Fidan'dan Gazze İçin Yardım Müjdesi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Refah Sınır Kapısı’nın açılmasıyla beraber biz özellikle içeriye, depremlerde çok işimize yarayan konteynerlerin gönderilmesi hususunda bir girişim başlattık. İlk etapta 20 bin konteyner söz konusu. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın çok hassasiyeti var. Tabii konteynerler metal olduğu için İsraillilerin bunu kabul etmede bazı çekinceleri oluyor. Bugün bununla ilgili görüşmelerimiz oldu." dedi.

(ANKARA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Refah Sınır Kapısı'nın açılmasıyla beraber biz özellikle içeriye, depremlerde çok işimize yarayan konteynerlerin gönderilmesi hususunda bir girişim başlattık. İlk etapta 20 bin konteyner söz konusu. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın çok hassasiyeti var. Tabii konteynerler metal olduğu için İsraillilerin bunu kabul etmede bazı çekinceleri oluyor. Bugün bununla ilgili görüşmelerimiz oldu." dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Washington'da gerçekleştirilen Barış Kurulu'nun ilk toplantısı ertesinde basın mensuplarına demeç verdi. Fidan, şöyle konuştu:

"Washington'da önemli bir toplantıya katıldık. Esasen Barış Kurulu'nun bu ilk toplantısı için Cumhurbaşkanımıza davetiye gönderilmişti. Biz de onu temsilen katıldık. Bu, devlet başkanları ve hükümet başkanları düzeyinde yapılan bir kurul toplantısı. Bugünkü toplantının tabii biraz törensel yönü de vardı. İlk toplantı olduğu için açılış toplantısıydı. Ancak fonksiyonel yönüne baktığımız zaman tarafların, özellikle üye ülkelerin katkı verecek olan ülkelerin, başta maddi katkı olmak üzere istikrar gücüne yapılacak olası asker katkısı dahil katkılarını beyan ettikleri bir platform olmuş oldu. Bu türden bir somut çıktı sağlaması açısından önemli. Biliyorsunuz, şu anda Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasında özellikle Gazze'nin yeniden inşası ve imarı söz konusu. Bu yapılırken Gazze'deki yerel yönetim organlarının yeniden ayağa kaldırılması meselesi önemli. Bütün bunlar için bir bütçeye ihtiyaç var, başlangıç bütçesine. Bugün bu manada önemli bir eşik aşıldı diye açıkçası düşünüyorum. Biz temas grubu olarak hem kendi aramızdaki iş koordinasyonumuzla hem de Barış Kurulu'na yaptığımız katkılarla barışın sağlanması, Gazze'deki durumun iyileştirilmesi için yoğun bir mesai göstermekteyiz. Burada uluslararası kamuoyunun hassasiyetinin devam etmesi gerekiyor. Hiçbir şekilde unutmamak, gevşememek, rahatlamamak gerekiyor. Aksi takdirde burada tekrar katliamlara, açlığa, sefilliğe dönme durumu var Gazzeli kardeşlerimiz açısından. Onun için büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışmalarımıza mücadele ruhuyla devam ediyoruz."

"İnsani yardımlar konusunda ilk günden itibaren kesintisiz bir çabamız var"

Şimdi insani yardımlar konusunda ilk günden itibaren kesintisiz bir çabamız var. Gerçekten Türkiye bütün kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, sivil toplum örgütleriyle bu konuda bir seferberlik ruhu içerisinde hareket etmekte. Bugün de bir gemimiz Filistin'e yardım malzemesi götürmek üzere Mısır limanına ulaştı. Bu çalışmalarımız devam edecek. Diğer taraftan Refah Sınır Kapısı'nın açılmasıyla beraber biz özellikle içeriye, depremlerde çok işimize yarayan konteynerlerin gönderilmesi hususunda bir girişim başlattık. İlk etapta 20 bin konteyner söz konusu. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın çok hassasiyeti var. Tabii konteynerler metal olduğu için İsraillilerin bunu kabul etmede bazı çekinceleri oluyor. Bugün bununla ilgili görüşmelerimiz oldu. Sağlık yardımları kapsamında gerek Türkiye'ye yaralı getirip tedavi edilmesi gerek orada sahra hastanesi ile hizmet verilmesi yönünde Sağlık Bakanlığımızın çalışmaları var. Bütün bu çalışmalar koordine ediliyor.

