Arınç: "Milli ve Manevi Değerler Dikkate Alınmalı"

Arınç: "Milli ve Manevi Değerler Dikkate Alınmalı"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'deki Televizyon Yayıncılığının, Haberlerden Dizilere Kadar 'Sanatsal Hassasiyetten Uzak' Bir Görüntü Sergilediğini İfade Ederek, 'Reyting Kaygısı, Ne Toplumsal Değerler Ne Gençler ve Çocukların Kişisel ve Ruhsal Gelişimi Ne de Milli ve Manevi Değerleri Dikkate Almaktadır' Dedi.

Arınç:
15.10.2009 23:38 | Son Güncelleme: 15.10.2009 23:38

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'deki televizyon yayıncılığının, haberlerden dizilere kadar ''sanatsal hassasiyetten uzak'' bir görüntü sergilediğini ifade ederek, ''Reyting kaygısı, ne toplumsal değerler ne gençler ve çocukların kişisel ve ruhsal gelişimi ne de milli ve manevi değerleri dikkate almaktadır'' dedi.

Arınç, TRT'nin Ulus'taki Boğaziçi Stüdyosu'nda düzenlenen TRT 1'in yeni yayın dönemi tanıtım gecesine katıldı.

Burada bir konuşma yapan Arınç, ''Ankara Hukuk Fakültesi'nde okurken 1968 yılında, Türkiye'de ilk televizyon yayıncılığı başlamıştı. Hukuk fakültesinin arkasında, hukuk yurdunun kantinine gençler olarak doluşmuştuk ve siyah-beyazlı bir televizyon yayını neredeyse 41 yıl oldu Türkiye'de TRT ile başlamıştı. O günden bu yana çok değişim oldu, çok güzellikler gördük. Bunu TRT'nin büyük bir başarıyla bugün sürdürdüğünü hepimiz görüyoruz. Hepimizin, bu ülkede yaşayan herkesin hayat yolculuğunda TRT ile yaşamış olduğu kayda değer bir hikayesi mutlaka vardır. En azından hayatının bir döneminde yolu mutlaka TRT ile kesişmiştir'' diye konuştu.

-''RADYO DEVRİNİN ÇOCUKLARIYIZ''-

''Radyo devrinin çocukları'' olduklarını, radyoların, ''ilk göz ağrıları'' olduğunu ifade eden Arınç, şöyle devam etti:

''Radyolardan yayılan o büyülü seslerle birlikte çocukluk akşamlarımızda bilmediğimiz alemlere sürüklenirdik. Annelerimizin hazırladığı kuru yemişler, dilimlediği meyve tabaklarıyla birlikte, bütün kardeşlerimizle birlikte büyük bir ciddiyetle otururduk. Bazen transistörlü, bazen lambalı, bazen de pilli radyolardan yayılan büyülü seslerle efsunlanırdı çocukluk akşamlarımız. İlk piyesleri radyolarda dinledik. Radyolar konusunda da TRT, 80 yıllı aşkın bir zamandır Türkiye'ye hizmet veriyor. Bazen içimize bir yumruk gibi inen, bazen bizi coşku içine sürükleyen ilk türkülerimiz, şarkılarımız o büyülü seslerle kulaklarımıza, gönüllerimize doluştu. Bazen aile fertleriyle birlikte, bazen konu komşu topluca sevinmelerimizi ve sessizce göz yaşı dökmeyi de yine radyoların karşısında yaşadık. En neşeli anonsları TRT radyolarından dinledik, bazen en hüzünlü olanları da. Kıbrıs'taki zafer haberini radyolar evlerimize taşıdı, demokrasimizi sekteye uğratan darbe ve ihtilal anonslarını da.

Sonra bu ahşap kutuların yerine büyülü bir cam girdi evlerimize. Kulaklarımızın aşina olduğu sesler artık ete kemiğe büründü. Önce yadırgamıştık, ancak ekranın sağ alt köşesindeki TRT logosu, televizyon denen bu gizemli alete karşı bize itimat telkin etti. Artık çocukluğumuzun ve ilk gençlik yıllarımızın radyo akşamları siyah-beyaz hülyalar alemine dönüşmüştü. Bu kez ilk konserlerimizi, ilk yerli ve yabancı dizilerimizi yine aynı ses ve üslubun telkin ettiği güvenle izlemeye başladık. ''

-''ŞARKILARIN İSTANBULLUSU, TÜRKÜLERİN ANADOLU KOKANI...''-

Sonra siyah-beyaz akşamların renklendiğini, kanalların çoğalmaya başladığını anlatan Arınç, dünyayı bir süre de renkli ekranın sağ alt köşesindeki TRT logosunun varlığından aldıkları cesaretle izlemeye başladıklarını kaydetti.

Arınç, ''Kısacası, şarkıların en İstanbullusunu TRT'den, türkülerin en Anadolu kokanını TRT'den dinledik'' dedi.

-TÜRKİYE'DE TELEVİZYON YAYINCILIĞI-

Arınç, TRT'yle başlayan televizyon yayıncılığının tam 41 yılına girdiğini, 1989'dan itibaren de özel televizyon ve radyoların kurulmaya başlandığını belirterek, 20 yıldır özel televizyonların yayın hayatını serbestçe sürdürdüğünü anımsattı.

