Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

Konya'da ormanlık alanda yangın çıktı (1) Konya'da merkez meram ilçesi dutlu caddesindeki mesire alanının arka kısmında bulunan ormanlık alanda yangın çıktı.

Dha Yurt Bülteni-6

Konya'da ormanlık alanda yangın çıktı (1) 

Konya'da merkez meram ilçesi dutlu caddesindeki mesire alanının arka kısmında bulunan ormanlık alanda yangın çıktı. Rüzgarın etkisiyle dağlık bölgeye hızla yayılmaya başlayan yangını söndürmek içinde çok sayıda itfaiye ekibi bölgeye sevk edildi. Havadan müdahale desteği de istendi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR 

Haber-Kamera: KONYA  

========================================

Şanlıurfa'da bariyerlere çarpan otobüs yandı: 25 yaralı

ŞANLIURFA'da lastiğinin patlaması nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu bariyerlere çarpınca alev alan yolcu otobüsündeki 25 kişi yaralandı. Can pazarının yaşandığı kazada tamamen yanan otobüsün bagajında bulunan pitbull cinsi bir köpek de telef oldu.

Kaza, bugün saat 11.00 sıralarında Şanlıurfa- Mardin karayolunun 55'inci kilometresinde meydana geldi. Bodrum'dan Mardin'e giden ve plakası öğrenilemeyen yolcu otobüsü, hareket halindeyken lastiği patlayınca sürücü direksiyon kontrolünü yitirdi. Bariyerlere çarpan otobüs, sürtünme nedeniyle alev aldı.

Can pazarının yaşandığı kazada yangını fark eden şoför hemen yolcuları tahliye etmek için kapıları açtı. Otobüsteki 40 yolcu panik halinde kendilerini dışarıya atarken, bazıları dumandan etkilendi, bazı yolcular da el, ayak ve yüzlerinin yanması sonucu yaralandı.

Yoldan geçerken kazayı görenler durumu jandarma, itfaiye ve sağlık görevlilerine haber verdi. Tüm yolcuların tahliye olmasının ardından yolcu otobüsü ise alev topuna döndü. Olay yerine gelen ekipler, Şanlıurfa- Mardin karayolunu çift yönlü olarak ulaşıma kapattı. İtfaiye ekiplerinin otobüsteki alevleri söndürmesinin ardından bagaj bölümünde pitbull cinsi bir köpeğin yanarak telef olduğu ortaya çıktı.

Yaklaşık 1 saat sonra kontrol altına alınabilen yangında otobüs demir yığına dönerken, çoğunluğu yanık yaralısı olan 25 kişi kent merkezindeki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------------

Yangında etkilenen kadın ve çocuklar yol kenarında beklemesi

Olay yerinde toplanan kalabalık

İtfaiye ve sağlık ekiplerinin olay yerine gelmesi

Yangına müdahalede bulunan ekipler

Yaralılar ambulansa alınması

Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera : Ali LEYLAK-ŞANLIURFA-DHA)

=======================================

Kilis'te askerlerin kaldığı konteynerlerde yangın (4)

ARAZİYE YAYILAN MÜHİMMATLAR İMHA EDİLİYOR

Kilis'te askerlerin kaldığı konteynerlerden oluşan geçici birlikte sabaha karşı çıkan yangın havadan ve karadan yapılan müdahale ile söndürüldü. Yangının ardından olay yerine giden Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan, Belediye Başkanı Hasan Kara, İl Jandarma Komutanı Albay Gökhan  Şahin ve yetkililer incelemede bulundu. Tedbir amaçlı halen Gaziantep-Kilis karayolunun ulaşıma kapalı tutulduğu bölgede yangın sırasında meydana gelen patlamalarda depodan çevre araziye yayılan mühimmatlar araştırılıyor. Arazi taramasında bulunan mühimmatlar da görevliler tarafından kontrollü şekilde imha ediliyor.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ 

Haber-Kamera : KİLİS  

==========================================

Kilis'te askeri personelin kaldığı konteynerlerde yangın (5)

 

ARAZİ TARAMASI YAPILIYOR

Kilis'te askerlerin kaldığı geçici birlikte çıkan yangın nedeniyle patlayan mühimmat, olay yerinden metrelerce uzağa saçıldı. Yangın nedeniyle yola ve çevre arazilere dağılan patlamayan mühimmat ise Gaziantep ve Diyarbakır'dan sevk edilen imha uzmanlarının arazi taramasıyla tespit ediliyor.

Komutanların da inceleme yaptığı bölgedeki  5 kilometrekarelik alan, çevreye saçılan mühimmat nedeniyle güvenlik çemberinde tutuluyor ve kimse yaklaştırılmıyor. Kilis- Gaziantep karayolu halen ulaşıma kapalı tutulduğu için bölgeden geçen araçlar ise, alternatif yollara yönlendiriliyor.

Ekipler tarafından belirlenen mühimmat, kontrollü şekilde imha ediliyor. Kilis- Gaziantep karayolunun saat 17.00'ye kadar kapalı tutulacağı, bu süre içerisinde ise tarama yapılarak araziye dağılan mühimmatın kontrollü şekilde imha edilip bölgenin güvenlik hale getireceği belirtildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ 

Haber-Kamera : KİLİS  

===============================================

Antalya'da FETÖ'den 78 gözaltı

ÖRGÜT ÜYELERİ 'BEDDUA SEANSLARI' DÜZENLİYORMUŞ

ANTALYA İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında yapılan operasyonda 78 kişi gözaltına alındı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan 98 kişiye yönelik Organize Suçlar ve Kaçakçılık Şube Müdürlüğü (KOM) koordinesinde sabah saatlerinde Antalya merkez ve ilçelerinde eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyona, darbe girişimi sırasında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde şehit düşen polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç'a atfen 'Kılınç' adı verildi.

Baskında, çoğunluğu Akdeniz Çalışanlar Derneği (AKÇADER) üyesi 78 kişi gözaltına alınırken, 20 kişi ise adreslerinde bulunamadı. Gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda kitap, dergi ve dijital veri ele geçirildi.

Sağlık kontrolünden geçirilen 78 şüpheli, ifade işlemleri için Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

ÖRGÜT ÜYELERİ 'BEDDUA SEANSLARI' DÜZENLİYORMUŞ

 Antalya Cumhuriyet Başavcılığı'nın FETÖ/PDY'ye yönelik yürüttüğü operasyonun, Antalya'nın yanı sıra İstanbul, Mardin, Balıkesir, Malatya ve Afyonkarahisar'da eş zamanlı yapıldığı belirtildi. Operasyonda şu ana kadar 78 kişinin gözaltına alındığı, tüm şüphelilerin Antalya'ya getirildiği kaydedildi. KOM ekiplerince baskın yapılan aramada örgüt elemanlarına verilen '1 dolarlık' banknotlar, çeşitli dijital ve yazılı materyaller ele geçirildi.

