DOA sistemi ile 81 ilde geri dönüşüm seferberliği başladı

DOA sistemi ile 81 ilde geri dönüşüm seferberliği başladı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye Çevre Ajansı'nın Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi ulusal entegrasyon sürecini tamamlayarak 81 il ve 973 ilçede uygulamaya alındı. Vatandaşlar, DOA logolu ambalajları iade ederek her biri için 1 lira teşvik kazanabilecek.

Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, bugün itibarıyla Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin ulusal entegrasyon sürecini geçerek 81 il, 973 ilçede uygulanmaya başladığını bildirdi.

Öztürk, bugün itibarıyla Türkiye geneline yayılacak Depozitosu Olan Ambalajlar sisteminin kullanımına ilişkin basın açıklamasında bulundu.

İklim krizi, kaynakların verimli kullanımı ve atık yönetiminin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir mesele olduğunu söyleyen Öztürk, geri dönüşüm sistemlerinin sürdürülebilir kalkınmanın ve yeşil dönüşümün önemli araçlarından biri haline geldiğini ifade etti.

Öztürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" hareketiyle bu dönüşümü kararlılıkla sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Depozitosu Olan Ambalajlar sisteminin de bu vizyonun en önemli yansımalarından biridir. Bugün itibarıyla DOA sistemimiz, ulusal entegrasyon sürecini geçerek 81 il, 973 ilçemizde uygulanmaya başlıyor. Bu adımla birlikte ülkemiz içecek ambalajlarının yeniden ekonomiye kazandırıldığı önemli bir kaynak yönetimi modeli haline geçiyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 25 milyar adet içecek ambalajı tüketiliyor. Bu ambalajların önemli bölümü yeniden üretime kazandırılabilecek değerli bir kaynak olmasına rağmen sistemin dışında kalıyor. DOA sistemini, bu kayba 'dur' demek amacıyla hayata geçiriyoruz."

Her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli kazanılabilecek

Öztürk, DOA sisteminin, plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının kaynağında ayrı toplanmasını, dijital olarak izlenmesini ve yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayan bütüncül bir sistem olduğunu dile getirdi.

"Vatandaşlarımız bugün itibarıyla DOA logolu plastik, cam, alüminyum içecek ambalajlarını depozito iade makinelerine veya manuel iade noktalarına teslim ederek her uygun ambalaj için 1 lira teşvik bedeli kazanabilecektir." diyen Öztürk, "Bireysel iadelerde sistemin adil ve sürdürülebilir işleyişini desteklemek amacıyla günlük üst limit olarak 200 ambalaj belirledik. Teşvik bedeli DOA cüzdanına aktarılacak. Vatandaşlarımız, biriken bakiyelerini banka hesaplarına transfer edebilecek, ATM'lerden çekebilecek ya da alışverişlerinde kullanabilecek." ifadelerini kullandı.

Öztürk, sistemin 3 fazdan oluştuğunu, 1. fazı geçen yıl Sakarya'da pilot uygulamayla test ettiklerini belirterek, "Bugün işte 2. faz yani ulusal entegrasyon sürecine geçiyoruz. Artık DOA sistemi 81 ilimiz, 973 ilçemizde uygulanacak seviyeye gelmiştir. 3. ve son faz ise tam yaygınlaşma dönemi olacaktır." dedi.

Hedeflerinin sistemi Türkiye'nin her noktasında aynı standartta çalışan vatandaşların kolaylıkla erişebildiği kalıcı bir yapıya dönüştürmek olduğuna işaret eden Öztürk, şöyle konuştu:

"Her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajı atık haline geliyor. Bu ambalajlar bir araya getirildiğinde yaklaşık 100 bin futbol sahasını katlayacak bir hacim oluşturuyor. Başka bir ifadeyle her yıl yaklaşık 100 bin futbol sahasını dolduracak kadar plastik, cam ve alüminyum ambalaj doğaya bırakılıyor. İşte biz bu tabloyu değiştirmek için dünyanın en büyük depo yönetim sistemlerinden birini hayata geçiriyoruz."

