Taç Döviz davasında 36 sanığa tahliye
İstanbul'da Taç Döviz'in de olduğu sahte banka kartlarıyla suç geliri elde etme iddiasıyla 112 sanığın yargılandığı davada, 36 tutuklu sanık adli kontrol şartıyla tahliye edildi, 20 sanığın tutukluluğu devam ediyor.
İstanbul'da, Taç Döviz'in de aralarında olduğu döviz bürolarının bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldıkları, yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını POS cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanarak suç geliri elde ettikleri iddia edilen 112 sanığın yargılandığı davada tutuklu sanıklardan 36'sının adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada savunma yapan Taç Döviz'in sahibi tutuklu sanık Yaşar Durmaz, dosyada avukatı olan oğlunun kendilerine "baban kara paracı" dedirtmeyeceğini söyledi.
Mahkemeden aklanarak çıkmak istediğini belirten Durmaz, paranın döviz büroları için amaç değil araç olduğunu, basına servis edilen görüntülerde yer alan paranın gizli bölümde olmadığını iddia etti.
Durmaz, bürosunda her şeyin güven üzerine kurulduğunu, çek senet kullanmadıklarını, hesaplarda fazla para bulunsa dahi bununla maliyenin ilgilenmesi ve cezayı onların yazması gerektiğini savundu.
Malvarlığını çalışarak edindiğini öne süren sanık Durmaz, "Biz birlik, beraberlik ve dürüstlükten para kazandık. Kara paranın en çok ne olduğunu ben biliyorum. Biz senede 3-4 sefer belki arkasından ölüm çıkacak şeyleri oturup iki saatte esnafla çözüyoruz. Taç Döviz'in büyüklüğü bir bankadan daha büyüktür." şeklinde savunma yaptı.
Durmaz, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası sanıklarından Ali Nuhoğlu'nun büyük inşaatlar yaptığını, Nuhoğlu'nun yüzde 10'luk hissesini satmak istediğini kendisine ilettiğini, hisse yabancıya gitmesin diye kendisinin satın alacağını söylediğini aktardı.
Nuhoğlu'nun parayı ne zaman verebileceğini sorması üzerine hemen vereceğini söylediğini, kendilerinin nakitle çalıştığını dile getiren Durmaz, kardeşleriyle sahibi olduğu 5 farklı beş yıldızlı oteli olduğunu, bunlardan birinin bugünkü değerinin 50 milyon dolar olduğunu, paralarının kaynağının bunlar olduğunu öne sürdü.
Durmaz, savunmasında, "Gayrimenkullerim 7 sülaleme yeter. Ben buradan aklanarak çıkmak istiyorum. 42 yıldır çalışıyoruz, 5 tane benzin istasyonum var hepsi İstanbul'un kupon yerlerinde. Bir akaryakıt şirketinin madeni yağlarının distribütörüyüz" ifadelerini kullanarak tahliyesini ve beraatini istedi.
Bazı tutuklu sanıkların savunmalarının ardından söz alan avukatları da müvekkillerinin üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıklar tutuklu sanıklar Açelya Tan, Cihan Örenler, Ferhan Kaya, Haşim Gezgen, Hüseyin Çallı, Kasım Ak, Muharrem Kaya, Murad Çaltekin, Selman Baltacı, Vasfi Kaya ve Nurullah Yıldırım'ın tahliyesine karar verilmesini istedi.
Diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmedilmesini isteyen savcı, şirketlerin üzerindeki el koyma tedbirlerinin de devamını talep etti.
Mahkemenin ara kararı
Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklar Selman Baltacı, Açelya Tan, Ahmet Elçiboğa, Ahmet Elik, Mehmet Muhsin Keleş, Alaaddin Ak, Aziz Keleş, Cihan Örenler, Erdoğan Durmaz, Abdulkadir Elçiboğa, Ferhan Kaya, Fethullah Dağ, Hasan Dağ, Haşim Gezgen, Hüseyin Çallı, Kadri Ak, Abdullah Dağ, Kasım Ak, Mehmet Bozkuş, Mehmet Nesim Eğüz, Muhammed Ataay, Muharrem Kaya, Murad Çaltekin, Nurullah Yıldırım, Ozan İlan, Abdullah Mirzaoğlu, Vasfi Kaya, Yunus Pirçek, Yusuf Dağ, Yusuf Elik, Muhammet Dağ, Abdulcelil Acar, Ahmet Bostancı, Ömer Faruk Ak, Mustafa Ak ve Abdulkadir Dağ'ın tahliyelerine karar verdi.
Kararda, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) ile bilirkişi raporları, iletişimin tespiti, sanıkların mahkemedeki alınan savunmaları, mahkemeye sunulan bilgi ve belgeler, özellikle sanıklar Yusuf Dağ, Erdoğan Durmaz, Nurullah Yıldırım, Ferhan Kaya, Alaaddin Ak, Mehmet Bozkuş, Abdülcelil Acar ve Vasfi Kaya'nın avukatları tarafından sunulan sağlık raporları ile bu hususta ilgili kurumlardan gelen cevap yazılarının birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Sanıkların bir kısmının örgütsel yapı içinde yönetici veya karar verici konumda bulunduğuna ilişkin kuvvetli delil bulunmadığı, bir kısmının ise dosyadaki rol ve fonksiyonlarının ikincil nitelikte kaldığı belirtilen ara kararda, bazı sanıklar yönünden mevcut sağlık durumunun tutukluluk tedbirinin devamını ölçüsüz hale getirdiği ifade edildi.
Aynı kararda, gelinen yargılama aşamasında delilleri karartma ihtimalinin önemli ölçüde ortadan kalktığı, tutuklulukta geçirilen süre, ölçülülük ilkesi ve tutuklamanın istisnai nitelikte bir koruma tedbiri olması birlikte değerlendirildiğinde söz konusu sanıkların yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri ile tahliyesine karar verildiği bildirildi.
Mahkeme, aralarında Taç Döviz'in sahibi Yaşar Durmaz'ın da bulunduğu 20 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
Duruşma, eksikliklerin giderilmesi amacıyla ertelendi.