Darbe girişiminden sonra kapatılan AKÇADER üyesi şüphelilerin, dernek çatısı altında örgüte eleman kazandırdıkları, 'himmet' adı altında para topladıkları ve hükümet aleyhine propaganda yaptırdıkları öne sürüldü. Bunun yanında 'beddua seansları' düzenleyen örgüt üyelerinin, darbe girişiminden sonra da faaliyetlerine devam ettikleri iddia edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

Şüphelilerden görüntü

Ele geçirilen dolar ve kitaplardan görüntü

Detay

Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: Antalya-DHA)

=================================

Adana'da 'Bylock' operasyonu: 26 gözaltı

ADANA'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) yönelik gerçekleştirilen operasyonda örgüt üyelerinin haberleşme programı 'ByLock'u kullandığı öne sürülen 9'u kadın 26 kişi gözaltına alındı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında  'ByLock' kullandığı öne sürülen öğretmen ve polislere yönelik yapılan operasyonda çok sayıda adrese baskın düzenlendi. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, 9'u kadın 26 kişi gözaltına alındı. Örgütün gizli haberleşme programı, 'ByLock' üzerinden yazışmaları ortaya çıkan zanlılar sağlık kontrolünün ardından, adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Polis aracının görüntüsü

Zanlıların Adli Tıp Birimi'ne getirilmesi

Adli Tıp Birimi genel görüntüsü

Zanlıların Adli Tıp Birimi'nden çıkarılması

Haber: Çağlar ÖZTÜRK  -Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA,

=====================================

Avukata, Bylock'tan 6 yıl 3 ay hapis cezası

 

KAYSERİ'de FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklu yargılanan Avukat Kemal Bahadır Öztaş'a, telefonunda Bylock uygulaması bulunduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

4'üncü Ağır ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına tutuklu yargılanan Kemal Bahadır Öztaş ile avukatı katıldı. Savunmasında, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamalarını kabul etmeyen Öztaş, tahliyesini ve beraatini istedi. Mahkeme heyeti yaptığı yargılama sonucu, avukat Öztaş'ı, telefonunda FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kriptolu haberleşme programı Bylock bulurduğu için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı.

Haber: KAYSERİ, - 

=========================================

Hatay'da FETÖ'den 50 gözaltı

 

HATAY'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen memurların da aralarında bulunduğu 50 kişi gözaltına alındı.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, örgütün haberleşme programı ByLock kullandıkları belirlenen kişilerin adreslerine Emniyet Müdürlüğü Kom Şubesi ekipleri tarafından sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonlarda aralarında KHK ile meslekten ihraç edilen memurların da bulunduğu 50 kişi gözaltına alınıp emniyete götürülürken, 10 kişinin ise arandığı bildirildi.

Haber: Ramazan ÇELİK/ HATAY, -

 

==========================================

Kayseri'de 15 askerin şehit olduğu saldırının duruşması 24 Ekim'de

 

KAYSERİ'de 17 Aralık'ta 2016'da Talas Bulvarında çarşı iznine giden askerlere yönelik bombalı araçla yapılan ve 15 askerin şehit olduğu, 54 kişinin yaralandığı terör saldırısıyla ilgili 10 klasörlük dava dosyasını inceleyen mahkeme heyeti, 20'si tutuklu 26 sanıklı davanın ilk duruşmasının 24 Ekim Salı günü yapılmasına karar verdi.

1'inci Komando Tugay Komutanlığından çarşı iznine çıkan askerleri taşıyan halk otobüsüne yönelik bombalı terör saldırısına yönelik soruşturma tamamlandı. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame tutuklanan Kenan Çiçek, Ekrem Uğur, Ümit Kepir, Hüseyin Polat, Mehmet Yolcu, Mehmet Ayaz, Barış Kaya, Murat Talan, Serkan Ay, H. İbrahim Karatay, Hasan Ekici, Fahri Demirbaş, İ.Hakkı Yıldırımçakar (canlı bombanın babası), Hamit Eroğlu (patlatılan otobüs sürücüsü), Abdurrahman Çoban (asker) Semih Aşkan (asker), Bilal Uluay (asker), Bedri Öner (asker), Ahmet Akyüz (asker) Ahmet Kamanlı hakkında 'Devletin bütünlüğünü bozmak, 15 kez nitelikli kasten adam öldürme, 54 kez nitelikli adam öldürmeye teşebbüs, izinsiz patlayıcı madde bulundurma, silahlı terör örgütü üyesi olma ve sahtekarlık' suçlamalarıyla açılan iddianame Kayseri 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Savcılıktan 10 klasörle 4'ncü Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen dava dosyası mahkeme heyeti tarafından incelendi. Mahkeme heyeti 20'si tutuklu 26 kişinin yargılanacağı davanın 24 Ekim Salı günü yapılmasını kararlaştırdı.

Kayseri'de Mehmetçige karşı girişilen bombalı saldırıyı  PKK militanı 'Çektar' kod adlı Kasım Yıldırım Çakar,  gerçekleştirmiş ve olay sırasında cesedi parçalanmıştı.

Haber: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, - 

=============================================

Gürbulak Sınır Kapısı'nda uyuşturucu operasyonu

 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı Gümrük Muhafaza Ekipleri, Gürbulak Sınır Kapısı'nda yürüttükleri iki farklı operasyonda, toplam 192 kilo 248 gram uyuşturucu madde ele geçirdi. Narkotik madde tespit cihazları ile yapılan analiz sonucunda afyon sakızı olduğu belirlenen uyuşturucunun piyasa değerinin 3 milyon 820 bin TL olduğu bildirildi.

Gürbulak Sınır Kapısı'nda yürütülen ilk operasyon kapsamında, İran'dan İtalya'ya gitmek üzere gümrüklü sahaya gelen İran uyruklu R.G. idaresindeki cam levha yüklü TIR, Gümrük Müdürlüğünce araç ve konteyner tarama sistemine sevk edildi. Aracın X-Ray taraması sonucunda dorse tabanında şüpheli yoğunluk tespit eden ekipler, aracı detaylı araması yapılmak üzere arama hangarına yönlendirdi. Narkotik dedektör köpek marifetiyle yapılan aramada, dedektör köpeğin de şüpheli yoğunluğun tespit edildiği bölgeye yoğun tepki vermesi üzerine dorse tabanı matkap yardımıyla açıldı ve söz konusu bölgede 126 paket içerisinde 138 kilo 248 gram afyon sakızı ele geçirildi.

