Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Keskinkılıç: "Terörsüz Türkiye'ye Değil, Devletin Karşısında Terörün Muhatap Alınmasına Karşıyız"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anahtar Parti  Genel Başkan Yardımcıları Fatih Yalçın ve Tahir Keskinkılıç, Van İl Başkanlığı'nca düzenlenen program kapsamında Van’a geldi. Keskinkılıç, "Terörsüz Türkiye söylemi anlamında bu kılıfla bu etiketle sunulan projeye bir itirazımız yok. Elbette biz terörden beslenmiyoruz. Terörden beslenen bir siyaset yapmadık yapmayacağız da. Ancak burada devlet gibi bir organizmanın, bir yapının, bir kurumsal gücün karşısında terörün muhatap alınmasına biz karşıyız" dedi.

Haber: İshak KARA

(VAN) - Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcıları Fatih Yalçın ve Tahir Keskinkılıç, Van İl Başkanlığı tarafından düzenlenen program kapsamında Van'a geldi. Keskinkılıç, "Terörsüz Türkiye söylemi anlamında bu kılıfla bu etiketle sunulan projeye bir itirazımız yok. Elbette biz terörden beslenmiyoruz. Terörden beslenen bir siyaset yapmadık yapmayacağız da. Ancak burada devlet gibi bir organizmanın, bir yapının, bir kurumsal gücün karşısında terörün muhatap alınmasına biz karşıyız" dedi.

Van'da bir otelde düzenlenen basın buluşmasında, parti politikalarından kentin ekonomi ve eğitim alanındaki sorunlarına çeşitli başlıklar ele alındı. Basın toplantısına Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim Politikaları Başkanı Fatih Yalçın, Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Tahir Keskinkılıç, Van İl Başkanı Osman Tanrıtanır ile il ve ilçe teşkilat yöneticileri katıldı.

"Terörsüz Türkiye'ye karşı değiliz kurumsal bir gücün karışısında terörün muhatap alınmasına karşıyız"

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç, konuşmasında şunları söyledi:

"Terörsüz Türkiye söylemi anlamında bu kılıfla bu etiketle sunulan projeye bir itirazımız yok. Elbette biz terörden beslenmiyoruz. Terörden beslenen bir siyaset yapmadık yapmayacağız da. Ancak burada devlet gibi bir organizmanın, bir yapının, bir kurumsal gücün karşısında terörün muhatap alınmasına biz karşıyız. Yoksa Terörsüz Türkiye anlamında bir itirazımız yok. Buradaki temel itirazımız bizim, teröristin ve terör örgütünün devletle muhataplığı ve masaya alınması hikayesidir. Bunun meşru muhatapları vardır. Bu meşru muhataplarıyla siz bu konuyu çözmeniz gerekirken teröristle ya da devlete baş kaldıran bir örgütle bunu masaya toplayarak çözme girişimi devletin vakarı ile bağdaşmayacağı için temel itirazımız bunadır. Bu bölgenin muhtemeldir ki bir sürü akil insanları vardır. Dolayısıyla bu bölgede söz sahibi olan bu milletin önderleri vardır. Bunlar daha öncesinden de oluşması gereken meşru muhataplardı. Bu meşru muhataplarla çözmeniz gereken ya da siyaseten çözmeniz gereken bir konuyu masada terör örgütü ile çözmeye çalışırsanız, bu devletin binlerce yıllık oluşturmuş olduğu vakarını düşürür. Bizim itirazımız sadece budur. Yoksa terörsüz bir Türkiye'ye itirazımız yoktur.

"23 yıl sonra memlekette herkesin sesinin kısıldığı bir iklimde yaşıyoruz"

Bu dönemde özellikle 23 yıl sonra bulduğumuz şey memlekette herkesin sesinin kısıldığı bir iklimde yaşıyoruz. Seslerin kısıldığı yerde genelde vicdanlar konuşur. Anahtar Parti bir tabela partisi değil. Anahtar Parti milletin vicdanının konuştuğu yerde siyaset mayaladığı bir yerde bulunan bir partidir. Dolayısıyla biz o iki kutuplu siyasetle yani AK Parti ya da diğer bahsettiğiniz partilerin arasında üçüncü bir makul merkez yolun mümkün olduğunu göstermek istiyoruz. Dolayısıyla kimlik ve vekalet tartışmalarından arınmış, Türkiye'yi kucaklayabilecek doğusuyla batısıyla herkese eşit yurttaş ve eşit vatandaşlık sözleşmesi etrafında buluşturabilecek, kimlik siyaseti, vekalet, aidiyet siyaseti yapmayan, değerli bir siyaset yapan ama değerleri dayatmayan ve üçüncü bir makul yolun mümkün olduğunu siyaseten irade ettik. Açıkçası ortaya koymaya çalışıyoruz ve yolculuğumuz böyle başlamıştı. Her ne kadar bizim mirasımız birazcık daha milliyetçi hatta bir miras gözükse dahi bu ideolojik hatta durmuyoruz biz. Bizim durduğumuz yer sağından, solundan herkesi bu sofranın etrafında aidiyet duyacağı, vatana ve memlekete, ülkesine aidiyet duyacağı bir denklem kurma çabasındayız.

