Karahan: Enflasyonda düzelme bekliyoruz
TCMB Başkanı Fatih Karahan, doğru para politikasıyla enflasyondaki bozulmanın sınırlanacağını ve iyileşeceğini belirtti. Mevcut duruşun isabetli olduğunu vurgulayarak, gelecek kararların enflasyon görünümüne göre verileceğini açıkladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, doğru para politikası kurgusu altında enflasyon görünümündeki bozulmanın sınırlanacağını daha sonra da iyileşeceğini değerlendirdiklerini belirterek, "Mevcut durumda da bu belirsizlik biraz daha azalana kadar şu anki duruşumuzun isabetli olduğunu değerlendirdik ve dolayısıyla son toplantıda da bir değişiklik kararı almadık. Bundan sonraki kararımızda tüm seçenekler masada o dönemki enflasyon görünümüne, veri akışına ve haber akışına bakarak karar vereceğiz." dedi.
Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları yanıtladı.
Risk setleriyle ilgili yöneltilen soruyu cevaplayan Karahan, para politikasını oluştururken enflasyon görünümüne odaklandıklarını belirtti.
Karahan, enflasyon görünümünü oluştururken de hem enflasyon verileri, enflasyon beklentileri ve talep koşullarını çok genel bir çerçevede zengin bir veri setini bir araya getirerek yapılan değerlendirmelerle oluşturduklarını ifade ederek, "Dolayısıyla enflasyon üzerinde risk oluşturabilecek tüm gelişmeleri politika yapımımızda kullanıyoruz. Bir süredir enflasyonun hedeflerimizden saptığını da görüyoruz. Bunun hakkında bir değerlendirme de yapmakta fayda var. Bizim aldığımız sıkılaştırıcı yönlü etkiler belli bir gecikmeyle enflasyon dinamiklerini etkiliyor. Burada aslında bütün dünyada benzer bir durum söz konusu ama bizde aktarım mekanizması biraz daha yavaş ve biraz daha sınırlı ilerledi özellikle başlarda." ifadelerini kullandı.
"Süreç uzadığı için de bu süreçte karşıdan esen rüzgarlar dönem dönem enflasyonun beklentilerini önemli ölçüde bozdu." diyen Karahan şunların altını çizdi:
"Bu beklentilerdeki bozulmanın yanı sıra öne çıkan bir diğer unsur da kira gibi ataleti yüksek kalemlerde ilerlemenin, düşüşün sınırlı olması, oldukça geriden gelmesi. Burada birçok sebep var. Geçtiğimiz toplantılarda kira konusunda değerlendirme yaptığım için çok detaya girmek istemiyorum ama bu da öne çıkan unsurlardan bir tanesi. Yine bu süreçte yaşadığımız şoklardan birçoğu gıda kaynaklı. Bunu bu yılda da yaşadık. Yağışın yüksek olmasına rağmen baktığımızda sebze ve meyve grubunda sadece ilk 4 ayda yüzde 57'lik artış görüyoruz. Bu da oldukça yüksek. Özetlemek gerekirse aslında sadece dış şokları öne çıkarmıyoruz. Enflasyon dinamiğini etkileyen bütün gelişmeleri göz önünde bulunduruyoruz ve kendi modellememizde de bunları değerlendiriyoruz."
Fatih Karahan, "Topyekun enflasyonla mücadele programı oluşturulması konusunda bakanlıkların da katılacağı bir iletişime yönelik çalışma düşünülüyor mu?" sorusunu şu şekilde cevapladı:
"Özellikle enflasyonun yüksek olduğu seviyelerden tekrar tek hanelere giderken maliye ve para politikalarının eş güdüm içinde hareket etmesi ve bu sürece de yapısal iyileştirmelerin eşlik etmesi önemli. Eş güdümün birçok boyutu var. Son dönemde baktığımızda tabii enflasyon patikası biraz yukarı geldiği için elektrik ve doğalgaz konusunda biraz daha önceki öngörülerimizden daha yüksek artışlar gördük öte yandan hazine maliye bakanlığımızın uygulamaya almış olduğu eşel mobil sistemini oldukça önemli buluyoruz. Bu gerçekten akaryakıt fiyatları üzerinden tüketici fiyatlarına geçişi ciddi anlamda sınırlamış durumda. Bir diğer unsur da bütçe açığı, geçen sene faiz dışı sınırlı bir fazla olarak gerçekleşti. Bu senede yine benzer bir görünüm olabileceğini değerlendiriyoruz. Bu da enflasyon görünümü açısından önemli. Onun dışında yapısal unsurlarda birçok mekanizma var. Biz Merkez Bankası olarak bazen doğrudan temsil ediyoruz. Bazen de dışarıdan misafir olarak davet ediliyoruz ve katkılarımızı yapıyoruz. EKK bunlardan bir tanesi, Gıda Komitesi bunlardan bir tanesi. Çeşitli yapısal unsurları ve önerilerimizi burada sunuyoruz."