Gümrük Muhafaza Ekiplerince yürütülen bir diğer operasyonda ise, İran'dan Almanya'ya gitmek üzere Gürbulak Gümrük Sahası'na gelen, İran uyruklu M.G.'nin sürücülüğünü yaptığı, A.T.'nin ise ikinci şoför olarak bulunduğu yapı malzemesi yüklü TIR'ın X-Ray taraması sonucunda olağandışı yoğunluk tespit edildi. Macun kıvamındaki afyon sakızını dorsenin lastiklerini birbirine bağlayan silindir şeklindeki dingil tabir edilen bölgeye gizleyerek ülkeye sokmaya çalışan zehir tacirleri, Gürbulak Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü Ekiplerince kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan ilave incelemelerde, demir kesme makinesi ile kesilerek açılan bölgeden tam 54 kilo afyon sakızı çıktı. 

Görüntü Dökümü

------------------

-Operasyondan görüntü 

Haber-Kamera: VAN  

===========================================

Balıkçı barınağındaki yangında 2 restoran kül oldu, Sahil Güvenlik binası zarar gördü (2)

 

BELEDİYE BAŞKANI'NDAN 'GEÇMİŞ OLSUN' ZIYARETI

Güzelbahçe Limanı'nda sabaha karşı çıkan yangında yanan iki restorandan geriye külleri kaldı. Güzelbahce Belediye Başkanı CHP'li Mustafa İnce, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, mağdur işletmeciler Gemi Restoran'ın sahibi Alpaslan Kandemir ile Reis Restoran'ın sahibi Güven Ünal'a "Geçmiş olsun" ziyaretinde bulundu. Başkan İnce, bilirkişi ve emniyet incelemesinin ardından tüm esnafla elbirliği ile sağlam masa va sandalyelerin çıkarılarak hizmet verileceğini söyledi.

Yangında tamamen kullanılmaz hale gelen Gemi Restoran'ın sigortalı, Reis  Restoran'ın ise sigortasız olduğu belirtildi. Gemi Restoran'ın bekçiliğini yapan emekli polis memuru Mücahit Sungur, "Restoranın ikinci salonunda elektirik kabloların tutuştuğunu gördüm, koşturup söndürmeye çalıştım. Söndüremeyince itfaiyeye haber verdim. İtfaiyeye 6 dakika sonra bir telefon daha ettim. Önce Urla İtfaiyesi ardından ise Güzelbahçe İtfaiyesi geldi. Yaklaşık 20 dakika sonra müdahale ettiler fakat her şey ahşap yanıcı olduğu için söndürmek kolay olmadı" dedi.

Haber: İZMİR  

============================================

Uluabat gölü ve çevresinde drone ile uyuşturucu denetimi (2) (Yeniden) 

BURSA'da il Jandarma Komutanlığı ekipleri Uluabat gölü ve çevresinde bulunan adacıklar ile sazlık alanlarda kenevir ekimi kontrolü yaptı.

Havadan 'drone' ile gölde ise tekne ile yapılan arama çalışmalarına narkotik köpeği Roket de katıldı. Yapılan arama tarama faaliyetinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmazken, bölgede denetimlerin devam edeceği bildirildi.

Görüntü dökümü

Jandarmanın kışladan çıkması

Dronun görüntüsü

Detaylar

Haber-Kamera: Hüseyin TÜCCAR-BURSA/, 

==============================================

16 yaşındaki Başak, bir haftadır kayıp

TEKİRDAĞ'ın Çorlu İlçesi'nde bir hafta önce çalıştığı kafeteryaya gitmek için evden çıkan 16 yaşındaki Başak Sezer, kayıplara karıştı. Kızlarının hayatından endişe duyan ailesi polise kayıp başvurusunda bulundu.

Çorlu'da bir kafeteryada çalışan Başak Sezer, bir hafta önce işyerine gitmek için evinden ayrıldıktan sonra bir daha haber alınamadı. 3 çocuklarının en büyüğü olan Başak'ı bulmak için gidebileceği her yeri arayan Ünzile-Murat Sezer çifti, kızlarını bulamayınca polise kayıp başvurusunda bulundu. Anne Ünzile Sezer, akşam evine dönmeyen kızını aradığı cep telefonunun kapalı olduğunu belirterek, "İşyerini aradığımda, izin alarak erken çıktığını söylediler. Yaklaşık 1 haftadır kendisinden haber alamıyoruz. Kızımın başına bir şey gelmesinden korkup hayatından endişe ediyorum" dedi.

Kızına seslenen anne Sezer, "Başak kızım ben seni her şekilde kabul ediyorum, ne olursun çok özledim. Ayakta duracak dermanım yok. Cep telefonunu aradım telefonu kapalı. Hiç bir şekilde ulaşamadık. Kızım nerdesin gel biz seni çok özledik ailece seni bekliyoruz" dedi. Baba Murat Sezer ise kızının eve dönmesini istediğini belirterek, "Kızım nerdesin? Seni çok özledik, ailece seni bekliyoruz" dedi.

 GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Anne ve babadan görüntü

-Kayıp Başak Sezer'in fotoğrafı

-Anne açıklama 

Babadan görüntü

Haber - Kamera Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),

==============================================

'Malika'yı atmadım, kusarken minibüsten düştü'

ANTALYA'da Kırgısiztan uyruklu 23 yaşındaki Malika Nootieva'yı minibüste demirle dövüp çantasını ve cep telefonunu aldıktan sonra Korkuteli yoluna attığı iddia edilen 49 yaşındaki Mustafa Y., suçlamaları kabul etmedi. Mustafa Y., Nootieva'nın alkol nedeniyle kusmak isterken seyir halindeki aracın kapısının açılması sonucu düştüğünü ileri sürdü.

Antalya- Korkuteli karayolunda geçen 21 Aralık gecesi kanlar içinde ağır yaralı bir genç kız bulundu. Ambulansla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan kızın, Kırgızistan uyruklu Malika Nootieva olduğu anlaşıldı. Baş ve vücudunun çeşitli yerlerinde yara izleri, doku zedelenmesi ve ezik tespit edilen Malika Nootieva, 3 kez beyin, 4 kez estetik ameliyatı geçirdi. Kısıtlı kelimelerle konuşabilen Malika Nootieva, 58 gün sonra taburcu edildi. Babası Raimbek Nootieva ve anne Adila Nootieva ile birlikte Antalya Yardım Gönüllüleri tarafından konuk edilen Malika Nootieva, Atatürk Devlet Hastanesi'nde gördüğü fizik tedavi sayesinde yürümeye başladı.

