Dha Yurt Bülteni-7

Dha Yurt Bülteni-7

Rize'de sel ve heyelanda mahsur kalanlara ulaşıldıDrone görüntüleri RİZE'nin Çayeli İlçesi Kaptanpaşa Köyü'nde şiddetli yağmurun ardından sel ve heyelan oluşan bölgede bir evde mahsur kalanlara arama-kurtarma ekipleri sabah saatlerinde ulaştı.

Dha Yurt Bülteni-7

Rize'de sel ve heyelanda mahsur kalanlara ulaşıldı

Drone görüntüleri 

RİZE'nin Çayeli İlçesi Kaptanpaşa Köyü'nde şiddetli yağmurun ardından sel ve heyelan oluşan bölgede bir evde mahsur kalanlara arama-kurtarma ekipleri sabah saatlerinde ulaştı. Tedbir amaçlı evlerini boşaltarak bir eve sığınan 13 kişi ekipler tarafından kurtarıldı. Meydana gelen sel ve heyelanda evi toprak altında kalan 65 yaşında Emine Canıbeyaz "Çok büyük gürültüyle evim yıkıldı" diyerek gözyaşı döktü. Mahsur kalanları evinde ağırlayan Halik Kabaoğlu ise "Birden bire aniden yağmur bastırdı. Her yer kopmaya başladı. Komşularım bize sığındı" dedi.

İlçenin Kaptanpaşa Köyü Şen Mahallesi'nde meydana gelen heyelanda son anda terk ettiği evi toprak altında kalan 65 yaşında Emine Canıbeyaz ve çevrede tedbir amaçlı evlerini boşaltan 11 kişiyle birlikte komşuları 85 yaşındaki Halik Kabaoğlu'nun evine sığındı. Sığınılan bu evde de çökme tehlike olmasına rağmen evi terk etmek isteyenler, yeni bir heyelan sonucu evin dışında biriken toprak yığını nedeniyle evden çıkamadı. Korku ve panik içinde mahsur kalan kişiler durumu yetkililere bildirerek kurtarılmayı bekledi.

EKİPLER BÖLGEYE ULAŞTI

İlçede dün etkili olan yağış sonrası oluşan sel ve heyelan nedeniyle Gürpınar Köyü'nde bir eve sığınan 13 kişiye dün ulaşamayarak ilçedeki kriz merkezine dönmek zorunda kalan arama kurtarma ekipleri bu sabah saatlerinde yeniden harekete geçti. Günün aydınlanması ve yağışın dinmesiyle yol çıkan AFAD, AKUT, UMKE ve 112'ye bağlı ekipler çevredeki patika yolları kullanarak sel ve heyelan yaşanan Kaptanpaşa, Gürpınar, Seslidere ve Yeşiltepe köylerine ulaştı.

EVİNİ TERK ETMEK İSTEMEDİ

Mahsur kalanların kurtarılması sırasında ev sahibi Halik Kabaoğlu bu sırda evinden ayrılmayacağını söylemesi üzerine ekipten bir kişi "Yağmur yeniden geliyor, burası çok tehlikeli. Allah'ını seversen götürelim seniö şeklinde uyardı. Bunun üzerine ikna olan yaşlı adam ve 13 kişi için evden tahliye çalışması başlatıldı. Evde mahsur kalanlar arasında yer alan yatalak hasta 91 yaşındaki Fatma Canıbeyaz da sedye ile yaklaşık 30 dakikalık dik ve patika alandaki zorlu yolculuğun ardından yola indirildi ardından da konulduğu ambulansla hastaneye sevk edildi.

'KOMUŞULARIMIZ BİZE GELDİ'

Ev sahibi Halik Kabaoğlu yaşadıklarını anlatarak "Birden bire aniden yağmur bastırdı. Her yer kopmaya başladı. Komşumuzun evi yıkıldı. Hiçbir yere kaçamadık. Komşularımız da bize geldi, mecburen buraya sığındılarö dedi. Heyelan da evi toprak altında kalama anı cep telefonu kamerasına da yansıyan Emine Canıbeyaz ise "Çok büyük gürültüyle evim yıkıldı. Biz evden çıkmıştık ama 2 ineğim toprak altında kaldı. Evim gittiö diyerek gözyaşı döktü.

HELİKOPTER DESTEK VERDİ

Dün hava koşulları nedeniyle bölgeye iniş yapamayan ve Erzurum'a dönen askeri helikopter de yağışın dinmesi ve havanın düzelmesiyle birlikte bölgeye gelerek ilçenin Gürpınar, Seslidere ve Yeşilepe köylerindeki heyelanlı bölgelerde mahsur kalanları kurtarma çalışmalarına havadan destek verdi. Gürpınar Köyü'nde evi yıkılan, heyelanda da kızı 50 yaşında Songül Tolan'ı kaybeden, kendisi yaralı kurtulan 75 yaşındaki Esma Tolan ise askeri helikopterle alınarak hastaneye kaldırıldı. Kurtarma anı da cep telefonu kamerasınca görüntülendi.