Haftalık repo ihalelerinin hangi şartlar altında yeniden başlayabileceğine ilişkin yöneltilen soruyu yanıtlayan Karahan, "Biz bu üst bant kullanımını bir risk ortamında daha çok yapıyoruz. Çok uzun sürecek olduğu zamanda da bir normalleşmeye gidiyoruz. Çünkü çok uzun süre politika faiziyle fonlama faizinin birbirinden bu kadar ayrı kalması hem iletişim açısından doğru değil hem de para politikası uygulaması olarak doğru değil. Mevcut durumda iki belirsizlik var." ifadelerini kullandı.
Karahan, gelecek dönemde bu belirsizliklerin azalması ve bunun ne yönünde azalacağının alınacak kararları belirleyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti:
"Bu belirsizliklerden bir tanesi savaşın kendisinin gidişatı, süreci ve şiddeti. Dönem dönem aşağı yönlü riskler belirginleşirken dönem dönem çok hızlı değişebiliyor. İkincisi de bunların yol açacağı bir taraftan enflasyon beklentilerinde bozulma, diğer taraftan iç ve dış talepteki zayıflama, bu ikisinin dengesi aslında enflasyon görünümünü belirleyecek. Doğru para politikası kurgusu altında enflasyon görünümündeki bozulmanın sınırlanacağını daha sonra da iyileşeceğini değerlendiriyoruz. Mevcut durumda da bu belirsizlik biraz daha azalana kadar şu anki duruşumuzun isabetli olduğunu değerlendirdik ve dolayısıyla son toplantıda da bir değişiklik kararı almadık. Tekrar vurgulamak isterim ki bundan sonraki kararımızda tüm seçenekler masada o dönemki enflasyon görünümüne, veri akışına ve haber akışına bakarak karar vereceğiz."
Karahan, ekonomideki yavaşlamanın dezenflasyon sürecine katkısını da sorulan soru üzerine değerlendirdi.
Talep koşullarının dezenflasyonu destekleyecek seviyede olmasının oldukça önemli olduğunun altını çizen Karahan, epey süredir sıkı para politikasını uyguladıklarını ve bunun finansal koşullar üzerinden aktiviteye yansımasının biraz zaman alabildiğini kaydetti.
"Genel olarak asıl talep koşullarındaki yavaşlamanın belirginleştiğini görüyoruz"
Karahan, geçen sene altın fiyatlarında görülen artışın aslında talep yönetimi anlamında karşıdan esen bir rüzgar olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Dolayısıyla talepteki düşüşü sınırladı ve neticesinde de dezenflasyonun hızını yavaşlatmış oldu geçen sene. Ama son dönemdeki verilere baktığımızda özellikle ilk çeyrekte çok çeşitli verilere baktığımızda burada bir gevşeme görüyoruz talep koşullarında. Bu gittikçe de netleşiyor. Perakende satışların bir miktar dirençli olduğunu not etmek lazım. Orada farklı etkiler de var. Dayanıklı mal talebi ki bu tarz durumlarda çok hızlı artabilir. Enflasyonist risklerinin arttığı dönemlerde 2022 yılına benzer döneme gidecek olursanız dayanıklı mal talebinin, dayanıklı mal ithalatının çok hızlı arttığını görürsünüz. Şu anda onu görmüyoruz. Tam tersi otomobil ve beyaz eşya gibi ürünleri olan talep soğuyor sağlıklı bir şekilde. Kartla yapılan harcamalar biraz daha genel bakacak olursak onun da ilk çeyrekte yavaşladığını ve aylık verilere baktığımızda aslında ivmenin de doğru yönde olduğunu ve devam edeceğini öngörüyoruz. Anket bazlı göstergelere baktığımızda aktiviteye yönelik, beklentilere yönelik, PMI gibi bizim kendi anketlerimizle yaptığımız talep beklentileri gibi sorulara baktığınızda burada da yavaşlamayı görüyorsunuz. Genel olarak asıl talep koşullarındaki yavaşlamanın belirginleştiğini görüyoruz. Doğru politika kurgusu altında bunun devam edeceğini ve dezenflasyon sürecine destek vereceğini söylemek istiyorum."
