CHP Grup Toplantısı... Grup Başkanı Özgür Özel: "Grubumuz Buradadır, Bu Grup İktidara Yürüyüş Grubudur"
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, CHP Genel Merkezi tarafından Meclis Başkanlığı’na gönderilen yazıya ilişkin “Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. CHP Grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı CHP Grubu’dur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur” dedi.
(TBMM) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, CHP Genel Merkezi tarafından Meclis Başkanlığı'na gönderilen yazıya ilişkin "Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. CHP Grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı CHP Grubu'dur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur" dedi.
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM'de partisinin haftalık grup toplantısında konuştu. Özel, şunları kaydetti:
"Ülkeyi yönetenlerin arkasında milletin desteği yoktur. Onlar müesses nizamı korumak için; yani haksız vergiyi, sömürü düzenini, alın terinin sömürüldüğü bu düzeni savunmak için bambaşka işlere girişmişlerdir. Şimdi geldiğimiz noktada milletten meşruiyet alamayanlar Amerikan Büyükelçisi Tom Barrack, 'Trump akıllı adam, Erdoğan'a onda olmayanı veriyor, her istediğini alıyor' demiştir. Buna bir kelime söz söyleyecek babayiğit bir AKP'li çıkmamıştır."
"İLK VE SON KEZ BU AÇIKLIKTA KONUŞUYORUM"
Özel, grup salonunda bulunanların kendisini göremedikleri için konuşmalarının ardından konuşmasını keserek toplantının tarihi bir toplantı olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Kendi aranızdaki yüksek ses insicamı bozmanın ötesinde, hepiniz tek yüreksiniz, buraya yüreğinizi koymuşsunuz; bu muhteşem tarihe geçen atmosfere, o TGRT denen zübükler leke sürer; 'Aralarında tartıştılar' diye. Aman ha. Ben de zorluğu görüyorum. 3 bin 200 kişi kapıda, kapasitenin dört katı insan burada ama bugüne kadar hiç söylemedim, hiç konuşmadım, partiye zarar vermemek için, partinin geleneklerine, geçmişine, değerlerine leke sürmemek için hiç konuşmadım. Şimdi ilk ve tek kez bu konuşmayı, bu açıklıkta yapıyorum. Bunu tammalayayalım, sonra çok başka zamanlarda en güzel, en rahat yerlerde sizleri ağarlayalım."
"BUTLAN KARARINDAN ÖNCE TRUMP'TAN DESTEK İSTENDİ"
Özel, ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a meşruiyet verdiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Meşruiyet sandıkla olur, milletle olur. Nadir toprak elementlerini sattı, Boeing'leri aldı, pahalı gazı aldı, ne söz verdiyse oğluna yaptı. Ayrıca 19 Mart darbesinden önce icazet aldı. Şimdi bize butlan kararı; butlan kararından hemen önce yine arama tarama. 'Borsa çok düşecek, Varlık Fonu'nun tüm imkanlarıyla alacağım, bütün şirketlere kendi hisselerini aldıracağım. Ama bize destek verecek misiniz? Rızanız var mıdır?' Ekime kadar ömrü var onun. Trump cirmi kadar yer yakar."
ERDOĞAN İLE TRUMP'IN TELEFON GÖRÜŞMESİ
Özel, Trump'ın Erdoğan'dan bahsettiği ve daha sonra sildiği sosyal medya paylaşımını kürsüden göstererek şunları söyledi:
"Resmi hesapta altı saat durdu, okudunuz. Altı saatte Türkiye ayağa kalktı. Aramışlar, 'İç politikada zarar veriyor. O tweeti kaldırsanız olur mu' diye yalvarmışlar. O tweeti Trump altı saat okutup önce kaldırabilir ama bu aziz millet Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi mandayı da himayeyi de reddeder; Trump'ın himayesindekiler. Bir de çıkmışlar, tüm bu yapılanlara 'Derin devlet, devlet aklı' diyorlar. Üç-beş insanın menfaatine kılıf uydurmak devlet aklı olamaz. Devleti kuran, ayakta tutan millettir. Devlet dediğin binadan, araçtan, gereçten ibarettir. Hakkaniyetle yönetirsen millet, devleti büyütür. Bu millet devletine saygı duyar. Çağırır, askere gider. İster, oğlunu gönderir. Ay yıldızlı al bayrakla şehit gelir, 'Vatan sağ olsun' der. Devlete her türlü hizmeti eder. Ama devleti milletin karşısına dikersen devletle milleti yarıştırırsan andolsun ki bu millet kazanır, bu millet kazanır, bu millet kazanır."