DHA DRONE'LA GÖRÜNTÜLEDİ

Yağmurun etkisi kaybettiği Rize'de ulaşılan Çayeli ilçesindeki Kaptanpaşa, Seslidere, Yeşiltepe ve Gürpınar köylerinde hasarın boyutları da gözler önüne serildi. Heyelan bölgesi ise DHA tarafından Drone kamarası ile havadan görüntülendi. Bahse konu köylerin bulunduğu Senoz Vadisi'nde çok sayıda ev çevresinde heyelan meydana geldiği, çok sayıda evin ise tedbir amaçlı boşaltıldığı görüldü.

KIZILAY BÖLGEDE

Sel ve heyelanın vurduğu ilçeye gelen Kızılay ekipleri de bölgede vatandaşlara su ve gıda malzemesi yardımında bulundu. Bu arada kapanan kara yolu ve bazı köy yollarının ise ulaşıma açılması çalışmaları çok sayıda iş makinesi yardımıyla sürüyor.

Bu arada Rize Valiliği Kriz Merkezi bünyesinde bölgede hasar tespit çalışmalarına da başlandı.

Görüntü Dökümü

EKİPLERİN BÖLGEYE ULAŞMASI

Evde mahsur kalanların görüntüleri

Ev sahibi adamın konuşması

Evden tahliye görüntüleri

Evi yıkılan kadının ağlayarak olayı anlatması

Hastanın ambulasa konulması

Drone görüntüleri

Askeri helikopter görüntüleri

HABER KEMARA: MUHAMMET KAÇAR/ RİZE  

==========================================

Özçelik ailesinin avukatı: Emrah Serbes yazdığı senaryoya göre teslim oldu

İZMİR-Aydın Otoyolu'ndaki, Ayhan Özçelik (59) ve kızı Zeynep Özçelik'in (16) yaşamlarını yitirdiği kazaya kendisinin kullandığı aracın neden olduğunu itiraf eden ve Torbalı Adliyesi'ne giderek teslim olduktan sonra tutuklanan 'Behzat Ç.'nin senaristi Yazar Emrah Serbes'le ilgili Özçelik ailesinin avukatı açıklama yaptı. Avukat Burcu Ece Güler, Serbes'in teslim olmasının kurgulanmış bir senaryo olduğunu belirterek, "Emrah Serbes, savcının kaza hakkında şüphelerinin olduğunu fark etmiş, sosyal medya gücünü kullanarak yazdığı senaryoya uygun şekilde teslim olmuştur" dedi.

Kaza, 22 Eylül  saat 04.30 sıralarında İzmir- Aydın Otoyolu Torbalı Kavşağı yakınlarında meydana geldi. İzmir'den Aydın yönüne giden Ayhan Özçelik yönetimindeki 35 TV 9335 plakalı otomobile, arkadan gelen ve iddiaya göre Kenan Doğru'nun kullandığı 34 NT 5005 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan Özçelik'in kullandığı otomobil taklalar attı. Kazayı gören diğer sürücülerin durumu bildirmesi üzerine gelen sağlık ekipleri, sürücü Ayhan Özçelik ve kızı Zeynep Özçelik'in hayatını kaybettiğini belirledi. Kazada ağır yaralanan Nilgün Özçelik ise Torbalı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yolda kalbi duran ve yapılan müdahalelerle hayata döndürülen Nilgün Özçelik, Ege Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Burada tedaviye alınan ve yoğun bakıma alınan kadının hayati tehlikesinin devam ettiği belirtildi. Kazada yaşamını yitiren baba ve kızının cansız bedenleri, Manisa'nın Soma İlçesi'nde son yolculuklarına uğurlandı.

Öte yandan kazayla ilgili dün Behzat Ç., kitaplarının yazarı Emrah Serbes'den itiraf geldi. Sosyal medya üzerinden itiraf mektubunu paylaşan Serbes, kazanın sorumlusunun kendisi olduğunu söyledi. Kazada aracı kendisinin kullandığını ancak kazadan sonra arkadaşının suçu üslendiğini belirten Serbes, "22.09.2017 tarihinde İzmir- Aydın otobanında meydana gelen kazanın sorumlusu benim. Bu kazada aynı aileden bir baba-kız hayatını kaybetti, anne ise yoğun bakımda. Ölen genç kız, bir çocuk, 16 yaşında. Hiçbir şey bir genç kızın hayatından daha değerli değildir. Ama oradan günler geçtikçe bu vicdanı sorumluluğu kaldıramayacağımı anladım. Savcılığa geldim ve kendim teslim oluyorum. Hayatını kaybedenleri geri getirmeyecek olsa da cezam neyse çekmeye hazırım. Hayatını kaybedenlerin yakınlarından özür dilerim" paylaşımında bulundu. Bunun üzerine Torbalı Adliyesi'ne gelen Serbes, suçunu itiraf ederek teslim oldu. İfadesinin alınmasının ardından Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Serbes, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu gelişmenin ardından bugün Özçelik ailesinin avukatı Burcu Ece Güler, Torbalı Adliyesi'ne gelerek Serbes'in teslim olmasıyla ilgili açıklama yaptı. Serbes'in bu şekilde teslim olmasını samimi bulmadıklarını belirten Güler, kaza sonrası yaşananların Serbes'i teslim olma mecburiyetinde bıraktığını söyledi.