2 KİŞİ TUTUKLANDI

Olayla ilgili soruşturma kapsamında, garsonluk yapmak için Antalya'ya geldiği anlaşılan Nootieva'nın, para karşılığı erkeklere pazarlandığı iddia edildi. Nootieva'yı pazarladığı iddia edilen Sefa Ç. ile Korkuteli yolunda dövüp yola attığı ileri sürülen Mustafa Y. gözaltına alındı. Şüpheliler, sorgularının ardından tutuklandı. Sefa Ç. hakkında Antalya 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Mustafa Y. hakkında ise Antalya 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde iki ayrı dava açıldı.

'Nitelikli yağma' suçundan 15 yıla kadar, 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ömür boyu hapsi istenen Mustafa Y.'nin yargılandığı davanın ilk duruşmasında, Malika Nootieva ve tarafların avukatları hazır bulundu. Mustafa Y. savunmasında, olay tarihinden 3-4 gün önce arkadaşı Sefa Ç.'nin aracılığıyla geçimini fuhuş yaparak temin eden Damira Asylkyzy adlı kadınla tanıştığını söyledi. Mustafa Y. "Damira ile AVM'ye gitmiştik. AVM'de arkadaşı Malika Nootieva yanımıza geldi. Malika ile bu şekilde tanıştık. Daha sonra birlikte bara gidip alkol aldık, kaldıkları eve gittik" dedi.

KUSMAYA ÇALIŞIRKEN DÜŞTÜ

Damira'dan arkadaşının da fuhuş yaptığını öğrenince, kadınları pazarlayan Sefa Ç.'ye 400 lira verip olay günü Malika Nootieva ile gezdiklerini söyleyen Mustafa Y. "Bu parayı cinsel ilişki için değil, benimle gün boyu gezsin diye verdim. Mağdureyi minibüsüme alıp dolaştık. Bir restorana gidip yemek yedik. Bara gidip alkol aldık. Mağdurenin yanında pasaportu yoktu. Geceyi otelde geçiremeyeceğimiz için Korkuteli'deki evime götürmeye karar verdim. Korkuteli'ye giderken mağdure aldığı alkolün etkisiyle kusma teşebbüsünde bulundu. Aracı yavaşlattım. Sağa doğru 90 derecelik viraja girdim. Mağdure sağ ön koltukta oturuyordu. Ben birden yolu kontrol etmek için sağa sola baktığım sırada mağdurenin sağ ön kapının açılmasıyla düştüğünü görünce, aracı durdurup geri geldim. Düştüğü yerde kan olduğunu gördüm. Yerde hareketsiz yatınca şoke oldum. Evliyim, çocuklarım var. Olay anında alkollü olduğum için, ehliyetimin de alınacağı korkusuyla mağdureyi o halde bırakıp gittim" dedi. 

Malika Nootieva ise tercüman eşliğinde alınan ifadesinde "Arabaya bindiğimizde sanık pasaportumu, telefonumu ve çantamı, yüzüğümü, boynumdaki zinciri, kulağımdaki küpeleri istedi. Vermek istemeyince tartıştık. Boğazımı sıktı, ayaklarıma vurdu. Başıma demir bir cisimle vurdu. Sonrasını hatırlamıyorum. Sanıktan şikayetçiyim" dedi. Duruşmada Sefa Ç. de tanık olarak dinlendi. Sefa Ç., mağdureyi para karşılığında sanığa götürmediğini ileri sürdü.

Mahkeme, olayın görgü tanığı Damira Asylkyzy'nin açık adresinin tespiti için emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

Malika Nootieva'nın arkadaşlarıyla birlikte Antalya Adliyesinde görüntüleri

Malika'nın avukatı  Enis Ziyalı'nın açıklamaları

Malika'nın adliye bahçesinden  arkadaşlarının yardımıyla yürüyerek çıkarken görüntüleri

-Malika'ya yardım eden gönüllülerden Halit Mert'in konuşması

Haber- Kamera: Mustafa KOZAK/ANTALYA,

===========================================

Ayağı minibüsün altında kaldı, krikoyla kurtarıldı

ZONGULDAK'ta yolun karşısına geçerken minibüsün çarpmasıyla ayağı lastiğin altında kalarak yaralanan 76 yaşındaki Sebahattin Aydemir, araç krikoyla kaldırılarak kurtarılıp hastaneye kaldırıldı.

Kaza, saat 10.00 sıralarında Gazipaşa Caddesi'nde meydana geldi. Yolun karşısına geçmek isteyen Sebahattin Aydemir'e, Ramazan Ş.'nin kullandığı 34 ZS 4929 plakalı minibüs çarptı. Sağ ayağı minibüsün sağ ön lastiği altında kalan Sebahattin Aydemir yaralandı. Aydemir, AFAD ve itfaiye ekiplerinin krikoyla minibüsü kaldırmasıyla kurtarıldı. Sağlık ekiplerinin müdahalede bulunduğu Aydemir, ambulansla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. sağlık durumu iyi olan Aydemir'in ayağında kırık olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:

.............................

-Yaralının kurtarılması

-Sağlık ekiplerinin müdahalesi

-Ambulansa taşınması

-Kaza yerinden detaylar

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

==============================================

İskeleye çarpan araba vapurunda hasar büyük

BALIKESİR'in Marmara İlçesi'nde dün sabah yolcu ve araçları almak için yanaşmak istediği iskeleye çarpan   'Çanakkale' adlı araba vapurunun kurtarılması için çalışmalar devam ediyor. Marmara Adalar Belediye Başkanı Süleyman Aksoy, araba vapurunda çarpma nedeniyle büyük delikler oluştuğunu, bunun onarılması için çalışmalara başlandığını söyledi.

Marmara Adası iskelesinde dün sabah meydana gelen gemi kazasında, Avşa Adası'ndan 80'e yakın yolcu ve 15 araç alıp saat 06.30 sıralarında Marmara Adası'na gelen Çanakkale adlı araba vapuru,  yanaşmak istediği iskeleye çarptı. Yolcuların korku ve panik yaşadığı kazada can kaybı olmadı. Araba vapurunda mahsur kalan yolcular ise iş makinaları ve merdivenler ile tahliye edildi. İskeleye büyük hasar veren kaza sonrası yolcular ise aynı gün  kooperatiflere ait gemilerle Erdek'e gittiler.

