Meclis Başkanlığına sunmuş olduğumuz sürece dair raporumuzda da açıkça belirttiğimiz gibi sonsuz pişmanlıklar anlık zafiyetlerin koynunda beslenir. Bakınız, önceki gün YPG yandaşı PKK'lılar Nusaybin – Kamışlı hattındaki bayrağımıza saldırdılar, gönderinden indirdiler. Yine bu derece pervasızlaştılar. Peki bunu niye yaptılar? Türkiye'nin yürüttüğü Suriye politikalarının terör örgütü PKK / YPG ve diğer türevlerini iyot gibi açığa çıkarması ve tüm dünyadan soyutlanmalarını sağlaması üzerine bunlar gelişti. Biz hükümetimizin dış politikada uyguladığı bu politikalar başından beri destekledik, hatta eksik kaldığı yanlarını da ortaya koyduk. Bu eksikliklerin başında Suriye'de Esad kaçtıktan sonra gerçekleşen devrim sırasında Türkiye'nin de Suriye'nin kuzey-doğusundaki terör unsurlarının tepesine binmesi ve Kandil'deki elebaşları dahil tümünün enterne edilmemesi hususu gelmektedir. Türkiye bunu da aşacak güce ve kararlılığa sahiptir. Şehitlerimizin kanından rengini alan ay yıldızlı şanlı bayrağımıza uzanan eller her zaman kırılmıştır, bu saldırının failleri de cezasız kalmayacaktır. Bunu kimse unutmasın. Bu menfur saldırıyı bir kez daha şiddetle kınadığımızı ve lanetlediğimizi ifade ediyorum."

"Siz Suriye'nin mi yoksa Türkiye'nin mi partisisiniz?"

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye sorumlusu Tom Barrack'ın ABD – YPG ortaklığının bittiği açıklamasını hatırlatan Aksakal, şu ifadeleri kullandı:

"İşte emperyalizm böyle bir şey. Bugün Gazi Meclisimiz çatısı altında maaş aldıkları devletin aleyhine çalışan PKK terör örgütü yandaşı ve SDG'nin kendilerinin temsilcisi olduğunu ilan edilen DEM Partili milletvekillerinin Amerika hayranlıklarının yarın hangi noktaya evrilmiş olacağını hep birlikte göreceğiz. Zira Amerika Birleşik Devletleri devlet olarak resmi anlamda da bugünden itibaren SDG ile ittifakımız sona erdi açıklamasını yaptı bile. Terörle mücadelemize karşı halkı sokaklara çağırma gafletinde olan bu partinin bazı milletvekillerine ve Eş Başkanlarına hatırlatmak isterim ki, geçmişte aynı basiretsizliği yapmış olan eski Eş Başkanlarınızın durumunu gözden uzak tutmayın. DEM Partililerin kendilerini YPG/SDG ile birlikteliklerini ilan etmiş olmaları karşısında sormak isterim, siz Suriye'nin mi yoksa Türkiye'nin mi partisisiniz? Siz şaka mısınız Allah aşkına? Artık yapılması gereken tek şey terör örgütü mensupları gelip devletin şefkatine sığınmalı, ellerindeki tüm silah ve mühimmatları devletimizin yetkili güçlerine teslim etmeli ve bağımsız Türk yargısına güvenmelidirler."

"Hangi partinin ne dediğiyle ilgili değiliz"

Önder Aksakal en düşük emekli maaşlarıyla ilgili de şunları kaydetti:

"Hiçbir devlet halkını yoksulluk sınırını geçtik, açlık sınırının altında yaşatamaz, yaşatmamalıdır. Dolayısıyla 2025 Aralık ayı itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı olarak belirlenen ekonomi düzeyi 30 bin 145 lira olarak belirlenmişken, yıllarını devletine vermiş ve emekli olmuş yurttaşlarımızın maaşlarından kesilen sosyal güvenlik kesintilerinin neması olarak en azından asgari ücret düzeyinde, yani 28 bin 75 lira verilmelidir. Bu gerçekleşir mi diye sorarsanız, bütçe olanaklarının buna izin vermeyeceği gerekçesi ortaya konulacaktır, bu da doğrudur ama en azından buna biraz daha yakın bir miktar parlamentoda ortak bir anlayışla belirlenmelidir. DSP olarak bu rakamın 24 bin lira olarak belirlenmesinin daha hakkaniyetli olacağını düşünüyor ve öneriyoruz. Bu konuda hangi partinin ne dediğiyle ilgili değiliz, bizim önerimiz ülkenin tüm gerçeklerinin bir arada değerlendirerek, süzgecimizden geçirilerek ortaya konulan görüşlerdir."

Kaynak: ANKA / Güncel