Haberler.comUygulamayı yükle! YÜKLE

ABD'ye Rus dizel sevkiyatı rafineri kapasitesi ve saldırı riskine bağlı görülüyor

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

ABD ile Rusya arasındaki dizel sevkiyatı anlaşmasının küresel arz ve fiyatlara etkisinin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor. CSIS araştırmacısı Kotkin, sevkiyat sürekliliğinin rafineri kapasitesi ve enerji altyapısına yönelik saldırılara bağlı olduğunu belirtti.

ABD ile Rusya arasındaki dizel sevkiyatına yönelik anlaşmanın küresel arz ve fiyatlar üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceği, sevkiyatların ise Rus rafinerilerinin üretim kapasitesi, iç piyasa ihtiyaçları ve enerji altyapısına yönelik saldırılara bağlı olduğu değerlendiriliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim'de küresel akaryakıt fiyatlarını düşürmek amacıyla Rusya ile yüz binlerce ton dizel tedariki konusunda anlaştıklarını, karşılığında yaptırımları geçici olarak askıya aldıklarını açıklamıştı.

Trump, bu kapsamda Rusya'nın ABD ve küresel piyasalara ilk aşamada 300 bin tonun üzerinde, kasım boyunca ilave 500 bin ton ve ardından 1 milyon ton dizel yakıt tedarik etmesi konusunda Putin ile anlaştıklarını bildirmişti.

Rus hükümeti 10 Ekim'de ABD ile varılan mutabakat kapsamında dizel yakıt ihracatına yönelik yasağın kısmen kaldırıldığını duyurdu. Yürürlüğe giren kararla ilk aşamada 500 bin ton dizel yakıtın dünya piyasalarına sevk edilmesinin hedeflendiği açıklandı. ABD Hazine Bakanlığı da aynı tarihte Rusya menşeli dizelin satışı, teslimi, gemiden boşaltılması ve ithalatı dahil ilgili işlemlere 7 Nisan 2027'ye kadar izin verdi.

İlk sevkiyat 23 Ekim'de yapıldı

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 21 Ekim'de, ABD'ye ilk sevkiyatın 40 bin tonluk tankerle yapılacağını ve iki lider arasındaki anlaşmalar doğrultusunda ABD'nin dizel ihtiyacını imkanları ölçüsünde karşılayacaklarını açıkladı.

Rusya'nın dizel ihracatını yıl sonuna kadar yeniden eski seviyesine çıkarabileceğini belirten Novak, ihracatın petrol rafinerilerinin üretim kapasitesine bağlı olarak kademeli şekilde artırılacağını söyledi.

Novak, ihracat konusunda yıl sonuna kadar tamamen toparlanılması halinde diğer ülkelere de önceki miktarlarda dizel sevkiyatı yapılabileceğini ifade etti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise 23 Ekim'de, Rusya'dan ABD'ye dizel yakıt sevkiyatı kapsamında ilk tankerin yola çıktığını, sevkiyatların düzenli devam edeceğini açıkladı.

"Küresel arz ve fiyatlara etkisi sınırlı kalabilir"

Anlaşma, Rus dizelinin ABD pazarına sevkiyatını kolaylaştırırken Rusya'nın küresel petrol ürünleri ticaretindeki akışları da etkileyebilir. Ancak rafineri üretiminin seyri, Rusya'nın iç tüketimi ve enerji altyapısına yönelik saldırılar, açıklanan sevkiyat takviminin ne ölçüde uygulanabileceği ve teslimatların sürekliliği açısından önemini koruyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) Enerji Güvenliği ve İklim Değişikliği Programı araştırmacısı Masha Kotkin, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel dizel talebinin günlük yaklaşık 29 milyon varil düzeyinde olduğunu belirtti.

Rusya'nın ilk aşamada göndermeyi taahhüt ettiği 300 bin metrik ton dizelin yaklaşık 2,25 milyon varile karşılık geldiğini belirten Kotkin, bu miktarın küresel piyasalarda sınırlı etki yaratmasını beklediğini söyledi.

Kotkin, "Bu miktardaki dizel, mevcut arz sıkışıklığını anlamlı ölçüde hafifletemez veya fiyatları düşüremez. Ayrıca anlaşmanın duyurusunda yer alan çekinceye dikkati çekmek önemli. İlk 300 bin metrik tonun ardından teslim edilecek sonraki miktarlar, Rusya'daki rafinerilerin durumuna bağlı olacak. Bu çekince, gelecekteki sevkiyatlara ilişkin taahhüdün güvenilirliğini azaltıyor." dedi.

"Rafinerilerdeki hasar ve saldırılar sevkiyatları etkileyebilir"

Rusya'nın taahhüt ettiği miktarları karşılayabilmesinin rafinerilerinin üretim kapasitesine ve iç piyasanın ihtiyaçlarına bağlı olduğuna işaret eden Kotkin, ülkenin her yıl sonbaharın sonlarında yazlık dizel stoklarını elden çıkararak kışlık ve Arktik koşullara uygun yakıtlar için depolama alanı açtığını belirtti.

Çok düşük sıcaklıklarda jelleşmeyen bu yakıtların kış döneminde kullanıldığına dikkati çeken Kotkin, Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre Rusya'nın rafineri kapasitesinin yaklaşık üçte birinin hasar gördüğünü, bunun da rafinaj kapasitesini kısıtladığını ifade etti.

Kotkin, rafineri kapasitesindeki hasarın yol açtığı iç piyasa kıtlığı nedeniyle Rusya'nın 31 Ocak'tan bu yana rafine petrol ürünlerine yönelik kısmi ihracat yasağı uyguladığını anımsattı.

Ukrayna'nın Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının sevkiyatlar açısından ek risk oluşturduğunu belirten Kotkin, "Ukrayna, Karadeniz'de Rus petrol tankerlerine ve LNG taşıyıcılarına, yakın zamanda ise St. Petersburg petrol ihracat terminaline saldırdı. Sevkiyatlar da St. Petersburg petrol ihracat terminalinin karşı karşıya kaldığına benzer bir riskle muhtemelen karşı karşıya." değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşma ABD'nin yaptırım politikasını da gündeme taşıdı

Kotkin, Rus dizeli sevkiyatına yönelik düzenlemenin, savaş nedeniyle uygulanan enerji yaptırımları bakımından da önem taşıdığını, Rusya'ya yönelik enerji yaptırımlarının hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar tarafından desteklendiğini söyledi.

Trump'ın imzaladığı son muafiyetin ABD Kongresi'nde her iki partiden de güçlü tepkiler aldığına işaret eden Kotkin, Kongre ile Trump yönetimi arasında yaptırım politikası konusunda görüş ayrılıklarının devam etmesini beklediğini kaydetti.

Kotkin, Rus dizeli satışına yönelik geçici muafiyetlerin küresel petrol ürünleri ticaretine etkisine de değinerek, "Rus motorini satışına yönelik geçici muafiyetler, arz sıkışıklığını çok sınırlı ölçüde hafifletecek, hatta herhangi bir rahatlama sağlamayacaktır." dedi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.