Marmara Adalar Belediye Başkanı Süleyman Aksoy, olay sonrası GESTAŞ firmasının bugün Erdek-Marmara deniz seferlerinin yapılması için yeni bir araba vapuru görevlendirdiğini söyledi. Kazada iskelenin yanı sıra araba vapurunun büyük hasar gördüğünü belirten Süleyman Aksoıy, "Çarpma nedeniyle arabalı vapurda büyük delikler oluşmuş. Risk büyük. Şirket geminin yüzdürülebilir hale gelmesi için dalgıçlar görevlendirdi. Daha sonra iskeledeki hasar giderilecek. Kaza sonrası Marmara ilçesine yapılan deniz seferleri bugün aksamadan devam ediyor" dedi.

Kazanın büyük bir ihtimalle araba vapurunun sisteminin kilitlenmesinden meydana gelebileceğini belirten Belediye Başkanı Süleyman Aksoy, yaz aylarında Marmara Adası'ndan Erdek ilçesine her gün karşılıklı olarak üç araba vapur seferinin yapıldığını sözlerine ekledi.

Görüntü dökümü

Makrmara Belediye Başkanı ile röp

Güvenlik kamerasında kaza anı (arşiv)

Kaza sonrası görüntüler (arsiv)

Haber: Mehmet BAKİ/ MARMARA (Balıkesir), - 

===============================================

TIR'ın çarptığı otomobilde 2 kişi yaralandı

TEKİRDAĞ'ın Çorlu İlçesi'nde TIR'ın arkadan çarptığı otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı.

Kaza, Tekirdağ - Çorlu karayolu üzerindeki Çiftlikler mevkiinde meydana geldi. Artan Karai yönetimindeki AA 766 NE plakalı TIR ile önünde seyreden Uğurcan Yılmaz yönetimindeki  59 DT 407 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen otomobilde sürücü Uğurcan Yılmaz ile Büşra Armutlu yaralandı. Yaralılar ambulansla  Çorlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. TIR sürücüsü Altan Karai, gözaltına alınırken, soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Kaza yapan araçlar

-Trafik polisleri ve jandarmanın çalışması

-Otomobilden genel detay görüntü

Haber - Kamera Mehmet YİRUN/ÇORLU(Tekirdağ),

================================================

Taşeron işçiler Cumhurbaşkanı'na mektup göndererek kadro istedi

MERSİN'de Karayolları 5'inci Bölge Müdürlüğü'nde çalışan bir grup taşeron işçi, kadro için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdi.

Toroslar İlçesi Lütfü Oğuzca Parkı'nda toplanan taşeron işçiler, 'Cumhurbaşkanımız duy sesimizi', 'Taşeron işçi olarak ölmek istemiyoruz', 'Karayolları taşeron temizlik işçileri kadrosunu istiyor' ve '15 Temmuz'da nöbetteyiz' yazılı dövizler açtı. İşçiler adına konuşan Ertuğrul Saltuk Bal, Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan yaklaşık 10 bin taşeron işçinin kadrolu işçi olarak atama işlemlerinin gerçekleştirildiğini, ancak temizlik işçilerinin kapsam dışı bırakıldığını söyledi.

ASIL İŞLERDE ÇALIŞIYORLAR

Alın teriyle, emek vererek ekmeğini evlerine götüren insanlar olduklarını belirten Bal, "Mersin'de de yüzlerce arkadaşımız bu protokolden faydalandı. Ancak aynı çatı altında aynı işi yapmamıza rağmen ihalesi temizlik olan biz işçiler, yardımcı iş kapsamındasınız denilerek bu kadrodan ayrı tutuldu. Oysa bizler garson, aşçı, bilgi işlem, sekreter, evrak kayıt, bahçıvan ve taşıma gibi Karayollarının asıl işlerini yapıyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından temizlik işçileri taleplerini içeren mektupları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ve ilgili bakanlara gönderdi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

İşçilerin dövizleri taşıması

İşçilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mektup yazması

İşçilerin mektupları göstermesi

İşçilerin slogan atması

Bazı taşeron işçilerle röportaj

Taşeron işçi Ertuğrul Saltuk Bal ile röportaj 

Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Gülhan DEMİRCİ/MERSİN,

======================================

'Hira bebek' duruşmasında kavga çıktı

 

MERSİN'de, geçen 22 Mart'ta 12'nci kattaki evlerinin balkonundan düşerek hayatını kaybeden 3.5 yaşındaki Hira Dağ'ı attığı iddiasıyla tutuklanan 27 yaşındaki Türkan İlhan'ın yargılanması olaylı başladı. Hira'nın annesi Devan Dağ duruşmada kuzeni olan sanık Türkan İlhan'a 'katil' diye bağırırken, duruşma çıkışı kavgaya tutuşan tarafları polis biber gazıyla müdahale ederek ayırabildi.

Olay, geçen 22 Mart günü saat 22.00 sıralarında merkez Mezitli İlçesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, annesi 27 yaşındaki Devran Dağ tarafından televizyon izlemesi için salona bırakılan minik Hira'yı, evde bulunan annesinin kuzeni Türkan İlhan kucağına aldı. Hira, İlhan'ın kucağındayken salondaki 12'inci kattaki dairenin Fransız balkonundan düştü. İlhan, olayın şoku ile kimseye bir şey söylemeden salondan diğer odaya geçerken, bahçede bulunanlar evdekilere minik kızın düştüğünü haber verdi. Çağrılan sağlık ekibi, Hira'yı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırdı. Hira, götürüldüğü yoğun bakım servisinde yaşamını yitirirken, polis olay nedeni ile soruşturma başlattı.

Türkan İlhan ilk ifadesinde Hira'nın balkon korkuluklarının yanına koyduğu yastığın üzerine çıkıp buradan düşmüş olabileceği ileri sürdü. Ancak aynı gece evde olan ve adı açıklanmayan bir yakını, minik Hira'yı, Türkan İlhan'ın kucağından düşürüp ölümüne neden olduğunu söyledi.  Bir süre önce eşinden boşanan Türkan İlhan, bu gelişme üzerine gözaltına alındı ve sorgusunda Hira'nın ellerinden kayıp düştüğünü itiraf etti. Tutuklanan 2 çocuk annesi Türkan İlhan hakkında 'kasten öldürme' suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı.

'KATİL' DİYE BAĞIRDI

Mersin 4'ncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen  davanın ilk duruşmasına Türkan İlhan tutuklu olduğu cezaevinden SEGBİS aracılığı ile katılırken, Hira bebeğin annesi Devran ve babası Emrah Dağ, tarafların yakınları ve avukatlar duruşmada hazır oldu. Anne Devran Dağ sanığı görür görmez sinir krizi geçirirken, acılı anneyi eşi duruşma boyunca teselli etti. Devran Dağ zaman zaman 'katil' diye bağırdı.