KURULTAY ÇAĞRISI
Bizi asıl yaralayan düşmanın attığı taş değil, zamanında dost bildiklerimizin bugün yaptıkları olmuştur. Bugüne kadar asla ağzımı açıp cevap vermedim, kötü söz söylemedim. Bugünden sonra da bu ortaya çıkan açık ifşaatla, bu milletin tepkisiyle CHP'yi aşan, muhalefetin tüm bileşenlerinden güç alan, dayanışma alan, muhalefeti aşan, milletin vicdanında köpürüp taşan bu haksızlıklara karşı; doğru adımlar atılır, geri adımlar atılır, en kısa zamanda milletin talebi olan, partinin talebi olan, partilinin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünür.
GENEL MERKEZ'DEKİ İŞTEN ÇIKARMALARA TEPKİ
Genel Başkan oldum, iki kişinin işine son verdim. Kurultay salonunda anonsumuzu yapmayan, şarkımızı çalmayanla o gün bizim arkadaşların tartaklanmasına vesile olan ikisini çağırdım. Öptüm, 'Birlikte çalışacak yüzümüz kalmadı. Yüz yüze çalışamayız' dedim. Daha önceden görüştüğüm iki kuruma; birine birini, birine birini aynı şartlarda işini vadettim. Dedim ki 'Burada gerginlik olur ama çoluğunuz çocuğunuz var. Tazminatınızı vererek sizi başka iki yere gönderelim.' Bu kadar. Onun dışında bir tane emekçinin ekmeğiyle oynamadım, ekmeğine elimi sürmedim. Genel Başkan ile gelip onunla giden özel kalem gitmişti. Teklif ettim, 'Büronuzda çalışabilir, maaşını biz öderiz' dedim. 'Ocak'a kadar dursun sonra tazminat alsın' dediler. 'Olur' dedim. Ne araca ne koruma araçlarına ne bir başka şeye ta artık işler çığırından çıkıp bizim korumalarla birlikte bir tasarruf genelgesini bahane edip, bugünlere geldiklerini görüp köprüleri atmaya vesile olana kadar bugün partiye bu kötülükleri yapan şahsi avukatın dahi görevini sürdürmesi için önceden nasıl maaş alıyorsa aynısını almasına devam ettim.
Şimdi gelmiş o iğrenç bıyıklı, gelmiş TGRT'ci, bu partide 24 yıldır çalışan, hepimize emeği olan; Baykal'a, Kemal Bey'e, bana emeği, hizmeti olan canım arkadaşlarımızı, 24 yıllık emeği tazminatsız çıkarmış. Kamuoyu tepki gösterince 'Bir inceleyeceğim' diyor. Gün gelecek, bugün o binaya o haksızlıkları yapanları, o berduşları sokanları, TGRT aparatlarını, iftiracı avukatları ben çok güzel bir şekilde inceleyeceğim.
DESTEK VEREN TÜM KURUMLARA TEŞEKKÜR ETTİ
Sözün sonu: Saflar nettir. Otokratlarla demokratlar mücadele etmektedir. Ben buradan bu mücadelede uğradığımız bu haksızlıkta, dayanışma gösteren başta siyasi partilere ve genel başkanlarına, sendikalara, Barolar Birliği'ne ve barolara, bütün meslek örgütlerine, sivil topluma, tüm kurumlara, Atatürkçü Düşünce Derneği'ne, tarihi kapağıyla Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne, tüm kurum ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum. Ama teşekkür bir son değil, bir virgüldür.
GENEL MERKEZ'DEN MECLİS'E GÖNDERİLEN YAZIYA YANIT
Bundan sonra eğer mücadele sürerse biz kazanacağız. Destek sürerse biz kazanacağız. Dayanışma büyürse biz kazanacağız, Türkiye kazanacak. Bu Meclis'e bir yazı yazılmış 'Grubumuz yoktur' diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. CHP Grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı CHP Grubu'dur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, hiç yorulmadan yürümeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? O zaman haydi bakalım, yürüyelim arkadaşlar."