"VİCDANLI VATANDAŞ İMAJI ÇİZMEYE ÇALIŞTI"

Avukat Güler, kazadan sonra Emrah Serbes'in alkol testinin yapılmaması, hastaneye gitmeyi kabul etmemesi ve kaza tutanaklarında adının yer almaması üzerine ailenin şüphelendiğini ifade etti. Savcının aracın hava yastıkları üzerindeki kan izlerinden DNA testi istemesinin ardından ise Serbes'in teslim olma senaryosu yazdığını belirten Güler, "22 Eylül'de meydana gelen kazada müvekkilimin babası, kız kardeşi olay yerinde hayatını kaybetmiş, annesi ise ağır yaralanmış ve yoğun bakımda hayati tehlikesi devam etmektedir. Emrah Serbes olayın ilk anından bugüne kadar geçen sürede olayı üstlenmemiş, kazayı Kenan Doğru yapmış gibi göstermiştir. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla kendine vicdanlı bir vatandaş imajı çizmeye çalışmıştır. Müvekkilim bir yandan annesinin tedavisi ile ilgilenirken, bir yandan da Emrah Serbes'in aracı kullanan kişi olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Emrah Serbes'in kazadan hemen sonra hastaneye gitmeyi kabul etmemesi, alkol testi yaptırmaması aile tarafından şüpheyle karşılanmıştır. Ancak kazadan sonra Emrah Serbes ilk olarak mağdur olduğu için alkol testi yapılmamıştır. Kaldı ki Emrah Serbes'in içinde olduğu araca baktığınızda hastaneye gitmeyi kabul etmemek anormal bir durumdur" dedi.

"EMRAH SERBES SAVCININ PEŞİNDE OLDUĞUNU ANLADI"

Kaza sonrası yaşanan bu gelişmeler üzerine kazayı soruşturan savcının da şüphelerinin arttığını söyleyen Güler, "Savcılık, kaza sonrası telefon kayıtlarının incelenmesi, Emrah Serbes'in aracındaki hava yastıkları üzerindeki kan izlerinin adli tıpa gönderilerek DNA istenmesi, emniyet kemerinin vücutta bıraktığı izlerin tespit edilmesi yönünde karar verdi. Kenan Doğru'nun tutuklu olduğu cezaevine gidilecekti. Adli tıptan da randevu alınmıştı. Bunun üzerine gerçeğin ortaya çıkacağını anlayan Emrah Serbes, sosyal medya gücünü kullanmış ve yazdığı senaryoya uygun davranmıştır. Çünkü Serbes'in bir takip kitlesi var. Tabi ki buna aile de inanmamıştır. Ayrıca ailenin sosyal medya üzerinden Serbes'e teşekkür ettiği yönündeki haberler de gerçeği yansıtmamaktadır" dedi.

"ÇARŞI ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU YAPILIYOR"

Emrah Serbes'in itiraf mektubunda Kenan Doğru'yu taraftar grubundan tanıdığını ve Çarşı Grubu'nun avukatı olduğunu söylemesine anlam veremediklerini ifade eden Güler, "Çarşı grubundan olarak tanıtması bizi rahatsız etmiştir. Bizim Çarşı grubuyla ilgili ağzımızdan tek bir kelime çıkmadı, çıkamaz da. Bize bu acıyı yaşatan, bizi mağdur eden Emrah Serbes'tir. Tabi ki de Kenan Doğru da bizi mağdur etmiştir. Kazadan sonra Emrah Serbes'le hareket etmiş ve bizi bir hafta boyunca oyalamıştır. Bu kazanın Çarşı grubu ya da başka bir taraftar grubuyla alakası olamaz. Yaptıkları açıklamayı 'Emrah Serbes'in avukatıyım' diye de yapabilirdi. Ancak Çarşı grubunun avukatıyım diye yaptığında sanki bizim Çarşı'yla bir sıkıntımız varmış gibi gösterildi. Bunların bir algı operasyonu olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Çarşı grubunun sosyal medya gücü çok fazla. Birbirlerine destek veren kişiler. Bunların bile ileride iyi hal sebebi sayılmaması için elimizden geleni yapacağız" dedi.