Savunma yapan Türkan İlhan, suçlamaları kabul etmeyerek, "Onu çocuğum gibi seviyordum. Karnını doyurdum, banyo yaptırdım, sevdim.  İfademi polis baskısı altında verdim. Depresyondaydım, polisler sürekli baskı yapınca 'Artık bitsin diye evet ben yaptım' dedim. Polisteki ifademi kabul etmiyorum. Benim de 2 çocuğum var. Ben bu kadar cani olamam. Karıncayı bile incitemem. 5 aydır çocuklarımı göremiyorum. Ben kendi halinde bir insanım. Ben Hira'nın dayısı C.G.'den şüpheleniyorum. Nişanlısından ayrılınca depresyona girmişti, O yapmış olabilir" dedi.

Sanıktan şikayetçi olan baba Emrah Dağ ise, "Olaydan yarım saat önce dışarıya çıktım. En son gördüğümde Türkan ile kızım yalnızdı. C.'yi  suçluyor ama o uyuyordu. Olaydan hemen sonra eve geldim. Türkan eşimin elinden bebeğimizi alıp kucağına aldı. Hira'ya bakmak için aşağıya gelmedi. Şikayetçiyim" diye konuştu.

Anne Devran Dağ ise, "Erkek kardeşimi suçluyor ama uyuyordu odasında. 4 yıldır yapmamış o gün mü yapacak? Türkan kızımı canice öldürdü. Türkan yaptı ve şikayetçiyim" dedi.

Türkan İlhan'ın suçladığı, Hira bebeğin dayısı C.G. de olay anında uyuduğunu kaydederek suçlamayı reddetti.

Mahkeme heyeti, sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na sevk edilmesi ve eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı ertelendi.

Duruşmanın hemen ardından salondan koridora çıkan taraflar, sözlü tartışmanın ardından birbirlerine girdi. Polis kavgaya müdahalede edip tarafları biber gazı sıkarak dağıttı.

Haber:  İbrahim MAŞE/MERSİN, - 

==========================================

Odalardan ortak 15 Temmuz açıklaması

TÜRKİYE- AB Karma İstişare Komitesi'nin Türkiye kanadındaki sivil toplum örgütleri, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü nedeniyle, ülke genelinde eşzamanlı ortak basın açıklaması yaptı. Antalya'daki açıklamada, "15 Temmuz'u asla unutmayacağız, unutturmayacağız" vurgusu yapıldı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Atatürk Konferans Salonu'nda yapılan 'Gücümüz milli irade, hedef büyük Türkiye' başlıklı ortak açıklamanın yapıldığı toplantıya, TOBB'a bağlı ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsası meclis ve yönetim kurulu başkanları, Türk-İş, TESK, Memur Sen, Hak İş, TZOB, TİSK, Türkiye Kamu Sen başkan ve temsilcileri katıldı. 

81 ilde aynı anda yapılan açıklamayı Antalya'da sivil toplum örgütleri adına ATSO Başkanı Davut Çetin okudu. Tarihin en zor günlerinden biri olan 15 Temmuz'un yıldönümünde farklı etkinliklerle ve afişlerle ülkenin tamamında 15 Temmuz ruhunu canlı tutacaklarını açıklayan Davut Çetin şunları söyledi:

"15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız. 15 Temmuz'un Türkiye için bir milat olduğuna inanıyoruz. Çünkü bu alçak darbenin ötesinde bir işgal girişimiydi. 15 Temmuz, İstiklal Harbi'nden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece Fetullahçı Terör Örgütü devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı, ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak, Türkiye'yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı; Türkiye Cumhuriyetini bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah'a şükürler olsun milletimiz, cesareti ve feraseti ile bu belayı, bu fitneyi durdurdu. Milletimiz demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden bu saldırı karşısında dik durdu, canı pahasına değerlerini savundu. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Gazilerimizi şükranla anıyoruz. Milletimiz onları daima minnetle ve rahmetle anacaktır. Dünyada çok az millet, demokrasisi için bu bedeli ödeyebilir. Siyasi görüşü fark etmeksizin Türkiye'nin geleceğine sahip çıkan 15 Temmuz ruhu demokrasinin sigortasıdır."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------

Oda başkanlarından görüntü

ATSO Başkanı Davut Çetin açıklama

Hatıra fotoğrafı çekilmesi

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,  

==============================================

STK'lardan 15 Temmuz açıklaması

BURDUR'da sivil toplum kuruluşları temsilcileri 15 Temmuz'la ilgili ortak basın açıklaması yaptı.

Burdur'da sivil toplum kuruluşları "15 Temmuz'u Unutmayacağız Unutturmayacağız" adlı basın açıklaması yaptı. Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonu'nda STK'lar adına basın açıklamasını Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik okudu.

Keyik, "Bu masada oturan demokrasi sevdalısı kurumlar olarak, bu ortak açıklamayı 81 ilde aynı anda yapıyoruz.

Tarihimizin en zor günlerinden biri olan 15 Temmuz'un yıldönümüne giriyoruz. İki hafta boyunca farklı etkinliklerle, hazırladığımız afişlerle ülkemizin tamamında 15 Temmuz ruhunu canlı tutacağız. 15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız. 15 Temmuz'un Türkiye için bir milat olduğuna inanıyoruz" dedi.

15 Temmuz'un darbenin ötesinde bir işgal girişimi olduğuna işaret eden Keyik, "15 Temmuz İstiklal Harbinden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece Fetullahçı terör örgütü devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya kalkıştı. Darbe girişiminin asıl amacı; ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye'yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı Türkiye Cumhuriyeti'ni bir daha ayağa kalkamayacak duruma düşürmekti. Allah'a şükürler olsun milletimiz, cesareti ve ferasetiyle bu belayı, bu fitneyi durdurdu. Milletimiz demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden bu saldırı karşısında dik durdu, canı pahasına değerlerini savundu. Bu masadaki kuruluşlarının tamamı da ilk andan itibaren devletimizin ve milletimizin yanında yer aldı. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, gazi meclisimiz, Başbakanımız, siyasi partilerimiz, milletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın kararlı duruşuyla bir destan yazdık. Haince planlanmış darbe girişimini savuşturan milletimizin önünde saygıyla eğiliyoruz" diye konuştu.

