AB, Türkiye ile dijital iş birliğini artırmalı
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü: - "Uzun vadeli rekabet gücü, güven inşa etmeyi, öngörülebilirliği sağlamayı ve güvenilir ortakların katkı sunabileceği mekanizmalar oluşturmayı gerektiriyor" - "Türkiye zaten Avrupa sanayisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Politikalarımızın da bu ekonomik gerçekliği yansıtması gerekir. Birlikte ne kadar fazla inovasyon yaparsak Avrupa o kadar rekabetçi, dayanıklı ve güvenli olacaktır"
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Avrupa Birliği'nin (AB) küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için Türkiye ile dijital teknolojiler ve inovasyon alanındaki iş birliğini daha ileri seviyeye taşıması gerektiğini belirtti.
Gönüllü ve DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erdem Erkul, Brüksel'de DIGITALEUROPE tarafından düzenlenen 2026 Yaz Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen "AB-Türkiye: Daha Rekabetçi Bir Dijital Ortaklık Kurmak" başlıklı panelde konuştu.
"Son 20 yılda Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst basamaklara taşımayı hedefleyen kapsamlı bir sanayi ve teknoloji politikası yürüttük." diyen Gönüllü, Türkiye'nin Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada üretim çeşitliliği ve ihracatıyla öne çıktığını vurguladı.
Gönüllü, Türkiye'nin gücünün AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle de desteklendiğine işaret ederek, "Bugün Türkiye'de 1.700'den fazla AR-GE ve tasarım merkezi sanayimizin rekabet gücünü artıracak çözümler geliştiriyor. 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firma geleceğin teknolojileri üzerinde çalışıyor. Yaklaşık 800 uluslararası şirket Türkiye'de AR-GE faaliyetleri yürütüyor. Bu güçlü üretim ve inovasyon altyapısı, ileri teknolojilerin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli başarıların önünü açtı." değerlendirmesinde bulundu.
En stratejik teknoloji alanlarında iş birliği ve ortaklığın, potansiyelinin gerisinde kaldığına dikkati çeken Gönüllü, şöyle konuştu:
"Türkiye, hem Horizon Europe hem de Digital Europe programlarının ortak ülkesidir. Bu programlara katkı sağlıyor, aktif biçimde katılıyor ve Avrupa'nın teknolojik kapasitesini güçlendirme hedefini paylaşıyoruz. Ancak ileri yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, kuantum teknolojileri ve bazı stratejik dijital altyapılar gibi kritik alanlarda güvenlik gerekçeleri ve uygunluk kriterleri nedeniyle erişimimiz halen sınırlı. AB'nin kritik teknolojileri rakiplerinden koruma yönündeki güvenlik kaygılarını anlıyoruz. Ancak uzun vadeli rekabet gücü, güven inşa etmeyi, öngörülebilirliği sağlamayı ve güvenilir ortakların katkı sunabileceği mekanizmalar oluşturmayı gerektiriyor."
"Birlikte ne kadar fazla inovasyon yaparsak Avrupa o kadar rekabetçi, dayanıklı ve güvenli olacaktır"
Gönüllü, Avrupa'nın yapay zeka, yarı iletkenler ve kuantum teknolojilerinde küresel rekabette başarılı olması için yalnızca sınırları içindeki değil, Türkiye gibi en yakın ortaklarının kapasitesini de harekete geçirmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin Avrupa'nın dijital geleceğine sunabileceği inovasyon kapasitesinin, sanayi gücünün ve teknolojik yeteneğinin yeterince değerlendirilemediğini vurgulayan Gönüllü, "Türkiye zaten Avrupa sanayisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Politikalarımızın da bu ekonomik gerçekliği yansıtması gerekir. Birlikte ne kadar fazla inovasyon yaparsak Avrupa o kadar rekabetçi, dayanıklı ve güvenli olacaktır." dedi.
Muhammet Kasım Gönüllü, Avrupa'nın rekabet gücünün yeni bir döneme girdiğini belirterek, başarının artık yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek olmadığını, bunların sanayiye hızla uygulanması, inovasyonun ölçeklendirilmesi ve güvenilir ortaklarla dayanıklı değer zincirleri kurulması gerektiğini anlattı.
Sanayi politikası, dijital politika ve savunma politikası arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığını ifade eden Gönüllü, Türkiye ile Avrupa'nın geleneksel iş birliği anlayışının ötesine geçerek ortak teknoloji geliştirme yaklaşımını benimsemesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin gelişmiş üretim kapasitesi, dinamik teknoloji ekosistemi ve nitelikli mühendislik gücüyle Avrupa sanayisinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Gönüllü, "Bir sonraki adım birlikte inovasyon yapmaktır." diye konuştu.
"Ortak ekipler kurabilir, birlikte yeni başarı hikayeleri oluşturabiliriz"
DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Erkul da Türkiye'nin Avrupa'nın en yakın sanayi ortaklarından biri olduğunu belirterek, geçen yıl mal ticaretinin 260 milyar dolara ulaştığını ve Türkiye'nin bugün AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunduğunu söyledi.
Türkiye ile AB arasında sanayi, gıda, turizm ve savunma gibi alanlarda güçlü ilişkiler bulunduğunu ifade eden Erkul, dijital teknolojiler ve inovasyon alanında ise daha büyük bir potansiyel olduğunu vurguladı.
Avrupa'nın güçlü fikirlere ve araştırma kapasitesine sahip olduğunu ancak inovasyonu küresel ölçekte büyütme konusunda daha fazla iş birliğine ihtiyaç duyduğunu belirten Erkul, son yıllarda büyük ölçekli dijital teknolojiler, yapay zeka modelleri, veri merkezleri, siber güvenlik ve savunma teknolojilerinde ABD ve Çin'in öne çıktığını dile getirdi.
Erkul, Türkiye'nin genç nüfusu, hızlı hareket eden girişimcilik ekosistemi, mühendislik kapasitesi ve savunma teknolojilerindeki kabiliyetleriyle Avrupa'nın dijital ve teknolojik dönüşümüne katkı sağlayabileceğini söyledi.
AB ile Türkiye arasında yeni dönemde yalnızca üretim ve savunma ortaklığının değil, inovasyon ortaklığının da güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Erkul, "Ortak ekipler kurabilir, birlikte yeni başarı hikayeleri oluşturabiliriz." ifadelerini kullandı.
Panelin moderatörlüğünü DIGITALEUROPE Genel Direktörü Cecilia Bonefeld-Dahl gerçekleştirdi.