"112'Yİ ARAMADIKLARI BELGELENDİ"

Avukat Güler, Emrah Serbes'in itiraf mektubunda 112'yi aradıklarını söylemesinin gerçeği yansıtmadığını belirtirken, "Kazadan sonra araçtan çıkıp yaralı kızı gördükten sonra 112'yi aradıklarını söylüyorlar. Ancak yapılan incelemede Kenan Doğru ve Emrah Serbes tarafından 112'ye herhangi bir arama yapılmadığı belgelendi. Kazadan sonra yaptıkları her şey şüphe uyandırdı. Şuan da açıklayamayacağımız savcının da emri ile toplanan deliller var. Savcının Serbes üzerine yürüdüğü çok net. Bunu anlayan Serbes jet hızıyla ortaya bir itiraf mektubuna başvurdu" şeklinde konuştu.

"KENAN DOĞRU İÇİN BAŞVURU DA BULUNACAĞIZ"

Kazadan sonra tutulan tutanaklara sürücü olarak geçen Kenan Doğru ise, Emrah Serbes'in itirafı ve tutuklanmasıyla birlikte tutuklu olduğu Buca Cezaevi'nden salıverildi. Ancak Özçelik ailesinin avukatı Güler, bugün Torbalı Adliyesi'nde Doğru'nun 'Delilleri karartmak' suçu iddiasıyla tekrar tutuklanması için başvuruda bulunacaklarını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Avukat Burcu Ece Güler'in açıklaması

Genel ve detay görüntü

Haber: Mehmet CANDAN – Kamera: Yasin TİNBEK/ İZMİR,

=====================================

Ağrı Dağı'na mevsimin ilk karı düştü

AĞRI'nın Doğubayazıt ilçesindeki Ağrı Dağı'na mevsimin ilk karı düştü.

5137 metre ile Avrupa'nın ve Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı'na bu yıl kar erken düştü. 4 mevsim zirvesinde karın eksik olmadığı Ağrı Dağı'nda, son yıllarda küresel ısınmanın etkisiyle yaz aylarında zirvedeki kar bitme noktasına geldi. Aynı anda sönmüş volkanik bir dağ olma özelliğini taşıyan Ağrı Dağı bu sabah itibariyle yeniden beyaz büründü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Zirveye kar yağdı.

-Ağrı Dağı kar görüntüsü detay

Haber-Kamera: Yusuf İBA/DOĞUBAYAZIT(Ağrı),

==============================================

Bozdağ: TSK bütün tehlike, tehdit ve saldırıları yok edecek, güce ve kudrete sahiptir

BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin silahlı kuvvetleri, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin karşı karşıya olduğu bütün tehlike, tehdit ve saldırıları aşacak, yok edecek, güce ve kudrete sahiptir. Bundan kimsenin endişesi olmamalıdırö dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat'ta partisinin Çekerek ilçe teşkilatının 6'ıncı Olağan Kongresine katıldı.  Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, hükümetin Irak konusunda attığı adımlara değindi.

"TÜRKİYE'NİN POLİTİKALARI NETTİR"

Türkiye'nin bu konuda politikalarının açık ve net olduğunu söyleyen Bozdağ, "Bir kafa karışıklığı kesinlikle söz konusu değildir. Türkiye referandumun gerçekleşmesi halinde neler yapabileceğini, hangi adımları atacağını kendi yetkili organlarında görüşmüş ve karara bağlamıştır. Irak merkezi hükümeti, İran, bölge ülkeleri, uluslararası toplumun bütün hassasiyetleri dikkate alınarak bunlar yapılmıştır. Bundan sonra Irak'la ilgili bütün konularda, Irak merkezi hükümeti ile işbirliği ve koordinasyon içerisinde olmaya, ayrıca İran'la da istişare içerisinde olmaya devam edilecektir. Uluslararası toplumla birlikte hareket edilmeye devam edilecektir. Her türlü alternatif görüşülmüş ve hangi alternatifin hangi öncelikte ve ne zaman devreye sokulacağı karara bağlanmıştır. Bunlar vakti geldikçe bir bir hayata geçirilecektir. Şunu söylemek istiyorum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümeti, neyi yapacağını, ne zaman yapacağını gayet iyi bilmektedir. Bundan sonra atacağı adımları da takvim içerisinde kendisi taktir ederek zamanlama içerisinde atacaktır. Hiç kimsenin bu noktada endişesi olmamalıdır. Bunların tek tek açıklanması yerine vakti gelince bir bir gerçekleştirilmesinin daha önemli olduğun çok iyi biliyoruzö dedi.