Arınç, bunun oldukça sevindirici bir durum olduğunu, fakat yayıncılığın teknolojinin ötesinde bir disiplin, içerik ve estetiğin ön planda olduğu sanatsal bir uğraş olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

''Maalesef ülkemizdeki televizyon yayıncılığı, haberlerden dizilere kadar sanatsal hassasiyetten uzak bir görüntü sergilemektedir. Yayıncılık her ne kadar bir boyutuyla ticari bir uğraş bile olsa, kitleleri etkileme gücünden dolayı kamu yararını da gözetmek zorundadır. Bazı güzel işlere rağmen üzülerek belirtmek zorundayım ki televizyon ekranlarımızda zaman zaman içerik olarak zayıf, kamu yararına hizmet etmeyen, televizyonculuk diliyle 'ucuz' diye tanımlanan prodüksiyonlarla karşı karşıyayız. Televizyon haberlerinde kullanılan dil ve görüntüler, başta şiddetin yanı sıra birçok olumsuzluğu da içermektedir. Reyting kaygısı, ne toplumsal değerler ne gençler ve çocukların kişisel ve ruhsal gelişimi ne de milli ve manevi değerleri dikkate almaktadır. Haberler de dahil, hemen her prodüksiyonda şiddet, baskın bir unsur olarak göze çarpmaktadır. Son 2 yılda ekranlarda üzülerek gördüğümüz bir başka konu ise tarihi ve edebi eserlerimizin maniple edilerek dizileştirilmesidir. Romanlarımız acımasız bir içerik saptırmasına tabi tutulmakta, Türk toplumunun aile değerleri, insanımız tarafından büyük kabul görmüş bu edebi eserlerin arkasına saklanılarak adeta bombardımana tutulmaktadır. Cumhuriyet döneminde bilinçsiz batılılaşma hayranlığının, sosyal değerleri hiçe sayarak yaşama arzusunun nelere mal olacağını eleştirel bir dille anlatan, birer ahlak dersi niteliğindeki romanlar, büyük saptırmalara tabi tutularak müstehcenlik ve aile içi sapkın ilişkileri telkin eden televizyon dizilerine dönüştürülmüştür. Ancak ve ancak dünyanın en marjinal topluluklarında görülecek davranış biçimleri, sanki bu toplumda yaşanan günlük ve sıradan hadiselermiş gibi hem de özendirici bir dille sunulmaktadır.''

-''YASAĞIN HER TÜRLÜSÜNE KARŞIYIZ, ANCAK...''-

Arınç, yasağın her türlüsüne karşı olduklarını, özellikle de basına ve medyaya karşı yasak düşüncesinin kendilerini fevkalade üzeceğini dile getirerek, ancak çocukların uyanık olduğu bir saatte, insanları olumsuz bir şekilde etkileyecek türden yayınlar yapılmasını eleştirmenin topluma karşı borçları olduğunu vurguladı.

Televizyon kanalları yeni yayın dönemlerine başladıkları için buradan başta televizyon kanalı yöneticilerine ve yapımcılarına seslenmek istediğini ifade eden Arınç, şöyle dedi:

''Sizlerin de birer anne-baba olarak yaşamış olduğunuz bu topluma ve bu toplumun değerlerine karşı hassas olmanız gerekiyor. Kolay olanı değil, nitelikli olanı tercih edin. Bir hatırlatmada bulunmak istiyorum; geçtiğimiz hafta hakkın rahmetine kavuşan Halit Refiğ, yıllar önce, şu an özel bir televizyon kanalında yayınlanan iki dizisini TRT ekranlarına taşımıştı. Hepimiz büyük bir beğeniyle izlemiştik. Bugün bile birçok sanat eleştirmeni, Halit Refiğ'in bu başarılı çalışmasını, edebi eserlerimizin televizyona taşınmasında bir başlangıç noktası olarak kabul eder. Bu noktada edebi eserlerimizi televizyona aktarmak isteyen yapımcı ve yönetmek arkadaşları, bir kez daha bu büyük ustanın eserlerine yönelmeye davet ediyorum. Aynı sanatsal hassasiyet ve toplumsal sorumluluğu kendilerinden bu ülkenin bir vatandaşı olarak rica ediyorum. Yönetmeninden senaristine, kameramanından oyuncusuna hemen herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum. Ticari kaygılarınız, sanat ve estetik kaygılarınızın önüne geçmesin. Aksi takdirde toplumsal cinnete doğru dolu dizgin giden bir topluma dönüşeceğiz.''

-''KAMU YARARINA YAYIN YAPMA YALNIZCA TRT'NİN GÖREVİ OLMAMALI''-

Arınç, kamu yararına yayın yapmanın yalnızca TRT'nin görevi olmaması gerektiğini, bunun yalnız başına bir kurumun ya da bir televizyon şirketinin altından kalkabileceği bir mesele olmadığını vurgulayarak, bu toplumda yaşayan ve bu ülkede kazanan herkesin kamu yararını gözetmek zorunda olduğunu kaydetti.

''Çünkü bu bizim topluma olan büyük bir borcumuzdur'' diyen Arınç, TRT'nin bu noktada çok farklı bir yerde durduğunu, sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden TRT'nin, büyük bir gayretin içinde olduğunu, her gün yeni çalışmalar yapıldığını anlattı.

Kaynak: AA

Şu an buradasınız: Arınç: "Milli ve Manevi Değerler Dikkate Alınmalı" - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 4.7.2020 14:37:45. #1.14#
title