Fatih Karahan, bugün yapılan ara hedefteki değişikliklerin beklenti çıpalanmasını desteklemesi açısından para politikası toplantısında da benzer bir hamle gelip gelmeyeceğine dair yöneltilen soruya ise, "Kararlar bağlamında bandın daha genişlemesini doğru bulmuyorum. Mevcut konjonktürde de asimetrik bandın devam etmesini daha sağlıklı değerlendiriyoruz. Dolayısıyla o konuda da bir değişiklik öngörmüyoruz. Bu toplantıda aslında üç temel revizyon yaptık. Hedef revizyonu, bunu sebeplerini kapsamlı bir şekilde anlattım. Değişen arz yönlü şokların belirginleşen etkisi, savaşın etkisi, gıda yönlü şokların biraz daha belirginleşmesi gibi. Diğeri tahmin revizyonuydu. Bunu burada muhasebeyi sene sonunda veriyoruz. Ana kaynaklarda zaten sunumunu da açıkladım ama üçüncü yaptığımız önemli bir değişiklik de burada bant iletişimine ara vermek. Burada belirsizliğin bir süredir yüksek olduğu bir dönemden geçiyoruz ve biz banda oluştururken enflasyonun geçmiş dönem oynaklığını, geçmiş dönem dinamiklerini göz önünde bulundurarak bandı oluşturuyoruz. Ama şokların doğasının, sıklığının ve büyüklüğünün değiştiği bir ortamda bu şekilde oluşturulan bantların, enflasyon üzerindeki belirsizliği çok karşılayamayacağını değerlendiriyoruz." şeklinde cevap verdi.
"Bant iletişimine ara verirken senaryo analizi kullanmak yerine betimsel olarak riskleri tasvir etmeyi seçtik"
Fatih Karahan, bu nedenle bant iletişimine ara verdiklerini yineleyerek, böyle dönemlerde birçok merkez bankasının bu şekilde adımlar atabildiğini vurguladı.
Avrupa Merkez Bankasının (ECB) böyle bir adımı pandemi döneminde attığını anımsatan Karahan "ECB şimdi tekrar yapıyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) da yine bant iletişimine ara verdi. Burada ama bazı merkez bankaları senaryo iletişimi yapıyor. Bazıları da en önemli risk faktörlerini listeleyerek buradaki risklerin yönü üzerinden yönlendirme yapıyor." yorumunu yaptı.
"Biz senaryo analizi seçeneğini de değerlendirdik ama bunu çok doğru bulmadık iletişim açısından. Aslında kullanmamamızın ardında temel iki sebep var. " diyen Karahan şöyle devam etti:
"Bir tanesi temel risk, şu anda evet savaşın gidişatı, süreci ve şiddeti. Ama bu sadece enerji fiyatları üzerinden etki etmiyor. Bu sürece göre gübre arzında yaşanabilecek sorunlar, tedarik zincirlerinde ortaya çıkabilecek sorunlar, bunlara yönelik de belirsizlikler var. Bunun ötesinde bizde enflasyonun kendisi yüksek olduğu için oynaklığı da yüksek ve dinamikleri daha belirsiz. Dolayısıyla belli senaryolar da verecek olsak bunun etrafında da bir belirsizlik vermemiz gerekirdi. Çünkü senaryonun bütün koşulları gerçekleşse bile enflasyon nokta olarak tahmin etmek bizde oldukça zor. Hem senaryo hem bant iletişimine oldukça karışık olacaktı. Bu nedenle bant iletişimine ara verirken senaryo analizi kullanmak yerine betimsel olarak riskleri tasvir etmeyi seçtik ve sunumda da gösterdiğim gibi mevcut dönemde en azından kısa vadede enflasyonun üzerindeki yukarı yönlü risklerin daha belirgin olduğunu göstermiş olduk."
(Bitti)



