"BU MİLLET, ORDU MİLLET OLMANIN GEREĞİNİ YAPAR"

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yeni acılar yaşanmaması için adımlar attıklarını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:   "Biz bölgede yeni ateşler, yeni çatışmalar, yeni acılar istemiyoruz. Onun için de diyoruz ki herkes aklıselim ile hareket etmelidir. Sayın Bahçeli geçen gün, '5 bin ülkücü hazır' diye açıklama yaptı. Esasında bu bir hassasiyetin ifadesi. Ama şunu bilmemiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin silahlı kuvvetleri, bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin karşı karşıya olduğu bütün tehlike, tehdit ve saldırıları aşacak, yok edecek, güce ve kudrete sahiptir bundan kimsenin endişesi olmamalıdır. Polis teşkilatımız, istihbarat teşkilatımız, ordumuzun imkan ve kabiliyetleri, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu, olacağı her türlü tehlike ve tehdidi bertaraf edecek güçtedir. Onun için kimsenin durumdan vazife çıkartmasına gerek yoktur. İhtiyaç yoktur. Eğer bir gün Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, bu günü ve geleceği ile ilgili sıkıntı olurda, bu ülkenin silahlı kuvvetlerinin bu tehlikeleri karşılamaya gücü yetmezse, o zaman ordu millet olmanın gereğini, bu millet yapar, İşte Atatürk'ün arkasında Kurtuluş Savaşı yıllarında, tek vücut oldu, Anadolu'yu düşmandan temizlediö

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Bozdağ'ın salon önünde karşılanması

-Kongrenin yapıldığı salondan görüntü

-Bozdağ'ın konuşması

Haber-Kamera: Harun GÖKÇEOĞLU/YOZGAT, 

=========================================

Bakan Eroğlu, Bitlis'te 5 projenin toplu açılışını yaptı

ORMAN ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Bitlis'te 19 milyon TL'lik 5 projelerin  toplu açılışını yaptı. Bakan Eroğlu, "Geçen yıl verdiğimiz müjdeler vardı. 34 müjde ile gelmiştik. Sözümüzün eri bir hükümetiz. Bu 34 müjdenin 28'ini bitirdik. Bunun dışında 6 projemiz de devam ediyor. Bir kısmı bu yıl, diğer kısmı da önümüzde bahara bitecek" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, Valilik önünde Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu ve kurum amirleri tarafından karşılandı. Valilikteki toplantının ardından Bitlis Eren Üniversitesine konferans salonunda gerçekleştirilen 19 milyon TL'lik 5 projenin toplu açılışlarını yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, kentte şu ana kadar 48 projenin hayata geçirildiğini söyledi. Bitlis'in her şeyin en güzeline layık olduğunu belirten Bakan Eroğlu şöyle dedi:  "Bakanlık olarak, bu yılı yatırımlarda hamle yılı ilan ettik. Geçen yıl 22 Eylül'de inşallah bir daha ki, gelişimizde projelerle geliriz demiştik. Bugün de Bitlis'e heybemiz dolu geldik. Geçen yıl verdiğimiz müjdeler vardı. 34 müjde ile gelmiştik. Sözümüzün eri bir hükümetiz. Bu 34 müjdenin 28'ini bitirdik. Bunun dışında 6 projemiz de devam ediyor. Bir kısmı bu yıl, diğer kısmı da önümüzde bahara bitecek. Bugün yine toplam 14 müjde ile geldik. Yeni projelerimiz var. Tatvan içme suyu için Sapur Barajını yapacağız. Ahlat, Güroymak ve Hizan ile ilgili müjdelerimiz var. Devlet Su İşleri burada bütün dereleri sulama göletlerini yapacak."

GEÇMİŞTEKİ DEFTERİ KAPATTIK

Geçmişte vatandaşların rahatça ormana giremediğini hatırlatan Bakan Eroğlu, "Artık vatandaşlarımız ormana rahatça girebilecek. Biliyorsunuz, geçmişte 'Ormana girilmez' diye bir anlayış vardı. Orman köylümüz, ormana girince merkebinden, traktörüne kadar her şeyini alıyorlardı. Biz o defteri kapattık. Artık her şey millet için. Ceviz ormanları kuruyoruz. Eşit ve adil olsun diye kura çekip vatandaşlara teslim ediyoruz. 3 yıl bakımı ve her şeyi bizlere ait, geliri 49 yıl vatandaşa ait olacak. Bu müjdeler dışında Orman teşkilatının bir takım köylere sulamada ve yangında kullanılmak üzere 10 adet tanker dağıtacağız. Bal ormanı kurduk Hizan'da. Bitlis'in balı çok meşhur. Burada çok şifalı bitkiler var. Biz, vatandaşın parası yoksa para da vereceğiz, kovan da yer de vereceğiz. Hizan'da bunu yaptık. Vatandaş çok memnun. Bugün İstanbul'da dünya çapında arıcılık kongresi var. Bitlis'ten giden balcılar da Bitlis balını dünyaya tanıtacak" dedi.