"Bir yılda 130 bin üyeye ulaştık"

Doğu illerinin kendi içerisindeki özelliğinden dolayı göç verme, kaliteli göç verme, kalitesiz göç alma problemleri elbette pik yapmış vaziyette. Ama bu problemlerin çoğu maalesef Türkiye'nin bütün şehirlerinde mevcut. Özellikle ben teşkilat yapısından dolayı çok fazla geziyorum. Hemen her gün bir ildeyim. En büyük problem herkesin de ifade ettiği üzere ekonomik sorunlar. Milletin maalesef aşı, işi, umudu kalmamış vaziyette. Bunu ülke anlamında giderecek bir politika üretiyorsanız, kalkınmayı sağlar ve paranın gücünü oluşturursanız Van da kalkınmaya başlar. Bunu, Van'ı Türkiye'den bağımsız görmek bu anlamda mümkün değildir. Bir yılda 130 bin üyeye ulaştık."

"Ana dilde eğitime karşıyız"

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatih Yalçın da şunları söyledi:

"Ana dilin öğretilmesi ile ilgili her türlü engelin ortadan kalkması gerektiğini düşünüyorum. Ama ana dilde eğitimin uzun vadede Türkiye için, Türkiye'nin üniter yapısı için ve bölgenin gettolaşması, kendi içine kapanması gibi bir sorun doğuracağı için ana dil eğitimi doğru bulmuyoruz. Türkiye'nin ve bölgenin eğitim problemleri içerisinde çok daha büyük, çok daha önemli eğitim problemleri olduğunu düşünüyoruz. Onları çözmeden işte toplumsal beklentiyle de uygun bir şekilde onları çözerek öncelikli o bütün büyük problemleri çözerek, ondan sonra bu meseleleri konuşmak gerektiğini düşünüyoruz. Bazen taleplerinizin 20 yıl sonra nasıl bir sonuç doğuracağını öngörebilmek mümkün olmuyor ama bizim uluslararası uygulamalardan edindiğimiz tecrübe ve akademik tecrübelerimiz bize gösteriyor ki bölgede ana dilde eğitimin uygulanmaya başlaması bölgeyi tamamen kültürel olarak da eğitim olarak da kendi içine kapanan bir yapıya mahkum edecektir. Bunu doğru bulmuyoruz. O sayı artırılabilir. Ders sayısı artırılabilir. 2 saat şu anda seçmeli ders olarak Kürtçe eğitimi var. O artırılabilir ama tamamen eğitimin ana dile dönüşmesinin bölge halkı için de bölgedeki çocuklar için de doğru bir sonuç doğmayacağını düşünüyoruz. Onun için ana dilde eğitim uygulamasının yanlış olduğunu düşünüyoruz."

"Sandık başına gitmeyen yüzde 30 oranında bir kitle var"

Anahtar Parti Van İl Başkanı Osman Tanrıtanır da "Son yerel seçimlerde sandığa gitme oranı yüzde 63. Yüzde 37 sandığa gitmedi. Her seçimde yüzde 15'i sabit gitmeyendir. Sandığa gitmeyen yüzde 22'lik bir kitle var. Bunlar bir itiraz cephesidir. Mevcudu beğenmedikleri için gitmiyor veya da adayları veya da partileri beğenmedikleri için gitmiyor, onlara hitap etme şansımız, mecburiyetten gidip oy kullananlar var seçmenimiz içinde, onları konsolide ettiğimizde, onlara politikalarımızı anlattığımızda tabela partisi olmadığımız ortadadır ve yüzde 30'luk bir kitle şu anda memleketimizde oy kullanmıyor" dedi.

Kaynak: ANKA / Yerel
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.