Özellikle ikinci aşamada, biliyorsunuz şu anda Filistin Teknik Yönetim Komitesi var; 15 komite üyesinden oluşuyor. Bunlar aslında bir hükümet gibi düşünülebilir. Her komiteye bir bakanlık denebilir. Komite başkanı da başbakan gibi çalışıyor. Geçtiğimiz hafta Ankara'da ağırladık kendisini. Malumunuz, Ankara'dayken Cumhurbaşkanımız da İstanbul'daydı; hafta sonu telefonla görüştüler. Cumhurbaşkanımız kendi perspektifini Doktor Ali Şaha'a uzun uzun anlattı. Burada esas olan, Gazze yeniden ayağa kalkarken yerel yönetim organlarının halka götüreceği temel hizmet unsurlarında ciddi bir kapasiteye ihtiyaç olması. Her şey yok edilmiş, yıkılmış durumda. Bu kapasitenin ayağa kalkması için bizim gibi ülkelerin desteğine ihtiyaç var. Sağlık, eğitim gibi alanlarda her türlü yardımı yapmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Gazze'nin içinde de insani yardım dışında kapasite artırıcı, hizmet götürücü yardımlar söz konusu.

"Emniyet hizmetlerinin sağlanabilmesi için bir polis gücü oluşturulacak"

İkincisi, bir polis gücü eğitimi başlıyor. Gazze'de 2 milyonun üzerindeki insanın yerel güvenlik ve emniyet hizmetlerinin sağlanabilmesi için bir polis gücü oluşturulacak. Buna yönelik polis gücüne eğitim verme konusunda bizim taahhüdümüz var. Taraflar kabul ederse istikrar gücüne asker gönderme konusunda da Cumhurbaşkanımızın iradesi bulunuyor. Biz şu mesajı veriyoruz: İster insani yardım olsun, ister Gazze'nin yönetimi, altyapı ve üstyapı hizmetleri olsun, ister istikrar gücüne katkı olsun; bütün bu alanlarda her türlü katkıyı vermeye hazırız. Müsait olan her alanda beklemeden katkımızı veriyoruz.

İstanbul'da başlayan süreçle Amerikalılarla İranlılar yeniden konuşmaya başladı. Bu fevkalade önemli bir gelişme. İstanbul'daki çabadan sonra iki defa bir araya geldiler; biri Muskat'ta, diğeri Cenevre'de. Bugün taraflardan biriyle Amerika'da tekrar görüştüm. Konu nereye gidiyor diye değerlendirdik. Esas itibarıyla umutlu olmak için bazı nedenler var. İnşallah özellikle nükleer dosyada bir neticeye ulaşırlar. Ancak diğer tarafta askeri hareketliliğin de arttığını gözlemliyoruz. Bu askeri hareketlilik, devam eden müzakerelere baskı yapma amacı mı taşıyor, yoksa kararı verilmiş bir askeri harekatın hazırlığı mı, bunu da yakından takip ediyoruz. Dileğimiz, askeri bir operasyona gerek kalmadan tarafların gerçekten bir müzakere sonucuna ulaşmaları. Benim aldığım izlenim, arabulucu olan Umman tarafıyla, Amerika ve İran tarafıyla yapılan görüşmelerde tarafların şimdiye kadar görülmedik ölçüde somut konuları ilerletme konusunda olumlu sinyaller verdiği yönünde. Ancak bunun pratikte uygulanabilir hale nasıl geleceği, ne zaman geleceği ve tarafların algısının bir sonraki adımları nasıl şekillendireceği şu anda kritik mesele. Bu süreci dikkatle takip etmek gerekiyor.

Kaynak: ANKA