EKONOMİDE TÜRKİYE, ÇİN VE HİNDİSTAN'DAN SONRA GELİYOR

Ekonomi konusunda dünyada büyüme oranlarının Avrupa'da sıfıra doğru inerken, Türkiye 5,2 ile Çin ve Hindistan'dan sonra gelen ekonomiler arasına girdiğini belirten Bakan Eroğlu, "Türkiye'yi IMF yönetirdi. Hortumları kestik. 6 sıfır attık. Bugün Türkiye'de 6 binin üzerinde tesis açtık. Şehirlerin içme suyu sorunlarını kökünden çözdük. Vatandaştan aldıklarımızı vatandaşa hizmet olarak veriyoruz. Eskiden verginin yüzde 86'sı faiz lobisi tarafından kesiliyordu. Geçen yıl temelini attığımız tesisleri bu yıl açıyoruz.  Bu gönül coğrafyamızın son kalesi Türkiye'ye oyun oynayanlar var. Bir takım terör örgütlerini üzerimize salanlar var. Birlik ve beraberliğimiz inşa ederek en iyi cevabı vereceğiz. Biz hep birlikte Türkiyeyiz. Bizim oralarda Kürt-Türk kardeştir, ayrım yapan kalleştir derler. Bu ayrım tohumları ekenlerin hesaplarına karşı Allahın da hesabı vardır" diye konuştu.

Toplu açılışın ardından Bakan Eroğlu, Bitlis Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı kongresine katıldı. Cuma namazını Bitlis'de kılan Bakan Eroğlu, buradaki temaslarının ardından Muş'a geçecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

-Bakan Veysel Eroğlu'nun  Valilik önünde karşılanması

-Valilik makamına geçilmesi ve ziyaretçi defterinin imzalaması

-Valilikteki basın toplantısından detaylar

-Bakan Eroğlu'nun Bitlis Eren Üniversitesindeki açılış programından detaylar

-Bakan Eroğlu'nun konuşması

-Toplu Açılış töreni

AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı kongresine gelişi

-Kongreden genel ve  detaylar

Haber-Kamera: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, - 

======================================

Hamile kadının öldüğü kazada sürücüye tahliye kararına tepki

BOLU'da 34 yaşındaki İmdat Yerlikaya, 1.5 aylık hamile eşi Şaziye Yerlikaya'nın, refüjde otomobilin çarptığı reklam panosunun üzerine devrilmesi sonucu öldüğü kazada alkollü sürücü 33 yaşındaki Hasan Bilge'nin 5.5 yıl hapis cezasına çarptırılıp tahliye edilmesine tepki gösterdi. Yerlikaya, "Serbest kalacağı kesinlikle aklımızdan geçmiyordu. Şok içindeyiz. Ama karar Yargıtay'da değişecektir diye düşünüyorum" dedi.

Kaza geçen Nisan ayında, Borazanlar Mahallesi Hattat Emin Barın Caddesi'nde meydana geldi. Hasan Bilge yönetimindeki 14 BU 014 plakalı otomobilin kontrolden çıkıp refüjde çarptığı reklam panosu, yolun karşısına geçmek isteyen 1.5 aylık hamile Şaziye Yerlikaya ve kızı 9 yaşındaki Ceylin'in üzerine devrildi. Şaziye Yerlikaya, hastanede 13 gün sonra hayatını kaybetti. Kızı Ceylin ise sağlığına kavuştu. Kaza sırasında 1.68 promil alkollü olduğu belirlenerek tutuklanan sürücü Hasan Bilge'ye, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 'Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Sanık, tutuklu kaldığı süre ve dosyanın temyiz süreci göz önüne alınarak serbest bırakıldı.

'SÜRÜCÜ OLAY YERİNDEN KAÇTI'

Şaziye Yerlikaya'nın eşi 2 çocuk babası İmdat Yerlikaya, karara tepki gösterirken Yargıtay'a itiraz edecekerini söyledi. İmdat Yerlikaya, hamile eşini kaybettiği kazanın gözü önünde olduğunu söyleyerek, "Aile ziyaretinden dönüyorduk. Marketten alışveriş yapmıştık, eve gidiyorduk. Ben karşı kaldırımdaydım. Eşim de orta refüjden yanıma geçecekti. Bir fren sesi duyarak irkildik. Aracın farları yanmıyordu. Süratli bir şekilde orta refüje çıktı ve tabelaya çarptı. Tabela eşimin üzerine devrildi. Çocuğum ve eşim yerdeydi. Çocuğumun durumu iyiydi. Eşimin bilinci kapalıydı. Ambulans çağırdım. Bu sırada araç sürücüsü alkol şişeleriyle uğraşıyordu. Bu kişi mahkemede '112'yi arayarak yardım ettim' dedi. Ama olay yerinden kaçtı. Yalan söyledi" dedi.

'KELİMELER BOĞAZIMDA DÜĞÜMLENDİ'

Sürücünün serbest kalmasına çok üzüldüğünü ifade eden İmdat Yerlikaya, şöyle konuştu.