15 Temmuz'da Türkiye'nin en zor demokrasi sınavını büyük başarıyla verdiğini kaydeden Keyik, şöyle dedi:

"Demokrasimizin hiçbir kaba kuvvete teslim olmayacak kadar güçlü olduğunu herkese gösterdik. Milletimiz darbeye karşı durarak şunu açık şekilde ilan etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti devletini milletin iradesi dışında hiçbir güç yönetemez. Bu dünyaya örnek olacak bir tavırdır. Elbette bunun için büyük bir bedel ödedik. Darbe girişimine karşı verdiğimiz bu mücadelede 250 vatandaşımız şehit oldu. 2301 vatandaşımız gazi oldu. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Gazilerimizi şükranla anıyoruz. Milletimiz onları daima minnetle ve rahmetle anacaktır."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------

Katılımcılar

Yusuf Keyik açıklaması

Detay

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,

=======================================

Zabun: 15 Temmuz, işgal girişimidir

KAHRAMANMARAŞ Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Başkanı Serdar Zabun, 15 Temmuz'un İstiklal savaşından bu yana Türkiye'nin karşılaştığı en büyük tehlike olduğunu belirterek, "Bu alçak saldırı, darbenin ötesinde bir işgal girişimidir" dedi.

15 Temmuz'un yıldönümü nedeniyle Kahramanmaraş'ta iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri KMTSO'da bir araya geldi ve onlar adına açıklamayı Serdar Zabun yaptı. Zabun, 15 Temmuz'un millet sayesinde engellendiğini ve dünyada böyle bir milletin olmadığını kaydetti.

"MİLLETİMİZ, DEMOKRASİMİZE KASTEDEN BU SALDIRI KARŞISINDA DİMDİK DURDU"

15 Temmuz şehitleri ve gazilerini her zaman minnetle yad edeceklerini ve o gecenin Türkiye için bir milat olduğunu ifade eden Zabun, şunları söyledi:

"Bu alçak saldırı, darbenin ötesinde bir işgal girişimidir. 15 Temmuz, istiklal harbinden bu yana ülkemizin karşılaştığı en büyük tehlikeydi. O gece, Fetullahçı Terör Örgütü; devleti ele geçirmeye, milleti tahakküm altına almaya çalıştı. Darbe girişiminin asıl amacı, ülkemizi tarihimizde görülmemiş bir kaosa sürüklemek, kardeş kavgası başlatmak ve Türkiye'yi iç savaş ortamına sokmaktı. Darbe teşebbüsünün nihai amacı Türkiye Cumhuriyetini bir daha ayağa kalmayacak duruma düşürmekti. Allah'a şükürler olsun milletimiz cesareti ve ferasetiyle bu belayı, bu fitneyi durdurdu. Milletimiz, demokrasimize ve özgürlüğümüze kasteden bu saldırı karşısında dimdik durdu, canı pahsına değerlerini savundu. Bu masadaki kuruluşların tamamı da milletimizin ve devletimizin yanında yer aldı. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere gazi meclisimiz Başbakanımız, siyasi partilerimiz, milletimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve medyamızın kararlı duruşuyla bir destan yazıldı. Haince planlanmış darbe girişimini savuşturan milletimizin önünde saygıyla eğiliyoruz."

"REFORMLARLA HIZLA TOPARLANDIK"

Serdar Zabun, 15 Temmuz sonrasının da Türkiye açısından en az o gece kadar zorlu bir süreç olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Darbe  girişimi sonrası toplum büyük bir travma yaşadı. FETÖ, yalan haberlerle yurt dışında ülkemiz aleyhine karalama kampanyaları yürüttü. Ekonomimiz de bu saldırıdan olumsuz etkilendi. Allah'a şükür, birlik ve beraberliğimiz sayesinde bunların hepsini de kısa sürede atlattık. Hükümetimizin bizlerle istişare içinde aldığı önlem ve yaptığı reformlarla hızla toparlandık. Daha darbe girişiminin üzerinden 1 yıl geçmeden ekonomimizde yüzde 5 büyümeyi yakaladık. İstihdam rekorları kırdık, bu yılın ilk 6 ayında tam 1 milyon 200 bin insanımıza yeni istihdam sağladık. İhracatımızı rekor düzeyde artırmaya başladık. Bizler, ülkemiz ve milletimiz için şimdi daha büyük bir azimle çalışacak."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------

Basın toplantısına katılanlar

Serdar Zabun'un konuşması

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

=======================================

İmece usulü ile sağlık evi yaptırdılar

MANİSA'nın Sarıgöl İlçesi'nin kırsal Günyaka Mahallesi'ne köylüler tarafından imece usulü ile 150 bin lira harcanarak iki katlı sağlık evi yaptırılıp, hizmete açıldı. Köylüler, haftada iki gün bir doktorun gittiği mahallelerine yaptırılan modern sağlık evinin hizmete girmesiyle büyük mutluluk yaşadı.

Manisa'nın Sarıgöl İlçesi'ne bağlı 110 hane, 356 nüfuslu kırsal Günyaka Mahallesi'ne, bugüne kadar haftada bir gün Karacaali Aile Sağlığı Merkezi'nden gönderilen bir doktor tarafından Günyaka İlkokulu'nun lojmanında sağlık hizmeti veriliyordu. Ancak, sağlık hizmeti verilen lojman binasının yetersizliği köylülüleri harekete geçirdi. Günyaka Mahalle Muhtarı Gürbüz Erkurt öncülüğünde biraraya gelen köylüler, devletten hiçbir katkı almadan, imece usulü topladıkları 150 bin lira ile sağlık evi yaptırmak için iki yıl önce harekete geçti. Köylülerden Ali Baydemir'in ölümünden kısa bir süre önce bağışladığı arazide yapımına başlanan 2 katlı sağlık evi, geçen ay tamamlandı. İçinde, aşı ve muayene odası, doktor ve hemşire odası, mutfak, tuvalet ve banyo ile bekleme salonu bulunan sağlık evi, bu ay başından itibaren hizmet vermeye başladı.

Sağlık evinin açılmasıyla birlikte mahalleye haftanın iki günü doktor gönderilmeye başlandı. Köylüler, sağlık evine kavuşmanın mutluluğunu yaşarken Manisa İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Yıldırım, mahalle sakinlerinin sergilediği örnek davranışa kayıtsız kalmadı. Yıldırım, mahalleye haftada iki gün sağlık hizmeti vermek için gelen aile hekimi Dr. Cenk Uğur Çelik ile sağlık evini ziyaret etti. Sağlık evini gezip bilgi alan Yıldırım, "Günyaka Mahallesi'nde gördüğümüz örnek bir çalışma. 356 nüfuslu bir mahallede böyle bir çalışma yapılması ve böyle bir yer tesis edilmesi bütün muhtarlara örnek olmalı. Burada mahalle halkının muhtarımızla birlikte sağlık hizmetinin verildiği bina yaptıkları haberini alınca gelip görmek, muhtarımıza teşekkür etmek istedik. Mahalle sakinlerine kendi birikimlerinden böyle güzel bir sağlık tesisi oluşturdukları için teşekkür ederim" diye konuştu.

