ASKON'dan ihracat ve üretim vurgusu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, küresel ekonomide toparlanmayla ihracatın ivme kazanacağını belirtti. Yılın ikinci yarısında enflasyonla mücadele ve yapısal reformlarla Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesiyle büyümeyi sürdüreceğini vurguladı.

Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracatın yeniden ivme kazanacağını belirterek, " Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir." dedi.

Orhan Aydın, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısında uygulanan ekonomi programının enflasyonla mücadele, cari denge ve mali disiplin açısından önemli sonuçlar verdiğini söyledi.

Makroekonomik göstergelerde belirli bir iyileşmenin söz konusu olduğuna işaret eden Aydın, reel sektör açısından aynı hızda bir rahatlamadan bahsetmenin henüz mümkün olmadığını ve toparlanma için biraz daha sabırlı olunması gerektiğini ifade etti.

Aydın, üretici, sanayici ve ihracatçının yüksek finansman maliyetleri ve faiz oranlarının yanı sıra artan işletme giderleriyle mücadele ettiğine dikkati çekerek, "Özellikle KOBİ'ler açısından nakit akışı yılın ilk yarısında karşımıza çıkan sorunlardan." diye konuştu.

Makro ekonomik dengelerde sağlanan iyileşmenin üretim, istihdam ve yatırımlara daha belirgin şekilde yansımasını beklediklerini belirten Aydın, küresel ekonominin, Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşların olumsuz etkileriyle karşı karşıya olduğunu, son dönemde yapılan ılımlı açıklamalarla piyasalarda kısmi bir sakinleşme gözlense de güven ortamının tesis edilmesi için somut adımların atılmasının kritik önem taşıdığını anlattı.

"Üretim yapmak isteyen ve yatırımı düşünen işletmelerin önü açılmalı"

Orhan Aydın, yılın ilk yarısına ilişkin verilerin makro finansal istikrarın güçlendiğine işaret ettiğini belirterek, bu sürecin yüksek finansman maliyetleri altında faaliyet gösteren üreticiler üzerinde baskı oluşturmaması için destekleyici ve seçici kredi adımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Reel sektörün şu anda en temel probleminin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Aydın, "Finansmana erişimin zorlaşması ve maliyetinin yükselmesi yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Bunun yanında enerji maliyetleri, işçilik giderleri ve finansman yükü üretim maliyetlerini artırıyor." açıklamasını yaptı.

Aydın, enflasyonla mücadelenin ülke açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, "Ancak bu süreç yürütülürken üretim ekonomisinin zarar görmemesi gerekiyor. Üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik daha seçici ve destekleyici finansman modellerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor." dedi.

Üretim yapmak isteyen ve bu bağlamda yatırımı düşünen işletmelerin önünün açılması gerektiğine işaret eden Aydın, "Bu işletmelerin yüksek faizle uğraşmadan uygun, geri ödenebilir oranlarda finansal koşullara kavuşmaları sağlanmalıdır." diye konuştu.

"Yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç var"

ASKON Genel Başkanı Aydın, Türkiye'nin geçici makro istikrar kazanımlarını kalıcı kılabilmesi ve yeniden üretim ile yatırım odaklı bir büyüme patikasına girebilmesi için belirli yapısal adımların gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin üretimdeki gücüne işaret eden Aydın, "Bunu daha ileriye taşımak için yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç var. Özellikle yatırım finansmanının kolaylaştırılması, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Aydın, öngörülebilir ekonomi politikaları ve yatırımcının uzun vadeli plan yapabileceği istikrarlı bir ortam oluşturulmasının büyük önem taşıdığını kaydederek, "Tüm bunların yanı sıra ihracat artarken ithalatın da yükselmesini önlemek adına, imalat sanayisinde dışa bağımlı olunan ara mallarının yurt içinde üretilmesini sağlayacak mikro reformlar da hayata geçirilmelidir." şeklinde konuştu.

"Kırılgan küresel konjonktür Türkiye için stratejik pazar kazanımları da vadediyor"

Orhan Aydın, global anlamda artık dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeni bir rekabet dönemine girildiğini belirterek, Türk iş dünyasında bu dönüşümü yakından takip eden ve önemli yatırımlar yapan firmaların olduğunu ve özellikle KOBİ'lerin bu dönüşüm için daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Küresel ticaret ve yatırım zincirlerinde "ABD-Çin rekabetinin getirdiği korumacılık, Avrupa'nın yeni sanayi politikaları ve artan bölgesel jeopolitik risklerle" her şeyin adeta yeniden tasarlandığını anlatan Aydın, bu kırılgan küresel konjonktürün Türkiye için hem ciddi riskler hem de stratejik pazar kazanımları vadettiğini söyledi.

Aydın, "Bu bağlamda Türkiye genç nüfusu, güçlü sanayi altyapısı, stratejik konumu ve lojistik avantajıyla bu süreçten olumlu ayrışabilecek ülkelerden biridir. Doğru politikalarla ülkemiz Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri arasında çok önemli bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebilir." dedi.

"Türkiye üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahip"

Orhan Aydın, batılı dev şirketlerin üretimi "yakın ve dost" ülkelere kaydırma isteğine değinerek, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, G20 ekonomisi olması ve lojistik merkez olma potansiyeliyle Avrupa ve Orta Doğu için en güvenli bölgesel limanlardan biri olarak öne çıktığını vurguladı.

Çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim, finans ve lojistik merkezlerini Türkiye'ye taşıması için yasal öngörülebilirlik ve tahkim altyapısının güçlendirilmesine devam edilmesi gerektiğini kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracat yeniden ivme kazanacak. Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir. Yıl sonu hedefleri bağlamında TCMB'nin politika faizinde kademeli indirim sürecini başlatması, kredi musluklarının biraz daha açılması, yüksek teknoloji, ihracat ve ara malı yerlileştirme yatırımlarına yönelik düşük maliyetli fonlama imkanlarının genişletilmesi, imalatçı ve KOBİ'lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarına göre daha esnek faiz ve vade yapılarıyla Kredi Garanti Fonunun (KGF) revize edilmesi, Yeşil Dönüşüm ve AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına uyum sağlayacak şirketlere yönelik hibe ve danışmanlık finansmanlarının sağlanması gibi adımları bekliyoruz."

"Üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz"

ASKON Genel Başkanı Aydın, AB'nin tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikasının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, mevcut sanayi entegrasyonu sayesinde Avrupalı üreticiler için en güçlü ve maliyetlere alternatif tedarik limanı konumunda olduklarını anlattı.

Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi halinde AB üretim hatlarının bir kısmının Türkiye'ye kaydırılabileceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gümrük Birliğinin güncellenmesi ticari olduğu gibi artık stratejik de bir zorunluluktur. Hiç şüphesiz 1996 tarihli mevcut Gümrük Birliği, günümüzün dijital ve küresel ticaret ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Türkiye, Avrupa'nın güvenilir üretim ortağıdır. Bu avantajın iyi değerlendirilmesi halinde karşılıklı ticaret hacminin çok daha yüksek seviyelere ulaşacağına inanıyoruz. Türkiye'nin en büyük gücü girişimci insan kaynağıdır. Bizler üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz."

Kaynak: AA / Yunus Türk
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.