"Şu anda dışarıda. Bugün alkolle yine araç başına geçmeyeceğini kim iddia edebilir? Bu kişinin dışarıda olmaması lazım. Serbest kalacağı kesinlikle aklımızdan geçmiyordu. Tahliye kararını duyunca boğazımızda kelimeler düğümlendi. Tahliye kararı verilmemeliydi. Bu kişiler serbest kalırsa herkesin çocuğu tehlikededir. Canımız çok yandı. Yargıdan tek istediğimiz bu duruma müdahale edilmesi. Bu kişinin dışarıda kalmaması. Yitip giden bir can var, bu can kolay geri gelmiyor. Benim eşimin karnındaki bebek de bir birey olarak sayılmadı. Belki o da ileride savcı, hakim olacaktı. Kendisine gelecek kuracaktı. Ama benim anne karnındaki çocuğum bir birey olarak sayılmadı. Yüce Türk adaletine güveniyorum. Verilen kararla ilgili şok içerisindeyiz. Ama adalet yerini bulacaktır, karar değişecektir diye düşünüyorum."

Görüntü dökümü:

-İmdat Yerlikaya ile röportaj

-Şaziye Yerlikaya'nın aile fotoğrafları

-Kazadan fotoğraf

-Detaylar

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

==========================================

İtfaiyeden gerçeği aratmayan yangın tatbikatı

BURSA'nın İnegöl ilçesinde İtfaiye teşkilatının 303. Kuruluş yıl dönümü nedeniyle İtfaiye ekiplerinin gerçeğini aratmayan tatbikatı nefes kesti.

Okullar bölgesindeki İnegöl Spor Lisesi bahçesinde düzenlenen yangın ve kurtarma tatbikatı protokol üyelerini ve öğrencilerin büyük beğenisini kazandı. İnegöl Spor Lisesi'nde yangının olduğu ihbarını alan İtfaiye ekipleri, tüm ekip ve araçları ile olay yerine kısa sürede geldiler. Temsili okul yangınında içerde ve dışarıdan müdahalenin yanı sıra, okulda mahsur kalan öğrenciler Merdivenli araç ve hava yastıkları ile kurtarıldılar.

Okul bahçesinde temsili ev yangınında yanan ev, yaşanan patlamalara rağmen itfaiye ekiplerince kısa sürede söndürüldü. Sıkışmalı olarak meydana gelen kaza sonucunda, şoför mahallinde sıkışan sürücü, İtfaiye Arama Kurtarma ekipleri tarafından sıkıştığı yerden titizlikle kurtarıldı. İzleyenlerden sık sık yoğun alkış alan tatbikat, 20 metre yükseklikten itfaiye personelinin Türk Bayrağı açıp ip üzerinden kayarak inmesiyle son buldu. İtfaiye eri, Türk bayrağını Kaymakam Ali Akça'ya teslim etti.

Nefes kesen tatbikatın ardından tüm itfaiye ekiplerini tebrik eden Kaymakam Ali Akça,  itfaiyenin önemine değinip tatbikatı gerçekleştirenlere teşekkür etti. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Tatbikat anı görüntüleri

Detaylar

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL(Bursa)-

==============================================

Türkiye'nin ilk müze konseptli camisi Döşemealtı'nda

ANTALYA'nın Döşemealtı ilçesinde yapımı son aşamaya gelen cami, taşıdığı özellikler dolayısıyla Türkiye'de ilk olma özelliği taşıyor. Caminin giriş kapıları, minber ve süslemeleri, Türkiye'nin tarihi camilerinden örnek alınarak yapılıyor.

Döşemealtı Belediye Başkanı CHP'li Turgay Genç, ilçeyi simgeleyen merkez camileri olmadığı için bu projeye imza attıklarını söyledi. Dini yapıların kentlerin mimarisi için çok önemli olduğunu belirten Genç, Avrupa'da katedrallerin buna örnek gösterebileceğini söyledi. Yapımı son aşamaya gelen bu camiyi çok önemsediğini aktaran Genç, "Mimarideki en büyük zenginliğimiz cami mimarisidir. Biz de bu camimizde modern mimari ile müze konsepti dediğimiz mimariyi bir araya getirdik" dedi.

MİMAR SİNAN'IN ESERLERİ

Başkan Turgay Genç, Mimar Sinan'ın eserleri Süleymaniye ve Selimiye camilerinin bazı özelliklerini bu camide görmenin mümkün olduğunu aktardı. Genç, "Camimizin ana girişi Süleymaniye'nin birebir aynısı olacak. Diğer giriş kapısını da Selimiye'nin girişi gibi yaptık. Üçüncü girişimiz ise Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk camisi olan Bursa'daki Yeşil Cami'nin örneklemesini taşıyor. İçeride de Ayasofya'nın minberinin aynısı yaptık. Bir manifesto hazırlayacağız ve hangi detayın neyi yansıttığını tek tek işleyeceğiz. Çok güzel bir eser ortaya çıkıyor" diye konuştu.

Bu eserin uzun yıllar Döşemealtı ile bütünleşeceğini kaydeden Başkan Genç, kubbe çapı olarak Antalya'nın en büyük camilerinden biri olacağını söyledi. Türkiye'de bazı camilerde sadece bir eserden esinlendiğini kaydeden Genç, burada birçok caminin örneklerini bir araya getirerek müze konseptinde Türkiye'de henüz olmayan bir esere imza attıklarını söyledi.