Günyaka Mahalle Muhtarı Gürbüz Erkurt da sağlık evinin hayırlı olması dileğinde bulunup, Manisa İl Halk Sağlığı Müdürü Engin Yıldırım'ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Sağlık evinden görüntü

-Manisa İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Yıldırım'ın Günyaka Sağlık Evi'ni ziyaretinden görüntü

Manisa İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Engin Yıldırım ve Günyaka Mahalle Muhtarı Gürbüz Erkurt ile röp.x

-Sağlık evinin içeriden görüntüsü

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ersan ERDOĞAN/ MANİSA,

===========================================

Dolmabahçe Sarayı için Hereke'de 52 metrekarelik halı dokundu

KOCAELİ'nin Körfez İlçesi'nde bulunan TBMM Milli Saraylar Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası'nda 1996'dan bugüne en büyük tek parça Hereke halısı dokundu. Kırmızı zeminli Yayla Çiçeği desenli 52.27 metrekare büyüklüğündeki halının metrekaresinde 360 bin düğüm, halının tamamında ise 18 milyon 816 bin 480 düğüm bulunuyor. Halı, Dolmabahçe Sarayı'nın tefrişinde kullanılacak.

Körfez Hereke Mahallesi'ndeki dokuma fabrikası 1843 yılında Hereke Fabrika-i Hümayunu adıyla sarayların ipekli döşemelik, perdelik ve tekstil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kuruldu. Hereke daha sonra adını ipek halıları ile duyurdu. Cumhuriyet döneminde Sümerbank çatısı altında çalışmasını sürdüren Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası, özelleştirme yasası kapsamında Milli Saraylar'a bağlandı. Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası'nın TBMM Milli Saraylar'a bağlanmasının ardından 1996 yılından bugüne dokunan en büyük tek parça halı bugün halı dokuma tezgahından kesilerek kullanıma hazır hale getirildi.

Halının dokuma tezgahından kesilme törenine TBMM Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Yıldız, İdari ve Mali İşler Başkanı Hüseyin Yazıcı, Müzecilik ve Tanıtım Başkanı Fahrettin Gün, Restorasyon ve Teknik Uygulama Başkanı Sinan Bölek, halı dokuyucu ustaları katıldı. Geçen yıl Ekim ayında başlanan 14.32 uzunluğunda, 3.65 genişliğindeki kırmızı zeminli Yayla Çiçeği desenli 52.27 metrekare büyüklüğündeki yün halının metrekaresinde 360 bin düğüm, halının tamamında ise 18 milyon 816 bin 480 düğüm bulunuyor. Halı, Dolmabahçe Sarayı'nın tefrişinde kullanılacak.

Halının hatasız bir biçimde tamamlandığını söyleyen TBMM Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Yasin Yıldız, "Hereke Halı Fabrikası yaklaşık 170 yıllık tarihe sahip bir fabrika. Osmanlı sarayının ihtiyaçlarını kendi bünyesinde karşılayabilmesi amacıyla kurulmuş, özellikle yerli tekstil sanayimizin gelişmesi amacıyla kurulan köklü bir müessese. Bugün bir araya getiren Yayla Çiçeği desenli halı 21 yıllık Milli Saraylar döneminde Hereke Halı Fabrikası'nda dokunan en büyük tek parça halıdır. 52 küsur metrekaredir. Yaklaşık 18 milyon 816 bin 480 düğüm atılmıştır. Bu çok büyük emektir. Bu düğümü atan 15 halı ustası arkadaşımız 24 saat mesaisi üzerinden bunu yaptılar. 2016 Ekim ayında başlanıldı. Bugüne kadar tamamladılar ve sanatsal olarak bu halının hatasız olarak bitirilmesi çok önemli bir başarıdır. Halılarda metraj büyüdükçe hata payı artar ve arkadaşlarımız bu büyüklükteki halıyı hatasız bitirerek kurumumuza önemli katkı yaptılar. Şuanda Dolmabahçe Sarayı'nın tefrişi ile ilgili ihtiyaçlarımız var. Şu anki faaliyetlerimizi ona yönelik sürdürüyoruz" dedi.

Gece gündüz çalışarak halıyı tamamladıklarını söyleyen halı dokuyucu ustası Resmiye Kaçar, "Büyük bir halı olduğu için dokumacı arkadaşlarımızla çok yorulduk. Ama halıyı hatasız tamamladığımız ve bitirdiğimiz için çok mutluyuz. Parmaklarımızla çalıştığımız için zaman zaman yaralar oluştu ve bantlayarak dokumaya devam ettik. Sonunda böyle bir eser ortaya çıkardığımız için çok mutluyuz" diye konuştu.

Halı dokuyanlardan Türkan Aydın ise halı tamamlandığı için çok mutlu olduklarını belirterek, "Bizim için böyle bir halıyı dokumak zordu. Gece gündüz çalıştık ve halıyı tamamladık. Bizim için paha biçilmez bir dokuma oldu" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Halının dokuma tezgahında kesilmesi

-Yasin Yıldız ile röp

-Halı dokuyanlarla röp

-Halıdan detaylar

HABER: Ergün AYAZ-KAMERA: Orhan UZUN/ KOCAELİ  

===========================================

Dağdan yola inen domuz kamyonet çarpınca telef oldu

ÇANAKKALE'nin Bayramiç İlçesi'ne sabah erken saatlerde dağdan inen domuz, bir kamyonetin çarpması sonucu telef oldu. 

Bayramiç İlçesi'ne bağlı köylerde çiftçiler son günlerde tarım alanlarına verdikleri zararlar nedeniyle domuzlara karşı mücadele başlattı. Bu sabah ise saat 05.30'da, Kazdağı'ndan inen bir domuz, Atatürk Caddesi üzerinde bir kamyonetin çarpmasıyla telef oldu. Sürücü ise kaza yerinde durmayıp uzaklaştı. Telef olan domuz, Belediye Temizlik İşleri ekiplerince alınarak, açılan bir çukura gömüldü. İtfaiye ekipleri ise olay yerini yıkayarak temizledi. Olayın görgü tanıklarından Sencan Özer (44), "Sabah Namazı okunmadan öncesi Atatürk Caddesi'nde yürürken, önce köpek olduğunu sandığım bir hayvan yolun karşısına ilerledi, bir kamyonet çarptı. Yanına yaklaşınca domuz olduğunu fark ettim" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Yoldaki telef domuzdan görüntü

Sencan Özer ile röp.

Haber- Kamera: Fatih DALDAL/ BAYRAMİÇ (Çanakkale),

==================================================