Güney Afrika'da Göçmen Karşıtlığı Artıyor
Güney Afrika'da artan düzensiz göç ve yabancı karşıtı olaylar, işsizlik ve ekonomik sorunlarla bağlantılı. Göçmenler güvenliklerinden endişeli, hükümet ise 30 Haziran gerilimine rağmen resmi bir sınır dışı kararı olmadığını belirtiyor.
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde son dönemde artan düzensiz göç ve yabancı karşıtı olaylar, Güney Afrikalılar arasında işsizlik ve ekonomik sorunlarla ilişkilendirilirken, ülkede yaşayan yabancılar güvenliklerinden endişe duyuyor.
Güney Afrika'da son aylarda artan göçmen karşıtı gösteriler ve yabancılara yönelik baskılar, ülkede göç, işsizlik ve güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Ülkede nüfusun yüzde 5'inden fazlasını oluşturan yaklaşık 3 milyon göçmen yaşıyor, bu kişilerin büyük bölümü Afrika ülkelerinden geliyor.
Resmi verilere göre 2026 itibarıyla işsizlik oranı yüzde 32'nin üzerinde seyrederken, genç işsizlik oranı ise yüzde 45 civarında, 15-24 yaş grubunda ise yüzde 60'ın üzerinde bulunuyor.
Nisan ayından bu yana KwaZulu-Natal, Gauteng ve Western Cape eyaletlerinde göçmen karşıtı olaylar yaşanırken, Western Cape'teki Mossel Bay bölgesinde Mozambik vatandaşlarının hayatını kaybetmesi ve bazı yabancılara ait barınakların yakılması güvenlik endişesini artırdı.
Durban'da da 4 binden fazla Malavili, güvenlik endişesiyle halihazırda geçici barınma alanlarında yaşıyor.
Yabancı karşıtı şiddetin geçmişi ve 30 Haziran gerilimi
March and March ile Operation Dudula gibi göçmen karşıtı gruplar belgesiz göçmenlere 30 Haziran'a kadar ülkeyi terk etme çağrısı yaparken, hükümet bunun resmi karar olmadığını vurguluyor.
Ülkenin önde gelen akademik kurumlarından Witwatersrand Üniversitesine bağlı Afrika Göç ve Toplum Merkezinin Xenowatch verilerine göre, Güney Afrika'da 1994'ten bu yana 1313 yabancı karşıtı olay kayda geçerken, bu olaylarda 697 kişi öldü ve 128 binden fazla kişi yerinden edildi.
"Burada kalmak kolay değil"
Cape Town'da gündelik temizlik işleriyle geçimini sağlayan Malavili Thandi Kwajanji, ülkede artan yabancı karşıtı söylemler nedeniyle güvenliği ve çocuklarının geleceği konusunda endişeli olduğunu dile getirdi.
Kwajanji, "Ülkeme dönmek istiyorum. Çocuğum var. Memleketime dönmek istiyorum ama pasaport meselesi var. Eğer durum kötüleşirse geri dönmek zorunda kalabiliriz. Burada kalmak kolay değil." dedi.
Yabancılara yönelik söylemlerin kendilerini tedirgin ettiğini anlatan Kwajanji, "İnsanların yabancılara karşı söylediklerini duyuyoruz. Bazı kişiler yabancılara karşı konuşuyor. Benim küçük bir çocuğum var. Güvenliğimiz ve geleceğimiz konusunda endişeleniyorum." diye konuştu.
Kwajanji, durumun daha da kötüleşmesi halinde ne yapacaklarını düşünmek zorunda kalacaklarını sözlerine ekledi.
"Belirli bir grubu tamamen suçlu ilan etmek doğru değil"
Cape Town'da yaşayan 23 yaşındaki Billy ise göç meselesinin kolayca tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek, konunun hem duygusal hem de siyasi açıdan karmaşık olduğunu söyledi.
Billy, "Göç meselesi oldukça karmaşık. Duyguların ve haberlerin etkisiyle insanlar çok hızlı genelleme yapabiliyor. Elbette iyi yabancılar olduğu gibi kötü niyetli kişiler de olabilir. Ancak belirli bir grubu tamamen suçlu ya da kötü niyetli ilan etmek doğru değil." ifadelerini kullandı.
Bazı yabancıların yalnızca daha iyi bir hayat kurmaya çalıştığını vurgulayan Billy, "Bazı insanlar gerçekten sadece kendi hayatlarını yoluna koymaya ve ellerindeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışıyor." dedi.
Güney Afrika'da "yabancı" ifadesinin çoğu zaman siyah Afrikalılar için kullanıldığını savunan Billy, Afrika ülkeleri arasında daha insani ve serbest bir hareketlilik modelinin tartışılması gerektiğini dile getirdi.
Billy, "Bence Afrika olarak Avrupa Birliği'ndeki gibi ülkeler arasında daha rahat hareket edilebilen bir sistem üzerine düşünmeliyiz. Çünkü çok uzun zamandır bölünmüş durumdayız. Birbirimizi önce insan ve Afrikalı olarak görmeyi yeniden düşünmemiz gerekiyor." diye konuştu.
"İnsanlar yabancıların işlerini aldığını düşünüyor"
Güney Afrikalı üniversite öğrencisi Tracy ise göçmen karşıtı öfkenin temelinde işsizlik olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tracy, "Bence bunun nedeni işsizlik. İnsanların bu kadar öfkeli olmasının temel nedeni, muhtemelen işlerinin elinden aldığına inanmaları. Ama durum böyle değil." dedi.
Daha fazla istihdam imkanı olması halinde göçmenlere yönelik tepkilerin azalabileceğinin altını çizen Tracy, Güney Afrika'nın göç politikasında sınır güvenliği ve denetimleri artırması gerektiğine işaret etti.
"Düzensiz göç ekonomiye baskı oluşturuyor ama tek sorun bu değil"
Güney Afrikalı Malin de göçmen karşıtı tepkilerin tek bir nedene bağlanamayacağını, ülkedeki ekonomik ve sosyal sorunların birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Malin, "Bence bu aslında hepsinin bir karışımı. Tek bir şeyden kaynaklandığını düşünmüyorum. Ülke olarak çözmemiz gereken çok sayıda sorunumuz var." ifadelerini kullandı.
Düzensiz göçün ekonomi üzerinde baskı oluşturduğunu savunan Malin, bununla birlikte ülkenin sorunlarının yalnızca göçle açıklanamayacağını dile getirdi.
Malin, "Genel olarak göçten bahsetmiyorum, düzensiz göçten bahsediyorum. Çünkü bu ekonomi üzerinde baskı oluşturuyor. Ama ekonomimiz üzerinde baskı oluşturan başka birçok şey de var." diye konuştu.
Güney Afrika'nın biraz daha sıkı ve seçici bir göç politikası benimsemesi gerektiğini söyleyen Malin, şunları kaydetti:
"Bu insanlar kendi ülkelerinde çok zor koşullardan geliyorlar. Bence ülkemizde bu konuda yardım edebileceğimiz bir alan da var. Fakat bunu yaparken biraz daha seçici olmamız gerekiyor. Böylece hem yardım edip destek olabiliriz hem de ekonomimizin ve ülkemizin korunmasını sağlayabiliriz."