Aralık ayında ibadete açılacak camide aynı anda 2 bin 500 kişi ibadet edebilecek.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------

Cami içersinden görüntü 

Cami dış pilan görüntü

Dronla çekilmiş cami görüntüsü

Belediye başkanının açıklaması

Detaylar

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA-DHA)

===============================

(ÖZEL) - Şahinbey Belediyesi, yetim çocukları sevindirdi

GAZİANTEP merkez ilçe Şahinbey Belediyesi tarafından Dünya Çocuk Günü dolayısıyla 100 yetim çocuğa ayakkabı, boyama kitabı ve boyama kalemi seti hediye edildi.

Şahinbey Belediyesi Yetim Koordinasyon Merkezi, her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü kutlanan Dünya Çocuk Günü dolayısıyla 100 yetim çocuğa ayakkabı, boyama kitabı ve boyama kalemi seti etti. Şahinbey Kültür Merkezinde düzenlenen törende konuşan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, çocukların melek olduğunu söyledi. Şahinbey Belediyesi olarak çocuklara önem verdiklerini ve çocukların oyun oynayarak büyümeleri için bugüne kadar 560 park yaptıklarını belirten Tahmazoğlu şöyle konuştu:

"Çocuklarımız dünyaya geldiğinde anne ve babaların yapması gereken onlara güzel bir isim koymak, helal lokma yedirmek ve onları hem dünyaya hem ahrete hazırlamaktır. Onları sadece dünyaya getirmek yetmez onları geleceği hazırlamak anne ve babaların en birinci görevidir. Çocuklar bizim için çok büyük öncelik arz ediyor, yapmış olduğumuz parklar çocuklarımıza oynayabilecekleri bir alan oluşturmayı hedefledik ve bu kapsamda 560 park yaptık. Çünkü çocuklar oynayarak büyür. Bugün yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi çocuklarımıza ayakkabı hediye edeceğiz. Ayrıca okullarda 100 bin çocuğumuza da boya kitabı ve boyama kalemi seti hediye dağıtacağız."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------

Törene katılanlar

Mehmet Tahmazoğlu'nun konuşması

Tahmazoğlu'nun hediye dağıtması

Tahmazoğlu'nun çocuğa ayakkabı giydirmesi

Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: GAZİANTEP-DHA)

==============================================

Dünya Turizm Oscar'ı olarak adlandırılan 'Altın Elma' ödülü Konya'nın

DÜNYA Turizm Yazarları ve Gazeteciler Derneği (FİJET) tarafından verilen, derneğe üye 33 ülkenin oluşturduğu seçici kurul tarafından belirlenen ve 'Dünya Turizm Oscar'ı olarak adlandırılan 'Altın Elma Ödülü' bu yıl Konya'ya verildi. 

FİJET, derneğe üye ülkeler arasında, ülkesine en faydalı turizm hizmeti veren kişi, belediyeye veya organizasyona  'Altın Elma' ödülü veriyor. Bu yıl ödülün sahibi Konya oldu. Kentteki tarihi değerleri ve somut olmayan mirasını korumada (Mevlevilik ve Sema) duyarlılığı nedeniyle Konya adına Konya Büyükşehir Belediyesine verilen ödülü,  Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Tahir Akyürek aldı.  FİJET Başkanı Tijani Haddad'ın elinden ödülü alan Akyürek, FİJET Altın Elma Ödülü'nün Konya'nın tarihi ve kültürel varlıklarının korunmasına, turizm alanındaki çalışmaların geliştirilmesine katkı sağlayacağını söyledi. 

ALTIN ELMA ÖDÜLÜ NEDİR 

UNESCO Üyesi Dünya Turizm Yazarları ve Gazeteciler Derneği'nin 33 ülkede 750 üyesi bulunuyor. 1971 yılından bu yana verilen "The Golden Apple"(Altın Elma) turizm Oscar'ı sayılıyor ve dünyanın en prestijli turizm ödülleri arasında yer alıyor. Kurulduğu günden bugüne gelinceye kadar her yıl bir ülkeye verilen Altın Elma Ödülü ilk olarak 1971 yılında İtalya'nın Sicilya kentine verildi. Türkiye ise FİJET tarafından 4'üncü defa ödüle layık bulundu.  1984 yılında Antalya Kaleiçi'ne, 2003 yılında Adıyaman'daki Nemrut Dağı'na, 2012 yılında Ankara'daki Hamamönü Projesine ve son olarak da 2017 yılında tarihi değerlerini ve somut olmayan mirasını korumadaki duyarlılığı nedeniyle Konya'ya verildi.

Görüntü Dökümü

---------------

Törenden detay

Akyürek'in ödülü alması 

Konuşması 

-Genel ve detay

Haber- Kamera: Mehmet Kayhan YILDIZ KONYA

===================================