Baran Tursun Davası

Baran Tursun Davası

İzmir'de Polisin Dur İhtarına Uymadığı Gerekçesiyle Açılan Ateş Sonucu Hayatını Kaybeden Baran Tursun'u Vuran Polis Memuru Oral Emre Atar, Tutuksuz Yargılanmak Üzere Serbest Bırakıldı.

Baran Tursun Davası

İzmir'de polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Baran Tursun'u vuran polis memuru Oral Emre Atar, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Duruşmanın sona ermesinin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklama yapan sanık polisin avukatlarından Tolga Yurdakul, sonuçtan memnun olduklarını ancak sonuçlanan bir yargılama olmadığını belirtti. Başından beri müvekkilleri polis memurunun sadece görevinin gerektirdiği bir eylemi gerçekleştirdiğine inandıklarını ifade eden Avukat Yurdakul, "Müdahil avukatlar, emniyet ve savcığılı töhmet altında bırakacak şekilde hareket ettiler. Kimsenin bu kararı eleştirmeye hakkı yok. Şemdinli, Kızıltepe olayları

örnek gösteriliyor, buna kimsenin hakkı yok" dedi. Yargılama süresince basına açıklama yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Avukat Yurdakul, "Böyle açıklamaları yapanlar dikkat etmeli. Müvekkilimin içinde bulunduğu bir çeteden bahsediliyor. Bunun için iftira suçundan suç duyurusunda bulunacağız" diye konuştu.

Sanık avukatlarından Ali Rıza Karaboğa da, Baran Tursun'un ablası Şelale Tursun'un attığı yumurtalardan dolayı pislenen kıyafetlerini göstererek şikayetçi olmak için karakola gideceğini söyledi.

Baran Tursun'un ailesinin avukatlarından Bahattin Özdemir ise, kolluk güçlerinin yargılandığı yerde adil bir yargılamanın olamayacağını iddia etti. Sonuçtan dolayı üzgün olduklarını ifade eden Özdemir, "Bizim adalet duygumuz zedelendi, umarım halkın adalet duygusu zedelenmez" dedi.

Sabah saat 09.00'da Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan duruşma, akşam saat 18.45 sıralarında sona erdi. Duruşma boyunca mahkeme başkanı; 16'sı polis, 4'ü sivil olmak üzere toplam 20 kişiyi tanık olarak dinledi. Tanık polisler, olay günü Baran Tursun'un trafik kazası neticesinde öldüğünü sandıklarını ancak olay sonrası çağırıldıkları Bayraklı Karakolu'nda silahla yaralama olayı olduğunu öğrendiklerini belirttiler. Tanık polisleri dinleyen Baran Tursun'un avukatları, polislerin ifadelerinin

birebir aynı olduğunu ve ifadelere güvenmediklerini söyledi. Olay sırasında Baran Tursun'un yanında bulunan arkadaşları Atilla D. ile Emre Ö. ise, kendilerine herhangi bir şekilde dur ihtarı yapılmadığını, bir el silah sesi duyduklarını ve Baran'ın vurulmasının ardından direksiyon hakimiyetini kaybettiği için kaza yaptıklarını savundu. Hakimin tanıklara polisten neden kaçtıklarını sorması üzerine ise tanıklar, Baran Tursun'un alkollü şekilde daha önce de polise yakalandığını, şirketin aracını alkollü

şekilde kullanarak yakalanmak istemediğini ve babasının bu duruma tepki göstereceğini düşündüğü için polisten kaçtıklarını belirtti. Tanık polislerin ifadelerini verdikleri sırada Baran Tursun'un babası Mehmet Tursun, "Ben figüran değilim, polislerin hepsi fabrikasyon ifade veriyor" diyerek mahkeme salonunu terk etti.

Duruşmada olay yerinde bulunan benzin istasyonunda pompacı olarak çalışan İsa Ö. ile olay yerinde bulunan Tekel depolarında güvenlik görevlisi olarak çalışan Yusuf A. da tanık olarak dinlendi. Tanıklardan Yusuf A., olay günü gece saat 03.30 sıralarında birkaç el silah sesi duyduğunu, dışarı çıktığında orta refüje hızla çıkan bir cip gördüğünü, aracı takip eden çok sayıda polis aracının da olay yerinde bulunduğunu söyledi. Tanıklardan İsa Ö. ise, dört beş el silah sesi duyduğunu, seslerin ardından hızla

yoldan çıkan siyah cipin kaza yaptığını belirtti. Yaklaşık 10 dakika sonra kaza yapan aracın yanına gittiğini belirten tanık İsa Ö., araç sürücüsünün kanlar içinde olduğunu ve olayın silahla yaralama olduğunu ertesi gün gazetelerden öğrendiğini söyledi.

Sanık polisin avukatlarından Muammer Yurdakul ise, olayla ilgili toplanan delillerde noksanlık olabileceğini ancak tüm delillerin kurallara uygun şekilde toplandığını belirtti. Sanık polisin olayın gerçekleştiği dönemde kendilerine verilen emir nedeniyle daha hassas hareket ettiklerini ifade eden Avukat Yurdakul, "Onuncu ayın 20'sinde emniyetin üst düzey yetkililerine suikast düzenlenebileceği doğrultusunda polislere uyarı gelmiştir. Bu psikolojiyle görevlerini yerine getiren emniyet yetkilileri,

durmayan ve tehlikeli şekilde seyreden aracı durdurmak istemiştir. Aracın ısrarla üzerlerine hareket etmesi, polisin canına yönelik harekettir. Öldürme yanlış ama bu ortamda müvekkilim görevini yapmıştır" diye konuştu.

Son olarak savunması istenen sanık polis Oral Emre Atar ise, Baran Tursun'u öldürmek istemediğini, sadece aracı durdumak için ateş ettiğini savunarak, "Daha 3 ay önce evlendim. Nikahımı kıydım, düğün bile yapamadım. O araçta herşey olabilirdi. Biz müdahale etmeseydik orada bulunmamızın bir anlamı kalmazdı. Asla şahsı hedef almadım, sadece aracı durdurmak istedim" dedi.

Sanık, tanıklar ve avukatları dinleyen hakim, 17 Ocak 2008 tarihinde saat 13.00'ten itibaren keşif yapılmasına, sanık polis memuru Oral Emre Atar'ın tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar vererek duruşmayı 18 Şubat 2008 tarihine erteledi.

(YB-OK-Y)