Öztürk, bir yıl içinde Türkiye'nin her mahallesinde vatandaşların kolaylıkla ulaşabileceği en az bir depozito iade noktasını hizmete alacağını belirterek, "Ayrıca bu süreçte işletmelerimizin yanında olmayı da sürdüreceğiz. Depozito iade makinelerinin sayısı artarken manuel iade noktalarına gerekli saha ekipmanlarını da sağlayarak sisteme güçlü şekilde katılımlarını sağlayacağız." açıklamasında bulundu.

"25 milyar ambalajın yaklaşık yüzde 65'i otel, restoran ve kafelerimizde oluşuyor"

Öztürk, DOA sistemini üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm sürecin dijital olarak yönetildiği kapsamlı altyapıyla yürüttüklerini aktardı.

Marketler, süpermarketler, bakkallar ve büfeler vatandaşlar için iade noktası olarak hizmet verirken, otel, restoran ve kafelerde kendi bünyelerinde oluşan ambalajları sisteme kazandırarak geri dönüşüm zincirine önemli katkı sağladığını dile getiren Öztürk, "Otel, restoran ve kafe işletmelerimizin rolünün altını çizmek istiyorum. Söz ettiğimiz 25 milyar ambalajın yaklaşık yüzde 65'i otel, restoran ve kafelerimizde oluşuyor. Dolayısıyla, bu işletmelerde toplanacak her ambalaj geri dönüşüm, geri kazanım hedeflerimize doğrudan katkı sağlayacaktır. Üstelik işletmelerimiz toplu olarak teslim edecekleri DOA logolu her ambalaj için 20 kuruş teşvik bedeli de alacak." diye konuştu.

Öztürk, işletmelerin depo bilgi yönetim sistemi üzerinden kayıtlarını tamamlayarak yetkili operatörlerle birlikte çalışacağını anlatarak, "Toplama, taşıma, doğrulama süreçleri bu yapı sayesinde güvenli, düzenli ve izlenebilir şekilde yürütülecek." ifadesini kullandı.

DOA sistemiyle doğal kaynakların daha verimli kullanılacağına dikkati çeken Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:

"Sanayimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli geri dönüştürülmüş ham maddenin daha yüksek oranda yurt içinden karşılanmasını sağlayacak ve döngüsel ekonomiyi hızlandırıp güçlendireceğiz. Bu dönüşümün ekonomik etkisi de son derece önemli. İçecek ambalajı ham maddesi ithalatında yıllık yüzde 35 ila 40 oranında azalma öngörüyoruz. Bu gelişme üretim maliyetlerini olumlu etkileyecek, dışa bağımlılığı azaltacak ticari açığın düşürülmesine önemli katkı sağlayacaktır. DOA sisteminin Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar liralık ekonomik değer kazandırmasını öngörüyoruz. Önümüzdeki 20-30 yıllık süreçte ise sistemin 20 bin kişiye istihdam alanı açmasını bekliyoruz."

Sahada kullanılan makineler yerli sanayiciler tarafından geliştirildi

Öztürk, stratejik ham maddelerin Türkiye içinde yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağladıklarını belirterek, DOA'nın yalnızca bir çevre uygulaması değil, aynı zamanda kaynak güvenliği olduğunu ifade etti.

Sahada kullanılan makinelerin yerli sanayiciler tarafından geliştirildiğine dikkati çeken Öztürk, Türkiye'nin bu alanda geliştirdiği teknoloji ve kurduğu operasyon modelinin ilerleyen süreçte depozito sistemi kuracak birçok ülkeye önemli bir referans oluşturacağını söyledi.

Öztürk, konuşmasının ardından DOA makinesinin başına geçerek, cihazın nasıl çalıştığını uygulamalı olarak gösterdi.

Kaynak: AA / Ayşe Karaosmanoğlu
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.